İçeriğe geç
Giriş yap
0

Kırkkilise Muharebesi (22-24 Ekim 1912): Balkan Savaşı'nda Doğu Trakya'nın ilk savunma hattının çöküşü ve Bulgar 3. Ordu

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt8 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Kırkkilise Muharebesi (Bulgarca kaynaklarda Lozengrad Muharebesi), Birinci Balkan Savaşı'nda Osmanlı Doğu Ordusu ile Bulgar ordusu arasında 22-24 Ekim 1912'de Doğu Trakya'da yapılan muharebedir. Türkçe Vikipedi'ye göre muharebe Osmanlı ordusunun yenilgisi ve Bulgar zaferiyle sonuçlandı ve Osmanlı Devleti'nin Balkan Savaşı'nı kaybetmesine yol açan en önemli muharebelerden biri oldu. İngilizce Wikipedia'ya göre bu yenilgi Osmanlı kuvvetlerini Lüleburgaz-Pınarhisar hattına çekilmeye zorladı ve kuzey Trakya'nın büyük kısmını Bulgarlara açtı.
Osmanlı birliklerinin Kırkkilise'den çekilişini gösteren dönem resmi
Osmanlı birliklerinin Kırkkilise'den çekilişini gösteren dönem resmiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Robert Wosak. Dosya sayfası

Hazırlıksız yakalanan bir ordu

Türkçe Vikipedi'ye göre Karadağ'ın ardından Sırbistan, Yunanistan ve Bulgaristan'ın savaş ilan etmesiyle Osmanlı Devleti savaşa hazırlıksız yakalandı. Böyle bir savaşı beklemeyen ve mali sıkıntı içindeki Osmanlı yönetimi, savaştan önce Rumeli ve Trakya'daki 70.000 yaşlı askerden oluşan 120 taburu terhis etmişti. Genelkurmay Başkanı Ahmet İzzet Paşa, Yemen'deki isyan nedeniyle 35 taburla oraya gönderilmişti. Trablusgarp'ta İtalyanlarla süren savaş yüzünden Rumeli'deki birliklerin bir kısmı da İzmir'e çıkarma tehlikesine karşı Anadolu'ya kaydırılmıştı.

Maddeye göre Rumeli ve Trakya'da kalan Osmanlı birlikleri büyük ölçüde acemi askerlerden oluşan redif tümenleriydi; topçu ve lojistik yönünden de zayıftılar. Ordu içinde "mektepli" ile "alaylı" ve kurmay subaylar arasındaki çekişmeler giderilememiş, silah ve teçhizat eksikleri tamamlanamamış, yeterli eğitim ve tatbikat yaptırılamamıştı. Zayıf demiryolu ağı seferberliği de son derece zorlaştırıyordu.

Savunma planı mı, saldırı mı?

Türkçe Vikipedi'ye göre Alman askerî danışman Colmar von der Goltz ile Ahmet İzzet Paşa'nın hazırladığı savunma planı, Edirne ve Trakya'nın ne pahasına olursa olsun savunulmasını, Bulgar ordusunun siper savaşlarıyla yıpratılmasını ve seferberlik tamamlandıktan sonra saldırıya geçilmesini öngörüyordu. Ancak yeni Harbiye Nazırı Nazım Paşa, Fransız General Ferdinand Foch'un saldırı doktrinini benimsemişti ve seferberlik tamamlanmadan hızla saldırmak gerektiğini düşünüyordu.

İngilizce Wikipedia da Osmanlı komutanlığının başlangıçta Anadolu'dan takviye gelene kadar Doğu Trakya'da savunma savaşı yapmayı planladığını, ama Nazım Paşa'nın saldırı hareketinde ısrar ettiğini yazar. Madde, bu kararın daha güneydeki savunma mevzilerini tercih eden bazı Osmanlı subaylarınca eleştirildiğini ekler. Türkçe maddeye göre Nazım Paşa ve kurmaylarının Bulgar ordusunu sayı ve teçhizat yönünden küçümsemesi ve başarısız Osmanlı istihbaratı savaşın kaderini değiştirdi.
Dikkat: yanlış bilinen
Kuvvet sayıları kaynaklara göre değişir. Türkçe Vikipedi'ye göre muharebeye katılan Osmanlı Doğu Ordusu, muharip olmayanlar da sayıldığında yalnızca 115.000 askerden oluşuyordu ve Ferik Abdullah Paşa komutasındaydı. Aynı madde Bulgar 1. Ordusu'nu muharip olmayanlarla birlikte 79.370, Radko Dimitriev komutasındaki Bulgar 3. Ordusu'nu ise 94.884 asker olarak verir. İngilizce Wikipedia toplam rakam vermez; Bulgar Genelkurmayı'nın, Osmanlıların Kasım başından önce Trakya'da 200.000-250.000 kişilik bir kuvvet toplayamayacağını hesapladığını yazar. Bulgar Genelkurmay Başkanı Ivan Fiçev'in görevi de Türkçe maddede "genelkurmay başkanı ve savunma bakanı", İngilizce maddede yalnızca "genelkurmay başkanı" olarak geçer.

Gizlenen Bulgar 3. Ordusu

İngilizce Wikipedia'ya göre Bulgar harekât planı, Anadolu'dan gelecek takviyeler dengeyi değiştirmeden önce asıl Osmanlı sahra ordusunu yenmeyi amaçlıyordu. Nikola İvanov'un 2. Ordusu Edirne kalesini kuşatacak, Vasil Kutinçev'in 1. Ordusu Edirne ile Kırkkilise arasında ilerleyecekti. Radko Dimitriev'in 3. Ordusu ise Bulgar süvari tümeninin arkasına gizlenmişti ve asıl darbeyi vurmakla görevliydi. Bu gizleme, stratejik baskın planının ana parçasıydı.

18 Ekim 1912'deki savaş ilanından sonra Bulgar orduları sınırı geçti. Osmanlı istihbaratı başlangıçta Bulgar dağılışını yanlış değerlendirdi ve asıl ilerleyişin Arda ve Meriç vadileri boyunca olacağını sandı. İki taraf temas kurmadan kısa süre önce Osmanlı komutanlığı büyük Bulgar birliklerinin Tunca'nın doğusundan ilerlediğini fark etti. Bulgar 3. Ordusu, Istranca bölgesinin zorlu arazisinden geçerek altı günde kabaca 120 kilometre yol aldı.
Bulgar 3. Ordusu Komutanı General Radko Dimitriev
Bulgar 3. Ordusu Komutanı General Radko DimitrievGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: The original uploader was Avidius at English Wikipedia. (Original text: unknown). Dosya sayfası
Tarih notu
18 Ekim 1912: Bulgaristan'ın savaş ilanı ve sınırın geçilmesi. 21 Ekim: Osmanlı komutanlığı Tunca'nın doğusundaki Bulgar kuvvetlerini fark ediyor, ilerleme emri veriyor. 22 Ekim sabahı: Osmanlı Doğu Ordusu kuzeye ilerliyor; 60 kilometrelik cephede beklenmedik muharebe. 23 Ekim: Petra'nın kaybı, akşam geri çekilme başlıyor. 24 Ekim sabahı: Bulgar devriyeleri Kırkkilise'nin boşaltıldığını görüyor; Dimitriev saat 11.30 sularında şehre giriyor. 25 Ekim: Abdullah Paşa diplomatik çözüm aranmasını öneriyor.

60 kilometrelik cephede üç gün

İngilizce Wikipedia'ya göre 22 Ekim sabahı Osmanlı Doğu Ordusu kuzeye ilerledi. Abdullah Paşa Bulgar ordularını yerleşmeleri tamamlanmadan vurmak ve kanatlarını sarmak istiyordu. Osmanlı kuvveti solda Edirne'den sağda Kırkkilise'ye kadar uzanıyordu. İlk temas her iki ordu için de beklenmedik biçimde kabaca 60 kilometrelik bir cephede büyük bir muharebeye dönüştü. Petra, Erikler, Geçkinli ve Seliolu gibi noktalarda birlikler karşılaştı. Her iki tarafta da keşif yetersizdi; ağır yağmur görüşü azalttı, yolları bozdu, topçu ve ikmal kollarının hareketini engelledi.

Madde, Bulgar piyadesinin topçu ve makineli tüfek desteğiyle kötü ışıkta ve yakın mesafeden saldırdığını, "Na nozh!" (Süngüye!) savaş çığlığıyla yapılan süngü hücumlarının bu çarpışmaların simgesi hâline geldiğini yazar. Osmanlı 3. Kolordusu'nda eğitimli subay ve astsubay eksikliği vardı, yedek askerler kötü hazırlanmıştı ve birliklerde tekrar tekrar panik çıktı.

Türkçe Vikipedi, Mahmut Muhtar Paşa'nın karargâhında görevli Alman Binbaşı Hochwaechter'in anılarından uzun bir bölüm aktarır. Binbaşı, 23 Ekim sabahı redif gruplarının çığlıklar atarak kaçtığını, Mahmut Muhtar Paşa'nın kılıcını çekerek kaçanları durdurmaya çalıştığını ve askerlerin kötü hava ve açlıktan perişan, kıyafetlerinin berbat, neredeyse yalınayak olduğunu anlatır.

Kırkkilise boşaltılıyor

İngilizce maddeye göre 23 Ekim akşamı Osmanlı komutanlığı ordunun büyük bölümü üzerindeki denetimini yitirmeye başlamıştı. Mahmut Muhtar Paşa Petra'nın kaybedildiğini ve kuvvetlerinin çekildiğini bildirdi; Doğu Ordusu Pınarhisar-Lüleburgaz bölgesine doğru geri çekilmeye başladı. Gece boyunca çekiliş giderek düzensizleşti; çok sayıda asker yağmur ve çamur altında mevzilerini, teçhizatını ve toplarını bırakıp çekildi. 24 Ekim sabahı Bulgar topçusu ateş açtığında neredeyse hiç karşılık alamadı. Kalelere yaklaşan devriyeler Osmanlı ordusunun Kırkkilise'yi boşalttığını gördü ve Dimitriev saat 11.30 sularında şehre girdi.

Mahmut Muhtar Paşa yenilgiyi kötü örgütlenmeye, redif birliklerindeki zayıf disipline ve uzun süren yağmura bağladı. Abdullah Paşa'nın güveni de çöktü; 25 Ekim'de Muhtar Paşa'ya ordunun bu durumda savaşı başarıyla sürdürmesinin imkânsız göründüğünü bildirerek hükümetin diplomatik bir çözüm aramasını önerdi.
Ek bilgi
Bulgarlar Osmanlı çekilişini hemen değerlendirmedi. İngilizce Wikipedia'ya göre Dimitriev daha enerjik bir takip istiyordu, ama yorgunluk, yolların durumu ve geride kalan ikmal kolları ilerlemeyi zorlaştırdı. Tarihçi Richard C. Hall, bu aşamada daha saldırgan bir takibin Osmanlı yenilgisini tam bir çöküşe çevirebileceğini savunmuştur. Bulgar ordusundaki bu duraklama, İstanbul'dan gelen Osmanlı takviyelerinin düzeni sağlamasına ve Lüleburgaz ile Pınarhisar arasındaki sırtlarda ikinci bir savunma hattı kurmasına imkân verdi. Bunu çok daha büyük Lüleburgaz Muharebesi izledi.

Sonuçları

Türkçe Vikipedi'ye göre Bulgar ordusu bu muharebenin hemen ardından Lüleburgaz'da Doğu Ordusu'nu bir kez daha bozguna uğrattı ve İstanbul önlerine kadar gelerek ancak Birinci Çatalca Muharebesi'nde durdurulabildi. Doğu Trakya Bulgarların eline geçti, karadan Rumeli'deki birliklerle bağlantı koptu ve Vardar Ordusu'na yardım göndermek imkânsız hâle geldi. Edirne'de kalan 43 Osmanlı taburu aylarca kuşatma altında kaldı ve şehrin düşmesiyle teslim oldu. Londra Antlaşması ile Kırkkilise Bulgaristan'a bırakıldı; ama kısa süre sonra başlayan İkinci Balkan Savaşı'nda Osmanlı Devleti Kırkkilise'yi geri aldı.

Bu muharebe sırasında Mustafa Kemal Trablusgarp'taydı. İngilizce Wikipedia'daki Atatürk maddesine göre Derne'deki Osmanlı kuvvetlerinin komutanıydı ve şehri İtalya-Türkiye Savaşı'nın sona erdiği 18 Ekim 1912'ye kadar savunmuştu. 1 Aralık 1912'de Gelibolu yarımadasındaki yeni karargâhına ulaştı ve Fethi Bey komutasında Bolayır çıkarmasına katıldı; ama bu harekât Bulgar 4. Ordusu'na bağlı birlikler tarafından püskürtüldü.
Osmanlı 3. Kolordu Komutanı Mahmut Muhtar Paşa
Osmanlı 3. Kolordu Komutanı Mahmut Muhtar PaşaGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Sir Edwin Pears. Dosya sayfası

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap