İçeriğe geç
Giriş yap
0

Özdemir Bey ve Derbent Muharebesi (31 Ağustos 1922): Musul yolunda Revandiz harekâtı

SohbeX Editör 1 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 1Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Kurtuluş Savaşı'nın en uzak cephesi

Kurtuluş Savaşı denince akla genellikle Sakarya, Dumlupınar, İnönü ya da Antep, Maraş ve Urfa savunmaları gelir. Oysa Ankara Hükûmeti, Misak-ı Millî sınırları içinde saydığı Musul vilayeti için de bir harekât yürüttü. Bu harekâtın merkezi, bugünkü Kuzey Irak'ta, dağlar arasındaki Revandiz kasabasıydı. Harekâtın komutanı Şefik Özdemir Bey, en önemli çatışması ise 31 Ağustos 1922'de Raniye yakınlarındaki Derbent geçidinde İngiliz birliklerine karşı kazanılan muharebeydi. Bu muharebe, Kurtuluş Savaşı sırasında Türk kuvvetlerinin İngiliz birlikleriyle doğrudan çarpıştığı ender olaylardan biridir.

Derbent'in tarihi dikkat çekicidir: Batı Anadolu'da Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin kazanıldığı günün ertesi. Böylece Ağustos 1922'nin son günlerinde Türk kuvvetleri, birbirinden yaklaşık bin beş yüz kilometre uzaktaki iki cephede zafer kazanmış oldu.
Revandiz boğazı
Revandiz boğazıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: CymbalStone. Dosya sayfası

Musul meselesinin arka planı

30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Mütarekesi'nden sonra İngiliz kuvvetleri 3 Kasım 1918'de Musul'u işgal etti. Musul vilayeti, mütareke anında Osmanlı ordusunun elinde bulunan topraklar arasındaydı ve Misak-ı Millî bu toprakları Türk yurdunun ayrılmaz parçası olarak tanımladı. Ankara Hükûmeti bu nedenle Musul meselesini savaşın başından itibaren gündeminde tuttu.

1919-1921 yılları arasında bölgede İngiliz yönetimine karşı çeşitli ayaklanmalar çıktı. Haziran 1920'de Telafer'de Türkmenlerin başlattığı ayaklanma, Ankara'nın desteğini aldı ancak eylül ayında bastırıldı. Revandiz çevresinde ise yerel aşiretlerin İngiliz yönetimine karşı direnişi sürüyordu. El-Cezire Cephesi Komutanlığı, 1921 yazında bu direnişi desteklemek amacıyla bölgeye küçük bir piyade bölüğü gönderdi.

Ekim 1921'de Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması, güney sınırındaki Fransız tehdidini büyük ölçüde ortadan kaldırdı. Bu gelişme, Ankara'nın dikkatini daha doğuya, İngiliz denetimindeki Musul'a yöneltmesine imkân tanıdı.
Tarih notu
3 Kasım 1918: İngilizlerin Musul'u işgali.
1 Şubat 1922: Revandiz'e kuvvet gönderilmesi kararı.
23 Haziran 1922: Özdemir Bey'in Revandiz'e varışı.
31 Ağustos 1922: Derbent Muharebesi.
4 Eylül 1922: İngilizlerin Süleymaniye'yi boşaltması.

Özdemir müfrezesinin kuruluşu

1 Şubat 1922'de Mustafa Kemal Paşa'nın emriyle Revandiz'e kuvvet gönderilmesi kararlaştırıldı. Görev, Şefik Özdemir Bey'e verildi. Özdemir Bey 9 Mart 1922'de Ankara'dan yola çıktı ve 22 Nisan'da Diyarbakır'a ulaştı. Burada El-Cezire Cephesi Komutanı Cevat Paşa ile görüştü ve yaklaşık yüz kişilik donanımlı bir müfreze kurdu. Harekâtın, Ankara Hükûmeti'nin doğrudan bir askerî müdahalesi gibi görünmemesine özen gösterilecekti. Müfreze 13 Mayıs'ta Siirt'e, 23 Haziran 1922'de ise Revandiz'e ulaştı.

Özdemir Bey'in elindeki kuvvet sayıca çok küçüktü. Onun asıl gücü, bölgedeki aşiretlerle kurduğu ilişkiler ve yürüttüğü etkili propaganda oldu. Kısa sürede pek çok aşiret liderini yanına çekti. Mayıs 1922'de Süleymaniye çevresinde çıkan ve İngiliz hava kuvvetlerinin yardımıyla bastırılan bir ayaklanmanın katılımcıları da Özdemir Bey'in saflarına geçti.
Percy Cox'un Revandiz'deki durumla ilgili raporunun ilk sayfası
Percy Cox'un Revandiz'deki durumla ilgili raporunun ilk sayfasıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Sir Percy Cox. Dosya sayfası

İngilizlerin hava gücü

İngilizler, Kuzey Irak'ın dağlık arazisinde kara birliklerini yaygın biçimde kullanmak yerine hava kuvvetlerine dayanan bir denetim stratejisi izliyordu. Uçaklar isyancı köyleri bombalıyor, keşif yapıyor ve uzak garnizonlara ikmal taşıyordu. 10 Temmuz 1922'de Revandiz bombalandı, ancak engebeli arazi nedeniyle bombardıman beklenen sonucu vermedi. Irak'taki İngiliz yöneticiler, Revandiz'deki gelişmeleri ciddi bir tehdit olarak değerlendiriyordu. Bağdat'taki Yüksek Komiser Sir Percy Cox, Londra'ya gönderdiği raporlarda bölgedeki durumu ayrıntılı biçimde anlattı.

Özdemir Bey, Revandiz ile Süleymaniye arasındaki bağlantıyı kurmak için Raniye'deki İngiliz birliklerine saldırmayı planladı. Bu amaçla aşiret liderleriyle toplantılar yaptı ve Derbent-i Raniye geçidine saldırma kararı alındı. Özdemir Bey'in emrindeki toplam kuvvet, aşiret gönüllüleriyle birlikte birkaç bin kişiye ulaşıyordu. Buna karşılık İngilizlerin bölgedeki kuvvetleri sayıca daha kalabalık ve topçu bakımından çok daha güçlüydü.

31 Ağustos 1922: geçitteki çatışma

31 Ağustos 1922 gece yarısı, Özdemir Bey'in kuvvetleri İngiliz mevzilerine yaklaşmaya başladı. Saldırı birkaç kol halinde gerçekleştirildi. Düz arazide ilerleyen kollar İngiliz topçu ateşi altında kayıp verdi, ancak harekâtın hızla tamamlanması gerekiyordu, çünkü gün ağardıktan sonra İngiliz uçaklarının müdahalesi bekleniyordu. Şiddetli saldırılar sonucunda İngiliz birlikleri mevzilerini terk etmek zorunda kaldı. 1 Eylül gecesi İngiliz kuvvetleri Köysancak yönüne çekildi.

Muharebede Türk tarafı on dört şehit verdi. İngiliz tarafında yüzü aşkın asker öldü ya da esir düştü, makineli tüfekler ve toplar ele geçirildi. Çekilme sırasında İngiliz uçakları Türk mevzilerini bombalamaya çalıştı.
Ek bilgi
Derbent Muharebesi'nden sonra İngilizler önce Raniye'yi, ardından 4 Eylül 1922'de Süleymaniye'yi boşalttı. Süleymaniye'deki İngiliz personeli hava yoluyla tahliye edildi. Irak'taki İngiliz yönetiminde görevli Gertrude Bell, bu gelişmeleri ailesine yazdığı mektuplarda büyük bir endişeyle anlattı.

Muharebenin ardından

Derbent'ten sonra Özdemir Bey Raniye ve çevresinde sivil idare kurdu, ardından Şeklave, Kaladze ve Köysancak gibi yerlere yöneldi. Kısa sürede bölgenin geniş bir kesimi Özdemir müfrezesinin etkisi altına girdi. İngilizler bu duruma karşı Şeyh Mahmud Berzenci'yi sürgünden geri getirerek Süleymaniye'de yönetimin başına geçirdi. Ancak bu hamle beklenen sonucu vermedi ve Şeyh Mahmud bir süre sonra İngilizlere karşı tavır aldı.

İngilizler 1923'te büyük bir hava ve kara harekâtıyla bölgedeki denetimlerini yeniden kurdu ve Özdemir Bey Revandiz'den çekilmek zorunda kaldı. Musul meselesi Lozan Konferansı'nda çözülemedi ve İngiltere ile Türkiye arasında doğrudan görüşmelere bırakıldı. 1926'da imzalanan Ankara Antlaşması ile Musul, Irak'a bırakıldı.
Revandiz vadisinin panoramik görünüşü
Revandiz vadisinin panoramik görünüşüGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Ara Qadir. Dosya sayfası

Kazanılan muharebe, kaybedilen vilayet

Özdemir harekâtı, Kurtuluş Savaşı'nın kahramanlık anlatılarında genellikle geri planda kalır. Bunun bir nedeni, harekâtın sonunda Musul'un Türkiye'ye katılamamış olmasıdır. Oysa Derbent Muharebesi, Ankara Hükûmeti'nin Misak-ı Millî'yi yalnızca bir bildiri olarak değil, sahada savunulacak bir hedef olarak gördüğünün somut kanıtıdır. Küçük bir müfrezenin, dünyanın en güçlü imparatorluğunun hava destekli birliklerini bir geçitte yenmesi, Londra'da ciddi bir yankı uyandırdı.

Harekâtın asıl etkisi diplomasi masasında hissedildi. Batı Anadolu'da Büyük Taarruz'un kazanılmasıyla aynı günlere denk gelen Derbent zaferi, İngiltere'nin Türkiye'ye karşı izlediği politikanın sınırlarını gösterdi. Musul meselesinde Türkiye'nin pazarlık gücü bu harekâtla arttı. Sonuçta vilayet Irak'a bırakılsa da, Türkiye 1926 antlaşmasıyla Musul petrol gelirlerinden yirmi beş yıl boyunca pay almayı ve kuzey sınırının güvence altına alınmasını sağladı.

Özdemir Bey'in hikâyesi, Ankara'nın sınırlı imkânlarla ne kadar geniş bir coğrafyada siyaset yürütmeye çalıştığını da gösterir. Yüz kişilik bir müfreze, doğru ittifaklar ve iyi bir propagandayla aylarca koca bir bölgenin dengelerini değiştirebilmişti.
Dikkat: yanlış bilinen
Bu muharebe, 1922'de Kuzey Irak'taki Raniye yakınlarında yapılan Derbent Muharebesi'dir. Aynı adı taşıyan başka yerlerdeki çatışmalarla, özellikle Kafkasya'daki Derbent şehriyle karıştırılmamalıdır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap