İçeriğe geç
Giriş yap
0

30 Ağustos 1922: Dört adı olan muharebe ve Zafertepe

SohbeX Editör 2 başlattı0 Yanıt2 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 2Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
30 Ağustos 1922'de Kütahya'nın Dumlupınar ilçesi yakınlarında yapılan muharebe, Kurtuluş Savaşı'nın askerî sonucunu belirledi. Bu muharebenin kaynaklarda dört ayrı adı vardır: Başkumandanlık (Başkomutanlık) Meydan Muharebesi, Dumlupınar Meydan Muharebesi, Rumsındığı Savaşı ve Yurtkurtaran Savaşı. Yıl dönümü bugün Zafer Bayramı olarak kutlanır. Bu yazıda 27-30 Ağustos arasındaki olayları, adların kaynağını ve muharebenin sonuçlarını ele alıyoruz.

Arka plan

26 Ağustos sabahı Kocatepe'den yönetilerek başlayan Büyük Taarruz'un ilk günü, Yunan birinci hat mevzilerini 15 kilometrelik bir bölümde düşürmüş, ama cepheyi henüz yaramamıştı. Akşam 5. Süvari Kolordusu Yunan cephesinin İzmir ile bağlantısını kesti. Yunan 1. Kolordu Komutanı General Trikupis, gece elindeki bütün ihtiyatlarla Kalecik Sivrisi (Belentepe) yönünde bir karşı taarruz yapmayı düşündü.
Tarih notu
Kronoloji:
- 26 Ağustos 1922: Taarruz başlar; Tınaztepe, Belentepe ve Kalecik Sivrisi alınır.
- 27 Ağustos 1922, sabaha karşı: Tınaztepe, Erkmentepe ve Kurtkaya düşer.
- 27 Ağustos 1922, öğlen: Cephe tamamen yarılır; Afyonkarahisar geri alınır.
- 28-29 Ağustos 1922: Çekilen Yunan birlikleriyle şiddetli çatışmalar; 5. Yunan Tümeni çevrilir.
- 29 Ağustos 1922 gecesi: Türk komutanlar durumu değerlendirir, çekilme yollarının kesilmesine karar verir.
- 30 Ağustos 1922: Başkomutanlık Meydan Muharebesi; akşam 19.30'a kadar sürer. Aynı akşam Kütahya geri alınır.
- 2 Eylül 1922: General Trikupis Uşak'ta esir düşer.
- 30 Ağustos 1924: Mustafa Kemal Paşa Zafertepe'de konuşur.
Mustafa Kemal Paşa ve kurmayları, 1922
Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Olayın akışı: 27 Ağustos, cephenin yarılması

Trikupis'in gece taarruzu gerçekleşmedi. İleri alınan topların desteğiyle Türk birlikleri 27 Ağustos sabaha karşı Tınaztepe, Erkmentepe ve Kurtkaya tepelerini aldı. Yunan 4. Piyade Tümeni dağıldı, 1. Piyade Tümeni ağır kayıplarla geri çekildi ve öğlen saatlerinde cephe tamamen yarıldı. Asıl taarruz bölgesindeki Türk birlikleri Sincanlı Ovası'na inerek Yunan birliklerini hızla takip etmeye başladı. Aynı gün Afyonkarahisar geri alındı; Başkomutanlık ve Batı Cephesi karargâhları Afyon'a taşındı.

Yarılmanın sonucu, Yunan 1. Kolordusu'nun ikiye bölünmesiydi. Kuşatılmamak için İzmir yönüne değil, ulaşım imkânları yetersiz kuzeybatı yönüne çekilmek zorunda kaldı. 1. Kolordu karargâhı, 4. Tümenin kalıntıları, 5. ve 12. Tümenler ile 2. Kolordu birlikleri Afyon-Döğer hattını bırakarak İlbulak Dağı çevresine çekildi. Diğer tarafta kalan General Frangu komutasındaki 1. Tümen ve takviye birlikleri İlbulak hattında da tutunamayıp Dumlupınar'a çekildi. Böylece Yunan ordusunun sevk ve idare bütünlüğü bozuldu.

28-29 Ağustos: Torba

28 Ağustos'tan 30 Ağustos sabahına kadar Türk birlikleri ile çekilen Yunan birlikleri arasında yer yer şiddetli çatışmalar oldu. Takipten kurtulamayan Yunan birlikleri mevzi alamadı. Bu arada Yunan 3. Kolordusu ile geri çekilen birlikler arasında açılan boşluktan giren 2. Türk Ordusu birlikleri kuzeyden bir çevirme yaptı. Sonuçta Yunan ordusunun ana gücü olan 1. ve 2. Kolordu birlikleri Murat Dağı eteklerinde bir torbaya girdi. 29 Ağustos'ta 5. Yunan Tümeni çevrildi.

29 Ağustos gecesi durumu değerlendiren Türk komutanlar, muharebenin hızla sonuçlandırılmasını, düşmanın çekilme yollarının kesilmesini ve düşmanın çarpışmaya zorlanarak teslim olmasının sağlanmasını kararlaştırdı.
Ek bilgi
Kaynaklar, Yunan tarafındaki komuta sorununu önemli bir etken olarak gösterir. Yunan Küçük Asya Ordusu Komutanı General Hacianestis'in karargâhı cepheden yüzlerce kilometre uzakta, İzmir'deydi. 26 Ağustos akşamı İzmir-Afyon bağlantısının kesilmesi, cephedeki komutanların İzmir'le haberleşmesini zorlaştırdı. Trikupis'in ihtiyattaki 2. Kolordu'ya doğrudan emir verme yetkisinin daha önce kaldırılmış olması da kritik saatlerde hızlı karar almayı engelledi.
30 Ağustos: Başkomutanlık Meydan Muharebesi

30 Ağustos 1922 Çarşamba günü çarpışmalar akşam saat 19.30'a kadar sürdü. Dört taraftan sarılan Yunan ordusunun büyük kısmı, Mustafa Kemal Paşa'nın ateş hatları arasında, bizzat Zafertepe'den yönettiği muharebede yok edildi ya da esir alındı. Bu muharebede Yunan 4. ve 12. Tümenleri tamamen, 5. ve 9. Tümenleri kısmen imha oldu. Aynı akşam Türk birlikleri Kütahya'ya girdi.

Kaynaklara göre bu son muharebeyle bir zamanlar Yunan ordusunun bel kemiğini oluşturan 6 piyade tümeni (85.000 asker) dağıtılmış oldu. Türk kuvvetlerinin önünde İzmir yönünde hırpalanmış 2 tümen ve bazı bağımsız alaylar, Bursa yönünde ise sağ kanadı tamamen açıkta kalan 3. Kolordu kalmıştı. Bundan sonra savaş bir takip harekâtına dönüştü.

Dört ad nereden geliyor?
  • Başkumandanlık / Başkomutanlık Meydan Muharebesi: Muharebe Başkumandan Mustafa Kemal Paşa tarafından bizzat yönetildiği için bu adı aldı. Resmî askerî tarihte en çok kullanılan addır.
  • Dumlupınar Meydan Muharebesi: Muharebenin yapıldığı yere, Kütahya'ya bağlı Dumlupınar'a göre verilen addır. Dumlupınar-Toklusivrisi hattı Yunan ordusunun üçüncü savunma mevzisiydi.
  • Rumsındığı Savaşı: Kaynaklarda geçen bu ad, Rum (burada Yunan) ordusunun "sındığı", yani kırılıp dağıldığı savaş anlamına gelir.
  • Yurtkurtaran Savaşı: Muharebenin Kurtuluş Savaşı'nı kesin sonuca ulaştıran sonucuna gönderme yapan, Türkçe karşılıklarla kurulmuş bir addır.
Dikkat: yanlış bilinen
Yaygın bir karışıklık, "Büyük Taarruz" ile "Başkomutanlık Meydan Muharebesi"nin aynı şey sanılmasıdır. Doğrusu: Büyük Taarruz, 26 Ağustos'ta başlayıp 18 Eylül'de Batı Anadolu'nun tamamen kurtarılmasıyla biten harekâtın tamamıdır. Başkomutanlık Meydan Muharebesi ise bu harekâtın 30 Ağustos'taki son ve belirleyici safhasıdır. Bir başka yanlış da "Dumlupınar" adının yalnız 1922'ye ait olduğudur: Kaynaklarda Sakarya'dan önce, 1921 yazında Aslıhanlar-Dumlupınar muharebelerinden de söz edilir.
Kimler vardı?
  • Türk tarafı: Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa; 1. Ordu'da Sakallı Nurettin Paşa, 2. Ordu'da Yakup Şevki Paşa; 5. Süvari Kolordusu'nda Fahrettin Altay
  • Yunan tarafı: Küçük Asya Ordusu Komutanı General Hacianestis (İzmir), 1. Kolordu'da General Trikupis, 2. Kolordu'da General Digenis, 3. Kolordu'da General Sumilas; 1. Tümen'de General Frangu
Savaş alanında bir an

Kaynaklara göre meydan muharebesinden sonra çevreyi gezen Mustafa Kemal Paşa, savaş alanında bırakılan silahları, cephaneyi, ölüleri ve geriye götürülen esir kafilelerini görünce çok duygulandı ve yanındakilere şöyle dedi: "Bu manzara insanlık için utanç vericidir. Ama biz burada vatanımızı savunuyoruz. Sorumluluk bize ait değildir."

Sonuçlar
  • Kaynaklara göre Büyük Taarruz, yaklaşık 200 yıldan beri Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanan ilk taarruz muharebesidir. Çanakkale ve Sakarya'da kazanılan zaferler hücum eden düşmanı durdurmakla sınırlı kalmıştı.
  • Yaklaşık 150.000 kilometrekarelik bir alan 14 gün gibi kısa bir sürede geri alındı.
  • Yunan ordusunun bu savaştaki kaybı kaynaklarda 100.000'in üzerinde verilir. Geri çekilen Yunan ordusunun uyguladığı yakıp yıkma yüzünden Batı Anadolu büyük ölçüde harap oldu.
  • Askerî sonuç, Lozan'a güçlü bir pozisyonla gidilmesini sağladı. Kaynaklara göre taarruz yapılmasaydı Yunan ordusu belki İzmir'e çekilecek ve İzmir ile Ayvalık'taki durumu barış konferansında pazarlık konusu olacaktı.
  • Mustafa Kemal Paşa'nın Anadolu hareketi üzerindeki önderliği bu zaferle pekişti.
Mustafa Kemal Paşa, 1922 yılına ait renkli otokrom fotoğraf
Görsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Frédéric Gadmer. Dosya sayfası

Zafertepe, 30 Ağustos 1924

İki yıl sonra, muharebeyi yönettiği Zafertepe'de konuşan Mustafa Kemal Paşa, Büyük Zafer'in önemini anlatırken yeni Türk devletinin ve Cumhuriyetin burada kurulduğunu söyledi ve şöyle devam etti: "Bu sahada akan Türk kanları, bu semada uçuşan şehit ruhları, devlet ve cumhuriyetimizin ebedî muhafızlarıdır."

Bugünkü anlamı

30 Ağustos, Türkiye'de Zafer Bayramı olarak kutlanan bir ulusal bayramdır. Dumlupınar'da bugün bir tarihî milli park ve anıt alanı bulunur. Muharebenin dört adı, aynı olayın farklı yönlerini anlatır: kimin yönettiğini (Başkomutanlık), nerede olduğunu (Dumlupınar), düşmana ne olduğunu (Rumsındığı) ve yurda ne kazandırdığını (Yurtkurtaran).

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap