İçeriğe geç
Giriş yap
0

Abdülaziz'in zırhlı donanması (1864–1876): Mesudiye'den Haliç'e uzanan deniz gücü

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1
Abdülaziz döneminin zırhlı donanması, Sultan Abdülaziz'in (1861–1876) saltanatı boyunca büyük harcamalarla kurulan ve bir dönem Avrupa'nın en büyük donanmalarından biri olarak anılan Osmanlı deniz gücüdür. XIX. yüzyılın ortalarında deniz savaşlarında ahşap yelkenli gemilerin yerini buharla çalışan ve demir zırhla kaplanan gemiler almaya başladı. Osmanlı Devleti de bu gelişmeyi izleyerek 1864'ten itibaren İngiltere ve Fransa'daki tersanelere zırhlı gemiler ısmarladı. Abdülaziz, donanmaya büyük önem verdi ve saltanatı boyunca yirmiden fazla zırhlı savaş gemisi edindi. Bu donanmanın en güçlü gemisi, Londra'daki Thames Ironworks tersanesinde yapılan ve 1875'te teslim edilen Mesudiye zırhlısıydı. Ancak bu büyük donanma, devletin mali yükünü artırdı ve 1877–1878 Osmanlı–Rus Savaşı'nda etkin biçimde kullanılamadı. Abdülaziz'in tahttan indirilmesinden sonra donanmanın büyük kısmı, uzun yıllar Haliç'te demirli kaldı.
Osmanlı zırhlı firkateyni Mesudiye
Osmanlı zırhlı firkateyni MesudiyeGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Charles Chusseau-Flaviens. Dosya sayfası

Ahşaptan zırha

XIX. yüzyılın ortalarında deniz teknolojisinde büyük bir dönüşüm yaşandı. Kırım Savaşı sırasında, 1853'te Sinop'ta Rus donanmasının Osmanlı ahşap filosunu patlayıcı mermilerle yakması, ahşap gemilerin yeni silahlar karşısında ne kadar savunmasız olduğunu gösterdi. Bu olay, Avrupa donanmalarında zırhlı gemilere geçişi hızlandırdı. Fransa, 1859'da ilk okyanus zırhlısı La Gloire'ı denize indirdi; Britanya da 1860'ta HMS Warrior ile buna karşılık verdi.

Osmanlı Devleti de bu gelişmelerin dışında kalmadı. Abdülaziz tahta çıktıktan sonra donanmanın modernleştirilmesi için kapsamlı bir program başlatıldı. Bu programın amacı, Karadeniz'de Rusya'ya ve Akdeniz'de Yunanistan'a karşı güçlü bir deniz gücü oluşturmaktı. Ayrıca 1866–1869 Girit ayaklanması, donanmanın önemini bir kez daha ortaya koydu; adaya asker ve malzeme taşınması ve kıyıların denetimi için güçlü bir donanmaya ihtiyaç vardı.
Ek bilgi
İlk zırhlılar: Osmanlı donanmasının ilk zırhlıları, 1864'te Britanya'daki tersanelere ısmarlandı. Bu gemiler arasında Osmaniye, Aziziye, Mahmudiye ve Orhaniye adlı dört büyük zırhlı firkateyn bulunuyordu. Bu dört gemi, "Osmaniye sınıfı" olarak anıldı ve 1864–1865 yıllarında denize indirildi. Osmaniye sınıfı zırhlılar, yaklaşık 6.400 ton ağırlığındaydı ve dönemin en güçlü gemileri arasında sayılıyordu.

Donanmanın büyümesi

1864'ten sonra Osmanlı donanması hızla büyüdü. Britanya ve Fransa'daki tersanelere ısmarlanan gemilerin yanı sıra İstanbul'daki Tersane-i Amire'de de zırhlı gemiler yapılmaya başlandı. Mısır Hidivliği'nin ısmarladığı bazı zırhlılar da Osmanlı hükûmeti tarafından devralındı. Bu dönemde donanmaya katılan başlıca gemiler şöyle özetlenebilir:
  • Osmaniye sınıfı: Osmaniye, Aziziye, Mahmudiye ve Orhaniye (1864–1865).
  • Asar-ı Tevfik: Fransa'da yapılan bir zırhlı firkateyn (1868).
  • Avnillah sınıfı ve Feth-i Bülend sınıfı: Kıyı savunması ve Akdeniz harekâtı için tasarlanan zırhlı korvetler.
  • Mesudiye: Londra'da Thames Ironworks tersanesinde yapılan ve 1875'te teslim edilen büyük zırhlı firkateyn.
  • Hamidiye: Mesudiye'nin kardeş gemisi olarak ısmarlanan; ancak mali sıkıntılar nedeniyle Britanya'ya satılan ve Britanya donanmasında HMS Superb adıyla hizmete giren gemi.
  • Lüft-ü Celil ve Hifz-ür Rahman: Tuna ve kıyı savunması için ısmarlanan monitörler.
Osmanlı zırhlısı Mesudiye'nin bir başka görünümü
Osmanlı zırhlısı Mesudiye'nin bir başka görünümüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Mesudiye zırhlısı

Mesudiye, Abdülaziz döneminde ısmarlanan en büyük ve en güçlü Osmanlı zırhlısıydı. Gemi, Londra'daki Thames Ironworks tersanesinde yapıldı; 1872'de denize indirildi ve 1875'te Osmanlı donanmasına teslim edildi. Mesudiye, yaklaşık 9.000 ton ağırlığındaydı ve teslim edildiği sırada dünyanın en büyük savaş gemileri arasında yer alıyordu.

Mesudiye, uzun bir hizmet hayatı geçirdi. 1900'lü yılların başında İtalya'da kapsamlı bir yenilemeden geçti. Birinci Dünya Savaşı'nın başında Çanakkale Boğazı'nda, mayın hatlarını korumak amacıyla demirlemiş bir yüzer batarya olarak kullanılıyordu. 13 Aralık 1914'te Britanya denizaltısı B11, Çanakkale Boğazı'na girerek Mesudiye'yi torpidoyla batırdı. Bu olayda gemide bulunan mürettebatın bir kısmı hayatını kaybetti. Mesudiye'den kurtarılan bazı toplar, Çanakkale savunmasında kara bataryası olarak kullanıldı.
Dikkat: yanlış bilinen
Donanmanın bedeli: Abdülaziz'in donanmasının kurulması, büyük harcamalar gerektirdi. Bu gemilerin önemli bir kısmı, Avrupa'dan alınan borçlarla satın alındı. Donanmaya yapılan harcamalar, 1875'te Osmanlı'nın borçlarını ödeyemez hâle gelmesinde etkili olan etkenlerden biriydi. Ayrıca donanmanın etkin biçimde kullanılabilmesi için gereken eğitimli personel, kömür ve bakım imkânları yeterli değildi. Bu durum, büyük bir donanmaya sahip olmanın tek başına bir deniz gücü anlamına gelmediğini gösterdi.

93 Harbi ve Haliç dönemi

1877–1878 Osmanlı–Rus Savaşı'nda Osmanlı donanması, Karadeniz'de, oldukça küçük olan Rus donanması karşısında açık bir üstünlüğe sahipti. Ancak bu üstünlük, savaşın gidişini değiştirecek biçimde kullanılamadı. Donanma, Tuna'nın geçilmesini engelleyemedi. Rus donanması ise torpido botlarıyla Osmanlı gemilerine baskınlar düzenledi. Mayıs 1877'de Tuna'da Lüft-ü Celil monitörü bir Rus bataryası tarafından batırıldı; aynı ay Seyfi monitörü de Rus torpido botlarının saldırısıyla battı.

Savaşın ardından Sultan II. Abdülhamid, donanmaya daha temkinli bir yaklaşım gösterdi. Donanmanın büyük kısmı, Haliç'te demirli kaldı. Bu durum, gemilerin bakımsızlık nedeniyle eskimesine yol açtı. 1897 Osmanlı–Yunan Savaşı'nda donanmanın denize açılmakta zorlandığı görüldü. II. Meşrutiyet döneminde donanmanın yenilenmesi için yeniden çalışmalar başlatıldı ve halktan bağış toplandı.
Abdullah Frères'in 1880'lerde çektiği Bahriye Nezareti fotoğrafı
Abdullah Frères'in 1880'lerde çektiği Bahriye Nezareti fotoğrafıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Abdullah frères. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji:
1853: Sinop baskını; ahşap filo yakılır.
1861: Abdülaziz tahta çıkar.
1864: İlk zırhlılar ısmarlanır.
1864–1865: Osmaniye sınıfı zırhlılar denize indirilir.
1866–1869: Girit ayaklanması.
1872: Mesudiye denize indirilir.
1875: Mesudiye teslim edilir.
1876: Abdülaziz tahttan indirilir.
1877: Tuna'da monitörler batırılır.
13 Aralık 1914: Mesudiye, Çanakkale'de batırılır.

Zırh, borç ve denizcilik kültürü

Abdülaziz'in zırhlı donanması, Osmanlı modernleşmesinin hem iddiasını hem de sınırlarını gösteren bir örnektir. Kısa sürede dünyanın sayılı donanmaları arasına giren bir filo kurmak, büyük bir mali ve teknik çaba gerektirdi. Ancak gemileri satın almak, onları etkin biçimde kullanacak bir denizcilik kültürü, eğitim sistemi ve sanayi altyapısı oluşturmaktan daha kolaydı.

Bu deneyim, sonraki dönem Osmanlı ve Türk denizcilik tarihi için önemli dersler içeriyordu. Haliç'te yıllarca demirli kalan gemiler, büyük yatırımların bakım ve eğitimle desteklenmediğinde nasıl değer kaybettiğini gösteriyordu. Mesudiye'nin hikâyesi ise bu dönemin bir başka yüzünü anlatır: Abdülaziz döneminde ısmarlanan bir gemi, otuz yıl sonra Çanakkale'de vatan savunmasında görev yaptı ve batırılmasından sonra bile topları savunmada kullanılmaya devam etti.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap