Mühendishâne-i Bahrî-i Hümâyûn, 1773'te İstanbul'da Haliç kıyısındaki Kasımpaşa tersanesinde açılan ve Osmanlı'da modern anlamda ilk mühendislik okulu kabul edilen eğitim kurumudur. 1768–1774 Osmanlı–Rus Savaşı'nda Çeşme'de donanmanın yakılmasının ardından, donanmaya gemi inşası, deniz haritacılığı ve seyir bilgisi konusunda eğitimli subaylar yetiştirmek amacıyla kuruldu. Başlangıçta tersanede verilen matematik ve geometri dersleriyle başlayan okul, sonraki yıllarda düzenli bir kuruma dönüştü. Mühendishâne-i Bahrî, bugünkü İstanbul Teknik Üniversitesi'nin kökeni olarak kabul edilir ve Türkiye'de mühendislik eğitiminin başlangıcı sayılır. Mahmud Raif Efendi'nin XVIII. yüzyıl sonunda yayımlanan eserinde Mühendishane binasının tasviriGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Mahmoud_Rayf_Efendi. Dosya sayfası
Çeşme'den sonra
Temmuz 1770'te Çeşme'de Osmanlı donanmasının yakılması, Osmanlı yönetiminde büyük bir sarsıntı yarattı. Donanmanın yeniden kurulması, yalnızca yeni gemiler yapmakla değil, bu gemileri yapabilecek ve yönetebilecek eğitimli insanlar yetiştirmekle mümkündü. Çeşme'den sağ kurtulan ve sonra kaptan-ı derya olacak olan Cezayirli Gazi Hasan Paşa, bu ihtiyacın en büyük savunucularından biriydi. Aynı dönemde Osmanlı hizmetinde bulunan Fransız subay Baron de Tott de topçu ve istihkâm eğitimi için bir okul kurulmasını önerdi.
İlk dersler
1773'te Sadrazam Muhsinzade Mehmed Paşa'nın ve III. Mustafa'nın desteğiyle Kasımpaşa'daki tersanede bir matematik ve geometri dersi başlatıldı. Derslerin ilk hocaları arasında Baron de Tott'un yanı sıra, Osmanlı matematikçileri de bulunuyordu. Öğrenciler, tersanede çalışan kalfalar ve donanmanın genç subaylarıydı. Dersler, geometri, trigonometri, gemi inşası ve seyir bilgisi gibi konuları kapsıyordu. Bu ilk dersler, düzenli bir okuldan çok bir kurs niteliğindeydi; ancak kısa sürede kalıcı bir kuruma dönüşmesinin zemini hazırlandı. Mühendishane matbaasında basılan Cedid Atlas'ın başlık sayfasıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Mühendishane Matbaası (publisher). Dosya sayfası
Kurumlaşma
I. Abdülhamid döneminde, Kaptan-ı Derya Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın desteğiyle okul düzenli bir kurum hâline getirildi. 1776 civarında okulun adı Mühendishâne olarak resmîleşti ve öğrencilere düzenli maaş verilmeye başlandı. Okulda Avrupa'dan getirilen kitaplar ve aletler kullanıldı; Fransız ve İngiliz matematik kitapları Türkçeye çevrildi. Okulun ilk dönemlerinde Fransız mühendisler de ders verdi. Okulun başhocalığına getirilen Osmanlı matematikçileri, Türkçe matematik ve geometri kitapları yazdı.
Ek bilgi
Mühendishâne-i Berrî: Deniz mühendishanesinin ardından, III. Selim döneminde 1795'te kara ordusu için ayrı bir mühendislik okulu kuruldu. Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyûn adını alan bu okul, Hasköy'de açıldı ve topçu ve istihkâm subayları yetiştirdi. Okulun ünlü hocalarından biri, Hüseyin Rıfkı Tamanî'dir. Okulun matbaasında 1803'te basılan Cedid Atlas, Osmanlı'da basılan ilk dünya atlası olarak bilinir. Bu iki okul, Osmanlı'da Batı usulü teknik eğitimin ilk kurumlarıdır.
Öğretilen dersler ve kitaplar
Mühendishane'de verilen dersler, dönemin Avrupa'sındaki deniz okullarının müfredatına benzer şekilde düzenlendi. Aritmetik, cebir, geometri, trigonometri, coğrafya, harita çizimi, gemi inşası, seyir ve astronomi dersleri okutuldu. Okulda kullanılan kitapların bir kısmı Avrupa dillerinden çevrildi; bir kısmı ise Osmanlı hocaları tarafından yazıldı. Bu kitaplar, Osmanlı'da modern matematik ve mühendislik terminolojisinin oluşmasında önemli bir rol oynadı. Okulun öğrencileri ayrıca tersanede uygulamalı çalışmalar yaptı ve gemi inşasını yerinde öğrendi.
Okulun zorlukları
Mühendishane'nin ilk yılları kolay geçmedi. Okul, devletin mali sıkıntıları nedeniyle zaman zaman kaynak sıkıntısı çekti. Bazı devlet adamları ve ocak mensupları, Avrupa usulü eğitime şüpheyle bakıyordu. Okulun hocalarının ve öğrencilerinin sayısı sınırlıydı. Baron de Tott'un 1776'da İstanbul'dan ayrılması da okulu etkiledi. Bununla birlikte Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın desteği, okulun ayakta kalmasını sağladı. 1780'lerde Fransız mühendislerin İstanbul'a gelmesiyle okul yeniden canlandı. Mühendishane öğrencilerinin atış talimini gösteren tasvirGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
Kuruluş tarihi: Mühendishâne-i Bahrî'nin kuruluş tarihi, kaynaklarda farklı şekillerde verilir. Bazı kaynaklar, ilk derslerin başladığı 1773'ü; bazıları ise okulun resmî olarak kurulduğu 1775 ya da 1776'yı kuruluş tarihi olarak kabul eder. İstanbul Teknik Üniversitesi, kuruluş tarihi olarak 1773'ü esas alır. Bu farklılık, okulun tek bir kararla değil, aşamalı bir süreçle kurulmasından kaynaklanır.
Mezunlar ve izleri
Mühendishane'den yetişen ilk kuşaklar, Osmanlı donanmasının yeniden kurulmasında önemli görevler üstlendi. XVIII. yüzyılın sonunda Haliç tersanesinde Avrupa usulü büyük savaş gemileri inşa edilmeye başlandı; bu gemilerin yapımında Fransız mühendislerin yanında okulun mezunları da çalıştı. Okulun öğrencileri ayrıca Boğazların ve kıyıların haritalarını çıkardı, kalelerin ve tabyaların planlarını çizdi. Bu çalışmalar, Osmanlı'da bilimsel haritacılığın gelişmesine katkıda bulundu. XIX. yüzyılda okul birkaç kez yeniden düzenlendi; deniz mühendisliği eğitimi, sonradan Deniz Harp Okulu'nun da kökenini oluşturdu. Kara mühendishanesinin geleneği ise 1883'te sivil mühendis yetiştiren bir okulun açılmasıyla devam etti ve bu okul, Cumhuriyet döneminde İstanbul Teknik Üniversitesi'ne dönüştü. Böylece Kasımpaşa'daki ilk derslerden başlayan zincir, iki ayrı kolda bugüne ulaştı.
Avrupa arşivlerinde
Mühendishane'nin kuruluşuna dair önemli belgeler, Avrupa arşivlerinde de bulunur. Paris'teki Dışişleri Arşivi'nde ve Fransız Donanma Arşivi'nde, Osmanlı hizmetine gönderilen Fransız mühendislere ve onların İstanbul'daki çalışmalarına dair raporlar korunur. Baron de Tott'un hatıraları da okulun kuruluşuna dair bilgiler içerir; ancak bu hatıralar, yazarın kendi rolünü öne çıkarması nedeniyle dikkatle okunmalıdır. İstanbul'daki Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi'nde ise okulun öğrencilerine, hocalarına ve masraflarına dair belgeler yer alır.
Tarih notu
Kronoloji: Temmuz 1770: Çeşme'de Osmanlı donanması yakılır. 1773: Kasımpaşa tersanesinde matematik ve geometri dersleri başlar. 1774: Küçük Kaynarca Antlaşması. 1775–1776: Okul Mühendishâne adıyla düzenli bir kurum hâline gelir. 1780'ler: Fransız mühendisler İstanbul'a gelir. 1795: Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyûn kurulur. 1803: Cedid Atlas basılır.
Tersaneden üniversiteye
Mühendishâne-i Bahrî, bir yenilginin doğurduğu bir kurumdu. Çeşme'de yakılan donanma, Osmanlı yönetimine teknik bilginin önemini acı bir şekilde öğretti. Bize göre bu okulun önemi, açıldığı tersanenin küçük bir sınıfının çok ötesine uzanır: burada başlayan matematik ve mühendislik eğitimi, iki yüz elli yılı aşkın bir süre içinde bugünkü İstanbul Teknik Üniversitesi'ne kadar uzanan bir geleneğin başlangıcı oldu. Kasımpaşa'daki o ilk derslerden bugüne, Türkiye'nin mühendislik tarihi bu küçük başlangıcın üzerine inşa edildi.