İçeriğe geç
Giriş yap
0

Abdülaziz'in Avrupa seyahati (1867): Paris Sergisi, Londra, Viyana ve bir padişahın ilkleri

SohbeX Editör 1 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 1Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Sultan Abdülaziz, 21 Haziran 1867'de İstanbul'dan ayrılarak yaklaşık kırk yedi gün süren bir Avrupa seyahatine çıktı. Bu seyahat, bir Osmanlı padişahının barış zamanında, resmî ziyaret amacıyla Batı Avrupa'ya yaptığı ilk yolculuk olarak tarihe geçti. Padişah, Fransa İmparatoru III. Napolyon'un daveti üzerine Paris'teki 1867 Dünya Sergisi'ni (Exposition Universelle) ziyaret etti. Ardından Londra'ya geçerek Kraliçe Victoria ile görüştü ve kendisine Jartiyer Nişanı verildi. Dönüş yolunda Belçika, Prusya ve Avusturya-Macaristan'ı ziyaret etti; Viyana'da İmparator Franz Joseph tarafından ağırlandı. Padişaha bu seyahatte Hariciye Nazırı Fuad Paşa, şehzadeler Murad (sonraki V. Murad), Abdülhamid (sonraki II. Abdülhamid) ve kendi oğlu Yusuf İzzeddin Efendi eşlik etti. Seyahat, Osmanlı Devleti'nin Avrupa'daki imajını güçlendirmek ve büyük devletlerle ilişkileri geliştirmek amacını taşıyordu. Padişah, 7 Ağustos 1867'de İstanbul'a döndü.
Sultan Abdülaziz'in 1867'de Paris'e varışını gösteren gravür
Sultan Abdülaziz'in 1867'de Paris'e varışını gösteren gravürGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Auguste Trichon / Frédéric Théodore Lix. Dosya sayfası

Seyahatin arka planı

1860'ların ortasında Osmanlı Devleti, iç ve dış birçok sorunla karşı karşıyaydı. Girit'te 1866'da başlayan isyan, Avrupa kamuoyunda büyük ilgi görüyordu; Yunanistan ve bazı Avrupa çevreleri adanın Yunanistan'a bağlanmasını istiyordu. Sırbistan'daki son Osmanlı garnizonlarının çekilmesi meselesi gündemdeydi. Mısır'da Hidiv İsmail Paşa, daha geniş bir özerklik için çalışıyordu. Bu ortamda Osmanlı yönetimi, Avrupa devletleriyle doğrudan ilişki kurmanın ve Osmanlı'nın reform yapan, modern bir devlet olduğunu göstermenin önemli olduğunu düşündü.

III. Napolyon'un Paris'te düzenlediği 1867 Dünya Sergisi, bu amaç için uygun bir fırsattı. Sergiye birçok hükümdar ve devlet adamı davet edilmişti. Osmanlı Devleti, sergide geniş bir alanda kendi pavyonunu kurmuştu. Bu pavyonda Osmanlı mimarisini yansıtan bir cami, bir köşk ve bir hamam yapılmış, Osmanlı ülkesinin farklı bölgelerinden ürünler sergilenmişti.
Ek bilgi
Önceki seyahatler: Osmanlı padişahları daha önce de Avrupa topraklarında bulunmuştu; ancak bu ziyaretler genellikle sefer amaçlıydı. Abdülaziz, Batı Avrupa başkentlerine diplomatik bir ziyaret yapan ilk padişah oldu. Bu seyahatten önce Abdülaziz, 1863'te Mısır'ı ziyaret etmişti; bu, Yavuz Sultan Selim'den sonra bir padişahın Mısır'a yaptığı ilk ziyaretti. Bu iki yolculuk, padişahın sarayın dışına çıkarak tebaası ve dünya ile doğrudan temas kurma isteğini yansıtıyordu.

Paris'te Osmanlı padişahı

Abdülaziz, 30 Haziran 1867'de Paris'e ulaştı. Paris'te Elysée Sarayı'nda kaldı. III. Napolyon ve İmparatoriçe Eugénie, padişahı büyük bir törenle karşıladı. Padişah, Dünya Sergisi'ni ziyaret etti, Osmanlı pavyonunu gezdi ve sergide yer alan yeni teknolojileri inceledi. Paris'te askerî geçit törenlerine katıldı, operaya gitti ve Versay Sarayı'nı ziyaret etti. Ayrıca Fransız devlet adamlarıyla görüşmeler yaptı. Bu görüşmelerde Girit meselesi ve Osmanlı'nın reformları konuşuldu.

Abdülaziz'in Paris'teki varlığı, Fransız basınında büyük ilgi gördü. Gazeteler, padişahın kıyafetlerini, davranışlarını ve beraberindeki heyeti ayrıntılı biçimde yazdı. Aynı günlerde Paris'te Rus Çarı II. Aleksandr ve Prusya Kralı I. Wilhelm de bulunuyordu.
Charles Porion'un 1867 Paris Sergisi için toplanan hükümdarları gösteren tablosu
Charles Porion'un 1867 Paris Sergisi için toplanan hükümdarları gösteren tablosuGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Charles Porion. Dosya sayfası

Londra ve Jartiyer Nişanı

Padişah, 12 Temmuz 1867'de Britanya'ya geçti. Kraliçe Victoria, padişahı Windsor Sarayı'nda kabul etti ve kendisine Britanya'nın en yüksek şövalyelik nişanı olan Jartiyer Nişanı'nı verdi. Abdülaziz, bu nişanı alan ilk Osmanlı padişahı oldu. Londra'da Spithead'de düzenlenen büyük bir donanma geçit törenini izledi. Padişahın denizciliğe ve donanmaya olan ilgisi, bu gösteride özellikle belirgin oldu.

18 Temmuz 1867'de Londra Belediye Başkanı, Guildhall'da padişah onuruna büyük bir resepsiyon düzenledi. Bu resepsiyona Londra'nın önde gelen tüccarları, bankerleri ve devlet adamları katıldı. Ayrıca padişah, Crystal Palace'ı ve bazı fabrikaları ziyaret etti.
Dikkat: yanlış bilinen
Seyahatin maliyeti ve eleştiriler: Avrupa seyahati, döneminde bazı eleştirilere de konu oldu. Seyahatin masrafları, devletin mali sıkıntıları göz önüne alındığında yüksek bulundu. Bazı çevreler, seyahatin Avrupa devletlerinin Osmanlı üzerindeki etkisini artırabileceğinden endişe etti. Öte yandan seyahat, Osmanlı'nın diplomatik saygınlığını güçlendirdi ve Avrupa kamuoyunda Osmanlı'ya karşı olumlu bir izlenim bıraktı. Seyahatin sonuçlarını değerlendirirken bu iki yön birlikte ele alınmalıdır.

Dönüş yolu: Belçika, Prusya ve Viyana

Londra'dan sonra padişah, Belçika'ya geçti ve Kral II. Leopold ile görüştü. Ardından Prusya'ya geçerek Koblenz'de Kral I. Wilhelm tarafından karşılandı. Seyahatin son büyük durağı Viyana oldu. Viyana'da İmparator Franz Joseph, padişahı büyük bir törenle karşıladı. Abdülaziz, Viyana'da birkaç gün kaldıktan sonra Tuna Nehri yoluyla Osmanlı topraklarına geçti ve oradan İstanbul'a döndü. 7 Ağustos 1867'de İstanbul'a ulaştı.

Seyahatin etkileri

Avrupa seyahati, Osmanlı Devleti'nde bazı yeniliklerin hızlanmasına da katkıda bulundu. Padişahın Avrupa'da gördüğü kurumlar ve uygulamalar, sonraki yıllarda yapılan bazı reformlara ilham verdi. 1868'de Şûrâ-yı Devlet kuruldu ve Mekteb-i Sultani açıldı. Ayrıca padişahın Avrupa'da gördüğü donanma gösterileri, Osmanlı donanmasının modernleştirilmesi yönündeki çalışmaları hızlandırdı. Seyahat, aynı zamanda iki genç şehzadenin, Murad ve Abdülhamid'in Avrupa'yı yakından tanımasını sağladı. Bu deneyim, özellikle II. Abdülhamid'in saltanatı sırasında yaptığı bazı modernleşme çalışmalarında etkili olmuştur.
Sultan Abdülaziz için 18 Temmuz 1867'de Londra Guildhall'da verilen resepsiyonun davetiyesi
Sultan Abdülaziz için 18 Temmuz 1867'de Londra Guildhall'da verilen resepsiyonun davetiyesiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: AnonymousBilinmiyor. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji:
21 Haziran 1867: Abdülaziz İstanbul'dan ayrılır.
30 Haziran 1867: Paris'e ulaşır.
Temmuz 1867: Paris Dünya Sergisi'ni ziyaret eder.
12 Temmuz 1867: Britanya'ya geçer.
Temmuz 1867: Windsor'da Jartiyer Nişanı'nı alır.
18 Temmuz 1867: Guildhall'da resepsiyon.
Temmuz 1867: Belçika ve Prusya ziyaretleri.
Temmuz–Ağustos 1867: Viyana ziyareti.
7 Ağustos 1867: İstanbul'a döner.

Bir yolculuğun anlattıkları

Abdülaziz'in Avrupa seyahati, Osmanlı Devleti'nin XIX. yüzyılda dünyaya bakışındaki değişimin bir sembolüdür. Yüzyıllar boyunca Avrupa'yı sefer yoluyla tanıyan bir hanedanın temsilcisi, artık sergileri, fabrikaları ve donanma gösterilerini izleyen bir konuk olarak Avrupa başkentlerini dolaşıyordu.

Bu seyahatin asıl önemi, belki de verdiği mesajdadır: Osmanlı Devleti, Avrupa devletler topluluğunun eşit bir üyesi olduğunu ve modernleşmeye açık olduğunu göstermek istiyordu. Seyahat, kısa vadede diplomatik ilişkileri güçlendirdi; ancak birkaç yıl sonra yaşanan mali kriz ve Balkan isyanları, bu iyi izlenimin sınırlarını gösterdi. Yine de 1867 yolculuğu, iki geleceğin padişahının Avrupa'yı kendi gözleriyle görmesini sağlaması bakımından, Osmanlı'nın son döneminin önemli deneyimlerinden biri olarak kalır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap