Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye ("Muhammed'in muzaffer askerleri"), Haziran 1826'da Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasının hemen ardından II. Mahmud tarafından kurulan ve Avrupa usulünde eğitilen Osmanlı ordusudur. Ordunun başına, yeni oluşturulan Seraskerlik makamı getirildi. Asâkir-i Mansûre, kuruluşundan kısa bir süre sonra 1828–1829 Osmanlı-Rus Savaşı'na ve 1831–1833Mısır krizine girmek zorunda kaldı. Ordu, 1841'de "Asâkir-i Nizâmiye" adıyla yeniden düzenlendi. Kısa ömrüne rağmen, Osmanlı ordusunun modern bir yapıya kavuşması sürecinin ilk büyük adımı oldu. Yeni ordunun kullandığı Selimiye Kışlası'nı gösteren 1857 tarihli görünümGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Robertson & Beato, Constantinople (partnership 1856-7) (photographer) (Creation Date: 1857). Dosya sayfası
Kuruluş
Yeniçeri Ocağı'nın 16 Haziran 1826'da kaldırılmasının ardından, birkaç gün içinde yeni ordunun adı ve yapısı ilan edildi. Ordunun ilk komutanı olarak eski yeniçeri ağası Ağa Hüseyin Paşa atandı ve ona "serasker" unvanı verildi. Serasker, hem ordunun komutanı hem de İstanbul'un güvenliğinden sorumlu kişiydi. Seraskerlik, zamanla Osmanlı Devleti'nin askerî işlerini yöneten bir bakanlığa dönüştü; Beyazıt'taki seraskerlik binası bugün İstanbul Üniversitesi'nin merkez binası olarak kullanılır.
Örgütlenme
Yeni ordu, Avrupa ordularında olduğu gibi taburlar, alaylar ve tümenler hâlinde örgütlendi. Başlangıçta İstanbul'da birkaç bin kişilik bir kuvvet oluşturulması planlandı; asker sayısı zamanla artırıldı. Askerlere düzenli maaş verildi, kışlalarda yaşamaları ve eğitim almaları zorunlu tutuldu. Askerler için yeni üniformalar hazırlandı; 1829'da fes, ordunun başlığı olarak kabul edildi. Selimiye Kışlası başta olmak üzere İstanbul'daki kışlalar onarıldı ve yenileri yapıldı.
Ek bilgi
Mızıka-i Hümâyun: Yeni orduyla birlikte, yeniçerilerin mehter takımının yerini alacak Avrupa usulü bir askerî bando da kuruldu. 1828'de İstanbul'a gelen İtalyan müzisyen Giuseppe Donizetti, bu bandonun başına getirildi. Donizetti, Osmanlı sarayında Batı müziğinin yerleşmesinde önemli rol oynadı ve "Mahmudiye Marşı"nı besteledi. Mehter takımının kaldırılması, yeniçeri sonrası dönemin simgesel değişikliklerinden biri oldu.
Eğitim ve subay sorunu
Yeni ordunun en büyük sorunu, eğitimli subay eksikliğiydi. Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasıyla birlikte deneyimli subayların bir kısmı da kaybedilmişti. Başlangıçta Mısır'dan ve Avrupa'dan eğitmenler getirildi. 1834'te açılan Mekteb-i Harbiye, ordunun subay ihtiyacını karşılamak amacıyla kuruldu. 1830'ların sonunda Prusyalı subaylar Osmanlı ordusunda danışman olarak görev aldı; bunlardan biri, daha sonra Prusya'nın en ünlü komutanlarından biri olacak olan Helmuth von Moltke idi. Üsküdar'daki Selimiye Kışlası'nın günümüzdeki görünümüGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 2.0, yazar: https://www.flickr.com/photos/wm_archiv/. Dosya sayfası
İlk sınavlar
Asâkir-i Mansûre, kuruluşundan yalnızca iki yıl sonra, 1828'de Rusya ile savaşa girmek zorunda kaldı. Henüz yeterince eğitilmemiş ve deneyimsiz olan ordu, Balkanlar'da ve Kafkasya'da Rus ordusu karşısında ağır yenilgiler aldı. Rus ordusu 1829'da Edirne'ye kadar ilerledi. 1831–1833Mısır krizinde de yeni ordu, İbrahimPaşa'nın deneyimli ordusu karşısında Konya'da yenildi. Bu yenilgiler, yeni ordunun kurulmasının uzun ve zahmetli bir süreç olduğunu gösterdi.
Dikkat: yanlış bilinen
Bir ordunun değerlendirilmesi: Asâkir-i Mansûre'nin ilk savaşlardaki yenilgileri, bazı anlatılarda "yeniçerilerin kaldırılması hataydı" sonucuna bağlanır. Belgeler ise farklı bir tablo çiziyor: Yeni ordu, kuruluşundan birkaç yıl sonra, eğitimini ve subay kadrosunu tamamlayamadan büyük savaşlara girdi. Yeniçeriler de son yıllarındaki savaşlarda başarılı olamamıştı. Sorun, ordunun yeniliğinden çok, yeni bir askerî yapının oturması için gereken zamanın bulunamamasıydı.
Redif ve Nizâmiye
1834'te Asâkir-i Mansûre'yi desteklemek amacıyla taşrada yedek kuvvetler, yani "Asâkir-i Redîfe" kuruldu. Bu düzenleme, ordunun barış zamanında küçük, savaş zamanında ise geniş bir kuvvete sahip olmasını amaçlıyordu. 1841'de, Tanzimat döneminin başında, ordu "Asâkir-i Nizâmiye" adıyla yeniden örgütlendi. 1843'te yapılan düzenlemeyle ordu, merkezleri farklı şehirlerde bulunan ordulara bölündü ve askerlik süresi belirlendi.
Arşivlerdeki izler
Asâkir-i Mansûre'ye dair belgeler, Osmanlı arşivinde geniş bir yer tutar. Bunlar arasında askerlerin kayıt defterleri, maaş ve iaşe kayıtları, kışla inşaatlarına dair belgeler ve ordu teşkilatına dair nizamnameler yer alır. Seraskerlik kayıtlarının bir kısmı, bugün Türkiye'deki askerî arşivlerde korunur. Bu belgeler, yeni ordunun nasıl kurulduğunu ve hangi sorunlarla karşılaştığını ayrıntılı biçimde izlememizi sağlar. 1828–1829 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan bir çatışma sahnesiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Grigory Fedorovich Shukaev (1812 — 1883). Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 16 Haziran 1826: Yeniçeri Ocağı kaldırılır. Haziran 1826: Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye kurulur; seraskerlik makamı oluşturulur. 1828: Giuseppe Donizettiİstanbul'a gelir. 1828–1829: Osmanlı-Rus Savaşı. 1829: Fes, ordunun başlığı olur. 1832: Konya yenilgisi. 1834: Mekteb-i Harbiye açılır; redif teşkilatı kurulur. 1835–1839: Prusyalı danışmanlar Osmanlı ordusunda. 1841: Ordu, Asâkir-i Nizâmiye adıyla yeniden düzenlenir.
Zamanla yarışan bir ordu
Asâkir-i Mansûre'nin kısa tarihi, bize bir ordunun yalnızca kararnamelerle kurulamayacağını gösteriyor. II. Mahmud, yeniçerileri kaldırdıktan sonra hızla yeni bir ordu kurmaya çalıştı; ancak eğitimli subaylar, deneyimli askerler ve modern bir askerî eğitim sistemi için zaman gerekiyordu. Devletin bu zamanı yoktu; çünkü devlet, birbiri ardına gelen savaşlarla uğraşıyordu.
Bununla birlikte, Asâkir-i Mansûre'nin kurduğu yapı kalıcı oldu. Seraskerlik, Mekteb-i Harbiye ve redif teşkilatı, sonraki on yıllarda Osmanlı ordusunun omurgasını oluşturdu. Kırım Savaşı'nda ve 1877–1878 savaşında savaşan ordu, bu yapının üzerine inşa edilmişti. Asâkir-i Mansûre, bu açıdan ilk yıllarında başarısız görünen, ama uzun vadede Osmanlı ordusunun dönüşümünün zeminini hazırlayan bir kurum olarak değerlendirilmeyi hak ediyor.