İçeriğe geç
Giriş yap
0

Menteşe gazetesi (30 Haziran-21 Temmuz 1919): Roma'dan gelen matbaa, yedi sayı ve "ihtiyar-ı sükût"

Arda Yamaçlı başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

Arda YamaçlıKonu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
1919 yazında Muğla'da yalnızca yedi sayı çıkabilen bir gazete, Millî Mücadele basınının en ilginç hikâyelerinden birini taşır. Menteşe, İzmir'in işgaline tepki olarak kurulan bir cemiyetin sesiydi. Matbaası ise, garip ama gerçek, İtalyan askerî hekiminin desteğiyle Roma'dan getirilmişti. Gazete, İtalyanların Muğla'yı işgalinden iki gün önce son sayısını yayımladı ve sessizliğe çekildi.
1920 yılında Muğla
1920 yılında MuğlaGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Савов. Dosya sayfası

İki işgal arasında bir sancak

15 Mayıs 1919'da İzmir'i işgal eden Yunan ordusu kısa sürede Aydın vilayetinin içlerine doğru ilerledi. Merkezi Muğla olan Menteşe sancağı ise ayrı bir sıkıntı içindeydi: Yunan ve İtalyan işgal tehdidini aynı anda yaşıyordu. İki ülkenin kuvvetleri vilayetin farklı yerlerindeydi; Fethiye ve Marmaris başta olmak üzere kıyılar, İtalyan ve Yunan yönetimindeki adalara yakınlıkları ve denizden gelen Rum çete faaliyetleri yüzünden açık hedefti.

İzmir'in işgal edildiği akşam Menteşe Belediye Başkanı Ragıp Bey'in çağrısıyla toplanan Muğlalı aydınlar, ertesi gün yeniden bir araya gelerek "Menteşeliler Müdafaa-i Vatan Cemiyeti"ni kurdu. Örgütlenmenin bir ayağı olarak gazete çıkarılmasına da karar verildi. Fikir Ulalı Cavit Bey'indi.
Ek bilgi
Matbaa nereden geldi? Muğla'da matbaa yoktu. Cemiyet bu yüzden İtalyanlardan yardım istedi. Marmaris'teki Tabip Yüzbaşı Filippo Naccarato fikre sıcak baktı ve Haziran 1919'da basımevi için gerekli araçlar Roma'dan getirildi. Matbaa Muğla'da Hacılar Hanı'na kuruldu. İtalya bu dönemde Yunan ilerleyişini kendi çıkar bölgesine yönelik bir tehdit olarak görüyor, bölge halkıyla iyi ilişki kurmaya çalışıyordu.

Künye: "Her şeyden bahis Türk gazetesi"

İlk sayı 30 Haziran 1919'da çıktı. Manşette pazar günü çıktığı yazılsa da Rumi 30 Haziran 1335 ve Hicri 1 Şevval 1337 tarihleri 30 Haziran 1919 Pazartesi'ye denk gelir. Künyesi şöyleydi: "Pazar ve perşembe günleri neşr olunur her şeyden bâhis Türk gazetesidir." İmtiyaz sahibi Hafız Sabri, yazı işleri müdürü M. Emin Kamili'ydi. İdarehane İstanbul Oteli'ndeki Yeni Hayat Kulübü'nde bulunuyordu; adres yalnızca "Muğla'da, Menteşe" idi ve fiyatı 100 paraydı.
Kaynaklar
Belge: Menteşe Gazetesi (30 Haziran 1919-21 Temmuz 1919) — Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı (Atatürk Ansiklopedisi), Atatürk Ansiklopedisi maddesi — yazar: Mevlüt ÇELEBİ. Tarih: 13 Ocak 2025.
Gazete toplam yedi sayı çıkabildi. Birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci sayılar dörder, üçüncü, altıncı ve yedinci sayılar ikişer sayfaydı. Tam anlamıyla yerel bir gazeteydi: Dış haberleri İstanbul basınından alıyor, bölge haberlerine geniş yer ayırıyordu. Her sayıda mutlaka bir başyazı vardı ve bunlar çoğunlukla Yunan işgaline dairdi.

Neden "Menteşe"?

İlk sayıdaki imzasız "Arz-ı Meram" başyazısı, Türklerin Asya'nın en eski ve şerefli milletlerinden biri olduğunu, Çin'den Akdeniz'e uzanan bir coğrafyanın asıl sahipleri olarak Anadolu'daki varlıklarının çok eskiye gittiğini anlatıyor ve bu vesileyle Menteşe Beyliği'ne gönderme yapıyordu. Gazetenin adı da buradan geliyordu: Bölgenin Türk kimliğinin tarihsel kanıtı olarak XIII. yüzyıl beyliğinin adı seçilmişti. Yazı, milletin menfaatlerini savunacağını ve bunlara aykırı hareketleri eleştireceğini vaat ederek bitiyordu.

Aynı sayının "Ahval-i Siyasiye" yazısı, Avrupalı devletlerin İzmir, Aydın ve çevresini mesnetsiz iddialarla Yunanlılara vermesini sert bir dille eleştiriyor, okurlara "uyurken bile derin uykuya dalmadan" tetikte olmalarını öğütlüyordu.
1920'de Muğla'dan bir görünüm
1920'de Muğla'dan bir görünümGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Савов. Dosya sayfası

Menemen, Aydın ve göçmenler

3 Temmuz sayısı, Anadolu'daki işgale karşı "tezahürat-ı milliye"yi ve İtilaf yüksek komiserlerine çekilen protesto telgraflarını haber yaptı. 16-17 Haziran 1919 gecesi Bergama'dan çekilen Yunan birliklerinin Menemen'de Kaymakam Kemal Bey dahil pek çok kişiyi öldürmesini de duyurdu. Aynı sayıda Denizli, Burdur ve Isparta'da Kuvâ-yı Milliye birliklerinin oluşturulup Aydın'a ulaştığı haberi vardı. Gazete yalnız savaş yazmıyordu: M. Cemal imzalı tarım yazısı Bodrum'daki dolunun arpaya verdiği zararı, bağlardaki mantar hastalığını ve patates üretimini anlatıyordu.

6 Temmuz sayısındaki "Zavallı Aydın ve Aydınlılar" makalesi Aydın'ın işgalini, "Aydın'ı Tahliye" haberi ise Kuvâ-yı Milliye'nin şehre girdiği çatışmayı ve Yunanlıların Mutasarrıf Abdurrahman Bey'i beraberlerinde götürdüğünü anlattı. Yunan ordusunun şehri yeniden almasıyla halkın Çine ve Nazilli'ye göç ettiği, Hilal-i Ahmer'in un ve ekmek dağıttığı, Marmaris'ten 14 bin kuruşluk yardım gönderildiği bildirildi. Gazete, Kuvâ-yı Milliye adını kullanarak halkı soyan çeteleri de saklamadı; Turgut nahiyesindeki on dört kişilik bir çetenin dokuz üyesinin yakalandığını yazdı.
Ek bilgi
İtalyanlara bakış: 10 Temmuz sayısındaki "İtalyanların İnsaniyeti" başlıklı haber, İtalyanlar Menteşe kıyılarını işgal etmiş olsa da halkın onlara Yunanlılardan daha olumlu baktığını yazıyordu. Çine'ye gelen göçmenlere verilen sağlık hizmeti şükranla anılıyor, halkın teşekkürünün Milas'taki İtalyan komutana iletildiği belirtiliyordu. 15 Temmuz civarındaki haberlerde ise İtalyan askerlerinin girişimiyle Yunan ordusunun Menderes'in kuzeyine çekildiği aktarılıyordu.
Aynı 10 Temmuz sayısının başyazısı, Aydın vilayetinde genişleyen işgale karşı ses yükseltmek için bir imza kampanyası başlatılmasını önerdi. "Aydın'a Dair" kısmında, Yunanlıların götürdüğü Mutasarrıf Abdurrahman Bey'den haber alınamadığı, eşraftan İzzet Bey'in, ceza hâkimi kâtibinin ve savcının öldürüldüğü; Germencik'te altı gencin, Köşk'te de nahiye muallimi Mehmet Efendi'nin beş kişilik ailesinin katledildiği yazıldı. Gazete, göçmenlerin ihtiyaçları için çalışan Menteşe Mutasarrıfı Hilmi Bey'i de övgüyle andı.

Altıncı sayı, Yunanlıların sıkıyönetim ilan ettiği İzmir'de halkın zor durumda olduğunu; Aydın'dan Aziziye'ye kadar kırk köyde halkın camilere doldurulup öldürüldüğünü, evlerin yağmalanıp yakıldığını yazdı. Aynı sayfada Milas'ta İtalyanların da oturduğu Rum mahallesinde kazayla çıkan yangında yirmi hanenin yandığı, Aydın Rumlarından bazılarının Yunan ordusuna gönüllü yazıldığı haberleri vardı. Bu ayrıntılar, gazetenin yalnız öfke değil, kayıt tutma işlevi de üstlendiğini gösteriyor.

"Zulüm ve tazyikin neticesi isyandır"

13 Temmuz'daki beşinci sayının başyazısı, M. Reşid imzasıyla en sert dili kullanan yazıydı. Yazar, sorumluluğun büyük devletlerde olduğunu vurguluyor ve onlara seslenerek Yunanlıların ayak bastığı yerlerde isyanların başladığını, "yeşil Aydın"ın harabeye çevrildiğini yazıyordu. Aynı sayıda dikkat çekici bir haber daha vardı: Aydın Rumlarından bazılarının 2 Temmuz 1919'da Paris'teki İtilaf liderlerine yazdığı mektup. Mektupta yaklaşık 600 yıldır Türklerle huzur içinde yaşadıklarını belirtiyorlardı.

17 Temmuz sayısının en önemli haberi, Muğla Mutasarrıflığı'nın sıkıyönetim ilanıydı. Divan-ı Harb-i Örfî göreve başlamış, alaturka saatle gece ikibuçuktan sonra sokakta dolaşmak yasaklanmıştı; zorunlu işi olanlar mahalle müfrezesinden alacakları belge ve ellerinde fenerle yürüyebilecekti.
Muğla'nın eski evleri
Muğla'nın eski evleriGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Dosseman. Dosya sayfası
Doğrusu
Son sayı ve veda yazısı: Yedinci ve son sayı 21 Temmuz 1919 Pazar günü iki sayfa olarak çıktı. İki gün sonra, 23 Temmuz 1919'da İtalyanlar Muğla'yı işgal etti. Türk kaynakları İtalyanların gazeteye izin vermediğini yazar. Özel arşivlerden çıkan bilgi ise gazeteyi çıkaranların kendileri yayına ara verme kararı aldığını gösterir. Mutasarrıf Serficeli Hilmi Bey, 24 Temmuz'da çıkacak sayı için bir veda yazısı hazırlamıştı: "Hakkı izhar etmek üzere intişar eden Menteşe, vazifesini bihakkın ifa edemeyeceği kanaatiyle ihtiyar-ı sükût eder ve muhterem karilerine arz-ı veda eyler."

Yedi sayının bıraktığı tanıklık

Menteşe, bir sancak merkezinin işgal haberleri, göçmen dalgası, iç asayiş ve tarım dertleri arasında kendi sesini bulmaya çalıştığı üç haftalık bir belgedir. Hem Yunan işgaline karşı öfkeyi hem de İtalyan varlığına karşı temkinli yakınlığı aynı sayfalarda taşır. Roma'dan gelen bir matbaada basılıp İtalyan işgaliyle susan bu gazete, Batı Anadolu'nun 1919 yazındaki karmaşık dengelerini başka hiçbir kaynağın gösteremeyeceği kadar yakından gösterir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap