İbrahim Müteferrika, Arap harfleriyle Türkçe kitap basan ilk Osmanlı matbaasının kurucusudur. 1674 civarında Erdel Prensliği'ndeki Kolozsvar'da (bugün Romanya'daki Cluj-Napoca) doğdu. Gençliğinde Osmanlı'ya esir düştü, İstanbul'a getirildi, Müslüman oldu ve saray hizmetinde müteferrika olarak görev yaptı. 1727'de aldığı izinle İstanbul'da matbaasını kurdu ve 1729'dan itibaren sözlükler, tarih ve coğrafya kitapları, haritalar bastı. Ayrıca devlet yönetimi üzerine özgün bir risale yazdı. 1745'te İstanbul'da öldü. Müteferrika, Osmanlı kültür tarihinde hem matbaacı hem de düşünür olarak önemli bir yere sahiptir. İbrahim Müteferrika'yı gösteren tasvirGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Ogodej. Dosya sayfası
Erdel'den İstanbul'a
Müteferrika'nın Osmanlı'ya gelmeden önceki hayatı hakkındaki bilgiler sınırlıdır. Erdel'deki Kolozsvar'da Macar Üniteryen bir ailede doğduğu ve iyi bir eğitim aldığı kabul edilir. Bazı araştırmacılar, onun Üniteryen bir kolejde din eğitimi aldığını ileri sürer. XVII. yüzyılın sonlarında, Habsburglar ile Osmanlılar arasındaki savaşlar sırasında Osmanlı'ya esir düştü ve İstanbul'a getirildi. İstanbul'da Müslüman oldu ve İbrahim adını aldı. Saray hizmetinde "müteferrika" denilen, padişahın ve devlet adamlarının çeşitli işlerini gören bir görevli olarak çalıştı. Latince, Macarca ve başka dilleri bilmesi, onu yabancı ülkelerle ilişkilerde değerli bir görevli yaptı.
Rákóczi ile ilişki
Müteferrika, Osmanlı'ya sığınan Macar prensi II. Ferenc Rákóczi ile Osmanlı yönetimi arasında aracılık görevinde bulundu. Rákóczi, Habsburglara karşı başlattığı ayaklanmanın başarısız olmasından sonra önce Fransa'ya, ardından 1717'de Osmanlı'ya sığındı ve Tekirdağ'da yaşadı. Müteferrika, onun ve yanındaki Macar sürgünlerinin işleriyle ilgilendi. Bu görev, onun Avrupa siyasetini yakından izlemesini sağladı. Müteferrika matbaasında basılan Azerbaycan haritasıGörsel: Wikimedia Commons, CC0, yazar: Etruksian. Dosya sayfası
Matbaanın kuruluşu
Müteferrika, 1726'da matbaanın yararlarını anlatan "Vesîletü't-Tıbâa" adlı bir risale yazarak Sadrazam Nevşehirli İbrahim Paşa'ya sundu. Risalede, matbaanın kitapların ucuzlamasını, yanlışların azalmasını ve bilginin yayılmasını sağlayacağını anlatıyordu. Yirmisekiz Mehmed Çelebi'nin oğlu Said Mehmed Efendi de bu girişimi destekledi. Şeyhülislam Yenişehirli Abdullah Efendi'nin fetvası ve III. Ahmed'in 1727 tarihli fermanıyla matbaaya izin verildi. Matbaa, Müteferrika'nın İstanbul'daki evinde kuruldu.
Basılan eserler
Matbaanın ilk kitabı, 1729'da basılan Arapça–Türkçe sözlük Vankulu Lügati oldu. Bunu tarih, coğrafya ve dil kitapları izledi. Müteferrika, Kâtip Çelebi'nin coğrafya eseri Cihannüma'yı 1732'de kendi eklemeleri ve haritalarıyla bastı. Ayrıca Osmanlı tarihine dair kroniklerin ilk baskılarını yaptı. Basılan eserlerin birçoğunda, Müteferrika'nın kendi çizdiği ya da düzenlediği haritalar yer aldı. Matbaa, 1729 ile 1742 arasında toplam 17 eser bastı.
Ek bilgi
Usûlü'l-Hikem: Müteferrika, 1731'de "Usûlü'l-Hikem fî Nizâmi'l-Ümem" adlı özgün bir eser yazarak bastı. Eserde, devletlerin yönetim biçimlerini, Avrupa ordularının düzenini ve Osmanlı'nın Avrupa karşısında gerilemesinin nedenlerini tartışır. Müteferrika, Osmanlı ordusunun Avrupa'daki yeni askerî düzenleri öğrenmesi gerektiğini savunur. Bu eser, Osmanlı'da ıslahat düşüncesinin ilk örneklerinden biri olarak kabul edilir ve I. Mahmud'a sunulmuştur.
Haritacı Müteferrika
Müteferrika, yalnızca bir matbaacı değil, aynı zamanda usta bir haritacıydı. Bastığı haritalar arasında Marmara Denizi, Karadeniz, İran, Mısır ve Hint Okyanusu haritaları bulunur. Bu haritalar, dönemin Avrupa haritalarından yararlanılarak hazırlanmış ve Osmanlıca adlarla basılmıştır. Müteferrika'nın haritaları, bugün dünyanın birçok kütüphanesinde korunur ve koleksiyoncular tarafından çok değerli kabul edilir. Cihannüma baskısında ayrıca Kopernik'in güneş merkezli evren modelinden de söz edilmiştir.
Matbaanın işleyişi
Müteferrika'nın matbaası, küçük ama özenle yönetilen bir atölyeydi. Harflerin dökülmesi, kâğıdın temini, dizgi ve baskı işleri, büyük bir dikkat gerektiriyordu. Arap harflerinin bitişik yapısı, her harfin kelimenin başında, ortasında ve sonunda farklı biçimler alması, dökme harf sayısını Latin alfabesine göre çok artırıyordu. Müteferrika, bu zorlukları aşmak için harf kalıplarını büyük ölçüde kendisi hazırladı ve çalışanlarını yetiştirdi. Basılacak eserlerin metinleri, ulemadan oluşan bir heyet tarafından gözden geçirilerek yanlışların düzeltilmesi sağlandı. Matbaanın kâğıt ihtiyacı için Yalova'da bir kâğıt imalathanesi kurulması da bu dönemin girişimleri arasındadır. Her eserin baskı adedi genellikle beş yüz ile bin arasındaydı. Kitapların fiyatları, el yazması nüshalara göre daha düşük olsa da yine de geniş bir okur kitlesinin erişebileceği düzeyde değildi.
Müteferrika'dan sonra
Müteferrika'nın 1745'teki ölümünden sonra matbaa uzun bir duraklama dönemine girdi. Onun ardından matbaayı devralanlar birkaç eser daha bastı; ancak düzenli bir yayın faaliyeti ancak XVIII. yüzyılın sonunda yeniden başladı. 1790'larda III. Selim döneminde kurulan yeni matbaalar ve Mühendishane'nin matbaası, Müteferrika'nın açtığı yolu sürdürdü. 1831'de ilk resmî gazete Takvim-i Vekâyi'nin yayımlanmasıyla Osmanlı'da basın dönemi başladı. Müteferrika'nın mezarı, 1942'de Galata Mevlevihanesi'nin hazîresine nakledildi ve bugün orada ziyaret edilebilir.
Avrupa kütüphanelerinde
Müteferrika matbaasının baskıları, Avrupa'da da büyük ilgi gördü. İstanbul'daki Avrupalı elçiler, bu kitaplardan ve haritalardan satın alarak ülkelerine gönderdiler. Bu nedenle Müteferrika baskılarının önemli nüshaları bugün Londra'daki British Library'de, Paris'teki Fransa Ulusal Kütüphanesi'nde, Viyana'daki Avusturya Ulusal Kütüphanesi'nde ve Budapeşte'deki Macar Bilimler Akademisi Kütüphanesi'nde korunur. Macaristan'da Müteferrika, kendi topraklarından çıkmış önemli bir kişi olarak ilgi görür ve hakkında çeşitli araştırmalar yayımlanmıştır. Jean-Baptiste Vanmour'un III. Ahmed dönemi İstanbul'unu gösteren tablosuGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Jean Baptiste Vanmour. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
Doğum yılı ve hayat hikâyesi: Müteferrika'nın doğum yılı genellikle 1674 olarak verilir; ancak bu tarih kesin değildir ve bazı kaynaklarda farklı yıllar geçer. Esir düştüğü yıl ve yer de kaynaklarda farklı aktarılır. Onun gençliğine dair bilgilerin önemli bir kısmı, sonraki dönemlerde yapılan araştırmalara ve yorumlara dayanır. Bu nedenle onun Osmanlı'ya gelmeden önceki hayatı anlatılırken temkinli olmak gerekir.
Tarih notu
Kronoloji: 1674 civarı: Kolozsvar'da doğar. XVII. yüzyıl sonu: Osmanlı'ya esir düşer, İstanbul'a getirilir. 1717 sonrası: Rákóczi ile Osmanlı yönetimi arasında aracılık yapar. 1726: Matbaa risalesini sunar. 1727: Matbaaya izin verilir. 1729: Vankulu Lügati basılır. 1731: Usûlü'l-Hikem'i yazar ve basar. 1732: Cihannüma'yı basar. 1745: İstanbul'da ölür.
İki dünyanın insanı
İbrahimMüteferrika'nın hayatı, Osmanlı'nın çok kültürlü yapısının güzel bir örneğidir. Erdel'de doğan bir Macar, İstanbul'da Osmanlı'nın en önemli kültür girişimlerinden birinin öncüsü oldu. Bize göre onun asıl önemi, yalnızca bir matbaa kurması değil, matbaayı bir düşünce aracı olarak kullanmasıdır: bastığı kitaplar, Osmanlı okurlarına dünya coğrafyasını, tarihini ve Avrupa'nın yeni gelişmelerini tanıttı. Onun kurduğu matbaa, ölümünden sonra uzun süre yavaş işledi; ama açtığı yol, XIX. yüzyılda Osmanlı'da basın ve yayıncılığın gelişmesinin zeminini hazırladı.