İçeriğe geç
Giriş yap
0

Mustafa Kemal ordudan atıldı mı, istifa mı etti? Temmuz 1919 ile 29 Aralık 1919 arasındaki kayıtlar

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1

İki zıt anlatı

Mustafa Kemal'in 1919 yazında Osmanlı ordusundan ayrılışı iki farklı biçimde anlatılır. Birinci anlatıda o, İstanbul hükümeti tarafından görevinden alınmış, rütbeleri ve nişanları elinden alınarak ordudan atılmıştır. İkinci anlatıda ise kimseden emir beklemeden, kendi iradesiyle askerlikten istifa etmiş ve milletin içine bir sivil olarak katılmıştır. İki anlatı da olayların bir parçasını doğru yansıtır, ama tek başına bir kısmı eksik bırakır. Gerçekte önce İstanbul hükümeti onu görevden uzaklaştırdı, sonra o istifa etti ve aylar sonra İstanbul hükümeti uzaklaştırma kararını geri alarak bu istifayı resmen tanıdı.

Bu yazı, Haziran 1919'dan Aralık 1919'a kadar olan kayıtları sırasıyla veriyor.
Mustafa Kemal Paşa Erzurum'da, 5 Temmuz 1919
Mustafa Kemal Paşa Erzurum'da, 5 Temmuz 1919Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 19 Mayıs 1919 Samsun'a çıkış; 16 Haziran Ali Kemal'in protesto telgraflarını yasaklayan talimatı; 22 Haziran Amasya Genelgesi; 23 Haziran Ali Kemal'in yerel yöneticilere genelgesi; 26 Haziran Ali Kemal ile Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşa'nın istifası; 3 Temmuz Erzurum'a varış; 8–9 Temmuz gecesi görevden ve askerlikten istifa; 23 Temmuz–7 Ağustos Erzurum Kongresi; 4–11 Eylül Sivas Kongresi; 29 Aralık 1919 İstanbul hükümetinin uzaklaştırma emrini geri alması.

Haziran 1919: Ali Kemal'in genelgeleri

Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919'da Dokuzuncu Ordu Müfettişi sıfatıyla Samsun'a çıkmıştı. Görev alanı geniş, yetkileri büyüktü. Anadolu'daki direniş çağrıları arttıkça İstanbul'daki İtilaf temsilcileri, özellikle İngilizler, onun İstanbul'a geri çağrılması için hükümete baskı yaptı. 22 Haziran 1919'da Amasya Genelgesi'nin yayımlanması bu baskıyı daha da artırdı.

Dahiliye Nazırı Ali Kemal, Mustafa Kemal'den kurtulmaya kararlı olan hükümet üyesiydi. 16 Haziran'da postanelere protesto telgraflarını kabul etmemeleri için talimat göndermişti. 23 Haziran'da yerel yöneticilere gönderdiği genelgede ise Mustafa Kemal ile hiçbir resmî işleme girişmemelerini ve hükümet işleriyle ilgili hiçbir isteğini yerine getirmemelerini emretti. Bu genelgede Mustafa Kemal'in iyi bir asker olduğu, ama İngiliz baskısı sonucu görevinden alındığı da belirtiliyordu.

Bu genelge hükümetin içinde de tartışma doğurdu. Sivas Valisi Reşit Paşa, Mustafa Kemal'i nasıl karşılaması gerektiğini İstanbul'a sorunca Ali Kemal ile Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşa arasında şiddetli bir kavga çıktı ve iki nazır da 26 Haziran'da istifa etti. Yeni Dahiliye Nazırı Reşid Akif Paşa, Sivas valisine gönderdiği telgrafta Mustafa Kemal'in görevinden uzaklaştırılmış herhangi bir general gibi karşılanmasını istedi.
Dahiliye Nazırı Ali Kemal
Dahiliye Nazırı Ali KemalGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Temmuz 1919: Erzurum'da istifa

Mustafa Kemal ve Rauf (Orbay), 26 Haziran'da Amasya'dan ayrılarak Erzurum'a geçti. Kâzım Karabekir, Mustafa Kemal'i 3 Temmuz'da Erzurum'un on beş kilometre dışında karşıladı ve törenle karargâha götürdü. Mustafa Kemal kente vardığında, Refet'ten bir an önce ordudan istifa etmesini ve Erzurum'da güvenlik altında kalmasını öneren bir telgraf aldı.

İstanbul'la ilişkinin koptuğu artık açıktı. Mustafa Kemal 8 Temmuz'u 9 Temmuz'a bağlayan gece hem müfettişlik görevinden hem de askerlikten istifa ettiğini telgrafla bildirdi. Böylece Osmanlı ordusundaki resmî görevinden ve rütbesinden kendi iradesiyle ayrılmış oldu. Bu tarihten sonra Erzurum Kongresi'ne ve Sivas Kongresi'ne bir asker olarak değil, milletin temsilcisi sıfatıyla katıldı. Erzurum Kongresi onu başkan seçti ve Temsil Heyeti'nin başına getirdi.

İstifa kararının en kritik yanı ordunun tutumuydu. Kâzım Karabekir, Erzurum'daki On Beşinci Kolordu'nun komutanı olarak Mustafa Kemal'in yanında kalmayı ve onu desteklemeyi sürdürdü. Bu destek, sivil bir lider olarak hareket eden Mustafa Kemal'in Doğu'daki askerî gücü yanında tutmasını sağladı.
Ek bilgi
İstifa ile görevden uzaklaştırma arasındaki fark yalnızca bir kelime farkı değildir. Görevden uzaklaştırma hükümetin bir işlemidir; istifa ise subayın kendi isteğiyle ordudan ayrılmasıdır. Mustafa Kemal'in iki işlemi de kısa aralıklarla yaşaması, bugünkü karışıklığın başlıca kaynağıdır.

İddianın izi: kim, nerede, nasıl söyledi?

"Ordudan atıldı" anlatısının ilk kaynağı, 1919 yazında İstanbul hükümetinin kendi yazışmalarıdır. Ali Kemal'in 23 Haziran genelgesi Mustafa Kemal'in görevinden alındığını açıkça yazıyordu. Reşid Akif Paşa'nın telgrafı da onun "görevinden uzaklaştırılmış bir general" gibi karşılanmasını istiyordu. İstanbul basınının bir kısmı ve Ali Kemal'in kendi gazete yazıları da bu çizgiyi izledi; Ali Kemal yazılarında Mustafa Kemal'i çete reisi ve haydut diye niteledi.

Ters yöndeki anlatı ise istifayı tek başına öne çıkarır ve görevden uzaklaştırmayı hiç anmaz. Bu anlatıda Mustafa Kemal, hükümetin kararını beklemeden askerliği bırakmış bir liderdir. Bu da kısmen doğrudur, çünkü istifa onun kendi kararıydı; ama İstanbul'un daha önce verdiği uzaklaştırma kararını görmezden gelir.

Bugünkü tartışmalarda iki anlatı sık sık birbirine karşı kullanılıyor. Birinci anlatı, Mustafa Kemal'in Anadolu'ya geçişinin İstanbul'un onayıyla değil, ona rağmen gerçekleştiğini göstermek için; ikinci anlatı ise onun kararlılığını ve fedakârlığını vurgulamak için öne çıkarılıyor. Her iki kullanım da olayların sırasını gözden kaçırıyor.
Dikkat: yanlış bilinen
Doğru sıra şudur: İstanbul hükümeti Haziran 1919'da Mustafa Kemal'i görevinden uzaklaştırdı ve yöneticilere onunla resmî işlem yapmamalarını emretti. Mustafa Kemal 8–9 Temmuz 1919 gecesi Erzurum'da görevinden ve askerlikten istifa etti. 29 Aralık 1919'da İstanbul hükümeti uzaklaştırma emrini geri aldı, madalyalarını iade etti ve onun kendi isteğiyle istifa etmiş olduğunu açıkladı.
Refet Bele
Refet BeleGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

İstifanın anlamı

Mustafa Kemal istifasını açıklarken askerlik görevini bırakmasının mücadeleyi bırakmak anlamına gelmediğini vurguladı. Bundan sonra vatan kurtuluncaya kadar milletin içinde, sıradan bir mücahit olarak çalışacağını bildirdi. Bu açıklama, onun hem İstanbul'a hem de Anadolu'daki komutanlara verdiği bir mesajdı: artık padişahın bir generali olarak değil, milletin bir ferdi olarak hareket ediyordu.

Bu kararın bedeli de vardı. İstifa eden bir generalin elinde resmî bir emir yetkisi kalmıyordu. Mustafa Kemal'in sözünün dinlenmesi artık rütbesine değil, komutanların ve halkın ona duyduğu güvene bağlıydı. Kâzım Karabekir'in, Ali Fuat Paşa'nın ve diğer komutanların yanında durması bu yüzden belirleyici oldu. Erzurum ve Sivas kongrelerinin onu başkan seçmesi, bu güvenin siyasi bir çatıya kavuşması anlamına geliyordu.

29 Aralık 1919: İstanbul'un geri adımı

1919 sonbaharında İstanbul'daki siyasi tablo değişmişti. Damat Ferit Paşa hükümeti Ekim başında düşmüş, Meclis-i Mebusan seçimleri yapılmış ve Mustafa Kemal Erzurum'dan mebus seçilmişti. Mustafa Kemal ise Ankara'da kalmaya kararlıydı ve milliyetçi mebusları Müdafaa-i Hukuk Grubu adıyla bir araya getirmeyi hedefliyordu.

Bu ortamda İstanbul hükümeti 29 Aralık 1919'da Mustafa Kemal'in ordudan uzaklaştırılması emrini geri aldı ve madalyalarını iade etti. Aynı kararla onun kendi isteğiyle istifa etmiş olduğu da açıklandı. Bu karar, Haziran ayındaki uzaklaştırmanın hükmünü ortadan kaldırıyor ve Temmuz'daki istifayı resmî kayıtlara geçiriyordu. Böylece kayıtlarda Mustafa Kemal ordudan atılmış bir subay değil, istifa etmiş bir subay olarak kaldı.

Sonraki yıllarda Mustafa Kemal'in askerlik durumu

İstifa, Mustafa Kemal'in askerliğinin sonu olmadı. Büyük Millet Meclisi açıldıktan sonra o, Meclis'in seçtiği hükümetin başında yer aldı ve 5 Ağustos 1921'de Başkomutanlık Kanunu ile ordunun başına geçti. 19 Eylül 1921'de Sakarya zaferinden sonra Meclis ona müşir rütbesini ve gazi unvanını verdi. Yani Osmanlı ordusundan istifa eden Mustafa Kemal, Büyük Millet Meclisi'nin ordusunda yeniden en yüksek askerî makama ulaştı.

Bu yolculuk, 1919 yazındaki kararın önemini de gösterir. İstifa, ona İstanbul hükümetine bağlı bir subay olmanın sınırlarından kurtulma imkânı verdi. Görevden uzaklaştırma kararı ise İstanbul'un Anadolu'daki direnişi denetleme çabasının ne kadar zayıf kaldığını ortaya koydu. 29 Aralık 1919'daki geri adım, İstanbul'un bu gerçeği aylar sonra kabul etmesiydi.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap