İçeriğe geç
Giriş yap
0

Aziziye Tabyası savunması (8–9 Kasım 1877): Erzurum halkı, Nene Hatun ve 93 Harbi

Arda Yamaçlı başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

Arda YamaçlıKonu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
1877–1878 Osmanlı-Rus Savaşı, halk arasında Rumî takvimdeki yılı nedeniyle 93 Harbi olarak bilinir. Bu savaşın doğu cephesindeki en çok hatırlanan olaylarından biri, 8–9 Kasım 1877 gecesi Erzurum'un hemen dışındaki Aziziye Tabyası'nda yaşanan çarpışmadır. Rus birliklerinin gece baskınıyla ele geçirdiği tabya, sabaha karşı şehirden koşup gelen asker ve sivillerin karşı saldırısıyla geri alındı. Bu karşı saldırıya katılanlar arasında yer alan genç bir kadın, Nene Hatun, sonraki kuşaklar için savunmanın sembolü hâline geldi. Bu yazıda tabyanın önemini, o gecenin seyrini, Gazi Ahmed Muhtar Paşa'nın savunma planını ve Nene Hatun'un hatırasını ele alıyoruz.
Aziziye Tabyası'nda bayrak ve top
Aziziye Tabyası'nda bayrak ve topGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Eğitmen Mahmut. Dosya sayfası

93 Harbi'nin doğu cephesi

Savaş, 24 Nisan 1877'de Rusya'nın Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etmesiyle başladı. Rus orduları hem Balkanlar'da hem de Kafkasya'da ilerledi. Doğu cephesindeki Osmanlı kuvvetlerinin komutanı Ahmed Muhtar Paşa idi. Ahmed Muhtar Paşa, yaz aylarında Kars'ın güneydoğusundaki Gedikler ve Kızıltepe çarpışmalarında Rus ilerleyişini durdurdu. Bu başarılarından dolayı Gazi unvanını aldı.

Ancak sonbaharda durum tersine döndü. Rus ordusu takviye aldı ve Ekim 1877'de Alacadağ muharebesinde Osmanlı kuvvetlerine ağır bir darbe vurdu. Ahmed Muhtar Paşa, kalan birlikleriyle Erzurum'a çekildi. 4 Kasım 1877'de Erzurum'un doğusundaki Deveboynu mevzilerinde yapılan çarpışma da kaybedildi. Rus ordusu, artık Erzurum'un kapılarına dayanmıştı.

Aziziye Tabyası

Aziziye Tabyası, Erzurum'un doğusunda, şehre hâkim bir tepenin üzerinde inşa edilmişti. Adını Sultan Abdülaziz'den alan tabya, şehri doğudan gelecek saldırılara karşı koruyan tahkimat zincirinin önemli halkalarından biriydi. Kalın taş ve toprak duvarlar, cephanelikler ve top mevzileri barındırıyordu. Tabyanın düşmesi, Rus topçusunun şehri yakından dövebilmesi ve ordunun savunma hattının ortadan ikiye bölünmesi anlamına gelecekti.

8–9 Kasım gecesi

Deveboynu yenilgisinden birkaç gün sonra Rus komutanlığı, Erzurum tabyalarına bir gece baskını planladı. 8 Kasım 1877'yi 9 Kasım'a bağlayan gece, Rus birlikleri karanlıktan yararlanarak Aziziye Tabyası'na yaklaştı. Savunmadaki askerlerin sayısı azdı ve birçoğu yorgundu. Baskın başarılı oldu; Rus birlikleri tabyayı ele geçirdi ve içerideki askerlerin bir kısmını şehit etti.
Kaynaklar
Belge: Aziziye - Mecidiye Tabyaları ve Tabyalarda Yazılan Destan (Sabri Topdağı) kitap değerlendirmesi (Ahmet Gürbüz) — Tarih Kritik dergisi (DergiPark), Cilt 4, Sayı 1. Tarih: 8 Kasım 1877.
Tabyanın düştüğü haberi sabaha karşı şehre ulaştı. Camilerden ve mahallelerden yükselen çağrılarla Erzurum halkı ayağa kalktı. Ellerine geçen tüfek, balta, kazma ve sopalarla silahlanan erkekler, kadınlar ve yaşlılar, asker birlikleriyle birlikte tabyaya doğru koştu. Karşı saldırı, şafak sökerken başladı. Kısa süren ama son derece şiddetli bir göğüs göğüse çarpışmanın ardından Rus birlikleri tabyadan çıkarıldı. Her iki tarafın kayıpları da ağırdı.
Ek bilgi
YAYGIN İDDİA
Aziziye Tabyası, yalnızca silahsız sivil halk tarafından geri alınmıştır.
Ek bilgi
DOĞRUSU
Karşı saldırıya şehir halkıyla birlikte düzenli asker birlikleri de katıldı. Sivillerin cesareti ve sayısı belirleyici oldu; ancak tabyanın geri alınması asker ve halkın birlikte yürüttüğü bir harekâtın sonucuydu.
Aziziye Tabyası'ndaki toplar ve şehitler anıtı
Aziziye Tabyası'ndaki toplar ve şehitler anıtıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Eğitmen Mahmut at Turkish Wikipedia. Dosya sayfası

Nene Hatun

Karşı saldırıya katılanlar arasında, o sırada yirmili yaşlarında olan Nene Hatun da vardı. Sözlü anlatımlarda, kardeşinin tabya savunmasında şehit düştüğünü öğrenen Nene Hatun'un, kucağındaki bebeğini komşularına bırakıp eline aldığı silahla tabyaya koştuğu aktarılır. Çarpışmada yaralandığı da anlatılır. Bu anlatım kuşaktan kuşağa aktarıldı ve Erzurum'un ortak belleğinde derin bir yer edindi.

Nene Hatun, uzun bir ömür sürdü ve 22 Mayıs 1955'te Erzurum'da hayatını kaybetti. Hayatının son yıllarında, savunmanın yaşayan son tanıklarından biri olarak tanındı ve ziyaretçiler tarafından sık sık ziyaret edildi. Aziziye Tabyası yakınındaki şehitliğe defnedildi. Kabri bugün de ziyaretçilerin uğrak yeridir. Onun hatırası, Türk kadınlarının savunmalardaki rolünü simgeleyen bir figür olarak okul kitaplarına, şiirlere ve anıtlara geçti.
Aziziye Tabyası'nın iç kısmı
Aziziye Tabyası'nın iç kısmıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Eğitmen Mahmut. Dosya sayfası

Erzurum'un sonraki kaderi

Aziziye'deki başarı, Erzurum'un o kış düşmesini engelledi. Rus ordusu şehri kuşatma altında tuttu; ancak tabyalara yeni bir genel saldırı yapmadı. Kış koşulları ve salgın hastalıklar her iki tarafı da yıprattı. Kafkasya'daki bir diğer önemli kale olan Kars, 18 Kasım 1877'de düştü.

Balkan cephesinde Plevne'nin Aralık 1877'de düşmesiyle savaşın kaderi belirlendi. 31 Ocak 1878'de imzalanan Edirne Mütarekesi, Erzurum'un Rus birliklerine teslim edilmesini öngörüyordu. Şehir, Şubat 1878'de Rus işgaline girdi; ancak Berlin Antlaşması ile Osmanlı'ya geri verildi. Kars, Ardahan ve Batum ise Rusya'ya bırakıldı.
Tarih notu
Kronoloji
24 Nisan 1877: Rusya'nın savaş ilanı.
Yaz 1877: Gedikler ve Kızıltepe çarpışmaları; Ahmed Muhtar Paşa'ya Gazi unvanı.
Ekim 1877: Alacadağ yenilgisi.
4 Kasım 1877: Deveboynu çarpışması.
8–9 Kasım 1877: Aziziye Tabyası'nın baskınla düşmesi ve geri alınması.
18 Kasım 1877: Kars'ın düşmesi.
31 Ocak 1878: Edirne Mütarekesi.
13 Temmuz 1878: Berlin Antlaşması.
22 Mayıs 1955: Nene Hatun'un vefatı.

Tabya bugün

Aziziye Tabyası, bugün Erzurum'un en önemli tarihî ziyaret yerlerinden biridir. Tabyanın kalın duvarları, top mevzileri ve cephanelikleri büyük ölçüde ayaktadır. Restorasyon çalışmalarıyla tabyanın iç kısmı ziyarete açılmış, eski toplar mevzilerine yerleştirilmiştir. Tabyanın yakınında yükselen şehitler anıtı, o gece hayatını kaybeden asker ve sivilleri anar. Her yıl kasım ayında düzenlenen anma törenleri, olayın şehir belleğindeki yerini canlı tutar.

Savunmanın askerî anlamı

Askerî açıdan Aziziye çarpışması, büyük bir meydan savaşı değildi; ancak sonuçları önemliydi. Tabyanın Rus elinde kalması, Erzurum'un birkaç gün içinde düşmesine yol açabilirdi. Bu durumda Rus ordusu, kışı şehirde geçirerek ilkbaharda Anadolu'nun içlerine ilerleyebilirdi. Tabyanın geri alınması, şehrin kış boyunca dayanmasını ve Osmanlı'nın barış görüşmelerine Erzurum hâlâ elinde olarak girmesini sağladı. Ahmed Muhtar Paşa'nın yorgun ordusu, bu sayede yeniden düzenlenme fırsatı buldu.

Gazi Ahmed Muhtar Paşa'nın sonraki yılları

Doğu cephesinin komutanı Gazi Ahmed Muhtar Paşa, savaşın ardından uzun bir devlet hizmeti sürdü. Savaştan sonra Rumeli'de görevler üstlendi; 1882 yılında Mısır'a fevkalade komiser olarak atandı ve bu görevde yirmi beş yılı aşkın bir süre kaldı. Astronomi ve takvim hesaplarına ilgisiyle de tanınan paşa, bu konularda eserler kaleme aldı. 1912 yılında kısa bir süre sadrazamlık yaptı. 1919 yılında İstanbul'da vefat etti. 93 Harbi'nde doğu cephesinde verdiği mücadele, onun adının Erzurum'da bugün de saygıyla anılmasını sağlar. Erzurum savunmasını anlatan hatıratı ve raporları, o günlerin askerî ayrıntılarını aktaran değerli belgeler arasındadır.

Aziziye'yi değerlendirmek: bir şehrin kendi savunmasına sahip çıkması

Aziziye Tabyası'nda 8–9 Kasım 1877 gecesi yaşananlar, Osmanlı'nın 93 Harbi'nde doğu cephesinde ağır yenilgiler aldığı bir dönemde, bir şehrin topyekûn ayağa kalkarak savunmaya katılmasının çarpıcı bir örneğidir. Alacadağ ve Deveboynu yenilgileriyle yıpranmış ordunun tabyayı tek başına geri alma gücü sınırlıydı; halkın katılımı, sayı ve moral üstünlüğünü sağladı. Bununla birlikte olayı yalnızca sivil bir kahramanlık olarak anlatmak, düzenli birliklerin rolünü görmezden gelmek olur; başarı, asker ve halkın aynı anda harekete geçmesinin ürünüydü. Nene Hatun'un hikâyesi, sözlü anlatımlarla kuşaktan kuşağa aktarılarak şekillendi ve kadınların savaş içindeki yerini görünür kılan bir simgeye dönüştü. Uzun ömrü sayesinde yaşayan bir tanık olarak tanınması, bu hatırayı yirminci yüzyıla taşıdı. Askerî açıdan tabyanın geri alınması, Erzurum'un o kış düşmesini önledi ve Osmanlı'ya barış masasında bir koz sağladı; ancak savaşın Balkanlar'da kaybedilmesi, bu kazanımın kalıcı olmasını engelledi. Şehir, Edirne Mütarekesi ile kısa bir süre teslim edildi ve Berlin Antlaşması ile geri döndü. Gazi Ahmed Muhtar Paşa'nın yorgun ordusuyla şehri kış boyunca elde tutabilmesi de, bu yerel desteğin ne kadar hayati olduğunu kanıtlar. Aziziye'yi anlamak, kaybedilen bir savaşın içinde bile yerel direnişin bir şehrin geleceğini nasıl değiştirebildiğini görmek demektir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap