İçeriğe geç
Giriş yap
0

Rodos'taki Süleymaniye Camii: Kanuni'nin fetih camisi, şövalyeler şehrinin ortasında pembe bir kubbe

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt6 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Rodos'un surlarla çevrili eski şehrinde, Şövalyeler Caddesi'nin bittiği noktada, pembe sıvalı bir kubbe ve onarılmış bir minare yükselir. Bu yapı, Kanuni Sultan Süleyman'ın 1522'de adayı Saint-Jean Şövalyeleri'nden almasının ardından yaptırdığı Süleymaniye Camiidir. Bugünkü yapı, 1808'de yeniden inşa edilmiştir. Cami, Rodos'taki Osmanlı mirasının en tanınmış örneğidir ve 2000'lerde uzun bir restorasyondan geçmiştir. Bu yazıda, caminin tarihini, Rodos kuşatmasının Avrupa ve Osmanlı kaynaklarındaki anlatımını ve adanın Osmanlı dönemindeki yerini ele alıyoruz.
Rodos eski şehrindeki Süleymaniye Camii
Rodos eski şehrindeki Süleymaniye CamiiGörsel: Wikimedia Commons, CC0, yazar: Jebulon. Dosya sayfası

1522 kuşatması

Rodos, 14. yüzyılın başından itibaren Kudüs Saint-Jean Hastane Şövalyeleri tarafından yönetiliyordu. Şövalyeler, adayı güçlü bir kale haline getirmiş ve Doğu Akdeniz'de Osmanlı ticaretine ve hacı yollarına karşı korsanlık faaliyetleri yürütmüştü. Fatih Sultan Mehmed, 1480'de adayı kuşatmış ama alamamıştı.

Kanuni Sultan Süleyman, 1522 yazında büyük bir orduyla Rodos'a çıktı. Kuşatma, yaklaşık beş ay sürdü. Osmanlı lağımcıları, surların altına tüneller kazarak patlamalar düzenledi; şövalyeler ise karşı tünellerle direndi. Sonunda, Büyük Üstat Philippe Villiers de l'Isle-Adam, 21 Aralık 1522'de teslim olmayı kabul etti. Kanuni, şövalyelere ve isteyen halka, silahları ve eşyalarıyla birlikte adayı terk etme izni verdi. Şövalyeler 1 Ocak 1523'te adadan ayrıldı; sonra Malta'ya yerleştiler.
Ek bilgi
Avrupa kaynakları Rodos kuşatması, Avrupa'da büyük yankı uyandırdı ve pek çok tanık anlatısı yayımlandı. Şövalyelerin vicekansellerinden Jacques de Bourbon'un 1525'te yayımlanan "La grande et merveilleuse et très cruelle oppugnation de la noble cité de Rhodes" adlı eseri, kuşatmanın en ayrıntılı anlatımlarından biridir. Şövalyeler Tarikatı'nın arşivi bugün Malta'daki Ulusal Kütüphane'de (Archives of the Order of Malta) korunur ve kuşatmaya ilişkin belgeleri, teslim anlaşmasının kopyalarını ve şövalyelerin yazışmalarını içerir. Osmanlı tarafında ise Kanuni'nin sefer ruznamesi ve Celalzade Mustafa'nın "Tabakatü'l-Memalik" adlı eseri kuşatmayı anlatır.

Fetih camisi

Kanuni, Rodos'u aldıktan sonra şehirdeki Havari Kilisesi'nin yerine bir cami yaptırdı. Bu yapı, padişahın adıyla Süleymaniye Camii olarak anıldı ve adanın ana camisi oldu. Caminin yeri, şövalyelerin şehrinin en yüksek noktalarından biri, Şövalyeler Caddesi'nin batı ucundaydı. Yapı, Rodos'un fethinin bir anıtı olarak tasarlanmıştı.

İlk cami, zamanla yıprandı ve 1808'de yeniden inşa edildi. Bugünkü yapı, bu yeniden inşanın ürünüdür. Kare planlı, tek kubbeli bir camidir; önünde revaklı bir son cemaat yeri bulunur. Caminin kuzey cephesindeki Rönesans üsluplu kapı, daha önceki bir yapıdan devşirilmiştir ve şövalyeler döneminden kalmadır. Bu kapı, caminin katmanlı tarihinin bir göstergesidir. Minaresi 1989'da güvenlik gerekçesiyle sökülmüş, restorasyon sonrasında yeniden inşa edilmiştir.
Rodos eski şehrindeki İbrahim Paşa Camii
Rodos eski şehrindeki İbrahim Paşa CamiiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Pjotr Mahhonin. Dosya sayfası

Osmanlı Rodos'u

Rodos, 1522'den 1912'ye kadar yaklaşık dört yüz yıl Osmanlı yönetiminde kaldı. Osmanlı döneminde Müslüman ve Yahudi nüfus surların içinde, Rum nüfus ise surların dışındaki mahallelerde yaşadı. Şehirde camiler, hamamlar, medreseler ve çeşmeler inşa edildi. Süleymaniye Camii'nin karşısındaki Hafız Ahmed Ağa Kütüphanesi (1793), binlerce el yazması eseri barındırır ve bugün de açıktır. Ayrıca şehirde İbrahim Paşa Camii (1531), Recep Paşa Camii ve Mustafa Paşa Hamamı gibi yapılar bulunur.

1912'de İtalya, Trablusgarp Savaşı sırasında Rodos'u işgal etti. İtalyan yönetimi, şövalyeler döneminin yapılarını restore ederken Osmanlı katmanını kısmen yok saydı. 1947'de ada Yunanistan'a geçti. Rodos'ta bugün küçük bir Türk topluluğu yaşamaya devam ediyor.
Dikkat: yanlış bilinen
Yunan, Avrupa ve Türk anlatıları Avrupa anlatısında 1522 kuşatması, şövalyelerin kahramanca direnişi ve Kanuni'nin cömert teslim şartları ile birlikte anlatılır; bu ikili tema, 16. yüzyıl Avrupa yayınlarında da görülür. Yunan anlatısında Rodos'un Osmanlı dönemi, "Türk yönetimi" olarak, Rum halkın surların dışına çıkarıldığı bir dönem biçiminde hatırlanır. İtalyan döneminin restorasyonları ise şövalyeler mirasını öne çıkarmıştır. Türk anlatısında Rodos, Kanuni'nin ilk büyük fetihlerinden biri ve Süleymaniye Camii de bu fethin anıtı olarak görülür. Malta'daki Tarikat arşivi, Rodos'taki Dodekanez Genel Devlet Arşivi ve İstanbul'daki Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri, bu tarihin farklı yüzlerini belgeler.

Restorasyon

Süleymaniye Camii, 20. yüzyılın ikinci yarısında bakımsız kaldı ve 1980'lerde yapısal sorunlar nedeniyle kapatıldı. Yunan Kültür Bakanlığı, 2000'lerde kapsamlı bir restorasyon başlattı. Restorasyon, kubbenin, duvarların ve minarenin onarılmasını, iç süslemelerin temizlenmesini kapsadı. Cami, restorasyon sonrasında bir anıt olarak korunuyor; ibadete açık olup olmaması ise zaman zaman tartışma konusu olur.

Hafız Ahmed Ağa Kütüphanesi ve Rodos'un el yazmaları

Süleymaniye Camii'nin hemen karşısında yer alan Hafız Ahmed Ağa Kütüphanesi, 1793'te Rodoslu bir Osmanlı maliye görevlisi tarafından kuruldu. Kütüphane, Arapça, Farsça ve Türkçe yaklaşık iki bin el yazması eseri barındırır; bunların arasında tezhipli Kur'an nüshaları, tefsir ve hadis kitapları, tarih ve coğrafya eserleri bulunur. En dikkat çekici parçalardan biri, 1522 kuşatmasını Osmanlı tarafından anlatan bir el yazmasıdır. Kütüphane, Rodos'taki Müslüman vakfının yönetiminde kalmaya devam etti ve bugün de ziyaretçilere açıktır. Avlusundaki çeşme ve okuma salonu, şehrin Osmanlı döneminden kalan en sakin köşelerinden biridir. Bu kütüphane, Süleymaniye Camii ile birlikte, Rodos'taki Osmanlı mirasının yalnızca taştan değil, kâğıttan da oluştuğunu hatırlatır. Dodekanez adalarındaki Osmanlı vakıflarının 20. yüzyıldaki hukuki durumu ise İtalyan ve Yunan arşivlerinde ayrıca izlenebilir.
Süleymaniye Camii'nin minaresi ve çevresi
Süleymaniye Camii'nin minaresi ve çevresiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Aziz Akbiyik. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji
1309: Saint-Jean Şövalyeleri Rodos'a yerleşti.
1480: Fatih'in Rodos kuşatması başarısız oldu.
1522: Kanuni Rodos'u kuşattı.
21 Aralık 1522: Büyük Üstat Villiers de l'Isle-Adam teslim oldu.
1 Ocak 1523: Şövalyeler adadan ayrıldı.
1793: Hafız Ahmed Ağa Kütüphanesi kuruldu.
1808: Süleymaniye Camii yeniden inşa edildi.
1912: İtalya Rodos'u işgal etti.
1947: Rodos Yunanistan'a geçti.

Sonuç: Şövalyeler caddesinin ucundaki kubbe

Süleymaniye Camii, Rodos'un şövalyeler şehrinin ortasında, Osmanlı'nın dört yüzyıllık varlığının en görünür işaretidir. Rönesans kapısı ve Osmanlı kubbesiyle, adanın katmanlı tarihini tek bir yapıda bir araya getirir.

Bize göre Rodos, Osmanlı ve Avrupa tarihlerinin birbirinden ayrılamayacağını gösteren en güzel örneklerden biridir. Şövalyelerin sarayı ile Kanuni'nin camisi arasındaki birkaç yüz metre, iki dünyanın Akdeniz'de nasıl karşılaştığını ve birbirine nasıl dönüştüğünü anlatır. Bu iki yapıyı birlikte okumak, Rodos'un tarihini eksiksiz anlamanın tek yoludur.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap