Stephan Gerlach, 1573–1578 yılları arasında İstanbul'da Habsburg elçisi David Ungnad'ın Lüteryen papazı olarak görev yaptı. Gerlach'ın İstanbul'da tuttuğu günlük, 16. yüzyıl Osmanlı başkentine dair en ayrıntılı Avrupa kaynaklarından biridir. Günlük, Gerlach'ın torunu Samuel Gerlach tarafından 1674'te Frankfurt'ta yayımlandı. Gerlach ayrıca Tübingen'deki Lüteryen ilahiyatçılar ile Ortodoks Rum Patriği II. Yeremya arasındaki mektuplaşmada aracılık yaptı. Bu yazıda, Gerlach'ın İstanbul yıllarını ve bıraktığı belgeleri anlatıyoruz. Rijksmuseum koleksiyonundaki Stephan Gerlach portresiGörsel: Wikimedia Commons, CC0, yazar: Rijksmuseum. Dosya sayfası
Tübingen'den gelen papaz
Stephan Gerlach, 1546'da Württemberg'de doğdu ve Tübingen Üniversitesi'nde ilahiyat okudu. 1573'te, Habsburg imparatoru II. Maximilian'ın İstanbul'a gönderdiği elçi David Ungnad'ın heyetine papaz olarak katıldı. Heyet, Viyana'dan Tuna yoluyla ve karadan Belgrad, Sofya ve Edirne üzerinden İstanbul'a ulaştı.
Gerlach, İstanbul'da elçilik heyetinin ruhani ihtiyaçlarını karşılamakla görevliydi. Ancak Tübingen'deki hocaları, özellikle Martin Crusius ve Jakob Andreae, ondan başka bir görev de istemişti: İstanbul'daki Rum Ortodoks Kilisesi ile temas kurmak ve Lüteryen inancını tanıtmak.
Patrik ile mektuplaşma
Gerlach, Fener'deki Rum Patrikhanesi ile ilişki kurdu. Patrik II. Yeremya'ya, Tübingen ilahiyatçılarının mektuplarını ve Augsburg İtikadnamesi'nin Yunanca çevirisini iletti. Patrik, bu metinleri inceledi ve 1576'da ayrıntılı bir cevap yazdı. Bu cevap, Lüteryen inancının birçok noktasını eleştiriyordu.
Mektuplaşma, Gerlach İstanbul'dan ayrıldıktan sonra da birkaç yıl sürdü; 1581'de patriğin son mektubuyla sona erdi. Taraflar uzlaşmaya varamadı. Ancak bu yazışmalar, Protestan ve Ortodoks kiliseleri arasındaki ilk resmî teolojik diyaloglardan biri olarak tarihe geçti. Mektuplar, 1584'te Wittenberg'de "Acta et Scripta" adıyla yayımlandı.
Ek bilgi
Crusius'un Turcograecia'sı Martin Crusius, Gerlach'ın İstanbul'dan gönderdiği bilgileri ve belgeleri kullanarak 1584'te "Turcograecia" adlı eserini yayımladı. Bu eser, Osmanlı yönetimindeki Rum toplumunun durumu, kilise teşkilatı ve günlük hayatı hakkında Avrupa'daki en kapsamlı kaynak oldu. Crusius'un kendi notları ve Gerlach'tan aldığı mektuplar bugün Tübingen Üniversitesi Kütüphanesi'nde korunur.
Günlükteki İstanbul
Gerlach'ın günlüğü, yalnızca dinî konuları değil, İstanbul'daki günlük hayatı da anlatır. Gerlach, elçilik heyetinin Osmanlı yetkilileriyle görüşmelerini, sadrazamSokollu Mehmed Paşa ile yapılan toplantıları, sultanın alaylarını ve şehirdeki önemli olayları kaydetti. II. Selim'in 1574'te ölümü ve III. Murad'ın tahta çıkışı, günlüğün önemli bölümlerinden biridir.
Gerlach, İstanbul'un farklı topluluklarını da gözlemledi: Rumlar, Ermeniler, Yahudiler ve Müslümanlar. Rum kiliselerini ziyaret etti, ayinlere katıldı ve Rum din adamlarıyla tartışmalar yaptı. Ayrıca şehirdeki kölelerin durumu, hastalıklar, yangınlar ve doğal afetler hakkında da notlar aldı. Stephan Gerlach'ın bir başka portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Hans Ulrich Alt. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
Bir Protestanın gözünden Osmanlı Gerlach'ın günlüğü, Lüteryen bir papazın bakış açısını yansıtır. Gerlach, Osmanlı Devleti'ni Hristiyan Avrupa'nın düşmanı olarak görür; İslam ve Osmanlı kurumları hakkındaki yorumları bu bakış açısıyla şekillenir. Öte yandan Gerlach, Osmanlı yönetiminin Ortodoks kilisesine tanıdığı özerkliği ve patrikhane ile Osmanlı yönetimi arasındaki ilişkileri ayrıntılı biçimde anlatır. Türk okuyucu için bu günlük, Osmanlı'nın gayrimüslim tebaayla ilişkisini bir dış gözlemcinin aktarımıyla görme imkânı sunar.
Tübingen ve sonrası
Gerlach, 1578'de Almanya'ya döndü ve Tübingen Üniversitesi'nde ilahiyat profesörü oldu. Ölümüne, 1612'ye kadar Tübingen'de ders verdi. Günlüğü uzun süre yayımlanmadı. Torunu Samuel Gerlach, 1674'te Frankfurt'ta "Stephan Gerlachs deß Aeltern Tage-Buch" adıyla günlüğü bastırdı. Bu baskı, yaklaşık 550 sayfadır ve Osmanlı tarihi araştırmacıları için hâlâ başvuru kaynağıdır.
Gerlach'ın İstanbul'dan getirdiği belgeler, el yazmaları ve mektuplar, Tübingen Üniversitesi Kütüphanesi'nin koleksiyonlarına geçti. Bu koleksiyonlar, Crusius'un notlarıyla birlikte, Osmanlı yönetimindeki Rum toplumu üzerine çalışanlar için önemli bir arşiv oluşturur.
Elçi Hanı'nda hayat
Gerlach'ın günlüğü, Habsburg elçilik heyetinin İstanbul'da nasıl yaşadığını ayrıntılı biçimde anlatır. Heyet, Çemberlitaş yakınındaki Elçi Hanı'nda kalıyordu. Han, Osmanlı yönetiminin yabancı elçilere tahsis ettiği bir binaydı ve kapısında çavuşlar nöbet tutardı. Heyet üyeleri, izin almadan handan çıkamazdı; dışarı çıktıklarında yanlarında bir Osmanlı görevlisi bulunurdu. Gerlach, bu kısıtlamaları zaman zaman şikâyetle anlatır; ama aynı zamanda heyetin Osmanlı yönetiminden günlük erzak ve para yardımı aldığını da not eder.
Han, aynı zamanda bir haber merkeziydi. Tercümanlar, tüccarlar, Rum ve Yahudi aracılar, şehirde olup biteni elçiliğe taşırdı. Gerlach'ın günlüğündeki haberlerin önemli bir kısmı bu kanallardan gelir: sarayda kimin yükseldiği, hangi paşanın gözden düştüğü, donanmanın nereye gittiği, sınırlarda neler olduğu. Bu yüzden günlük, Osmanlı siyasetinin İstanbul'daki yabancıların gözünden nasıl izlendiğini de gösterir.
Kıbrıs sonrası diplomasi
Gerlach'ın İstanbul'a geldiği 1573, Osmanlı'nın Venedik ile barış yaptığı yıldı. Kıbrıs'ın 1571'de alınması ve aynı yıl İnebahtı'daki yenilgi, Akdeniz'deki dengeyi yeniden şekillendirmişti. Habsburg heyeti, bu ortamda Macaristan sınırındaki barışı korumaya çalışıyordu. Gerlach'ın günlüğü, SokolluMehmedPaşa'nın bu dönemdeki diplomatik ustalığını, elçilerle görüşmelerini ve sınır olaylarına yaklaşımını ayrıntılı biçimde aktarır. Günlükte Sokollu, sert ama hesaplı bir devlet adamı olarak görünür. Gerlach'ın gördüğü İstanbul: Lorck panoramasının 20. sayfasıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Melchior Lorck. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji 1546: Stephan Gerlach Württemberg'de doğar. 1573: Gerlach, David Ungnad'ın heyetiyle İstanbul'a gelir. 1574: II. Selim ölür, III. Murad tahta çıkar. 1576: Patrik II. Yeremya, Tübingen'e ilk cevabını yazar. 1578: Gerlach İstanbul'dan ayrılır. 1581: Patrik ile Tübingen arasındaki mektuplaşma sona erer. 1584: "Acta et Scripta" ve "Turcograecia" yayımlanır. 1612: Gerlach Tübingen'de ölür. 1674: Gerlach'ın günlüğü Frankfurt'ta yayımlanır.
İki kilise ve bir sultanın başkenti
Stephan Gerlach'ın İstanbul yılları, Osmanlı başkentinin farklı inançların buluştuğu bir merkez olduğunu gösterir. Bir Lüteryen papaz, bir Habsburg elçiliğinin çatısı altında, Osmanlı sultanının başkentinde Ortodoks patrikle teolojik tartışma yürütebiliyordu. Bu, dönemin Avrupa'sında bile kolayca rastlanmayacak bir durumdu.
Bize göre Gerlach'ın günlüğü, Osmanlı İstanbul'unun çok dinli yapısını anlamak için değerli bir kaynaktır. Günlük, SokolluMehmedPaşa döneminin diplomasisini, saray olaylarını ve şehrin gündelik hayatını bir arada sunar. Tübingen'deki arşivler ise bu döneme dair Osmanlı kaynaklarında görülmeyen ayrıntıları saklayan bir hazinedir.