1570–1573 Osmanlı-Venedik Savaşı, Batı'da "Kıbrıs Savaşı" olarak da bilinir ve II. Selim döneminin en önemli olayıdır. Kıbrıs'ın Osmanlı topraklarına katılması 9 Eylül 1570'te Lefkoşe'nin fethiyle başladı ve 1 Ağustos 1571'de Magosa'nın teslimiyle tamamlandı. Adanın hukuken Osmanlı hâkimiyetine girmesi ise 7 Mart 1573 tarihli Osmanlı-Venedik Antlaşması ile oldu; Venedik Kıbrıs'ı terk etmeyi ve 300.000 duka tazminat ödemeyi kabul etti. Giovanni Francesco Camocio'nun 1574 tarihli Magosa kuşatması gravürüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Giovanni Francesco Camocio. Dosya sayfası
Savaşın nedenleri
Fethin başlıca nedeni, Doğu Akdeniz çevresindeki ülkelerin tek tek Osmanlı eline geçmesiyle adanın kazandığı stratejik önemdi. Ada 1489'dan beri Venedik'in elindeydi; Venedik, 1540 barışına rağmen adada üslenen Maltalı ve Venedikli korsanların saldırılarına kayıtsız kalıyordu. Korsanlar, ticaret yollarının kavşağındaki Kıbrıs'ı üs olarak kullanıp tüccarların ve hacıların güvenliğini tehlikeye sokuyordu. Şeyhülislam Ebussuud Efendi'nin seferle ilgili fetvası, korsanlığın yanında adanın daha önce dârülislâm olmasını ve oradaki İslâm eserlerinin tahrip edilmesini gerekçe gösteriyordu.
Çiçek, Kıbrıs'ın dirlik olarak kendisine verilmesini isteyen ve Kıbrıs kralı olmayı arzulayan Nakşa (Naxos) Dukası Yasef Nasi'nin teşviklerinin de rol oynadığının belirtildiğini yazar. Batı literatürü, Nasi'nin bu amaçla bir taç ve kraliyet sancağı bile yaptırdığını aktarır. Padişah, şehzadeliğinden beri Kıbrıs'ın alınmasına önem veriyordu ve Veziriazam Sokullu Mehmed Paşa'nın kesin muhalefetine rağmen seferde ısrar etti.
Ek bilgi
Sefer kadrosu: II. Selim1568'de hazırlık emrini verdi; çalışmalar 1569 boyunca sürdü. İslâm hukukunun gereği olarak önce adanın savaşsız teslimi için Venedik nezdinde diplomatik girişimde bulunuldu. Sonuç alınamayınca altıncı vezir Lala Mustafa Paşa sefer serdarı, üçüncü vezir Piyâle Paşa donanma serdarı oldu; Kaptan-ı derya Müezzinzâde Ali Paşa da Piyâle Paşa'nın emrine verildi. Batı literatürü, sefer masraflarının bir kısmının Rum Ortodoks manastır ve kiliselerine el konulup yeniden satılmasıyla karşılandığını yazar.
Donanma ve ordu
Kaynaklar donanmanın büyüklüğü konusunda farklı bilgiler verir: Selânikî 208, Âlî 100 levent gemisiyle birlikte 300, Kâtib Çelebi ise 180 kadırga, 170 karamürsel ve 10 mavna olmak üzere 360 gemi verir. Kara ordusunun sefer boyunca 60.000 ile 100.000 arasında değiştiği tahmin edilir. Araştırmamız da 350–400 gemi ve 100.000 kişilik bir çıkarma kuvvetinden söz eder ve kuvvetin 27 Haziran'da yola çıktığını gösteriyor.
Dikkat: yanlış bilinen
Çıkarma ve kuşatma tarihleri kaynaklara göre farklıdır. Çiçek, ordunun fazla direnişle karşılaşmadan 2 Temmuz 1570'te Limasol'u aldığını ve ertesi gün Larnaka'ya yöneldiğini, Lefkoşe kuşatmasının 25 Temmuz 1570'te başlayıp kırk beş gün sürdüğünü yazar. Batı literatürü ise çıkarmanın 3 Temmuz'da Larnaka yakınındaki Salines'te karşı koyma olmadan yapıldığını ve Lefkoşe kuşatmasının 22 Temmuz'da başlayıp yedi hafta sürdüğünü belirtir. İki kaynak da şehrin 9 Eylül'de düştüğünde birleşir.
Lefkoşe'nin fethi
Ada halkı Venedik yönetiminden memnun değildi ve Osmanlı kuvvetlerine yardım etti; Larnaka'da ciddi bir direnişle karşılaşılmadı ve Tuzla İskelesi'ne asker ve teçhizat yığıldı. Harp divanı fethe Lefkoşe'den başlanmasına, ardından Magosa'nın alınmasına karar verdi. Keşiflerde yerli halkın harekâtı sevinçle karşıladığı ve içerilere ilerleyen askerlere zaman zaman kılavuzluk ettiği görüldü. Lefkoşe Valisi Dandolo, halkın desteğini alamadığı için kendini kale savunmasıyla sınırladı, ama kuşatmaya dayanamayarak 9 Eylül'de teslim oldu ve Lala Mustafa Paşa'nın emriyle idam edildi.
Araştırmamız, şehrin yeni yapılmış trace italienne tipi surlarının uzun süre dayandığını, savunucuların cephanesi bittikten sonra 9 Eylül'de on beşinci hücumun surları aştığını ve şehrin 20.000 sakininin katliama uğradığını gösteriyor. Ağustos sonunda Girit'te toplanan 200 gemilik Hristiyan donanması Lefkoşe'nin düştüğü haberini alınca geri döndü. Lefkoşe'nin ardından Girne direnmeden teslim oldu; Çiçek de Baf ve Girne valilerinin serdara itaat bildirdiğini kaydeder. 1571 Magosa kuşatmasını gösteren dönem tasviriGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: S. Ghibellini. Dosya sayfası
Magosa kuşatması
Kalesi ve surlarının sağlamlığıyla ünlü Magosa'nın barış yoluyla teslim alınması girişimleri sonuçsuz kalınca kuşatma başladı; kış gelince taarruz ilkbahara bırakıldı. Nisan 1571 başında şiddetli top atışlarıyla başlayan hücumlar kale halkını çok zor durumda bıraktı; kale denizden gelen destekle ilk saldırılara dayandı. 31 Temmuz 1571'deki son saldırıda bazı burçlar alınınca kale komutanı Marcantonio Bragadin, askerlerinin yakınlarıyla adadan ayrılmasına izin verilmesi şartıyla ertesi gün teslim oldu. Araştırmamız, Magosa kuşatmasının yaklaşık on bir ay sürdüğünü ve Osmanlılara yaklaşık 50.000 kayba mal olduğunu gösteriyor.
Dikkat: yanlış bilinen
Bragadin'in sonu kaynaklarda farklı ayrıntılarla anlatılır. Çiçek, kalede bulunan elli Türk esirin anlaşma şartlarına aykırı olarak teslim edilmeyip öldürüldüğünün öğrenilmesi üzerine Lala Mustafa Paşa'nın misilleme olarak Bragadin ve on bir beyin idamını emrettiğini yazar. Batı literatürü ise kuşatma sırasında bazı Müslüman esirlerin öldürüldüğünü öğrenen Lala Mustafa Paşa'nın Bragadin'i sakatlatıp diri diri derisini yüzdürdüğünü, derinin adada dolaştırıldıktan sonra İstanbul'a gönderildiğini anlatır. Esir sayısı ve infazın biçimi bakımından iki kaynak ayrışır; ikisi de olayı esirlerin öldürülmesine karşılık misilleme olarak sunar.
Kutsal İttifak ve barış
Venedik müttefik aradı; Kutsal Roma imparatoru Osmanlılarla barışı bozmak istemedi, Fransa Osmanlılarla dosttu, İspanya ise Venedik'in 1565Malta kuşatmasında yardım göndermemesine kırgındı. Sonunda papanın öncülüğünde İspanya, Cenova, Savoya, maltaMalta Şövalyeleri ve Toskana'nın katıldığı Kutsal İttifak kuruldu. İttifak donanması Magosa'nın düşüşünden iki ay sonra 7 Ekim 1571'de İnebahtı'da Osmanlı donanmasını yendi. II. Selim derhal yeni bir donanma yapılmasını emretti ve donanma kısa sürede yeniden kuruldu. Giacomo Franco'nun gravüründe Venedik surlarıyla LefkoşeGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 2.0, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 1568: Hazırlık emri. 27 Haziran 1570: Donanma yola çıkar (İngilizce kaynak). 2–3 Temmuz 1570: Limasol ve Larnaka. 22/25 Temmuz – 9 Eylül 1570: Lefkoşe kuşatması. Nisan – 1 Ağustos 1571: Magosa'ya yoğun hücumlar ve teslim. 7 Ekim 1571: İnebahtı. 1572: Kıbrıs tahririnin tamamlanması. 7 Mart 1573: Osmanlı-Venedik Antlaşması.
Venedik, ticaretinin ve tahıl ikmalinin zarar görmesi üzerine Babıâli ile tek taraflı müzakereye girdi. Olağanüstü elçi Andrea Badoer'in yürüttüğü görüşmeler sonunda 7 Mart 1573'te imzalanan antlaşma yeni durumu onayladı: Kıbrıs Osmanlı eyaleti oldu, Venedik 300.000 duka tazminat ödedi ve Dalmaçya'daki sınır Osmanlılar lehine değişti. İki devlet arasındaki barış 1645'te başlayan Girit Savaşı'na kadar sürdü.
Fetihten sonra Kıbrıs
Lala Mustafa Paşa'nın rûznâmçe defterine göre Lefkoşe'nin fethedildiği gün Kıbrıs beylerbeyiliğe dönüştürüldü ve beylerbeyiliğe daha önce Avlonya sancakbeyi olan Muzaffer Paşa getirildi; kadı, müftü ve defterdar atandı. Lefkoşe, Limasol, Magosa, Baf ve Girne kalelerine 1.000'i yeniçeri olmak üzere toplam 3.779 asker yerleştirildi. İkinci beylerbeyi Sinan Paşa'ya gönderilen fermanla yapılan tahrir 1572'de tamamlandı ve sonuçları bir mufassal defter olarak günümüze ulaştı. Kıbrıs, 1878'de İngiltere'ye bırakılana kadar Osmanlı yönetiminde kaldı.
Kıbrıs savaşı neyi değiştirdi?
Kıbrıs'ın fethi, Doğu Akdeniz'deki son büyük Venedik üssünün alınması anlamına geliyordu. Lefkoşe ve Magosa kuşatmaları iki taraf için de ağır bedeller doğurdu. Bize göre savaşın sonucu, İnebahtı yenilgisine rağmen barışta Kıbrıs'ın Osmanlı'da kalmasıyla netleşti; bu da savaşın asıl hedefinin elde edildiğini gösterir.