Çorum'daki höyük
Alacahöyük, Çorum'un Alaca ilçesinin yaklaşık 15 kilometre kuzeybatısındaki Alacahüyük köyünde bulunan bir höyüktür. Türkçe Vikipedi, höyükte dört ayrı kültür evresinden kalma on beş yerleşim ya da yapı katının saptandığını yazar. Höyüğün asıl adı İmat Höyük'tür; çevreye en yakın bilinen yerleşim Alaca olduğu için Alaca adıyla anılır. Bu yazı Türkçe Vikipedi'nin Alacahöyük ve İngilizce Wikipedia'nın Alaca Höyük maddelerine dayanır.Alacahöyük'ü Cumhuriyet tarihinde öne çıkaran olay, 1935'te başlayan kazılardır. İngilizce Wikipedia, Türk arkeologlar Remzi Oğuz Arık ve Hamit Koşay'ın kazılarının 1935'te Atatürk'ün kişisel talimatıyla yeniden başladığını ve Atatürk'ün kendi bütçesinden katkıda bulunduğunu yazar. Türkçe Vikipedi de Atatürk'ün kendi cebinden verdiği 500 lirayla ilk kazıları başlattığını ve girişimin dünyada yankı bulduğunu belirtir. Kazı, Türk Tarih Kurumu'nun (dönemin adıyla Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti) adına yürütülmüştü; Arık'ın 1935 çalışmalarına dair ön raporu 1937'de kurumun yayınları arasında Fransızca olarak basıldı.

Ek bilgi
Kazı başkanları: 1935'ten sonra Dr. Hamit Zübeyir Koşay ve Remzi Oğuz Arık; sonraki yıllarda Mahmut Akok da kazı başkanları arasındadır. İngilizce Wikipedia'ya göre kazılar 1968'de yeniden yürütüldü ve 1970'e kadar sürdü; bu çalışmalar Hititlerden önceki dönemde de kayda değer bir yerel zenginlik bulunduğunu ve ilk yerleşimin MÖ 4. bine uzandığını gösterdi.
Önceki araştırmalar
Höyüğün bilimsel olarak tanınması 1835'e uzanır: Türkçe Vikipedi'ye göre Alacahöyük ilk olarak 1835'te William John Hamilton tarafından keşfedildi. İngilizce Wikipedia, 1800'lerin sonunda Georges Perrot ve Ernest Chantre'nin alanda araştırma yaptığını ve kalıntıların çizimlerini yayımladığını ekler. 1907'de Osmanlı arkeoloğu Theodor Makridi Bey, İstanbul müzeleri adına alanda kısa bir çalışma yaptı; İngilizce Wikipedia bu çalışmanın iki hafta sürdüğünü belirtir.Dikkat: yanlış bilinen
Kaynaklar arasında bir çelişki vardır. İngilizce Wikipedia, 1910'larda Alman ekiplerin MÖ 3. bine ait kral mezarlarını ve MÖ 2. bine ait bir Hitit kentini bulduğunu yazar. Türkçe Vikipedi ise B, R ve T mezarlarının 1935 kazılarında, A, A' ve C mezarlarının 1936'da, diğerlerinin 1937-1939 arasında bulunduğunu ayrıntılı biçimde anlatır. Ayrıca yerleşimin başlangıcı için Türkçe metinde hem MÖ 3500 hem de MÖ 5000 tarihleri geçer. Bu yazıda mezarların bulunuşu için Türkçe Vikipedi'deki kazı yılları esas alınmıştır.
1935-1939: Kral mezarları gün ışığına çıkıyor
Türkçe Vikipedi'ye göre 1935 kazılarına Sfenksli Kapı'nın kuzeyinde başlandı. 6-8 metre derinlikte B, R ve T işaretli mezarlar bulundu ve 10,20 metre derinlikte Geç Kalkolitik Çağ'a kadar inildi. 1936 kazılarında A, A' ve C mezarları ortaya çıkarıldı ve 13,81 metre derinlikte ana toprağa ulaşıldı. 1937-1939 yılları arasında da H, D, E, F, K, L ve S mezarları bulundu. Mezarların tabakalanması konusunda sonraki yıllarda farklı sonuçlara varan çeşitli araştırmalar yapılmıştır.İngilizce Wikipedia mezarların içeriğine örnekler verir. Bir kadına ait H mezarı yaklaşık 8 metreye 3,4 metre boyutundadır; içinden altın bir diadem, iki bakır topuz başı, bronz bir güneş sancağı, bir hayvan heykelciği, altın ve gümüş süs eşyaları, altın ve topraktan kaplar, iki balta, beş çift altın ikiz idol ve üç kadın figürini çıkmıştır. Yetişkin bir kadına ait A mezarında ise altın diademin yanında dört güneş sancağı, bir hayvan heykelciği, metal süs eşyaları ve demir bir nesnenin parçaları bulunmuştur.

Bronz sancaklar ve altın saplı hançer
İngilizce Wikipedia'ya göre buluntuların en sıra dışı olanları Alacahöyük bronz sancaklarıdır: kaideler üzerinde boğa veya geyik figürleri ve yassı daire, yarım daire ya da kare biçimli, içi kafes gibi çubuklarla doldurulmuş parçalar. Bu sancakların ne işe yaradığı hâlâ tartışma konusudur. Leonard Woolley, kral mezarlarının bir dönemin sonuna, bir yıkım tabakasıyla belirlenen bir evreye ait göründüğünü yazmıştı.K mezarından çıkan altın saplı bir hançer de dikkat çeker. İngilizce Wikipedia, MÖ 2500 kadar erken bir tarihe ait olabilecek bu hançerin Ankara'daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde bulunduğunu ve Japon araştırmacıların 2008'de yayımladığı ön rapora göre demir kısmının büyük olasılıkla göktaşı demirinden yapıldığını belirtir.

Höyüğün katmanları
Türkçe Vikipedi, uzun yıllar süren kazılar sonunda Kalkolitik Çağ'dan Demir Çağı'na uzanan yaklaşık 15 yapı evresinin dört ana yerleşme evresinde toplandığını yazar. Kral mezarlarının bulunduğu tabaka höyüğün en ünlü tabakasıdır; kazı raporlarında bu tabaka çoğu kez Bakır Çağı olarak tanımlanır. Türkçe metin, MÖ 2500-2100 yıllarına tarihlenen kral ve prens mezarlarında gümüşten ölü armağanları, altın ve gümüş değerli eşyalar ile mezar çevresinde yabani hayvanların kafatasları ve boynuzlarının görüldüğünü belirtir.Hitit döneminde Alacahöyük önemli bir kült merkeziydi. Türkçe Vikipedi'ye göre Hitit İmparatorluk Çağında höyükte mabet-sarayı, temiz ve atık su kanalları, biri kabartmalı iki anıtsal kapı ve girişte bir şehir suru bulunuyordu. İngilizce Wikipedia, Sfenksli Kapı gibi ayakta kalan kalıntıların MÖ 14. yüzyıldan itibaren Hitit dönemine ait olduğunu ve kentin kuzeydeki dağlık bölgede yaşayan Kaşkaların sık akınları nedeniyle surlar ve kulelerle güçlendirildiğini yazar.
Tarih notu
1835 William John Hamilton'ın höyüğü tanıtması. 1907 Theodor Makridi Bey'in kısa çalışması. 1935 Atatürk'ün desteğiyle Arık ve Koşay başkanlığında kazıların başlaması; B, R, T mezarları. 1936 A, A', C mezarları. 1937-1939 H, D, E, F, K, L, S mezarları. 1941 Alacahöyük Müzesi'nin ziyarete açılması. 1988 Boğazköy-Alacahöyük Millî Parkı.
Müzeler ve millî park
Türkçe Vikipedi'ye göre Alacahöyük buluntuları Ankara'daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi ile 1941'de ziyarete açılan Alacahöyük Müzesi'nde sergilenmektedir. Alacahöyük ve Boğazköy'ü kapsayan alan 1988'de Boğazköy-Alacahöyük Millî Parkı adıyla millî park ilan edilmiştir. Höyüğün yakınında MÖ 1240'lara tarihlenen ve Tanrıça Hepat'a adanan Gölpınar Hitit barajı da ortaya çıkarılmıştır. Türkçe Vikipedi'ye göre barajın III. Hattuşili veya IV. Tuthaliya tarafından yaptırıldığı tahmin edilmektedir; yaklaşık 150 metre uzunluğunda bir bende sahip olan baraj bugün yeniden su tutmaktadır.1935'te Atatürk'ün desteğiyle başlayan ve Türk arkeologlar Remzi Oğuz Arık ile Hamit Zübeyir Koşay'ın yönettiği kazılar hem Anadolu'nun Tunç Çağı'na ışık tuttu hem de Ankara'daki müze koleksiyonlarının en tanınmış eserlerini kazandırdı. Bugün anadoluAnadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenen güneş kursları ve altın eserler, bu kazıların doğrudan sonucudur.
Kaynaklar
- Vikipedi, Alacahöyük maddesi (tr.wikipedia.org)
- İngilizce Wikipedia, Alaca Höyük maddesi (en.wikipedia.org)