Erzincanlı bir tümen komutanı
Ömer Halis Bıyıktay, Kurtuluş Savaşı boyunca 23. Tümen'in komutanı olarak bütün büyük muharebelere katılmış, Cumhuriyet döneminde korgeneralliğe kadar yükselmiş bir Türk askeridir. Adı, Kurtuluş Savaşı'nın ünlü paşaları kadar sık anılmaz; ancak İnönü'den Sakarya'ya, Büyük Taarruz'dan İzmir'e kadar savaşın bütün ağırlığını omuzlayan tümen komutanlarından biridir. Onun hikâyesi, Kurtuluş Savaşı'nı kazanan ordunun omurgasını oluşturan, sahada askerleriyle birlikte savaşan komutanların hikâyesidir.Ömer Halis, 1883'te Erzincan'da doğdu. Bıyıkoğulları ailesinden Osman Bey'in oğluydu. Soyadı Kanunu'ndan sonra ailesinin adından gelen Bıyıktay soyadını aldı. Askerî okullarda eğitim gördü ve 1905'te Harp Okulu'nu bitirerek orduya katıldı.

Trablusgarp'tan Birinci Dünya Savaşı'na
1908'de üsteğmen olan Ömer Halis, 1910'da Harp Akademisi'ne girdi. 1911'de ikinci sınıftayken akademinin tatil edilmesi üzerine Trablusgarp Savaşı'na katıldı. Bu savaş, Mustafa Kemal ve Enver Bey gibi pek çok genç subayın da gönüllü olarak gittiği, İtalyan işgaline karşı yerel halkla birlikte yürütülen bir mücadeleydi. Ömer Halis, Trablusgarp'tan döndükten sonra 1913'te akademideki eğitimine yeniden başladı ve 4 Ekim 1914'te kurmay yüzbaşı olarak mezun oldu.Birinci Dünya Savaşı'nda çeşitli kıta ve kurmay görevlerinde bulundu. 1 Mart 1918'de binbaşılığa yükseldi. Savaşın sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi'nin ardından, pek çok subay gibi o da Anadolu'daki milli harekete katıldı.
Tarih notu
1883: Erzincan'da doğumu.
1905: Harp Okulu'nu bitirmesi.
1911: Trablusgarp Savaşı'na katılması.
4 Ekim 1914: Kurmay yüzbaşı olarak akademiden mezuniyeti.
10 Aralık 1921: Kaymakam (yarbay) rütbesi.
31 Ağustos 1922: Miralay (albay) rütbesi.
30 Ağustos 1927: Mirliva rütbesi ile paşalığa yükselişi.
25 Aralık 1939: İstanbul'da ölümü.
1905: Harp Okulu'nu bitirmesi.
1911: Trablusgarp Savaşı'na katılması.
4 Ekim 1914: Kurmay yüzbaşı olarak akademiden mezuniyeti.
10 Aralık 1921: Kaymakam (yarbay) rütbesi.
31 Ağustos 1922: Miralay (albay) rütbesi.
30 Ağustos 1927: Mirliva rütbesi ile paşalığa yükselişi.
25 Aralık 1939: İstanbul'da ölümü.
23. Tümen ve Kurtuluş Savaşı
Kurtuluş Savaşı'nda Ömer Halis Bey, 23. Tümen'in komutanı olarak savaşın bütün büyük muharebelerine katıldı. 23. Tümen, Batı Cephesi'nin eski ve deneyimli birliklerinden biriydi; savaşın ilk aşamasında bu tümenin komutanlığını İzzettin Çalışlar yürütmüştü. Ömer Halis Bey'in komutasında tümen, Batı Cephesi'nin Eskişehir, Kütahya ve Afyonkarahisar hattındaki muharebelerinde görev aldı.1921 yazında Kütahya-Eskişehir muharebelerinden sonra Türk ordusu Sakarya'nın doğusuna çekildi. Bu çekilme, ordunun yeniden toparlanması için zaman kazanma amacını taşıyordu. Ağustos-Eylül 1921'de yapılan Sakarya Meydan Muharebesi'nde 23. Tümen de yer aldı. 22 gün 22 gece süren savaş, Türk ordusunun zaferiyle sonuçlandı. Bu zaferin ardından, 10 Aralık 1921'de Ömer Halis Bey kaymakamlığa, yani yarbaylığa yükseltildi.

Büyük Taarruz'da
26 Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz'da 23. Tümen de Türk ordusunun saldırı birlikleri arasındaydı. Taarruzun ilk günlerinde Afyonkarahisar'ın güneyindeki Yunan mevzileri yarıldı. 30 Ağustos 1922'de Dumlupınar'da yapılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nde Yunan ordusunun ana kuvvetleri kuşatıldı ve dağıtıldı. Bu zaferin hemen ertesinde, 31 Ağustos 1922'de Ömer Halis Bey miralaylığa, yani albaylığa yükseltildi. Bu terfi, onun Büyük Taarruz'daki başarısının bir takdiriydi.Taarruzdan sonra Türk ordusu, çekilen Yunan kuvvetlerini İzmir'e kadar takip etti. 9 Eylül 1922'de Türk birlikleri İzmir'e girdi. Ömer Halis Bey'in tümeni de bu takip harekâtında yer aldı.
Ek bilgi
Kurtuluş Savaşı'ndaki hizmetleri nedeniyle Ömer Halis Bey, kırmızı şeritli İstiklâl Madalyası ile ödüllendirildi. Bu madalya, Kurtuluş Savaşı'nda cephede bulunanlara verilen en yüksek takdir belgelerinden biridir.
Bir tümenin savaştaki hayatı
Kurtuluş Savaşı'nda bir tümen, genellikle birkaç bin askerden oluşuyordu; ancak savaşın zor şartları nedeniyle tümenlerin mevcudu çoğu zaman olması gerekenin altında kalıyordu. Silah, cephane, giyecek ve yiyecek sıkıntısı sürekliydi. Tümen komutanı, yalnızca muharebeyi yöneten değil, aynı zamanda askerlerinin beslenmesini, barınmasını ve moralini sağlayan kişiydi. Ömer Halis Bey'in uzun süre aynı tümenin başında kalması, birliğiyle arasında güçlü bir bağ kurulmasını sağladı.Sakarya ile Büyük Taarruz arasındaki bir yıllık dönem, ordunun yeniden donatıldığı ve eğitildiği bir hazırlık dönemiydi. Tümen komutanları bu süreçte birliklerini taarruza hazırlamak için yoğun bir eğitim programı uyguladı. Büyük Taarruz'un birkaç gün içinde kesin sonuç vermesinde, bu hazırlık döneminde yapılan çalışmaların büyük payı vardı.
Cumhuriyet ordusunda
Savaştan sonra Ömer Halis Bey, yeni kurulan Cumhuriyet ordusunun düzenlenmesinde görev aldı. 10 Kasım 1924'te Millî Savunma Bakanlığı Ordu Dairesi Başkanlığı'na atandı. Bu görev, savaştan çıkmış ordunun barış düzenine geçirilmesi, birliklerin yeniden yapılandırılması ve subay kadrolarının düzenlenmesi gibi önemli işleri kapsıyordu.30 Ağustos 1927'de mirlivalığa yükselerek paşa oldu. Sonraki yıllarda 3. Tümen Komutanlığı, Millî Savunma Bakanlığı Kara Müsteşarlığı ve Genelkurmay Eğitim Dairesi Başkanlığı görevlerinde bulundu. Eğitim Dairesi Başkanlığı, ordunun eğitim düzeninin modernleştirildiği bir dönemde özellikle önemli bir görevdi. 1934'te Soyadı Kanunu'yla Bıyıktay soyadını aldı.
Dikkat: yanlış bilinen
Bıyıktay, 27 Mayıs 1934'te İstanbul Komutanlığı'na atandı ve aynı yıl, 30 Ağustos 1934'te korgeneralliğe yükseldi. İstanbul Komutanlığı, Boğazlar'ın ve Trakya'nın güvenliği açısından önemli bir görevdi.
Trakya Manevraları
1937'de yapılan büyük Trakya Manevraları, Cumhuriyet ordusunun o güne kadarki en kapsamlı tatbikatıydı. Atatürk'ün de izlediği bu manevralar, Boğazlar'ın 1936 Montrö Sözleşmesi'yle yeniden Türk egemenliğine girmesinden sonra Trakya'nın savunmasının sınandığı bir tatbikattı. Bıyıktay da bu manevralara katılan komutanlar arasındaydı. Manevralarda çekilen fotoğraflardan birinde, Atatürk'ün yanında Ali Fuat Erden ve Ömer Halis Bıyıktay görülür.
Ölümü ve Devlet Mezarlığı
Ömer Halis Bıyıktay, 25 Aralık 1939'da İstanbul'da öldü. İkinci Dünya Savaşı yeni başlamıştı ve Türkiye savaşın dışında kalmaya çalışıyordu. Bıyıktay, önce İstanbul'daki Edirnekapı Şehitliği'ne gömüldü. 25 Ekim 1988'de naaşı, Kurtuluş Savaşı'nın diğer komutanlarıyla birlikte Ankara'daki Devlet Mezarlığı'na nakledildi. Bugün Anıtkabir'in yakınındaki bu mezarlıkta, savaş arkadaşlarıyla yan yana yatmaktadır.Tümen komutanlarının sessiz katkısı
Kurtuluş Savaşı anlatılırken genellikle Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa, Fevzi Paşa ve Kâzım Karabekir gibi büyük isimler öne çıkar. Ancak bu komutanların planları, sahada tümenlerini yöneten, askerleriyle birlikte siperde bulunan komutanlar sayesinde gerçekleşti. Ömer Halis Bıyıktay, bu komutanların tipik bir örneğidir. Trablusgarp'tan Birinci Dünya Savaşı'na, oradan Kurtuluş Savaşı'na kadar on yılı aşkın bir süre aralıksız savaştı.Onun hikâyesi, bir savaşın kazanılmasında görünmeyen emeklerin ne kadar büyük olduğunu gösterir. 23. Tümen'in İnönü'den İzmir'e kadar süren yolculuğu, binlerce askerin ve onları yöneten subayların fedakârlığının ürünüydü. Bıyıktay'ın Büyük Taarruz'un hemen ertesinde albaylığa yükseltilmesi, bu fedakârlığın takdir edildiğinin bir göstergesiydi. Cumhuriyet döneminde ordunun eğitim düzenini kuran kadrolar arasında yer alması ise, savaşta kazanılan deneyimin barış dönemine aktarılmasının bir örneğidir. Bugün Devlet Mezarlığı'nda savaş arkadaşlarıyla birlikte yatması, bu ortak emeğin anlamlı bir simgesidir.