Revandiz'den Urfa'ya
Ali Saip Ursavaş, Millî Mücadele'de Güneydoğu Anadolu'daki direnişin önde gelen isimlerinden biridir. Urfa'nın Fransız işgalinden kurtarılmasında örgütleyici rol oynadı; Birinci Meclis'ten başlayarak uzun yıllar Kozan ve Urfa milletvekili olarak TBMM'de bulundu. Atatürk'ün kendisine verdiği "Ursavaş" soyadı, bu mücadelenin hatırasını taşır. Bu yazı, Urfa Savunması'nın ayrıntılarına değil, Ali Saip'in hayatının bütününe odaklanır.Ali Saip, 1887'de bugün Irak sınırları içinde kalan Kerkük'ün Revandiz kasabasında doğdu. 13 Kasım 1905'te Mekteb-i Harbiye'ye girdi ve 1 Eylül 1908'de teğmen olarak mezun oldu. İkinci Meşrutiyet'in ilanından birkaç hafta sonra subay olan bu kuşak, imparatorluğun son savaşlarını baştan sona yaşadı.

Bağdat'tan Trablusgarp'a
Mezuniyetinin ardından Bağdat'taki 6. Ordu'ya atandı. Trablusgarp Savaşı'na ve Birinci Dünya Savaşı'na katıldı. Trablusgarp, Mustafa Kemal ve Enver gibi pek çok genç subayın gönüllü olarak gittiği, İtalyan işgaline karşı yerel halkla birlikte savaşılan bir cepheydi."Namık" adıyla Kuvâ-yı Milliye'de
Mondros Mütarekesi'nden sonra Güneydoğu Anadolu'da İngiliz ve ardından Fransız işgali başladı. Antep, Maraş ve Urfa'da direniş örgütlendi. Ali Saip Bey, "Namık" takma adıyla bölgedeki Kuvâ-yı Milliye'ye katıldı. Takma ad kullanımı, işgal altındaki bölgelerde direnişçilerin kimliklerini gizlemesinin yaygın bir yoluydu.Urfa'daki Fransız işgali sırasında Mustafa Kemal Paşa'nın emriyle Urfa Savunması'nı örgütledi. Şubat 1920'de başlayan direniş, Nisan 1920'de Fransız garnizonunun şehri terk etmesiyle sonuçlandı. Urfa, Güneydoğu'da işgalden kurtulan ilk şehirlerden biri oldu.
Tarih notu
Urfa'nın kurtuluşu, 11 Nisan 1920'de Fransız birliklerinin şehirden çekilmesiyle gerçekleşti. Şanlıurfa'ya 1984'te verilen "Şanlı" unvanı, bu direnişin hatırasını taşır.

Birinci Meclis'te Urfa Milletvekili
23 Nisan 1920'de açılan TBMM'ye Urfa milletvekili olarak girdi. Aralık 1920'de Urfa Kuvâ-yı Milliye Komutanı olarak bölgedeki aşiret reislerini Fransız işgaline karşı bir araya getirdi. Urfa'nın kurtarılmasındaki hizmetleri nedeniyle kırmızı-yeşil şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi. 24 Şubat 1924'te binbaşılığa yükseldi.Ek bilgi
İstiklal Madalyası'nın kırmızı-yeşil şeritli olanı, hem cephede savaşan hem de Meclis'te görev yapan milletvekillerine verilirdi. Bu nedenle madalya, Ali Saip'in hem asker hem milletvekili kimliğini birlikte simgeler.
İstiklal Mahkemeleri ve siyaset
Konya İstiklal Mahkemesi ve İsyan Bölgesi İstiklal Mahkemesi'nde başkan olarak görev yaptı. İsyan Bölgesi İstiklal Mahkemesi, 1925'teki Şeyh Sait isyanından sonra kurulmuş olağanüstü bir mahkemeydi. 28 Şubat 1926'da binbaşı rütbesiyle ordudan emekliye ayrıldı.İkinci Dönem'de Kozan, Üçüncü, Dördüncü, Beşinci ve Altıncı dönemlerde Urfa milletvekili olarak Meclis'te bulundu. Siyasi hayatında sert mizacıyla da tanındı. 1924'te Meclis koridorlarında bir başka milletvekiline saldırması gündeme gelmişti. Urfa Kurtuluş Mücadelesi üzerine "Kilikya Faciaları ve Urfa Kurtuluş Mücadeleleri" adlı bir kitap yazdı.
Ursavaş soyadı ve son yılları
1934'te Soyadı Kanunu çıktığında Atatürk ona "Ursavaş" soyadını verdi. Soyadının ilk hecesi Urfa'yı, ikinci kısmı ise savaşı çağrıştırır; bu yönüyle Urfa direnişine gönderme yapan bir ad olarak anılır. Atatürk'ün bazı Millî Mücadele komutanlarına, savaştıkları yerleri ya da kazandıkları zaferleri hatırlatan soyadları verdiği bilinir; Ursavaş da bu örneklerden biridir.Sonraki yıllarda adı Atatürk'e karşı bir suikast girişimiyle ilgili iddialara karıştı; ancak yapılan soruşturmada suçsuz bulundu. Atatürk'ün genel sekreterliğini yapan Hasan Rıza Soyak, hatıralarında Atatürk'ün bu olaydan sonra Ali Saip'le görüşmeyi kestiğini yazar. Ali Saip Ursavaş, 26 Eylül 1939'da Adana'da öldü. Evli ve dört çocuk babasıydı.

Urfa direnişinin örgütçüsü: Ali Saip'in mirası
Ali Saip Ursavaş'ın hayatı, Millî Mücadele'nin taşradaki örgütçülerinin ne kadar farklı rollere büründüğünü gösterir. Bir yanda takma adla çete örgütleyen bir subay, öbür yanda Meclis kürsüsünde uzun yıllar görev yapan bir milletvekili; bir yanda İstiklal Mahkemesi başkanı, öbür yanda kendi hatıralarını yazan bir tanık.Urfa Savunması'ndaki rolü, onun en kalıcı mirasıdır. Aşiret reislerini ve şehir halkını tek bir hedef etrafında toplaması, Güneydoğu'daki direnişin yerel güçlerle nasıl örgütlendiğini gösterir. Şehrin bugün taşıdığı "Şanlı" unvanı, bu dayanışmanın resmî bir tanınmasıdır.
Siyasi hayatındaki sert tavırları ve son yıllarındaki kırılmalar ise onun portresini tek renkli olmaktan çıkarır. Atatürk'ün verdiği soyadı ile sonradan aralarına giren mesafe, Millî Mücadele kuşağının liderle ilişkilerinin her zaman düz bir çizgide ilerlemediğini hatırlatır. Ali Saip Ursavaş, bu karmaşıklığıyla birlikte Urfa'nın kurtuluş tarihinin ayrılmaz bir parçası olarak kalmıştır.