Keriman Halis, 31 Temmuz 1932'de Belçika'nın Spa kentinde dünya güzeli seçilen ilk Türk kadınıdır. Vikipedi'ye göre dönüşünde Gazi Mustafa Kemal'in isteğiyle onuruna bir davet verildi; Mustafa Kemal elini öpen genç kadını alnından öptü ve "Sana Ece diyeceğim" dedi. 1934'te Soyadı Kanunu çıkınca Ece onun soyadı oldu. Bu yazı Vikipedi'nin Türkçe Keriman Halis ve İngilizce Keriman Halis Ece maddelerini kaynak alır ve iki madde arasındaki farkları notlarla gösterir. Cumhuriyet gazetesinde Keriman Halis'in fotoğrafıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Manyas'tan İstanbul'a bir aile
Türkçe maddeye göre Keriman Halis 1913'te İstanbul'da doğdu. Ailesi 1864 Çerkes sürgünü sırasında Manyas yöresine yerleşmişti. Babası Hacıosman köyünden Ubıh Ace Tevfik Halis, annesi Kayalar köyünden Abaza Bijnouoha Ferhunde'ydi; Keriman, çiftin altı çocuğunun ikincisiydi. Babası Hızır adlı yangın söndürme aletlerinin temsilciliğini yapan tanınmış bir tüccardı.
Aile müzikle iç içeydi. Kaynağa göre Sultan Abdülaziz'in başmabeyincisi olan dedesi Hurşit Bey yedi çalgı çaldığı söylenen bir müzikseverdi ve çocuklarının birçoğu müzisyen oldu. Ailenin en tanınmış sanatçıları, Keriman'ın amcası operet bestecisi Muhlis Sabahattin Ezgi ile halası besteci Neveser Kökdeş'ti. Keriman, mürebbiyesinden Fransızca konuşmayı ve piyano çalmayı öğrendi; 1926-1929 arasında Feyziati Lisesi'nde okudu, dokuzuncu sınıftayken babasının kararıyla okuldan ayrılıp Akşam Sanat Okulu'na devam etti.
Dikkat: yanlış bilinen
Doğum günü iki maddede farklıdır: Türkçe madde 20 Ağustos 1913, İngilizce madde 16 Şubat 1913 tarihini verir. İngilizce madde ayrıca 28 Ocak 2012'deki ölümünün 99. doğum gününden "on dokuz gün önce" olduğunu yazar; bu hesap 16 Şubat tarihiyle uyumludur. Aile büyükleri konusunda da fark vardır: Türkçe madde şeyhülislam Hasan Fehmi Efendi'yi "büyük dedesi" olarak anarken, İngilizce madde "dedesinin" V. Mehmed'e danışmanlık yapmış bir şeyhülislam olduğunu yazar.
Cumhuriyet gazetesinin yarışmaları
Türkçe maddeye göre Türkiye'deki ilk güzellik yarışmasını 1929'da Cumhuriyet gazetesi düzenledi ve Feriha Tevfik Hanım birinci oldu. Keriman 1930'daki yarışmaya arkadaşlarının ısrarıyla katıldı, ancak ailesi izin vermediği için ikinci tura çıkmadı. İki yıl sonra anne ve babası ikna oldu ve babası onu dördüncü Türkiye Güzellik Yarışması'na kaydettirdi.
Kaynağa göre 1932 yarışması başta katılım azlığı nedeniyle iptal edilmişti. Belçika'daki Uluslararası Güzellik ve Zarafet Yarışması'nın jüri başkanından gelen ve Türk güzelinin katılmasını rica eden bir mektup üzerine Cumhuriyet gazetesi yeniden harekete geçti. Temmuz 1932'de dönemin ünlü yazar ve sanatçılarından oluşan jüri, sekiz aday arasından Keriman Halis'i Türkiye Güzellik Kraliçesi seçti. Madde, ertesi yıl beşinci yarışmanın yapıldığını, ardından 1950'ye kadar ulusal güzellik yarışması düzenlenmediğini de ekler.
31 Temmuz 1932: Spa
Yazının tarihini veren olay budur. Türkçe maddeye göre Keriman Halis, Spa'da düzenlenen ve özgün adı "International Pageant of Pulchritude" olan yarışmada Türkiye'yi temsil etti ve 31 Temmuz 1932'de 28 kişilik jürinin 25 oyuyla dünya güzellik kraliçesi seçildi. Sonuç, 1 Ağustos 1932 tarihli Cumhuriyet gazetesinde "Türkiye Güzeli Keriman Halis Hanım Dünya Kraliçesi İntihap edildi" başlığıyla duyuruldu.
Ek bilgi
Yarışmanın adı kaynaklarda farklı çevrilir. Türkçe madde özgün adı "International Pageant of Pulchritude" olarak verir ve yarışmanın "Kâinat Güzellik Yarışması" ve "Dünya Güzellik Yarışması" diye de bilindiğini yazar. İngilizce madde ise unvanı "Miss Universe 1932" olarak anar.
7 Şubat 1933 tarihli Cumhuriyet'te Keriman Halis ve ailesiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Cumhuriyet Gazetesi. Dosya sayfası
Sirkeci, 30 bin telgraf ve kutlama metni
Türkçe maddeye göre birincilik Türkiye'de büyük coşku uyandırdı. Keriman Halis dönüşünde Sirkeci Garı'nda büyük bir kalabalıkla karşılandı ve kendisine 30 bine yakın kutlama telgrafı gönderildi. Bunları tek tek yanıtlayamadığı için teşekkürünü Anadolu Ajansı aracılığıyla iletti.
Madde bu bölümde, kimin imzasını taşıdığını belirtmeden şu kutlama metnini aktarır:
"Türk ırkının soylu güzelliğinin daima korunduğunu gösteren dünya hakemlerinin bu Türk çocuğu üzerindeki hükümlerinden memnunuz. Türk milleti, bu güzel çocuğunu şüphesiz samimiyetle tebrik eder. İftihar ettiğimiz tabii güzelliğinizi, fenni tarzda muhafaza etmesini biliniz ve bu yolda uyanık bir olgunlaşmanın gerçekleşmesini ihmal etmeyiniz. Bununla beraber asıl uğraşmaya mecbur olduğunuz şey analarınızın ve atalarınızın oldukları gibi yüksek kültürde, yüksek fazilette birinciliği tutmaktır."
Dikkat: yanlış bilinen
Türkçe madde bu metnin kime ait olduğunu açıkça yazmaz. İngilizce madde ise Mustafa Kemal'in, uluslararası bir jürinin bir Türk kızını seçmesinden çok memnun olduğunu ve onu "Türk ırkının soylu güzelliğini" gösterdiği için kutladığını söyler. İki madde birlikte okunduğunda metnin Mustafa Kemal'in kutlaması olduğu düşünülebilir, ama Türkçe maddede imza ve tarih bilgisi yoktur.
Metnin son cümlesi dikkat çeker: güzellik övülür, ama asıl yarışın "yüksek kültürde, yüksek fazilette birinciliği tutmak" olduğu söylenir.
"Sana Ece diyeceğim"
Türkçe maddeye göre Keriman Halis'in onuruna, Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal'in isteğiyle Tahsin Uzer'in evinde bir davet düzenlendi. Bu davette elini öpen Keriman Halis'i Mustafa Kemal alnından öptü ve "Sana Ece diyeceğim" dedi. 1934'te Soyadı Kanunu çıktıktan sonra Atatürk, Keriman Halis'e "Ece"yi soyadı olarak verdi.
İngilizce madde de 21 Haziran 1934'te Soyadı Kanunu'nun kabulünden sonra Atatürk'ün ona "kraliçe" anlamına gelen "Ece" soyadını verdiğini yazar. Türkçe maddenin giriş bölümü ise soyadının yarışmadan iki yıl sonra verildiğini belirtir.
Dikkat: yanlış bilinen
Davetin tarihi ve yeri konusunda Türkçe madde yalnızca Tahsin Uzer'in evini anar; günü vermez. "Sana Ece diyeceğim" sözü de maddede bir kaynağa açıkça bağlanmamıştır. Söz, olayın aktarılan biçimi olarak okunmalıdır.
Cumhuriyet'in vitrini
Türkçe maddeye göre unvan toplumda büyük anlamlar kazandı ve hem yurt içinde hem Avrupa basınında Cumhuriyet devrimlerinin bir sonucu olarak sunuldu. Keriman Hanım fındık, üzüm ve incir gibi Türk ürünlerinin tanıtımında görev aldı, dönemin modasını yansıtan giysileriyle Türk kadınına giyimde örnek olma rolünü üstlendi. Paris, Kahire, Berlin, Şikago ve Atina'da bulundu. İngilizce madde onun Mısır ve Suriye mandasındaki Arap basınında da kutlandığını, Orta Doğu'da kadınların yeni özgürlüğünün bir simgesi sayıldığını yazar.
Türkçe maddenin "Tartışmalar" bölümü, yazarı belirtilmeyen bir değerlendirmeyi aktarır: Keriman Halis'in dünyaya gösterdiği şeyin "yalnız ferdi bir güzellikten ibaret" olmadığı, dünün "kafes arkasındaki" kadını ile bugünün uluslararası hayata karışan Türk kızı arasındaki farkı ortaya koyduğu söylenir.
Dikkat: yanlış bilinen
Aynı bölüm, seçimin bazı İslamcı çevrelerce bir Hristiyanlık-Müslümanlık çatışması olarak yorumlandığını yazar. Bu yoruma göre jüri, dedesi şeyhülislam olan bir Türk kızının önlerinde mayoyla durmasını bir zafer saymış ve onu "danışıklı dövüş" sonucu birinci ilan etmişti. Madde bu iddianın, yarışma sırasında Belçika'da bulunduğunu söyleyen emekli Darüşşafaka öğretmeni Halid Turhan'ın anılarına dayandığını belirtir; iddiayı doğrulayan başka bir kaynak göstermez.
Sahneden uzak bir hayat
Her iki maddeye göre Keriman Halis, kendisinden önceki birçok güzellik kraliçesinin aksine sahnede ya da sinemada bir kariyer yapmadı. İlk evliliğini Orhan Sanus ile yaptı ve bu evlilikten oğlu Sezai Biltin Sanus ile kızı Ece Sanus doğdu. İkinci eşi tüccar Hasip Tamer Bey'den oğlu Cenk Tamer oldu. İngilizce madde kardeşi Turgan Ece'nin Galatasaray Spor Kulübü başkanlarından biri olduğunu da ekler.
Türkçe madde, 1910'dan beri "muhtıra defteri" adıyla basılan ajandanın 1932'de "Ece Ajandası" adını aldığını ve bu adın Keriman Halis'in unvanıyla ilişkilendirildiğini yazar; ancak adın aslında üretici Kağıtçı ailesindeki bir aşk hikâyesinden geldiğini de belirtir.
Keriman Halis Ece 28 Ocak 2012'de İstanbul'da, kızının evinde kalp yetmezliğinden öldü ve Feriköy Mezarlığı'na gömüldü. 22 Kasım 1932 tarihli Vakit gazetesinde Keriman HalisGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Vakit Gazetesi. Dosya sayfası
Değerlendirme
Keriman Halis'in hikâyesinde Atatürk'e ait iki söz öne çıkar: Türkçe maddede imzasız aktarılan ve "yüksek kültürde, yüksek fazilette birinciliği" isteyen kutlama metni ile davette söylendiği aktarılan "Sana Ece diyeceğim" cümlesi. İkisi de Vikipedi'de kaynağı tam belirtilmeden yer alır; soyadının Atatürk tarafından verildiği ise iki maddede de ortaktır. Yarışmanın kendisi, Cumhuriyet'in ilk on yılında kadınların kamusal hayata çıkışının yurt içinde ve dışında nasıl sunulduğunu gösteren bir olay olarak kaydedilmiştir.