İçeriğe geç
Giriş yap
0

Türkenlouis ve Salankamen (1691): Baden Margravı, Köprülüzade'nin şehadeti ve Karlsruhe ganimetleri

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt6 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
19 Ağustos 1691'de Tuna kıyısındaki Salankamen (Slankamen) yakınlarında, 1683 Viyana yenilgisinden sonraki en kanlı meydan savaşlarından biri yapıldı. Habsburg ordusunun başında, Avrupa'da "Türkenlouis" yani "Türk Louis'si" lakabıyla tanınan Baden-Baden margravı Ludwig Wilhelm vardı. Osmanlı ordusunu ise sadrazam Köprülüzade Fazıl Mustafa Paşa yönetiyordu. Savaş, Osmanlı ordusunun yenilgisi ve sadrazamın savaş meydanında şehit düşmesiyle sona erdi. Bu yazıda, Salankamen savaşını ve Ludwig Wilhelm'in Osmanlı'ya karşı savaşlarından getirdiği ve bugün Karlsruhe'de sergilenen "Türk ganimetleri" koleksiyonunu anlatıyoruz.
Türkenlouis lakaplı Baden-Baden margravı Ludwig Wilhelm'in portresi
Türkenlouis lakaplı Baden-Baden margravı Ludwig Wilhelm'in portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Johann Georg Seiller. Dosya sayfası

Paris'te doğan bir Alman prensi

Ludwig Wilhelm, 1655'te Paris'te doğdu. Babası Baden-Baden margravının oğlu, annesi ise bir Fransız prensesiydi. Vaftiz babası, Fransa kralı XIV. Louis'ydi; Louis lakabı da buradan gelir. Ludwig Wilhelm, gençliğinde Habsburg ordusuna katıldı ve Fransa'ya karşı savaştı. 1677'de margrav oldu.

1683'te Viyana kuşatması sırasında Ludwig Wilhelm, Habsburg ordusunda bir süvari komutanı olarak savaştı. Kuşatmanın kaldırılmasından sonra başlayan uzun savaşlarda, Macaristan ve Balkanlar'da Osmanlı'ya karşı pek çok seferde yer aldı. 1688'de Belgrad'ın alınmasında rol oynadı. 1689'da Batoçina ve Niş'te Osmanlı ordularını yendi. Bu zaferler, ona Avrupa'da "Türkenlouis" lakabını kazandırdı.

Köprülüzade Fazıl Mustafa Paşa'nın karşı saldırısı

1689'da Osmanlı, büyük bir kriz içindeydi. Viyana yenilgisinden sonra Macaristan'ın büyük kısmı kaybedilmiş, Habsburg ordusu Niş'e ve Vidin'e kadar ilerlemişti. Bu ortamda sadrazamlığa, Köprülü ailesinden Fazıl Mustafa Paşa getirildi. Fazıl Mustafa Paşa, ordunun ve maliyenin düzenlenmesi için kapsamlı reformlar yaptı ve bir karşı saldırı başlattı.

1690'da Fazıl Mustafa Paşa'nın ordusu, Niş'i, Semendire'yi ve Belgrad'ı geri aldı. Bu, Osmanlı için büyük bir başarıydı. 1691'de sadrazam, Macaristan'a doğru yeni bir sefere çıktı. Habsburg ordusu da Ludwig Wilhelm komutasında ona karşı ilerledi. İki ordu, Ağustos 1691'de Tuna kıyısındaki Salankamen yakınlarında karşılaştı.
Ek bilgi
Salankamen savaşı nasıl geçti? 19 Ağustos 1691'de yapılan savaşta Osmanlı ordusu, başlangıçta güçlü bir konumdaydı ve Habsburg ordusunun saldırılarını püskürttü. Ancak Ludwig Wilhelm, süvarilerini Osmanlı ordusunun kanadına yönlendirerek bir kuşatma hareketi yaptı. Bu hareket, savaşın kaderini değiştirdi. Fazıl Mustafa Paşa, savaşın en kritik anında ön saflarda savaşırken bir kurşunla şehit düştü. Sadrazamın ölümü, Osmanlı ordusunda dağılmaya neden oldu. Savaş, iki taraf için de çok ağır kayıplarla sonuçlandı; kayıp sayıları kaynaklarda farklı verilse de, binlerce asker hayatını kaybetti.
Karlsruhe Genel Eyalet Arşivi'nde korunan Türkenlouis portresi
Karlsruhe Genel Eyalet Arşivi'nde korunan Türkenlouis portresiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 4.0, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Salankamen'in sonuçları

Salankamen yenilgisi, Osmanlı'nın 1690'daki karşı saldırısını durdurdu. Ancak Habsburg ordusu da ağır kayıplar verdiği için zaferini değerlendiremedi. Belgrad, Osmanlı'nın elinde kaldı. Savaş, 1699 Karlofça Antlaşması'na kadar sürecek uzun ve yıpratıcı savaşların bir aşaması oldu. Fazıl Mustafa Paşa'nın ölümü ise Osmanlı'nın reform çabalarına büyük bir darbe oldu; Osmanlı tarihçileri onu, Köprülü ailesinin en yetenekli devlet adamlarından biri olarak anar.

Ludwig Wilhelm, Salankamen'den sonra Batı'ya döndü ve Fransa'ya karşı savaşlarda Habsburg ordularına komuta etti. 1697'de Rastatt'ta, Osmanlı'ya karşı savaşlardan getirdiği servet ve ganimetlerle görkemli bir saray inşa ettirmeye başladı. Ludwig Wilhelm, 1707'de Rastatt'ta öldü.
Dikkat: yanlış bilinen
Karlsruhe'deki Türk ganimetleri Ludwig Wilhelm'in Osmanlı'ya karşı savaşlarından getirdiği eşyalar, bugün Karlsruhe'deki Baden Eyalet Müzesi'nde (Badisches Landesmuseum) "Türkenbeute", yani "Türk ganimetleri" adıyla sergilenen koleksiyonun çekirdeğini oluşturur. Koleksiyonda çadırlar, silahlar, eğer takımları, sancaklar ve kıyafetler yer alır. Almanya'da bu koleksiyon, uzun süre Ludwig Wilhelm'in zaferlerinin simgesi olarak sunuldu. Son yıllarda ise müze, koleksiyonu daha dengeli bir bakış açısıyla, Osmanlı zanaatının ve iki kültür arasındaki ilişkinin tanıkları olarak sergilemeye başladı. Karlsruhe'deki Genel Eyalet Arşivi'nde (Generallandesarchiv) de Ludwig Wilhelm'in seferlerine ilişkin belgeler ve yazışmalar korunur. Türkiye'de ise Salankamen, daha çok Fazıl Mustafa Paşa'nın şehadetiyle anılır; Ludwig Wilhelm'in adı ise pek bilinmez.

Bir lakabın hafızası

"Türkenlouis" lakabı, Almanya'da bugün de Ludwig Wilhelm'i anmak için kullanılır. Baden-Baden ve Rastatt'ta onun adını taşıyan sokaklar, anıtlar ve müzeler vardır. Rastatt sarayı, Almanya'nın en önemli Barok saraylarından biri olarak ziyaretçilere açıktır. Bu lakap, Avrupa'nın 17. yüzyıldaki Osmanlı'ya karşı savaşlarının hafızasını taşır.

Savaşın seyri: 19 Ağustos 1691

Salankamen Savaşı, Tuna ile Tisa nehirlerinin birleştiği yerin yakınında, Slankamen köyü çevresinde yapıldı. Osmanlı ordusu, Sadrazam Köprülüzade Fazıl Mustafa Paşa'nın komutasındaydı ve Belgrad'dan kuzeye doğru ilerlemişti. Habsburg ordusu ise Baden Margravı Ludwig Wilhelm'in komutasında, Tuna kıyısında savunma mevzileri kurmuştu.

Savaş, öğleden sonra başladı ve akşama kadar sürdü. Osmanlı ordusu başlangıçta üstünlük sağladı ve Habsburg mevzilerine güçlü saldırılar düzenledi. Ancak Habsburg süvarileri, Osmanlı ordusunun kanadına yönelik bir manevrayla dengeyi değiştirdi. Savaşın kritik anında Fazıl Mustafa Paşa, ön saflarda savaşırken başından aldığı bir kurşunla şehit düştü. Sadrazamın şehadeti, Osmanlı ordusunda düzenin bozulmasına yol açtı.

Savaş, her iki taraf için de çok ağır kayıplarla sonuçlandı. Habsburg ordusu da büyük kayıplar verdiği için zaferini izleyerek ilerleyemedi. Osmanlı ordusu ise Belgrad'a çekildi. Belgrad, Osmanlı'nın elinde kalmaya devam etti.

Fazıl Mustafa Paşa, Köprülü ailesinin üçüncü sadrazamıydı. Babası Köprülü Mehmed Paşa ve ağabeyi Fazıl Ahmed Paşa'nın ardından sadrazamlığa getirilmişti. Sadrazamlığı sırasında, 1690'da Belgrad'ı Habsburglardan geri almış ve Osmanlı'nın Balkanlardaki konumunu güçlendirmişti. Ayrıca gayrimüslim tebaaya yönelik vergi düzenlemeleriyle ve adaletli yönetim anlayışıyla tanınıyordu. Osmanlı tarihçileri onu "Fazıl" yani erdemli lakabıyla anar.
Viyana Askerî Tarih Müzesi'ndeki Ludwig Wilhelm portresi
Viyana Askerî Tarih Müzesi'ndeki Ludwig Wilhelm portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Unidentified painter. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji
1655: Ludwig Wilhelm Paris'te doğar.
1677: Baden-Baden margravı olur.
1683: Viyana kuşatmasının kaldırılmasına katılır.
1688: Belgrad Habsburg ordusunca alınır.
1689: Ludwig Wilhelm, Batoçina ve Niş'te Osmanlı ordularını yener; Fazıl Mustafa Paşa sadrazam olur.
1690: Fazıl Mustafa Paşa Niş'i ve Belgrad'ı geri alır.
19 Ağustos 1691: Salankamen savaşı; Fazıl Mustafa Paşa şehit düşer.
1697: Rastatt sarayının yapımı başlar.
1699: Karlofça Antlaşması.
1707: Ludwig Wilhelm ölür.

Salankamen'i iki taraftan okumak

Salankamen savaşı, iki tarafın da büyük kayıplar verdiği ve iki tarafın da kendi kahramanlarını yarattığı bir savaştı. Avrupa'da Ludwig Wilhelm, Osmanlı'yı yenen bir komutan olarak anıldı. Osmanlı'da ise Fazıl Mustafa Paşa, ön saflarda savaşırken şehit düşen bir sadrazam olarak saygıyla hatırlandı. İki anlatı da kendi açısından haklıdır; ama savaşın gerçek bilançosu, binlerce askerin hayatını kaybettiği ve iki tarafın da zaferi değerlendiremediği bir çatışmadır.

Bizce Karlsruhe'deki "Türk ganimetleri" koleksiyonu, bu savaşın bugün de görülebilen en önemli izidir. Bu eserler, bir zamanlar Osmanlı askerlerinin kullandığı çadırlar, silahlar ve eğerlerdir. Onları bugün bir zafer gösterisi olarak değil, iki dünyanın karşılaştığı bir dönemin tanıkları olarak görmek, hem Alman hem de Türk ziyaretçiler için daha anlamlı bir bakış açısı sunar.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap