İçeriğe geç
Giriş yap
0

Kolschitzky ve Viyana'nın ilk kahvehanesi: 1683 ganimet kahvesi hikâyesinin belge gerçeği

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt6 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Viyana'da kahvehane kültürünün doğuşu anlatılırken neredeyse her zaman aynı hikâye karşımıza çıkar: 1683'te Osmanlı ordusu Viyana kuşatmasını kaldırıp geri çekilince, ordugâhta çuvallar dolusu kahve çekirdeği kalmış; Viyanalılar bunun ne olduğunu bilmezken, Osmanlı topraklarında yaşamış ve kuşatma sırasında kahramanlık göstermiş olan Georg Franz Kolschitzky bu çekirdekleri ödül olarak almış ve Viyana'nın ilk kahvehanesini, "Mavi Şişe" adıyla açmış. Hatta kahveye süt ve şeker katarak Viyana usulü kahveyi icat ettiği de eklenir. Bu hikâye, Viyana'da bir sokak adıyla, bir heykelle ve kahvehanelerin duvarlarındaki levhalarla yaşatılır. Ancak belgeler, hikâyenin önemli bir kısmının 1683'ten tam yüz yıl sonra ortaya çıktığını ve Viyana'nın ilk kahvehanesini açma iznini başka birinin aldığını gösteriyor. Bu yazıda Kolschitzky'nin gerçek hikâyesini, efsanenin nasıl doğduğunu ve kahvenin Viyana'ya gerçekte nasıl geldiğini anlatıyoruz.
Georg Franz Kolschitzky'yi Osmanlı kıyafetiyle kahve sunarken gösteren 18. yüzyıl heykelciği
Georg Franz Kolschitzky'yi Osmanlı kıyafetiyle kahve sunarken gösteren 18. yüzyıl heykelciğiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Photo: Andreas Praefcke. Dosya sayfası

Kolschitzky kimdi?

Georg Franz Kolschitzky (Lehçede Jerzy Franciszek Kulczycki), 1640 dolaylarında bugünkü Ukrayna'nın batısında, o dönemde Lehistan'a ait Sambor yakınlarında doğdu. Gençliğinde Osmanlı topraklarında bulundu ve Türkçe öğrendi. Daha sonra Viyana'ya yerleşti ve Doğu ile ticaret yapan bir şirkette tercüman ve kurye olarak çalıştı. Türkçeyi ve Osmanlı adetlerini iyi bilmesi, ona 1683 kuşatması sırasında önemli bir görev kazandırdı.

Temmuz 1683'te Osmanlı ordusu, sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın komutasında Viyana'yı kuşattı. Şehir, iki ay boyunca ağır bir kuşatma altında kaldı. Şehrin savunucuları, dışarıdaki yardım ordusuyla haberleşmekte büyük zorluk çekiyordu. Ağustos ortasında Kolschitzky, Osmanlı kıyafeti giyerek ve Türkçe konuşarak Osmanlı ordugâhının içinden geçti. Yanında bir hizmetkâr vardı. Kolschitzky, Tuna'nın karşı kıyısındaki Lorraine dükü Charles'ın ordusuna ulaştı ve şehrin durumunu bildirdi. Ardından aynı yolla geri dönerek yardımın geleceği haberini getirdi. Bu cesur görev, kuşatılmış şehrin moralini yükseltti ve Kolschitzky'ye kuşatmadan sonra şehir yönetiminden bir ödül kazandırdı.

Kahve Viyana'ya 1683'te mi geldi?

Hikâyenin en zayıf noktası, Viyanalıların kahveyi 1683'e kadar tanımadığı iddiasıdır. Oysa kahve, Viyana'da 1683'ten önce de biliniyordu. 1665'te Viyana'ya gelen büyük Osmanlı elçilik heyeti, Kara Mehmed Paşa başkanlığında aylarca şehirde kaldı. Heyetin yanında kahve ve kahve pişiren hizmetkârlar vardı. Viyana'daki saray çevreleri ve Doğu ile ticaret yapan tüccarlar, kahveyi bu dönemden itibaren tanıyordu. Ayrıca Avrupa'nın başka şehirlerinde, örneğin Venedik'te, Londra'da, Paris'te ve Marsilya'da, 1683'ten önce kahvehaneler açılmıştı. Londra'da ilk kahvehane 1650'lerde açılmıştı.
Ek bilgi
Viyana'nın ilk kahvehane izni Viyana'da kahve satma ve kahvehane işletme izni alan ilk kişi, Kolschitzky değil, Ermeni asıllı bir tüccar olan Johannes Diodato (Deodat) idi. Diodato, 17 Ocak 1685'te İmparator I. Leopold'den kahve satma ayrıcalığı aldı. Bu izin belgesi, Viyana'daki arşivlerde korunur ve Viyana'da kahvehane ticaretinin resmî başlangıcı olarak kabul edilir. Diodato da Kolschitzky gibi kuşatma sırasında Habsburg tarafına kuryelik ve casusluk hizmetleri yapmıştı. Kolschitzky'nin kahve ticaretine girip girmediği, girdiyse ne zaman ve nerede yaptığı ise çağdaş belgelerle gösterilemiyor.
Viyana'da Domgasse'deki Kolschitzky anma levhası
Viyana'da Domgasse'deki Kolschitzky anma levhasıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 3.0, yazar: GuentherZ. Dosya sayfası

İddianın izi: kim, nerede, nasıl söyledi?

Kolschitzky'nin kahveyi ganimetten aldığı ve ilk kahvehaneyi açtığı hikâyesi, kuşatmadan tam yüz yıl sonra, 1783'te ortaya çıktı. Bu yıl, kuşatmanın yüzüncü yıldönümü dolayısıyla Viyana'da pek çok kitap yayımlandı. Bunlardan biri, rahip Gottfried Uhlich'in kuşatmanın tarihini anlatan eseriydi. Uhlich, Kolschitzky'nin kuşatma sırasındaki kahramanlığını anlatırken, onun ödül olarak Osmanlı ordugâhında bulunan kahve çekirdeklerini istediğini ve ilk kahvehaneyi açtığını yazdı. Bu anlatı, çağdaş bir belgeye dayanmıyordu.

Uhlich'in anlatısı, 19. yüzyılda Viyana'daki kahveciler arasında büyük bir ilgi gördü. Kahveciler loncası, Kolschitzky'yi mesleğin kurucusu ve koruyucusu olarak benimsedi. 19. yüzyılın sonunda kahveciler, onun adına Viyana'nın Favoriten bölgesinde bir heykel yaptırdı ve bir sokağa Kolschitzky'nin adı verildi. Viyana rehber kitapları ve kahvehane tanıtımları, bu hikâyeyi tekrarladı. 20. yüzyılda hikâye, Viyana'nın turizm anlatısının ve kahvehane kültürünün bir parçası haline geldi.

Bu hikâyenin belgelere dayanmadığını ilk kez sistematik olarak gösteren isim, Avusturyalı tarihçi Karl Teply oldu. Teply, 1980'de yayımladığı ve Viyana'da kahvenin girişini inceleyen eserinde, Diodato'nun izin belgesini ve diğer arşiv kayıtlarını ortaya koyarak Kolschitzky efsanesinin 1783'te doğduğunu gösterdi. Bugün Viyana'daki müzeler ve tarihçiler, Kolschitzky'nin kuşatma sırasındaki kahramanlığını kabul ediyor; ama onun ilk kahvehaneyi açtığı iddiasını bir efsane olarak değerlendiriyor. Bu iddiayı X'te ya da diğer sosyal medya platformlarında doğrudan dolaşıma sokan belirli bir güncel paylaşım tespit etmedik; hikâye daha çok kahvehane tanıtımlarında, gezi yazılarında ve popüler kahve tarihlerinde, yukarıdaki basılı zincirden gelerek tekrarlanıyor.
Dikkat: yanlış bilinen
Viyana'dan ve İstanbul'dan bakınca Avusturya'da Kolschitzky efsanesi, Viyana kahvehane kültürünün "Osmanlı'dan kalan bir ganimet" olarak doğduğunu anlatan bir hikâye olarak uzun süre sevildi. Bu hikâye, Viyana'nın 1683'teki zaferini kahve ile birleştiriyordu. 2011'de Viyana kahvehane kültürü, UNESCO'nun Avusturya ulusal somut olmayan kültürel miras listesine alındı. Viyana Şehir Arşivi'nde (Wiener Stadt- und Landesarchiv) Diodato'nun izinleri ve ilk kahvecilerin kayıtları korunur. Türkiye'de ise bu hikâye, Türk kahvesinin Avrupa'ya yayılışının bir parçası olarak gururla anlatılır. Oysa gerçek hikâye de en az efsane kadar ilginçtir: Kahve Viyana'ya bir savaş ganimeti olarak değil, Osmanlı elçilerinin, Ermeni ve Rum tüccarlarının ve Doğu ile ticaret yapan Viyanalıların aracılığıyla, diplomasi ve ticaret yoluyla girdi.

Kolschitzky'nin gerçek sonu

Kuşatmadan sonra Kolschitzky, şehir yönetiminden bir ev ve para ödülü aldı. Ancak bu ödülün tam olarak ne olduğu konusunda belgeler sınırlıdır. Kolschitzky'nin sonraki yıllarda Viyana'da yaşadığı ve 1694'te öldüğü biliniyor. Viyana'nın Domgasse sokağındaki bir binada onun adını anan bir levha bulunur. Kolschitzky'nin kahve ticaretiyle ilgilendiğine dair bazı geç anlatılar vardır; ama bunlar da çağdaş belgelerle desteklenmez.

Viyana'nın ilk kahvehanelerinin önemli bir kısmı, Ermeni ve Rum asıllı tüccarlar tarafından açıldı. Diodato'nun yanı sıra, 1700'lerin başında Viyana'da kahvehane işleten pek çok kişi Osmanlı topraklarından gelmişti. Bu durum, kahvenin Viyana'ya bir ganimet olarak değil, Osmanlı dünyasından gelen insanların ticari ağları aracılığıyla girdiğini gösteriyor.
Viyana'da Kolschitzky'nin adını taşıyan sokaktaki bina köşesi
Viyana'da Kolschitzky'nin adını taşıyan sokaktaki bina köşesiGörsel: Wikimedia Commons, CC0, yazar: Karsten Ratzke. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji
1640 dolayları: Kolschitzky Sambor yakınlarında doğar.
1665: Kara Mehmed Paşa'nın Osmanlı elçilik heyeti Viyana'ya gelir; kahve saray çevrelerinde tanınır.
Temmuz 1683: Viyana kuşatması başlar.
Ağustos 1683: Kolschitzky, Osmanlı ordugâhından geçerek yardım ordusuna ulaşır.
12 Eylül 1683: Kuşatma kaldırılır.
17 Ocak 1685: Johannes Diodato, Viyana'da kahve satma iznini alır.
1694: Kolschitzky ölür.
1783: Gottfried Uhlich'in eserinde kahve efsanesi ilk kez yer alır.
19. yüzyıl sonu: Kahveciler Kolschitzky heykelini yaptırır.
1980: Karl Teply, efsanenin belgesizliğini ortaya koyar.
2011: Viyana kahvehane kültürü UNESCO ulusal listesine alınır.

Efsane ile tarih arasında Kolschitzky

Kolschitzky efsanesi, bir şehrin kendi kimliğini nasıl kurduğunu gösteren güzel bir örnek. Viyanalılar, kahvehane kültürlerini 1683 zaferine bağlayarak, bu kültüre bir kahramanlık hikâyesi kazandırdılar. Kolschitzky'nin kuşatma sırasındaki cesareti gerçekti; ama kahvehane hikâyesi, ondan yüz yıl sonra eklendi.

Bizce bu efsanenin düzeltilmesi, hikâyeyi daha az ilginç değil, daha zengin hale getiriyor. Gerçek hikâyede kahve, Viyana'ya bir savaş ganimeti olarak değil, Osmanlı elçilerinin ikramları, Ermeni tüccarlarının girişimleri ve iki dünya arasındaki uzun ticari ilişkiler aracılığıyla geldi. Bu, Osmanlı ile Avrupa arasındaki ilişkinin savaş kadar, hatta savaştan daha fazla, ticaret ve kültür alışverişiyle şekillendiğini gösteriyor. Viyana'daki kahvehanelerde içilen her fincan, bu uzun ilişkinin bir hatırasıdır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap