Köprülüzade Fazıl Ahmed Paşa, babası Köprülü Mehmed Paşa'nın ölümü üzerine 1661'de sadrazam olan ve 3 Kasım 1676'daki ölümüne kadar on beş yıl bu görevde kalan Osmanlı devlet adamıdır. Osmanlı tarihinde sadaretin babadan oğula geçtiği ilk örnektir. Babasının sert yönetiminden farklı olarak daha ölçülü, uzlaşmacı ve kurumsal bir yönetim tarzı benimsedi. Onun döneminde Uyvar alındı, Vasvar Antlaşması imzalandı, yirmi dört yıl süren Girit Savaşı Kandiye'nin fethiyle bitti ve Lehistan'dan Podolya alındı. Bu başarılarla Osmanlı Devleti, Avrupa'daki en geniş sınırlarına ulaştı. Nicolas de Larmessin'in Fazıl Ahmed Paşa'yı gösteren gravürüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Nicolas de Larmessin. Dosya sayfası
Bir âlim olarak yetişmek
Fazıl Ahmed, 1635'te doğdu. Babası o sırada taşrada görev yapan bir devlet adamıydı. Kardeşlerinden farklı olarak medrese eğitimi aldı ve ilmiye sınıfında yükseldi; bir süre müderrislik yaptı. "Fazıl" lakabı, bu ilmî kariyerinden ve bilgisinden gelir. Babası sadrazam olunca ilmiyeden ayrılarak idari kariyere geçti. Erzurum ve Şam beylerbeyliği yaptı, ardından kubbe veziri oldu. 1661'de babasının ölümüyle henüz yirmi altı yaşındayken sadrazamlığa getirildi. Bu genç yaşına rağmen saray, ordu ve ulema arasında kısa sürede güçlü bir saygınlık kazandı.
Uyvar ve Saint Gotthard
Fazıl Ahmed'in ilk büyük seferi Habsburglara karşı oldu. Erdel meselesi ve sınırdaki çatışmalar üzerine 1663'te büyük bir ordu ile Macaristan'a yürüdü. Eylül 1663'te, Habsburgların Viyana'yı korumak için yaptıkları güçlü Uyvar (bugünkü Slovakya'da Nové Zámky) kalesi uzun bir kuşatmadan sonra teslim alındı. Bu, Osmanlı'nın Orta Avrupa'daki en önemli kazançlarından biriydi ve Viyana için doğrudan bir tehdit oluşturuyordu.
1664'te sefer yeniden başladı. Hırvat kumandanı Nikola Zrinski'nin yaptırdığı Yeni Zerin kalesi Temmuz 1664'te alınıp yıkıldı. Ancak 1 Ağustos 1664'te Raba nehri kıyısında, Saint Gotthard (Mogersdorf) yakınlarında Habsburg, İmparatorluk ve Fransız kuvvetlerinden oluşan bir ordu, nehri geçmeye çalışan Osmanlı birliklerini yendi. Buna rağmen birkaç gün sonra imzalanan Vasvar Antlaşması, Osmanlı'nın Uyvar dahil kazançlarını tanıdı. Fazıl Ahmed, savaş alanındaki bir yenilgiyi masada bir kazanca dönüştürmeyi başarmıştı. 1663 Uyvar kuşatmasını gösteren J. A. Thelot gravürüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Johann Andreas Thelot. Dosya sayfası
Ek bilgi
Vasvar'ın şaşırtıcı sonucu: Saint Gotthard'da yenilen tarafın, birkaç gün sonra kazançlarını koruyan bir antlaşma imzalaması Avrupa'da büyük tartışmalara yol açtı. Macar soyluları, Habsburg imparatoru I. Leopold'ün zaferi değerlendirmeden barış yapmasına öfkelendi. Bu öfke, ilerleyen yıllarda Habsburglara karşı Macar soylularının bir komplosuna ve uzun süren isyanlara dönüştü. İmparator ise batıda Fransa ile büyüyen gerginlik nedeniyle doğuda barışı tercih etmişti.
Kandiye: yirmi dört yıllık savaşın sonu
Habsburg cephesi kapanınca Fazıl Ahmed dikkatini Girit'e çevirdi. 1645'te başlayan savaşta adanın büyük kısmı alınmış, ama başkent Kandiye (bugünkü Heraklion) yıllardır direniyordu. 1666 sonunda Fazıl Ahmed bizzat Girit'e geçti ve kuşatmanın yönetimini üstlendi. Yaklaşık üç yıl süren son aşamada Osmanlı ordusu, kalenin surlarına karşı sürekli lağım ve hücum harekâtları yaptı. Venedik'e Fransa'dan, Papalık'tan ve çeşitli Avrupa devletlerinden yardım geldi; ama savunma giderek zayıfladı. Eylül 1669'da Venedik kumandanı Francesco Morosini kaleyi teslim etti. Böylece Girit, iki yüzyılı aşacak bir süre için Osmanlı yönetimine girdi.
Lehistan ve Podolya
Fazıl Ahmed'in son büyük seferi Lehistan'a karşı oldu. Ukrayna'daki Kazak hetmanı Petro Doroşenko'nun Osmanlı himayesine girmesi, Lehistan ile savaşa yol açtı. 1672'de padişah IV. Mehmed ile birlikte sefere çıkan Fazıl Ahmed, Ağustos'ta güçlü Kamaniçe kalesini aldı. Ekim'de imzalanan Bucaş Antlaşması ile Podolya Osmanlı'ya bırakıldı. Lehistan meclisi bu antlaşmayı tanımadığı için savaş birkaç yıl daha sürdü ve 1676'da yeni bir antlaşmayla sona erdi.
Dikkat: yanlış bilinen
"Köprülüler devrinde toprak kazanımı" yorumu: Fazıl Ahmed döneminde ulaşılan sınırlar, Osmanlı'nın Avrupa'da en geniş olduğu dönem olarak anılır. Ancak bu kazançların bir kısmı, özellikle Podolya, ekonomik açıdan pek verimli değildi ve savunulması pahalıydı. Ayrıca bu dönemde Habsburglar, Fransa ile rekabetleri nedeniyle Osmanlı ile büyük bir savaşa girmekten kaçınıyordu. Yani Köprülüler döneminin başarıları, Osmanlı'nın gücü kadar Avrupa'daki dengelerin uygun olmasıyla da açıklanmalıdır.
Yönetimi ve mirası
Fazıl Ahmed, babasının aksine kan dökmekten kaçınan, uzlaşmacı bir yönetici olarak anılır. Dönemin kaynakları onun adaletinden, alçakgönüllülüğünden ve ilim adamlarına gösterdiği saygıdan övgüyle bahseder. Sadrazamlığı süresince devlet işleri büyük ölçüde onun elinde toplandı; padişah IV. Mehmed ise Edirne'de ve av yerlerinde vakit geçirmeyi tercih etti. Fazıl Ahmed, maliyede de bazı düzenlemeler yaptı ve Girit'te yeni bir vergi düzeni kurdu. Fetihten sonra adada yapılan tahrir, toprakların ve vergilerin ayrıntılı biçimde kaydedilmesini sağladı; Girit'teki Osmanlı yönetiminin dayandığı bu düzen uzun süre geçerliliğini korudu. Sadrazam, ulema ile de iyi ilişkiler kurdu ve dönemin vaizlerinden Vânî Mehmed Efendi'yi sarayda etkili bir konuma getirdi.
Son yıllarında ağır bir hastalıkla sağlığı bozulan Fazıl Ahmed Paşa, 3 Kasım 1676'da Edirne'ye giderken Çorlu yakınlarında, kırk bir yaşındayken öldü. İstanbul'da babasının Divanyolu'ndaki türbesine gömüldü. En kalıcı mirası, vasiyetiyle kurulan ve kardeşi Fazıl Mustafa Paşa tarafından açılan Köprülü Kütüphanesi'dir. Divanyolu'ndaki bu kütüphane, Osmanlı'nın vakıf kütüphanelerinin en eskilerinden biridir ve bugün de değerli yazma koleksiyonunu korumaktadır.
Avrupa arşivlerindeki iz
Fazıl Ahmed'in sadareti, Avrupa diplomasisinin yoğun ilgisini çekti. Viyana'daki Haus-, Hof- und Staatsarchiv, Vasvar görüşmelerine ve sonrasındaki Habsburg-Osmanlı ilişkilerine ait yazışmaları korur. Kandiye kuşatmasının son yılları, Venedik Devlet Arşivi'nde ve Paris'teki arşivlerde, özellikle 1669'da Kandiye'ye yardım için gönderilen Fransız kuvvetlerine ilişkin belgelerde ayrıntılı biçimde izlenebilir. Lehistan seferi ise Varşova'daki arşivlerde ve Leh tarihçilerinin eserlerinde geniş yer tutar. Bu kaynaklar, Fazıl Ahmed'in Avrupa'da kurnaz ve tehlikeli bir diplomat olarak görüldüğünü gösterir. 1664 Saint Gotthard (Mogersdorf) muharebesini gösteren tasvirGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 1635: Fazıl Ahmed doğar. 1661: Babasının ölümüyle sadrazam olur. Eylül 1663: Uyvar alınır. 1 Ağustos 1664: Saint Gotthard muharebesi. Ağustos 1664: Vasvar Antlaşması. Eylül 1669: Kandiye teslim olur. 1672: Kamaniçe alınır, Bucaş Antlaşması. 3 Kasım 1676: Ölür.
Ölçülü bir gücün portresi
Fazıl Ahmed Paşa, babasından devraldığı sert bir düzeni daha yumuşak ve daha kalıcı bir yönetime dönüştürmeyi başaran nadir devlet adamlarından biriydi. Bir medrese âlimi olarak yetişmesi, ona sadece bilgi değil, sabır ve ölçü de kazandırdı. Askerî zaferlerinden çok, Vasvar'da masada kazandığı başarı ve Kandiye'de gösterdiği azim, onun karakterini en iyi anlatan olaylardır. Erken ölümü ise Osmanlı için büyük bir kayıp oldu; yerine gelen Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, aynı aileden olmasına rağmen çok farklı bir mizaca sahipti ve yedi yıl sonra Viyana önlerinde bu farkın bedeli ağır biçimde ödendi.