1843 ordu düzenlemesi, Sultan Abdülmecid döneminde SeraskerRıza Paşa'nın öncülüğünde Osmanlı ordusunun yeniden yapılandırılmasını sağlayan kapsamlı bir reformdur. Bu düzenlemeyle Osmanlı ordusu, muvazzaf kuvvetler olan nizamiye ile yedek kuvvetler olan redif olmak üzere iki ana bölüme ayrıldı. Nizamiye askerleri beş yıl fiilî hizmet yapacak, ardından yedi yıl redif olarak yedekte kalacaktı. Ordu, ülkenin farklı bölgelerine yerleştirilen beş büyük orduya bölündü ve her ordunun başına müşir rütbesinde bir komutan atandı. 1843 düzenlemesi, 1826'da Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasıyla başlayan askerî modernleşme sürecinin önemli bir aşamasıdır. Bu reformla kurulan ordu yapısı, Kırım Savaşı'nda ve sonraki savaşlarda Osmanlı ordusunun omurgasını oluşturdu. Düzenleme, aynı zamanda askerliğin bir vatandaşlık görevi olarak düzenlenmesi yolunda atılan önemli bir adım oldu. 1854'te Çetate Muharebesi'nden sonra Osmanlı askerlerine Mecidiye nişanı dağıtılmasını gösteren resimGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Constantin Guys. Dosya sayfası
Yeniçerilerden sonra
1826'da Sultan II. Mahmud, Vaka-i Hayriye olarak bilinen olayla Yeniçeri Ocağı'nı kaldırdı. Yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye adı verilen yeni bir ordu kuruldu. Ancak bu ordu, kısa sürede ciddi sınavlarla karşılaştı. 1828–1829 Osmanlı-Rus Savaşı, yeni ordunun henüz yeterince eğitilmediğini ve örgütlenmediğini gösterdi. 1830'larda Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın ordusu karşısında alınan yenilgiler de Osmanlı ordusunun köklü bir yeniden yapılanmaya ihtiyaç duyduğunu ortaya koydu.
II. Mahmud, 1834'te redif adı verilen yedek kuvvetleri kurdu. Bu kuvvetler, eyaletlerde toplanan ve barış zamanında kendi işleriyle uğraşan, savaş zamanında ise silah altına alınan askerlerden oluşuyordu. Ancak redif teşkilatı, başlangıçta düzenli bir yapıya sahip değildi. 1839'da ilan edilen Tanzimat Fermanı, askerliğin adil ve düzenli bir şekilde yapılmasını ve askerlik süresinin sınırlandırılmasını vaat ediyordu. 1843 düzenlemesi, bu vaadin hayata geçirilmesinin bir parçası oldu.
Ek bilgi
Rıza Paşa: Serasker Rıza Paşa, Sultan Abdülmecid döneminin en etkili devlet adamlarından biriydi. Saray hizmetinden yetişen Rıza Paşa, 1840'larda seraskerlik görevine getirildi ve ordunun yeniden örgütlenmesine öncülük etti. Rıza Paşa'nın döneminde ordunun kademeleri, hizmet süreleri ve bölgesel yapısı belirli kurallara bağlandı. Rıza Paşa, sonraki yıllarda birkaç kez daha seraskerlik görevine getirildi ve Osmanlı askerî tarihinde önemli bir yer edindi.
Düzenlemenin ana hatları
1843 düzenlemesi, Osmanlı ordusunu açık kurallara bağlayan bir yapı oluşturdu. Düzenlemenin başlıca unsurları şöyle özetlenebilir:
Nizamiye: Muvazzaf ordu. Askerler beş yıl boyunca fiilî hizmette bulunacaktı.
Redif: Yedek kuvvetler. Nizamiye hizmetini tamamlayan askerler, yedi yıl boyunca redif olarak yedekte kalacak ve belirli aralıklarla talim yapacaktı.
Beş ordu: Ordu, Hassa, Dersaadet (İstanbul), Rumeli, Anadolu ve Arabistan orduları olmak üzere beş büyük birliğe ayrıldı.
Komuta: Her ordunun başına müşir rütbesinde bir komutan atandı. Ordular, kendi bölgelerindeki askerleri toplamak, eğitmek ve yönetmekle görevlendirildi.
Bölgesel düzen: Her ordunun merkezi, bölgesinin stratejik bir şehrine yerleştirildi. Bu düzen, ordunun ülkenin farklı bölgelerinde hızla harekete geçmesini sağladı.
1854'te Kırım Savaşı sırasında Osmanlı piyade askerleriGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Carol Szathmari (1812-87) (photographer) Creation Date: 1854. Dosya sayfası
Askere alma ve kura
1843 düzenlemesinin önemli bir yönü, askere alma usulünün düzenlenmesiydi. Daha önce askere alma, çoğu zaman düzensiz ve keyfî biçimde yapılıyordu. Bazı askerler, yıllarca, hatta ömür boyu silah altında kalabiliyordu. Bu durum, halk arasında ciddi şikâyetlere yol açıyordu. 1840'larda askere almanın kura usulüyle yapılmasına geçildi. Bu usulde, askerlik çağına gelen erkekler arasından ihtiyaç duyulan sayıda asker kura çekilerek belirleniyordu. Kura usulü, askerlik yükünün daha adil bir şekilde dağıtılmasını amaçlıyordu.
Bununla birlikte, askerlik yükümlülüğü herkese eşit şekilde uygulanmadı. Bazı gruplar, örneğin İstanbul halkı ve bazı bölgelerin sakinleri, askerlikten muaf tutuldu. Gayrimüslim tebaa ise uzun süre askerlik yerine vergi ödedi. Bu vergi, 1856Islahat Fermanı'ndan sonra bedel-i askerî adını aldı. Askerlik yükünün büyük kısmı, Anadolu ve Rumeli'nin Müslüman köylülerinin omuzlarındaydı.
Dikkat: yanlış bilinen
Kâğıt üzerindeki düzen ve sahadaki uygulama: 1843 düzenlemesi, ordunun yapısını belirli kurallara bağladı; ancak bu kuralların uygulanması her zaman kolay olmadı. Askerlik sürelerinin savaş zamanlarında uzatılması, redif birliklerinin talim eksiklikleri ve subay yetiştirmedeki güçlükler, ordunun etkinliğini sınırladı. Kırım Savaşı'nda Osmanlı ordusu, Silistre ve Kars'ın savunmasında büyük bir direnç gösterdi; ancak savaş, ikmal ve sağlık hizmetlerindeki eksiklikleri de ortaya koydu. Bu nedenle 1843 düzenlemesini bir başlangıç noktası olarak görmek, onu tamamlanmış bir süreç olarak görmekten daha doğrudur.
Subay yetiştirme
Yeni ordunun başarısı, iyi yetişmiş subaylara bağlıydı. 1834'te İstanbul'da Mekteb-i Harbiye (Harp Okulu) kuruldu. Harbiye, Batı usulü askerî eğitim veren ilk okullardan biriydi. 1840'larda Harbiye'nin eğitim düzeyi yükseltildi ve askerî rüştiyeler açılarak Harbiye'ye öğrenci yetiştirilmesi amaçlandı. Avrupa'dan, özellikle Prusya'dan gelen askerî danışmanlar, ordunun eğitiminde rol oynadı. Ancak alaydan yetişen subaylar ile mektepli subaylar arasındaki farklılıklar, uzun süre ordunun önemli bir sorunu olarak kaldı. Sultan Abdülaziz dönemi Osmanlı piyade üniformalarıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 4.0, yazar: Suleyman Pa$a. Dosya sayfası
Sonraki gelişmeler
1843'te kurulan beş ordu sistemi, sonraki yıllarda genişletildi. 1840'ların sonunda Irak ve Hicaz için yeni bir ordu oluşturuldu. 1869'daki yeni düzenlemeyle ordu, nizamiye, ihtiyat, redif ve müstahfız olmak üzere dört kademeye ayrıldı. 1877–1878 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra ordu yeniden düzenlendi ve 1880'lerde Alman askerî danışmanların etkisi arttı. Bu gelişmelerin hepsi, 1843 düzenlemesinin hazırladığı zemin üzerinde yükseldi.
Tarih notu
Kronoloji: 1826: Yeniçeri Ocağı kaldırılır; Asakir-i Mansure kurulur. 1834: Redif teşkilatı kurulur; Mekteb-i Harbiye açılır. 1839: Tanzimat Fermanı ilan edilir. 1843: Rıza Paşa'nın öncülüğünde ordu yeniden düzenlenir. 1840'ların sonu: Irak ve Hicaz için yeni ordu kurulur. 1853–1856: Kırım Savaşı. 1869: Ordu dört kademeye ayrılır.
Kışladan vatandaşlığa uzanan yol
1843 düzenlemesi, Osmanlı ordusunu düzensiz bir topluluktan belirli kurallara bağlı bir kuruma dönüştürme çabasının önemli bir aşamasıydı. Hizmet sürelerinin belirlenmesi, askerlerin ömür boyu silah altında tutulmasını önlemeyi ve köylülerin askerliği daha katlanılabilir bulmasını amaçlıyordu. Beş ordu sistemi ise geniş imparatorluk topraklarının savunmasını bölgesel bir düzene kavuşturdu.
Bu düzenlemenin uzun vadeli etkisi, sadece askerî alanla sınırlı kalmadı. Askerlik, zamanla devlet ile birey arasındaki ilişkinin en somut biçimlerinden biri hâline geldi. Köyünden ayrılıp yıllarca uzak bölgelerde hizmet eden askerler, imparatorluğun farklı köşelerini tanıdı. 1843'te atılan bu adım, XX. yüzyılın başlarında genel askerlik yükümlülüğüne uzanacak uzun bir yolun başlangıcıydı.