Redif, 1834'te II. Mahmud döneminde kurulan Osmanlı yedek askerî teşkilatıdır. "Redif" kelimesi, Arapçada "arkadan gelen, yedek" anlamına gelir. Teşkilat, Yeniçeri Ocağı'nın 1826'da kaldırılmasından sonra kurulan düzenli ordu Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye'yi desteklemek ve savaş zamanında orduya hızla asker sağlamak amacıyla oluşturuldu. Redif askerleri, barış zamanında kendi memleketlerinde yaşıyor, belirli zamanlarda talim yapıyor ve savaş çıktığında silah altına çağrılıyordu. Redif teşkilatı, Prusya'nın yedek ordusu örnek alınarak kuruldu. XIX. yüzyıl boyunca birçok kez yeniden düzenlenen teşkilat, Balkan Savaşları'ndan sonra 1914'te kaldırıldı. Osmanlı redif askerleriGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Neden yedek ordu?
1826'da Yeniçeri Ocağı kaldırıldığında, II. Mahmud'un elinde güçlü ve düzenli bir ordu yoktu. Yeni ordu Asâkir-i Mansûre, hızla büyütülmeye çalışıldı; ancak devletin mali imkânları, büyük ve sürekli bir orduyu beslemeye yetmiyordu. 1828–1829 Osmanlı-Rus Savaşı ve 1832'de Mehmed Ali Paşa'nın ordusuna karşı alınan yenilgiler, Osmanlı'nın savaş zamanında hızla asker toplayabilecek bir sisteme ihtiyacı olduğunu gösterdi. Avrupa'da ise Prusya, düzenli ordusunun yanında, barış zamanında sivil hayatında yaşayan ama savaşta orduya katılan yedek birlikler kurmuştu. II. Mahmud, bu modeli Osmanlı'ya uyarlamaya karar verdi.
Kuruluş
Redif teşkilatı, 1834'te kuruldu. Teşkilatın kuruluşunda SeraskerKoca Hüsrev Mehmed Paşa'nın önemli bir rolü oldu. Redif birlikleri, Anadolu ve Rumeli'nin çeşitli sancaklarında oluşturuldu. Her sancakta, belirli sayıda erkek redif askeri olarak yazıldı. Bu askerler, haftanın belirli günlerinde ya da yılın belirli dönemlerinde talim yapıyordu. Redif birliklerinin komutanları, genellikle o bölgenin ileri gelenleri arasından seçiliyordu. Askerlerin silahları ve üniformaları devlet tarafından sağlanıyordu.
Ek bilgi
Taşranın askeri: Redif teşkilatı, Osmanlı taşrası için yeni bir deneyimdi. Daha önce taşrada asker toplama işi, büyük ölçüde yerel ayanların ve sipahilerin elindeydi. Redif ile birlikte devlet, taşradaki erkek nüfusu doğrudan kayıt altına alarak askerlik sistemine dahil etti. Bu durum, 1831'deki nüfus sayımıyla da yakından ilgilidir; sayımın amaçlarından biri, askerlik çağındaki erkek nüfusun belirlenmesiydi.
1843 düzenlemesi
Tanzimat Fermanı, askerliğin düzenli bir sisteme bağlanacağını ve askerlik süresinin sınırlanacağını ilan etmişti. Bu ilke doğrultusunda 1843'te ordu yeniden düzenlendi. Bu düzenlemeyle ordu, "nizamiye" adı verilen düzenli birlikler ve "redif" adı verilen yedek birlikler olmak üzere iki kısma ayrıldı. Nizamiye'de belirli bir süre askerlik yapan askerler, bu sürenin sonunda redife geçiyor ve belirli bir süre daha yedek asker olarak kalıyordu. Ordu, aynı düzenlemeyle bölgelere göre ordulara ayrıldı. Bu sistem, Osmanlı ordusunun XIX. yüzyılın ikinci yarısındaki yapısının da çatısını oluşturdu. Redif askerliğine ayrılmış bir müzenin binasıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Cobija. Dosya sayfası
Savaşlarda redif
Redif birlikleri, XIX. yüzyılın büyük savaşlarında önemli bir rol oynadı. 1853–1856Kırım Savaşı'nda ve 1877–1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nda redif birlikleri cepheye gönderildi. 1877–1878 savaşında Plevne'nin savunmasında ve Kafkas cephesinde redif birlikleri de savaştı. Ancak redif birliklerinin eğitimi ve donanımı, genellikle nizamiye birliklerinden zayıftı. Bu durum, özellikle uzun süren savaşlarda redif birliklerinin dayanıklılığını azaltıyordu.
Dikkat: yanlış bilinen
Balkan Savaşları ve redifin sonu: 1912–1913 Balkan Savaşları'nda, Osmanlı ordusunun önemli bir kısmı redif birliklerinden oluşuyordu. Bu birliklerin bir kısmı, yetersiz eğitim, eksik donanım ve aceleyle yapılan seferberlik nedeniyle zor durumda kaldı. Balkan Savaşları'ndaki yenilgilerden sonra yapılan değerlendirmeler, redif sisteminin modern savaşın gereklerine uygun olmadığını gösterdi. 1914'te yapılan ordu düzenlemesiyle redif teşkilatı kaldırıldı. Bu değerlendirmeleri okurken, yenilginin sorumluluğunu yalnızca redif askerlerine yüklememek gerekir; seferberlik planlarındaki aksaklıklar ve komuta sorunları da yenilgide büyük bir paya sahipti.
Redifin toplumsal etkisi
Redif teşkilatı, Osmanlı taşrasında toplumsal hayatı da etkiledi. Redif askerlerinin talimleri, taşra kasabalarında devletin varlığını gösteren yeni bir görüntü oluşturdu. Redif için yapılan kayıtlar, devletin taşradaki erkek nüfusu daha ayrıntılı biçimde tanımasını sağladı. Seferberlik dönemlerinde ise redif askerlerinin cepheye gitmesi, köylerde ve kasabalarda tarımın ve ekonominin sarsılmasına yol açıyordu. Halk türkülerinde ve anlatılarında, redif olarak cepheye giden ve geri dönmeyen gençlerin hikâyeleri yer alır.
Arşivlerdeki redif
Osmanlı arşivi, redif teşkilatına dair zengin bir belge koleksiyonu barındırır. Redif askerlerinin kayıt defterleri, seferberlik emirleri, talim raporları ve redif birliklerinin harcamalarına dair belgeler, arşivde yer alır. Bu belgeler, yalnızca askerî tarih için değil, taşranın nüfus ve toplum tarihi için de önemli bir kaynaktır. Bir ailenin XIX. yüzyıldaki atalarını araştıranlar için redif kayıtları, değerli ipuçları sunabilir. Aynı müzede sergilenen eserlerGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Cobija. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 1826: Yeniçeri Ocağı kaldırılır. 1831: Nüfus sayımı. 1834: Redif teşkilatı kurulur. 1839: Tanzimat Fermanı; askerliğin düzenleneceği ilan edilir. 1843: Ordu nizamiye ve redif olarak yeniden düzenlenir. 1853–1856: Kırım Savaşı. 1877–1878: Osmanlı-Rus Savaşı. 1912–1913: Balkan Savaşları. 1914: Redif teşkilatı kaldırılır.
Köylünün asker olduğu yüzyıl
Redif teşkilatının hikâyesi, Osmanlı'nın XIX. yüzyılda yaşadığı büyük dönüşümün bir parçasıdır. Bu dönemde devlet, askerliği belirli bir zümrenin işi olmaktan çıkarıp bütün erkek tebaanın yükümlülüğü hâline getirmeye çalıştı. Redif, bu dönüşümün taşradaki yüzüydü. Köylüler ve kasabalılar, redif kayıtlarıyla devletin askerlik sistemine dahil edildi.
Bizce redifin en dikkat çekici yanı, Osmanlı'nın sınırlı mali imkânlarıyla büyük bir ordu kurma çabasının hem yaratıcı hem de kırılgan bir çözümü olmasıdır. Redif, devletin her savaşta binlerce askeri kısa sürede silah altına almasını sağladı. Ancak bu askerlerin eğitimi ve donanımı, devletin mali sıkıntıları nedeniyle çoğu zaman yetersiz kaldı. Balkan Savaşları'nda bu kırılganlık açıkça ortaya çıktı. Redifin yerine kurulan yeni sistem, Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı ordusunun bütün yükünü taşıyacaktı.