İçeriğe geç
Giriş yap
0

1830 Osmanlı–ABD Antlaşması: Charles Rhind, reddedilen gizli madde ve NARA'daki nüsha

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1
1830 Osmanlı–Amerikan Antlaşması (Ticaret ve Seyrüsefer Antlaşması), 7 Mayıs 1830'da İstanbul'da Osmanlı Devleti ile Amerika Birleşik Devletleri arasında imzalanan ve iki ülke arasındaki ilk resmî antlaşmadır. Antlaşmayı ABD adına, Başkan Andrew Jackson'ın atadığı özel temsilci Charles Rhind imzaladı. Rhind'e, İzmir'deki ABD konsolosu David Offley ile Akdeniz filosu komutanı James Biddle eşlik ediyordu. Antlaşma, ABD gemilerine Osmanlı limanlarında ticaret yapma ve Karadeniz'e geçiş hakkı tanıyor, ABD'ye en çok kayırılan ulus statüsü veriyor ve ABD vatandaşlarının Osmanlı topraklarında kendi konsoloslarının yargı yetkisine tabi olmasını öngörüyordu. Antlaşmaya, ABD'nin Osmanlı donanması için savaş gemisi yapımına yardım etmesini öngören gizli bir madde de eklenmişti. Ancak ABD Senatosu, bu gizli maddeyi reddetti ve antlaşmanın geri kalanını onayladı. Onay belgeleri 1831'de karşılıklı olarak verildi. Antlaşmanın ABD nüshası bugün ABD Ulusal Arşivleri'nde (NARA), Osmanlı nüshasıyla ilgili kayıtlar ise Türkiye'nin devlet arşivlerinde korunur.
İstanbul'daki ilk ABD temsilcisi Commodore David Porter'ın portresi
İstanbul'daki ilk ABD temsilcisi Commodore David Porter'ın portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Portrait in oils, possibly by John Trumbull. Dosya sayfası

Akdeniz'de Amerikan ticareti

XIX. yüzyılın başlarında ABD'li tüccarlar, Akdeniz'de giderek artan bir ticari faaliyet gösteriyordu. Özellikle İzmir, Amerikan tüccarları için önemli bir limandı. Amerikan gemileri, İzmir'den kuru üzüm, incir, halı ve afyon alıyor; karşılığında rom, şeker ve diğer ürünleri getiriyordu. Ancak ABD ile Osmanlı arasında resmî bir antlaşma bulunmadığı için Amerikan tüccarları, Osmanlı limanlarında Avrupa ülkelerinin tüccarlarından daha yüksek gümrük vergileri ödüyor ve çoğu zaman Britanya'nın himayesine başvurmak zorunda kalıyordu.

ABD hükûmeti, 1820'lerden itibaren Osmanlı ile bir ticaret antlaşması yapmak için çaba gösterdi. Ancak bu girişimler, Britanya ve Fransa'nın muhalefeti ve Osmanlı'nın temkinli tutumu nedeniyle başarısız oldu. 1827'de Navarin'de Osmanlı-Mısır donanmasının Britanya, Fransa ve Rusya donanmalarınca yakılması, durumu değiştirdi. Donanmasını büyük ölçüde kaybeden Osmanlı, yeni savaş gemileri yapmak için ABD'nin gemi inşa tecrübesinden yararlanmak istedi.
Ek bilgi
Charles Rhind: Charles Rhind, İskoç asıllı bir New York tüccarıydı. Akdeniz ve Karadeniz ticaretiyle ilgilenen bir iş insanıydı. Başkan Andrew Jackson, 1829'da Rhind'i Osmanlı ile antlaşma görüşmeleri yapmak üzere özel temsilci olarak atadı. Rhind, İstanbul'da Babıâli'nin yetkilileriyle görüşmeler yaptı. Görüşmeler, birkaç ay içinde sonuçlandı ve antlaşma 7 Mayıs 1830'da imzalandı. Rhind, görüşmeler sırasında diğer iki temsilciden bağımsız hareket ettiği için onlarla anlaşmazlığa düştü.

Antlaşmanın hükümleri

1830 Antlaşması, on maddeden ve bir gizli maddeden oluşuyordu. Antlaşmanın başlıca hükümleri şöyle özetlenebilir:
  • Ticaret: ABD tüccarları, Osmanlı topraklarında en çok kayırılan ulusların tüccarlarıyla aynı vergileri ödeyecekti.
  • Seyrüsefer: ABD ticaret gemileri, Osmanlı limanlarına girebilecek ve Karadeniz'e geçebilecekti.
  • Konsolosluklar: ABD, Osmanlı'nın önemli liman şehirlerinde konsolosluklar açabilecekti.
  • Yargı yetkisi: ABD vatandaşları arasındaki davalar, ABD konsoloslarının yargı yetkisine tabi olacaktı. ABD vatandaşlarının Osmanlı tebaasıyla olan davaları ise bir tercümanın huzurunda görülecekti.
  • Gizli madde: ABD, Osmanlı donanması için savaş gemisi yapımında yardım edecek ve gemi inşa malzemesi sağlayacaktı.
1831'de İstanbul'a gelerek Osmanlı donanması için gemi yapan Amerikalı gemi inşacısı Henry Eckford
1831'de İstanbul'a gelerek Osmanlı donanması için gemi yapan Amerikalı gemi inşacısı Henry EckfordGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: From a painting in the possession of the Long Island Historical Society. Dosya sayfası

Reddedilen gizli madde

Antlaşmanın gizli maddesi, ABD'de tartışmalara yol açtı. ABD Senatosu, Şubat 1831'de antlaşmayı görüştü. Senato, gizli maddenin ABD'nin tarafsızlık politikasıyla bağdaşmadığını ve ABD'yi Avrupa'daki çatışmalara sürükleyebileceğini düşündü. Bu nedenle gizli maddeyi reddetti ve antlaşmanın geri kalanını onayladı. Onay belgeleri, Ekim 1831'de İstanbul'da karşılıklı olarak verildi.

Gizli maddenin reddedilmesine rağmen ABD ile Osmanlı arasındaki gemi inşa işbirliği resmî olmayan yollarla devam etti. New York'un tanınmış gemi inşacısı Henry Eckford, 1831'de kendi yaptığı bir savaş gemisiyle İstanbul'a geldi. Bu gemi Osmanlı tarafından satın alındı. Eckford, İstanbul'da Tersane-i Amire'nin başına getirildi ve Osmanlı donanması için gemi yapımına başladı. Ancak Eckford, 1832'de İstanbul'da hayatını kaybetti.
Dikkat: yanlış bilinen
Yargı maddesinin çevirisi: 1830 Antlaşması'nın dördüncü maddesi, sonraki yıllarda iki ülke arasında tartışmalara yol açtı. Antlaşmanın Türkçe metni ile ABD'nin kullandığı İngilizce çevirisi arasında, yargı yetkisiyle ilgili ifadeler bakımından farklılıklar bulunuyordu. ABD tarafı, bu maddeyi ABD vatandaşlarının ceza davalarında da Osmanlı mahkemelerinin yargı yetkisinden muaf olduğu biçiminde yorumladı. Osmanlı tarafı ise bu yorumu kabul etmedi. Bu tartışma, XIX. yüzyılın sonlarına kadar sürdü ve bir antlaşmanın farklı dillerdeki metinlerinin dikkatle karşılaştırılmasının önemini gösterdi.

David Porter ve ilk Amerikan elçiliği

Antlaşmanın onaylanmasından sonra ABD, İstanbul'a ilk resmî temsilcisini gönderdi. Bu temsilci, 1812 Savaşı'nın tanınmış deniz komutanlarından Commodore David Porter'dı. Porter, 1831'de İstanbul'a geldi ve önce maslahatgüzar, ardından orta elçi (minister resident) olarak görev yaptı. Porter, on iki yıl boyunca İstanbul'da kaldı ve 1843'te burada hayatını kaybetti. Porter'ın İstanbul'dan gönderdiği raporlar, ABD Ulusal Arşivleri'nde korunur ve 1830'lu yılların Osmanlı başkenti hakkında değerli bilgiler sunar.
1830 antlaşmasını onaylayan ABD Başkanı Andrew Jackson
1830 antlaşmasını onaylayan ABD Başkanı Andrew JacksonGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Popular Graphic Arts. Dosya sayfası

NARA'daki belgeler

ABD Ulusal Arşivleri (National Archives and Records Administration, NARA), Washington'da ve Maryland'deki College Park'ta bulunan binalarında ABD hükûmetinin belgelerini korur. 1830 Antlaşması'nın ABD nüshası, ABD'nin imzaladığı uluslararası antlaşmaların koleksiyonunda yer alır. Bu koleksiyonda, ABD'nin Osmanlı ile sonraki yıllarda imzaladığı antlaşmalar da bulunur. Ayrıca ABD Dışişleri Bakanlığı'nın İstanbul'daki elçilik ve konsolosluklarla yaptığı yazışmalar da NARA'da korunur.
Tarih notu
Kronoloji:
1820'ler: ABD, Osmanlı ile antlaşma için girişimlerde bulunur.
1827: Navarin baskını.
1829: Charles Rhind özel temsilci olarak atanır.
7 Mayıs 1830: Antlaşma İstanbul'da imzalanır.
Şubat 1831: ABD Senatosu gizli maddeyi reddeder.
1831: Henry Eckford İstanbul'a gelir; David Porter İstanbul'a gelir.
Ekim 1831: Onay belgeleri karşılıklı verilir.
1832: Eckford İstanbul'da ölür.
1843: Porter İstanbul'da ölür.

Okyanusun iki yakasındaki bir imza

1830 Antlaşması, ABD ile Osmanlı arasındaki ilişkilerin başlangıç noktasıdır. Bu antlaşma, o dönemde Avrupa'nın büyük devletlerinin gölgesinde kalan genç bir cumhuriyet ile köklü bir imparatorluk arasında kurulan ilk resmî bağdı. Antlaşmanın arka planında hem ticaret hem de Navarin'den sonra donanmasını yeniden kurmak isteyen Osmanlı'nın arayışları bulunuyordu.

Gizli maddenin reddedilmesi, ABD'nin dış politikasındaki tarafsızlık ilkesinin erken bir yansımasıdır. Ancak Eckford'un İstanbul'daki çalışmaları, resmî politikanın ötesinde kişisel girişimlerin de ilişkileri şekillendirdiğini gösterir. Bugün Washington'daki arşivde duran antlaşma nüshası ve İstanbul'daki arşivlerde bulunan kayıtlar, iki ülke arasında yaklaşık iki yüz yıl önce başlayan ilişkinin ilk sayfasını oluşturur.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap