Romani'den sonra çölde bir kuyu
Ağustos 1916'nın ilk günlerinde Sina Yarımadası'nda, Süveyş Kanalı'nın yaklaşık 35 kilometre doğusundaki Romani kum tepelerinde İkinci Kanal Harekâtı'nın kaderi belirlendi. 3-5 Ağustos'taki Romani Muharebesi'nde Osmanlı ve Alman birliklerinden oluşan kuvvet kanala ulaşamadı ve doğuya, El Ariş yönüne çekilmeye başladı. İngiliz tarafı bu çekilişi bir takip harekâtıyla bozguna çevirmek istedi. Takibin en sert çarpışması, Romani'nin yaklaşık 35 kilometre doğusundaki Bir el Abd kuyusu çevresinde, 9 Ağustos 1916'da yaşandı.Gün boyu süren saldırı ve karşı saldırılardan sonra Anzak Atlı Tümeni komutanı Tümgeneral Harry Chauvel akşamüstü genel geri çekilme emri verdi. Muharebe alanı Osmanlı kuvvetinin elinde kaldı. Bir el Abd, yenilmiş sayılan bir kuvvetin artçı savaşıyla takip edeni durdurabildiğini gösteren bir çarpışma olarak Sina cephesinin dikkat çekici sayfalarından biridir.

Tarih notu
Kronoloji: 3-5 Ağustos 1916 Romani Muharebesi; 5-6 Ağustos Osmanlı kuvvetinin doğuya çekilmesi; 7 Ağustos Yeni Zelanda Atlı Tüfek Tugayı'nın Oğratina'da artçıya rastlaması; 8 Ağustos sabahı artçının gece çekildiğinin görülmesi ve Bir el Abd doğusundaki sırtlarda bulunması; 9 Ağustos saat 04.00 Anzak taarruzunun başlaması; 9 Ağustos saat 17.30 Chauvel'in genel geri çekilme emri; 12 Ağustos Osmanlı kuvvetinin Bir el Abd'den doğuya çekilmesi.
Takipteki tümen: yorgun atlar, eksik tugaylar
Romani'deki başarı İngiliz İmparatorluğu kuvvetlerini de yormuştu. Çarpışmanın yükünü taşıyan 1. ve 2. Hafif Süvari tugayları dinlenmek üzere Romani ve Etmaler'e gönderildi. Anzak Atlı Tümeni'nin geri kalanı, emrine verilen 5. Atlı Tugay ile birlikte çekilen kuvveti izlemekle görevlendirildi. Çöl, atlı birlikler için hem fırsat hem tuzaktı. Hızlı hareket sağlıyor, ancak kuyulardan uzaklaşıldığında hayvanlar ve askerler susuzlukla yüz yüze geliyordu.Osmanlı kuvveti Sina çölünü geçerken yol boyunca sağlam savunma mevzileri hazırlamıştı. Geri çekilirken bu mevzilerden yararlandı. 7 Ağustos'ta takibin başını çeken Yeni Zelanda Atlı Tüfek Tugayı, Oğratina'da Osmanlı artçısına rastladı. Sol kanattan dolanma denemesi, karşı koymanın güçlü olması yüzünden sonuçsuz kaldı. Ertesi sabah keşif kolları artçının gece çekildiğini gördü ve onu yeniden, Bir el Abd'in doğusundaki yüksek arazide, El Ariş yolu üzerinde buldu.
Tümen karargâhı, 5. Atlı ve Yeni Zelanda tugayları o geceyi Oğratina'da geçirdi. Dinlenmeye gönderilen 1. ve 2. tugaylar insan gücü açısından o kadar eksikti ki ikisinden tek bir karma tugay kurulmak zorunda kalındı. 9 Ağustos planı şöyleydi: Yeni Zelanda Tugayı merkezden doğrudan mevzilere saldıracak, karma tugay solda, mevzilerin kuzeydoğusundaki bir noktaya yönelecek, 3. Hafif Süvari Tugayı sağda Osmanlı hattının arkasına dolanıp çekilme yolunu kesecek, 5. Atlı Tugay yedekte kalacaktı.
Ek bilgi
Bir el Abd'deki Osmanlı mevzileri iyi kazılmış siperler ve tabyalardan oluşuyordu ve yaklaşma yollarını yukarıdan görüyordu. Romani'den sonraki birkaç günde kuvvet ikmal almış ve takviye edilmişti. Sayısı yaklaşık 6.000 kişiye ulaşmıştı; bu, Chauvel'in o gün sahaya sürebildiği kuvvetin iki katı kadardı. Dağ topları ve obüslerle desteklenen mevzilerde makineli tüfekleri Alman, topları ise Avusturya-Macaristan birlikleri kullanıyordu.
Sabah 04.00: Yeni Zelandalıların sırtı
Yeni Zelanda Tugayı saat 04.00'te ilerlemeye başladı. Aynı saatte 3. Tugay güneydeki bir tabyaya yöneldi. Karma tugay ancak bir saat sonra yola çıkabildi ve kuyudan Bardavil Gölü'ne uzanan bir siper sistemiyle karşılaştı. Topçu ve makineli tüfek ateşi atlar için tehlikeli hâle gelince süvariler atlarından indi ve yaya devam etti. Ancak ilerleyiş kesintisiz bir hat hâlinde değildi: Yeni Zelandalılar ile karma tugay arasında 700 metreyi aşan, 3. Tugay ile Yeni Zelandalılar arasında ise bir buçuk kilometreyi bulan boşluklar vardı.Yeni Zelanda Tugayı kuyuya ve Osmanlı mevzilerine bakan bir yükseltiye ulaştı. Bir saat sonra Osmanlı askerleri siperlerden çıkıp süngü takarak iki kol hâlinde karşı taarruza geçti. İlk saldırı Yeni Zelandalıların makineli tüfekleri ve Somerset Bataryası'nın ateşi karşısında durdu. Yarım saat sonra ikinci saldırı geldi. Saat 07.00'de Osmanlı birlikleri Yeni Zelandalılarla karma tugay arasındaki boşluğu fark etmiş ve buraya yüklenmeye başlamıştı.

Öğle: Hilal biçiminde bir hat ve uzayan menzil
Yeni Zelanda Tugayı'nın iki alayı bir ara Osmanlı mevzilerine girecek gibi göründü. Ancak kuzeyde ve güneyde diğer tugaylar olduğu yerde kalmıştı. Osmanlı topçu ateşi giderek arttı. Saat 10.30'da Chauvel, bataryaların yerini tespit etmek için hava desteği istedi. Sorun, Osmanlı ve Avusturya toplarının çapının İngiliz toplarından büyük olması ve menzillerinin daha uzun olmasıydı. Chauvel yedekteki Warwickshire Yeomanry Alayı'nı karma tugayın yardımına gönderdi.Saat 11.30'da Anzak Atlı Tümeni, Osmanlı mevzilerinin çevresinde yaklaşık beş kilometrelik hilal biçiminde bir hatta yayılmıştı. Gözcüler Osmanlı deve kervanlarının doğuya doğru yola çıktığını görüyordu. Yarım saat sonra Osmanlı kuvveti bütün hat boyunca karşı taarruza geçti. Bir mermi Ayrshire Bataryası'nın cephane arabasına düştü; dört asker öldü, birkaç asker yaralandı, 37 at telef oldu. Dalgalar hâlinde ilerleyen Osmanlı birlikleri önce Yeni Zelandalılara, sonra karma tugaya yüklendi. Karma tugayı takviye eden Warwickshire Yeomanry tek başına üç Osmanlı taburunu karşılamak zorunda kaldı. 3. Tugay da saldırı altındaydı ve Chauvel'e hattı yarma şansının çok az olduğunu bildirdi.
Akşamüstü: "Genel geri çekilme"
Saat 14.00'te kuzeyde karma tugay geri itiliyor, onu destekleyen Ayrshire Bataryası ele geçirilme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyordu. Chauvel son yedeklerini buraya sürdü ve toplar kurtarıldı. Bu andan sonra Anzak hattının her yerinde geri çekilme başladı. Saat 15.00'te Chauvel tümene yeniden taarruz emri verdi ama ilerleme sağlanamadı. Saat 16.30'da kuzeyde 2.000-3.000 kişilik bir Osmanlı kuvveti karma tugaya saldırdı ve Anzak hatlarının birkaç yüz metre yakınına kadar geldi. Yanlarındaki iki tugay geri çekilince Yeni Zelanda Tugayı iki yönden ateş altında kaldı.Saat 17.00'de Osmanlı kuvveti güçlü bir karşı taarruza geçti. 9. Hafif Süvari Alayı'nın bir bölüğü yaralılarını kurtarmak için düşmanı 50 metreye kadar bekledi ve sonunda üç yaralısını geride bırakarak çekildi. Saat 17.30'da göğüs göğüse çarpışma tehlikesi belirince Chauvel "genel geri çekilme" emrini verdi. Bölükler birbirini koruyarak sıçramalarla önce at hatlarına, oradan güvenli bölgeye çekildi.
Dikkat: yanlış bilinen
Kayıplar: Anzak Atlı Tümeni bu muharebede 73 ölü, 243 yaralı ve 6 kayıp verdi. Osmanlı tarafının yalnız Bir el Abd'deki kaybı ayrıca hesaplanmamıştır. Ancak Sina'ya giren yaklaşık 18.000 kişilik kuvvetin, harekâtın tamamında yarısından fazlasını kaybettiği bilinir. Osmanlı kuvveti 12 Ağustos'ta Bir el Abd'den de doğuya, El Ariş yönüne çekildi.

Çekilen ordunun durdurduğu takip
Bir el Abd, savaş tarihlerinde çoğu zaman Romani'nin gölgesinde kalır. Oysa iki muharebe birbirinin tamamlayıcısıdır. Romani, kanala yönelen taarruzun sonunu getirdi. Bir el Abd ise geri çekilen bu kuvvetin dağılmadığını, düzenli bir artçı savaşıyla takip edeni durdurabildiğini gösterdi. Romani'den sonra kendini yenik sayması beklenen bir birlik, birkaç gün içinde ikmal alıp mevzilerini güçlendirmiş, sayıca üstün olduğu bir noktada karşı taarruzla sahayı elde tutmuştu.Anzak tarafında yaşanan sorunlar da öğreticidir. Tugaylar arasındaki boşluklar, menzili daha uzun düşman topçusu ve sıcakta yorulan atlar, atlı birliklerin çölde ne kadar kırılgan olabileceğini gösterdi. Chauvel'in kayıpları büyümeden geri çekilme kararı, tümenin sonraki aylarda Magdaba ve Refah'ta yeniden ön plana çıkmasını sağladı. Osmanlı kuvveti ise El Ariş'e çekildi ve İngiliz demiryolu ile su borusu doğuya doğru ilerledikçe Sina'daki savunma kademeli olarak Gazze-Birüssebi hattına kaydı.
Bu yüzden Bir el Abd'i bir zafer ya da bir yenilgi etiketiyle değil, bir dengenin işareti olarak okumak gerekir. Sina'da artık hızlı ve kesin sonuçlu çarpışma dönemi kapanıyor, suyun, demiryolunun ve ikmalin belirlediği uzun bir ilerleyiş dönemi başlıyordu.