İçeriğe geç
Giriş yap
0

Mecelle (1869–1876): Ahmed Cevdet Paşa ve İslam hukukunun ilk resmî kanunlaştırılması

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1
Mecelle ya da tam adıyla Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, 1869–1876 yılları arasında hazırlanan ve İslam hukukunun, özellikle de Hanefi mezhebinin borçlar, alım satım, kira, şirket, dava ve ispat gibi konulardaki hükümlerini madde madde düzenleyen bir kanun kitabıdır. Mecelle, İslam dünyasında hukuk kurallarının resmî bir kanun hâlinde düzenlendiği ilk büyük çalışma olarak kabul edilir. Hazırlık çalışmalarını, döneminin önde gelen hukukçusu ve tarihçisi Ahmed Cevdet Paşa'nın başkanlığında toplanan bir heyet yürüttü. Mecelle, on altı kitap ve 1851 maddeden oluşuyordu. Başında, hukukun genel ilkelerini özetleyen doksan dokuz "kaide" yer alıyordu. Mecelle, Osmanlı Devleti'nde ve ondan ayrılan birçok ülkede uzun yıllar yürürlükte kaldı. Türkiye'de 1926'da Medeni Kanun'un ve Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle kaldırıldı.
Mecelle Cemiyeti'nin başkanı Ahmed Cevdet Paşa'nın portresi
Mecelle Cemiyeti'nin başkanı Ahmed Cevdet Paşa'nın portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Mecelle'den önce: Osmanlı'da hukuk ve mahkemeler

Osmanlı Devleti'nde hukuk, uzun süre iki kaynağa dayanıyordu: şer'i hukuk ve örfi hukuk. Şer'i hukuk, İslam hukukunun kurallarına dayanıyordu ve kadılar tarafından uygulanıyordu. Kadılar, fıkıh kitaplarından ve fetvalardan yararlanarak karar veriyordu. Örfi hukuk ise padişahların çıkardığı kanunnameler aracılığıyla, özellikle toprak, vergi ve ceza gibi alanlarda düzenlemeler yapıyordu.

Tanzimat'la birlikte hukuk alanında önemli değişiklikler oldu. 1840'ta ve 1858'de yeni ceza kanunları, 1850'de bir ticaret kanunu çıkarıldı. Bu ticaret kanunu, büyük ölçüde Fransız ticaret kanunundan alınmıştı. 1860'larda Nizamiye mahkemeleri adı verilen yeni mahkemeler kuruldu. Bu mahkemelerde Müslüman ve gayrimüslim hâkimler birlikte görev yapıyordu. Ancak bu mahkemelerde uygulanacak bir medeni hukuk kanunu yoktu. Hâkimlerin bir kısmı fıkıh bilgisine sahip değildi; bu nedenle onların kolayca başvurabileceği, madde madde düzenlenmiş bir kanun kitabına ihtiyaç duyuldu.
Ek bilgi
Fransız Medeni Kanunu tartışması: Mecelle'nin hazırlanmasından önce Osmanlı yönetiminde, Fransız Medeni Kanunu'nun, yani Napolyon Kanunu'nun Türkçeye çevrilerek uygulanması fikri de tartışıldı. Âli Paşa gibi bazı devlet adamları bu fikre yakın dururken, Ahmed Cevdet Paşa ve diğer bazı devlet adamları, İslam hukukunun zengin birikimine dayanarak yerli bir kanun hazırlanması gerektiğini savundu. Sonunda ikinci görüş kabul edildi. Bu tercih, Osmanlı modernleşmesinde geleneksel hukuk kaynaklarını modern biçimlerle birleştirme çabasının bir örneği olarak görülür.

Mecelle Cemiyeti ve hazırlık süreci

Mecelle'yi hazırlamak üzere 1869'da Ahmed Cevdet Paşa'nın başkanlığında Mecelle Cemiyeti adı verilen bir heyet kuruldu. Heyette fıkıh bilgisi derin âlimler ve hukukçular yer alıyordu. Heyet, Hanefi mezhebinin ana eserlerini tarayarak muamelat, yani insanlar arası ilişkiler konusundaki hükümleri bir araya getirdi. Hükümler, modern kanunlarda olduğu gibi kısa, açık ve numaralı maddeler hâlinde yazıldı. Her kitap tamamlandığında padişahın onayıyla yürürlüğe girdi.

Mecelle'nin ilk kitabı 1869'da, son kitabı ise 1876'da yürürlüğe girdi. Hazırlık sürecinde Ahmed Cevdet Paşa bir süre görevden uzaklaştırıldı ve heyetin çalışmaları kesintiye uğradı; ancak daha sonra yeniden göreve getirildi. Mecelle'nin hazırlanması, yedi yıl süren bir çalışmanın sonucu oldu.
Ahmed Cevdet Paşa'nın bir başka portresi
Ahmed Cevdet Paşa'nın bir başka portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Abdullah frères. Dosya sayfası

Mecelle'nin yapısı

Mecelle, bir mukaddime ve on altı kitaptan oluşuyordu. Kitaplar şu konuları düzenliyordu:
  • Büyu (alım satım)
  • İcare (kira)
  • Kefalet (kefillik)
  • Havale
  • Rehin
  • Emanet
  • Hibe (bağış)
  • Gasp ve itlaf (el koyma ve zarar verme)
  • Hacr, ikrah ve şuf'a (kısıtlılık, zorlama ve önalım hakkı)
  • Şirketler
  • Vekâlet
  • Sulh ve ibra (uzlaşma ve aklama)
  • İkrar
  • Dava
  • Beyyinat ve tahlif (ispat ve yemin)
  • Kaza (yargılama)
Mecelle'nin dikkat çekici bir yönü, aile hukuku ve miras hukuku gibi konuları kapsamamasıdır. Bu alanlar, şer'i mahkemelerde fıkıh kitaplarına dayanılarak düzenlenmeye devam etti. 1917'de çıkarılan Hukuk-ı Aile Kararnamesi, aile hukuku alanında da bir kanunlaştırma girişimi oldu.
Dikkat: yanlış bilinen
Doksan dokuz kaide: Mecelle'nin başındaki doksan dokuz külli kaide, hukukun genel ilkelerini kısa cümlelerle özetler. Bu kaidelerden bazıları bugün de hukukçular arasında sıkça kullanılır. Örneğin "Zarar izale olunur" (zarar giderilir), "Meşakkat teysiri celbeder" (zorluk kolaylığı getirir) ve "Ezmanın tagayyürü ile ahkâmın tagayyürü inkâr olunamaz" (zamanın değişmesiyle hükümlerin değişmesi inkâr edilemez) gibi kaideler, Mecelle'nin hukuk felsefesini yansıtır. Bu kaidelerin büyük bölümü, Mecelle'den önce de fıkıh eserlerinde yer alıyordu; Mecelle, bunları derleyerek bir araya getirdi.

Ahmed Cevdet Paşa

Ahmed Cevdet Paşa, 1822'de Lofça'da (bugün Bulgaristan'da) doğdu. İstanbul'da medrese eğitimi aldı ve genç yaşta müderris oldu. Tanzimat devlet adamı Mustafa Reşid Paşa ile tanışması, onun devlet hizmetine girmesini sağladı. Encümen-i Daniş üyeliği, vakanüvislik, Adliye Nazırlığı, Maarif Nazırlığı ve valilik gibi birçok görevde bulundu. Ahmed Cevdet Paşa, aynı zamanda önemli bir tarihçiydi; on iki ciltlik "Tarih-i Cevdet" adlı eseri, 1774–1826 yılları arasındaki Osmanlı tarihini anlatır. Ayrıca Fuad Paşa ile birlikte "Kavaid-i Osmaniye" adlı bir Türkçe dil bilgisi kitabı yazdı. Ahmed Cevdet Paşa 1895'te İstanbul'da öldü. Kızı Fatma Aliye Hanım, Türk edebiyatının ilk kadın romancılarından biri olarak tanınır.
Ahmed Cevdet Paşa'nın kitaplık mührü
Ahmed Cevdet Paşa'nın kitaplık mührüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: günay kut,. Dosya sayfası

Mecelle'nin yayılması ve sonu

Mecelle, Osmanlı Devleti'nin bütün topraklarında uygulandı. Osmanlı'dan ayrılan birçok ülkede de uzun yıllar yürürlükte kaldı. Bosna-Hersek, Kıbrıs, Arnavutluk, Irak, Suriye, Lübnan, Ürdün, Filistin ve İsrail'de Mecelle'nin hükümleri farklı sürelerle uygulandı. Kıbrıs'ta İngiliz yönetimi döneminde de bazı hükümleri yürürlükte kaldı. İsrail'de Mecelle'nin son hükümleri 1984'te yürürlükten kaldırıldı. Ürdün'de ise 1976'da yeni bir medeni kanun kabul edilene kadar uygulandı.

Türkiye'de Mecelle, 4 Ekim 1926'da İsviçre Medeni Kanunu'ndan uyarlanan Türk Medeni Kanunu'nun ve Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle kaldırıldı. Ancak Mecelle'nin bazı kavramları ve ilkeleri, Türk hukuk dilinde ve hukuk düşüncesinde varlığını sürdürdü.
Tarih notu
Kronoloji:
1822: Ahmed Cevdet Paşa Lofça'da doğar.
1850: Ticaret Kanunu çıkarılır.
1868: Divan-ı Ahkâm-ı Adliye kurulur.
1869: Mecelle Cemiyeti kurulur; ilk kitap yürürlüğe girer.
1876: Mecelle'nin son kitabı yürürlüğe girer.
1895: Ahmed Cevdet Paşa ölür.
1917: Hukuk-ı Aile Kararnamesi.
4 Ekim 1926: Türk Medeni Kanunu yürürlüğe girer; Mecelle kaldırılır.
1984: İsrail'de Mecelle'nin son hükümleri kaldırılır.

Gelenekle yenilik arasında bir köprü

Mecelle, Osmanlı modernleşmesinin en özgün başarılarından biridir. Devlet, Avrupa'dan bir medeni kanun çevirmek yerine, yüzyılların birikimiyle oluşmuş İslam hukukunu modern bir kanun biçimine kavuşturmayı tercih etti. Bu tercih, modernleşmenin her zaman Avrupa'dan bir şey almakla sınırlı olmadığını, kendi geleneğini yeni bir biçimde sunmanın da mümkün olduğunu gösterdi.

Mecelle'nin bir yüzyılı aşkın bir süre boyunca birçok ülkede yürürlükte kalması, bu çalışmanın ne kadar sağlam hazırlandığının bir göstergesidir. Ahmed Cevdet Paşa ve heyetinin hazırladığı maddeler, bugün hâlâ hukuk tarihçileri tarafından incelenmekte ve hukuk fakültelerinde okutulmaktadır. Doksan dokuz kaidenin bazıları ise Türkçenin günlük diline de girmiş, hukuk kuralı olmaktan çıkıp birer hayat düsturuna dönüşmüştür.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap