Mekteb-i Sultani, 1 Eylül 1868'de İstanbul'da, Beyoğlu'ndaki Galatasaray'da açılan ve bugün Galatasaray Lisesi olarak eğitim vermeye devam eden okuldur. Okul, Osmanlı Devleti ile Fransa arasında yapılan bir iş birliğiyle kuruldu. Eğitim dili büyük ölçüde Fransızcaydı; öğretmenlerin önemli bir kısmı Fransız'dı ve okulun programı Fransız liselerinin programına benziyordu. Okulun en dikkat çekici özelliği, Müslüman ve gayrimüslim öğrencileri aynı sınıflarda bir araya getirmesiydi. Bu yönüyle Mekteb-i Sultani, Tanzimat ve Islahat dönemlerinde geliştirilen Osmanlıcılık düşüncesinin eğitimdeki en somut uygulaması olarak kabul edilir. Okulun ilk müdürü Fransız eğitimci Ernest de Salve idi. Mekteb-i Sultani, Osmanlı'nın son yarım yüzyılında birçok devlet adamı, diplomat, yazar ve sanatçı yetiştirdi ve Cumhuriyet döneminde de Türkiye'nin en köklü eğitim kurumlarından biri olarak varlığını sürdürdü. Galatasaray Lisesi'nin tarihî binasını gösteren eski bir tasvirGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Nicoleon. Dosya sayfası
Okulun kuruluş arka planı
1860'ların ortasında Osmanlı eğitim sistemi, yeni ihtiyaçları karşılamakta zorlanıyordu. Rüştiyeler ve askerî okullar açılmış, ancak devletin ihtiyaç duyduğu, yabancı dil bilen, modern bilgilerle donanmış memurları yetiştirecek bir orta öğretim kurumu henüz kurulamamıştı. Ayrıca farklı dinlerden ve topluluklardan öğrenciler genellikle kendi cemaat okullarında eğitim görüyor, farklı toplulukların gençleri birbirlerini yakından tanıma fırsatı bulamıyordu.
Fransa, 1867'de Osmanlı Devleti'ne eğitim alanında bir dizi öneri sundu. Bu önerilerde, farklı dinlerden öğrencilerin birlikte eğitim göreceği, Fransızca eğitim veren bir lise kurulması da yer alıyordu. SadrazamÂli Paşa ve Hariciye NazırıFuad Paşa, bu öneriyi Osmanlıcılık politikasıyla uyumlu buldu. Fransız Eğitim Bakanı Victor Duruy da projeyi destekledi. Böylece 1868'de Galatasaray'daki eski Enderun mektebi binasında yeni okul açıldı.
Ek bilgi
Galatasaray'ın eski geçmişi: Mekteb-i Sultani'nin açıldığı yerde, Sultan II. Bayezid döneminde, 1481'de kurulan Galata Sarayı Enderun Mektebi bulunuyordu. Bu mektep, saray için devlet görevlileri yetiştiren bir kurumdu. Galatasaray Lisesi, kuruluş tarihini sembolik olarak bu Enderun mektebine kadar götürür. 1868'de açılan Mekteb-i Sultani ise kendi kurumsal kimliği, programı ve öğrenci yapısıyla yeni bir okuldu. Bu iki geçmiş, okulun hafızasında iç içe yaşar.
Eğitim programı ve öğretmenler
Mekteb-i Sultani'nin programı, Fransız liselerinin programı örnek alınarak hazırlandı. Dersler arasında Türkçe, Fransızca, Latince, Yunanca, Arapça, Farsça, tarih, coğrafya, matematik, fizik, kimya, felsefe ve hukuk gibi dersler bulunuyordu. Derslerin çoğu Fransızca veriliyordu; ancak Türkçe ve din dersleri de programda yer alıyordu. Müslüman öğrenciler için din dersleri ayrıca veriliyor, gayrimüslim öğrenciler de kendi din eğitimlerini alabiliyordu.
Okulun öğretmenleri arasında Fransız eğitimcilerin yanı sıra Osmanlı ve farklı ülkelerden öğretmenler vardı. Okulun ilk yıllarında Fransız müdürler görev yaptı. Okulun yatılı bir yapısı vardı; öğrenciler okulda kalıyor, disiplinli bir günlük düzen içinde yaşıyordu. Galatasaray Lisesi müzesinde sergilenen okulun tarihine ait objelerGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Sultaniman. Dosya sayfası
Öğrenci yapısı ve tepkiler
Mekteb-i Sultani'nin ilk yılında yaklaşık üç yüz öğrenci kayıt yaptırdı. Öğrenciler arasında Müslüman Türkler, Rumlar, Ermeniler, Bulgarlar, Yahudiler ve Katolikler bulunuyordu. Bu karma öğrenci yapısı, okulun kuruluş amacını yansıtıyordu. Ancak okul, açıldığı ilk yıllarda farklı çevrelerden tepkiler aldı. Bazı Müslüman çevreler, okulda Fransızca eğitim verilmesine ve öğretmenlerin çoğunun yabancı olmasına karşı çıktı. Bazı gayrimüslim cemaat liderleri ise kendi okulları yerine bu okula öğrenci gönderilmesinin cemaat kimliğini zayıflatacağından endişe etti. Rum Ortodoks Patrikhanesi ve Katolik çevreler, okula başlangıçta mesafeli durdu. Rusya da Ortodoks öğrencilerin bu okula gitmesinden memnun değildi.
Dikkat: yanlış bilinen
Okulun dönüşümü: Mekteb-i Sultani, sonraki yıllarda birkaç kez yapı değiştirdi. 1870'lerde mali sıkıntılar ve siyasi gelişmeler nedeniyle okulun Fransız müdürleri ayrıldı ve okulun yönetimi Osmanlı yöneticilerine geçti. Bu süreçte Müslüman öğrencilerin oranı arttı. II. Abdülhamid döneminde ve sonrasında okulun yönetimi Osmanlı müdürlere bırakıldı; II. Meşrutiyet'ten sonra şair Tevfik Fikret de bir süre okulun müdürlüğünü üstlendi. Böylece okul, zamanla daha çok Osmanlı aydınlarının yetiştiği bir kuruma dönüştü.
Okulun yetiştirdiği isimler
Mekteb-i Sultani, Osmanlı'nın son döneminde ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında birçok önemli ismin yetiştiği bir okul oldu. Okuldan mezun olan veya okulda eğitim gören isimler arasında şair Tevfik Fikret (aynı zamanda okulun müdürlüğünü yaptı) ve Ahmet Haşim gibi edebiyatçılar bulunur. Ayrıca okul, birçok diplomat, sadrazam, nazır ve bürokrat yetiştirdi. Okulun Cumhuriyet dönemindeki mezunları arasında da devlet adamları, sanatçılar ve bilim insanları yer aldı.
Galatasaray Spor Kulübü ile ilişki
Mekteb-i Sultani'nin dünyada en çok bilinen mirası, belki de okul öğrencileri tarafından kurulan Galatasaray Spor Kulübü'dür. Kulüp, 1905'te okul öğrencisi Ali Sami Yen ve arkadaşları tarafından kuruldu. Kulübün renkleri olan sarı ve kırmızı, okulun renklerinden ilham alır. Kulübün kuruluşu, okulda gelişen spor kültürünün bir sonucuydu. Okulun öğrencileri, İstanbul'daki İngiliz ve diğer yabancı topluluklara ait takımlara karşı oynamak için bir futbol takımı kurdu. Bugün Galatasaray, Türkiye'nin en büyük spor kulüplerinden biridir ve okul ile kulüp arasındaki bağ hâlâ sürmektedir.
Cumhuriyet döneminde Galatasaray
Cumhuriyet'in ilanından sonra okulun adı Galatasaray Lisesi olarak değiştirildi. Okul, Fransızca eğitim geleneğini sürdürdü. 1992'de Türkiye ile Fransa arasında yapılan bir antlaşmayla Galatasaray Üniversitesi kuruldu ve lise bu üniversitenin bir parçası hâline geldi. Bugün Galatasaray Lisesi, hem eğitim kalitesi hem de tarihî binası ve köklü gelenekleriyle Türkiye'nin en saygın okullarından biri olarak tanınır. Okulun Beyoğlu'ndaki binası, 1907'de yaşanan büyük yangından sonra 1908'de yeniden inşa edildi. Beyoğlu'ndaki Galatasaray Lisesi binasının bugünkü görünümüGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: EpicureanCat. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 1481: Galata Sarayı Enderun Mektebi kurulur. 1867: Fransa eğitim alanında öneriler sunar. 1 Eylül 1868: Mekteb-i Sultani açılır. 1870'ler: Okulun yönetimi Osmanlı yöneticilerine geçer. 1894–1896: Tevfik Fikret okulda öğretmenlik yapar. 1905: Galatasaray Spor Kulübü kurulur. 1907: Okul binası yangında zarar görür. 1909–1911: Tevfik Fikret okul müdürü olur. 1923: Okulun adı Galatasaray Lisesi olur. 1992: Galatasaray Üniversitesi kurulur.
Aynı sırada oturmak
Mekteb-i Sultani, çok dinli ve çok dilli bir imparatorlukta, farklı toplulukların gençlerini aynı sıralarda bir araya getirme cesaretini gösteren bir okuldu. Bu cesaret, başlangıçta farklı çevrelerden itirazlarla karşılaştı; ancak okul, zamanla kendi geleneğini yarattı. Okulun koridorlarında yetişen gençler, farklı dinlerden ve kökenlerden arkadaşlarıyla aynı derslere girdi, aynı kitapları okudu ve aynı oyunları oynadı.
Galatasaray'ın hikâyesi, eğitimin bir toplumu nasıl dönüştürebileceğinin ve aynı zamanda siyasi gelişmelerin eğitimi nasıl etkileyebileceğinin bir örneğidir. Osmanlıcılık ideali, sonraki yıllarda milliyetçi hareketlerin yükselişiyle zayıfladı; ancak okulun bu ideali yansıtan ortak eğitim deneyimi, yüz elli yılı aşkın bir süredir yaşamaya devam ediyor. Bugün Beyoğlu'ndaki tarihî kapıdan geçen öğrenciler, farkında olsunlar ya da olmasınlar, bu uzun geleneğin taşıyıcılarıdır.