İçeriğe geç
Giriş yap
0

Emanullah Han'ın Türkiye ziyareti (20 Mayıs - 2 Haziran 1928): Ankara antlaşmasından Darülfünun'a

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Bir kralın Ankara'ya gelişi

20 Mayıs 1928'de Ankara, Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki en dikkat çekici yabancı ziyaretlerinden birine sahne oldu. Afganistan Kralı Emanullah Han ve eşi Kraliçe Süreyya, aylardır süren Avrupa gezisinin son duraklarından biri olarak Türkiye'ye geldiler. Kral çift Ankara'da Gazi Mustafa Kemal ve hükümet üyeleri tarafından karşılandı. Ziyaretin en önemli sonucu, 25 Mayıs 1928'de Ankara'da imzalanan Türkiye-Afganistan Dostluk ve İşbirliği Antlaşması oldu.

Bu yazıda ziyaretin arka planını, Ankara'da imzalanan antlaşmanın içeriğini, kral çiftin İstanbul'daki programını ve ziyaretin Afganistan'daki yankılarını anlatıyoruz.
Servet-i Fünun dergisinin 31 Mayıs 1928 sayısında Mustafa Kemal, Afgan Kralı ve Kraliçesi ile birlikte
Servet-i Fünun dergisinin 31 Mayıs 1928 sayısında Mustafa Kemal, Afgan Kralı ve Kraliçesi ile birlikteGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Servet-i Fünun Dergisi. Dosya sayfası

Emanullah Han kimdi?

Emanullah Han 1 Haziran 1892'de Kâbil yakınlarındaki Pagman'da doğdu. Emir Habibullah Han'ın oğluydu. Babasının Şubat 1919'da öldürülmesinin ardından Kâbil'deki hazineyi ve orduyu denetimine alarak 28 Şubat 1919'da emirliğini ilan etti. Aynı yıl yaşanan Üçüncü İngiliz-Afgan Savaşı'nın ardından Afganistan'ın tam bağımsızlığı kabul edildi. Emanullah Han 1926'dan itibaren "kral" unvanını kullandı.

Hükümdarlığı boyunca ülkesini hızla yenileştirmek için kapsamlı reformlar başlattı. 9 Nisan 1923'te yayımlanan ve Afganistan'ın ilk anayasası sayılan nizamname, kızlar ve genç kadınlar için okullar açılmasını ve ilköğretimin zorunlu hale getirilmesini öngörüyordu. Kölelik kaldırıldı, kadınlara evlilikte eş seçme hakkı tanındı, küçük yaştaki kızların evlendirilmesi yasaklandı. Bu reformların hazırlanmasında kayınpederi ve Dışişleri Bakanı Mahmud Tarzi'nin büyük payı vardı.
Tarih notu
Türkiye ile Afganistan arasındaki ilk resmî antlaşma, 1 Mart 1921'de Moskova'da imzalanan ittifak antlaşmasıydı. Bu metin, TBMM Hükümeti'nin dış dünyayla yaptığı ilk antlaşmalardan biriydi. Antlaşmada Türkiye, Afganistan'a kültür alanında yardım etmeyi, öğretmen ve subay göndermeyi üstlenmişti.

1921'den 1928'e iki ülke

1921 antlaşmasının hemen ardından Sultan Ahmet Han, Afganistan'ın Türkiye elçisi olarak atandı. Antlaşmanın yedinci ve sekizinci maddeleri, iki ülkenin eğitim ve ticaret konularında birbirine bilgi vermesini ve Türkiye'nin Afganistan'a en az beş yıl görev yapacak öğretmen ve subaylar göndermesini öngörüyordu. Bu hükümler kâğıt üzerinde kalmadı. 1920'ler boyunca Türk subayları ve öğretmenleri Afganistan'da görev yaptı; Afgan subayları da Türk ordusunda staj görmeye başladı.

Afgan öğrencilerin Türk okullarına gelişi de bu dönemde başladı. 1928 tarihli bir resmî yazıda Türkiye'de okuyan Afgan öğrenci sayısı 29 olarak veriliyor ve öğrencilerin İstanbul'daki Balmumcu Çiftliği Yatı Mektebi'nde okudukları belirtiliyordu. İki ülkenin de yabancı işgaline ya da baskısına karşı mücadele etmiş olması, aralarındaki siyasi yakınlığın eğitim ve askerlik alanlarına da yansımasını kolaylaştırdı.

Avrupa gezisinin bir durağı

Emanullah Han, Aralık 1927'de başladığı uzun bir dış geziye çıkmıştı. Kral çift Mısır'dan sonra İtalya'yı, Fransa'yı, Belçika'yı, İsviçre'yi, Almanya'yı ve İngiltere'yi ziyaret etti. Paris'te Cumhurbaşkanı Gaston Doumergue ile görüştüler, Berlin'de ve İngiltere'deki sanayi şehirlerinde fabrikaları gezdiler. Avrupa basını, yüzü açık dolaşan ve resmî törenlere katılan Kraliçe Süreyya'ya büyük ilgi gösterdi. Türkiye ziyareti, bu gezinin dönüş yolundaki en önemli duraklarından biriydi.
Afganistan Kralı Emanullah Han'ın portresi
Afganistan Kralı Emanullah Han'ın portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

25 Mayıs 1928: Ankara antlaşması

Ankara'daki temaslar sırasında iki ülke arasında Dostluk ve İşbirliği Antlaşması imzalandı. Bu metin, 1921 antlaşmasının devamı niteliğindeydi. Antlaşmanın dördüncü ve beşinci maddelerinde iki devletin, ulusların gelişmesi için ellerindeki her türlü imkânı ayrıca yapılacak özel sözleşmelerle birbirine sağlamayı üstlendiği belirtiliyordu. Türkiye Cumhuriyeti ayrıca Afganistan'ın millî eğitiminin ve ordusunun gelişmesi için isteyeceği hukuk, bilim ve askerlik alanlarındaki uzmanları seçip Afgan devletinin hizmetine vermeyi yükümleniyordu.

Antlaşma 22 Temmuz 1928'de yürürlüğe girdi. Böylece Afganistan'ın Türkiye'den uzman isteme hakkı, 1921'deki genel ifadelerden daha açık bir hukuki çerçeveye kavuştu. Bu çerçeve, ziyaretten birkaç ay sonra Türkiye'ye gönderilen büyük öğrenci kafilesinin de dayanağı oldu.
Ek bilgi
1928 antlaşmasında öne çıkan alanlar şunlardı: eğitim, ordu, hukuk ve bilim. Türkiye'nin bu alanlarda Afganistan'a uzman göndermesi, iki ülke ilişkilerinin 1930'larda da süren en somut parçası oldu. Ziyaretin ardından iki ülke karşılıklı olarak büyükelçiler atadı.

28 Mayıs: Haydarpaşa ve İstanbul

Ankara'daki temasların ardından kral çift 28 Mayıs 1928'de trenle İstanbul'a geldi. Haydarpaşa İstasyonu'nda karşılayanlar arasında Türk ordusunda staj gören Afgan subayları da vardı. Emanullah Han bu subaylarla konuştu, onlardan çok çalışmalarını ve ülkelerine Türk subayları gibi yetişmiş olarak dönmelerini istedi. Servet-i Fünun dergisi 31 Mayıs 1928 sayısında Haydarpaşa'da kral çifti bekleyen Afgan subaylarının fotoğrafını yayımladı.

Kral aynı gün bir süre dinlendikten sonra Fındıklı'daki Sanayi-i Nefise Akademisi'ni gezdi. Ardından Karaköy ve Beyoğlu yoluyla, halkın alkışları arasında Harbiye Mektebi ile Harp Akademisi'ne gitti ve şerefine verilen çay ziyafetine katıldı.

29 Mayıs: Topkapı, Çapa ve Darülfünun

Ertesi gün Emanullah Han Topkapı Sarayı'nı, müzeleri, Çapa Kız Muallim Mektebi'ni ve Darülfünun'u ziyaret etti. Darülfünun binasının girişinde öğrenciler kralı alkışlarla karşıladı. Darülfünun Emini Neşet Ömer Bey'in takdim konuşmasından sonra söz alan Emanullah Han, Afgan gençlerini Türk okullarına gönderme isteğini açıkça dile getirdi: "Benim en büyük gayem çocuklarımızı size göndermek ve burada okutturmak ve sizden muallim istemektir." Kral aynı konuşmada Türk gençlerinden Afganlıları küçük kardeşleri bilmelerini istedi.

Çapa Kız Muallim Mektebi'nin programda yer alması da anlamlıydı. Kız öğretmen yetiştiren bir okulun ziyaret edilmesi, Emanullah Han'ın ülkesinde kız eğitimine verdiği önemle doğrudan bağlantılıydı.
Afganistan Kraliçesi Süreyya Tarzi
Afganistan Kraliçesi Süreyya TarziGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

2 Haziran: İzmir vapuruyla uğurlama

Kral çift 2 Haziran 1928'de İzmir vapuruyla İstanbul'dan uğurlandı. Emanullah Han ayrılırken yaptığı konuşmada Türk kadınlarına duyduğu hayranlığı dile getirdi: "Türk kadınlarını çok severim. Onları Avrupa kadınlarıyla müsavi ve hatta faik görmekle müftehirim." Bu sözler, Türkiye'de kadınların toplum hayatında kazandığı yere dışarıdan bakan bir hükümdarın dikkatini yansıtıyordu.

Ziyaretten sonra Afganistan

Türkiye'den dönen Emanullah Han reformlarını hızlandırdı. Ekim 1928 başlarında üç önemli konuşma yaptı. Bunların sonuncusunda kadınların yüzlerini, ellerini ve ayaklarını örtmelerini gerektiren bir hüküm bulunmadığını söyledi. Bu sırada Kraliçe Süreyya, Avrupa'dan döndüğünden beri taktığı ince peçeyi çıkardı; salondaki birkaç kadın da onu izledi. Kral aynı konuşmada seçilecek kız öğrencilerin yükseköğrenim için yurt dışına gönderileceğini açıkladı.

Türkiye'nin Kâbil Büyükelçiliği'nden 30 Eylül 1928'de gönderilen bir yazı, Emanullah Han'ın Türkiye ziyaretini anlattığı bir konuşmasında Türkiye'ye gidecek Afgan öğrencileri sahneye çağırıp alkışlattığını aktarıyordu. Kral, bu gençlerin Türkler tarafından yetiştirilip ülkelerine geri gönderileceğini ve bunun iki ülke dostluğunun en canlı kanıtı olduğunu söylemişti.
Dikkat: yanlış bilinen
Emanullah Han'ın reformları ülkesinde sert tepkilere yol açtı. 1928'in sonlarında Celalabad'da başlayan ayaklanma kısa sürede yayıldı. Kral 14 Ocak 1929'da tahttan çekildi ve önce İngiliz Hindistanı'na, ardından Avrupa'ya geçti. Ömrünün geri kalanını sürgünde geçirdi ve 26 Nisan 1960'ta İsviçre'nin Zürih şehrinde öldü. Cenazesi Afganistan'a götürülerek Celalabad'da babasının yanına defnedildi.

Ziyaretin bıraktığı izler

Ziyaretin en kalıcı sonucu, iki ülke arasındaki eğitim ve askerlik işbirliğinin genişlemesi oldu. Ziyaretten sonra Türkiye'ye gelen Afgan öğrenci sayısı belirgin biçimde arttı. Afgan hükümeti, Türkiye'deki öğrencileri izlemek ve sorunlarını çözmek için ayrı bir memur atadı. Ekim 1928'de on beşi kız yüz on beş Afgan öğrenci İstanbul'a ulaştı.

Emanullah Han'ın tahttan çekilmesi bu işbirliğini sona erdirmedi. Afganistan'dan Türkiye'ye öğrenci gönderilmesi 1930'lar boyunca sürdü; Türk subayları ve öğretmenleri de Afganistan'da görev yapmaya devam etti. 1937'de imzalanan Sadabat Paktı'nda Afganistan, Türkiye'nin yanında yer alan dört ülkeden biriydi.

Kısa kronoloji

[liste]
[*]1 Haziran 1892: Emanullah Han'ın Pagman'da doğumu.
[*]28 Şubat 1919: Emirliğini ilan etmesi.
[*]1 Mart 1921: Moskova'da Türk-Afgan ittifak antlaşması.
[*]9 Nisan 1923: Afganistan'ın ilk anayasası.
[*]Aralık 1927: Avrupa gezisinin başlaması.
[*]20 Mayıs 1928: Kral çiftin Ankara'ya gelişi.
[*]25 Mayıs 1928: Dostluk ve İşbirliği Antlaşması.
[*]28 Mayıs 1928: İstanbul'a geliş.
[*]29 Mayıs 1928: Topkapı, Çapa Kız Muallim Mektebi ve Darülfünun ziyaretleri.
[*]2 Haziran 1928: İzmir vapuruyla uğurlama.
[*]22 Temmuz 1928: Antlaşmanın yürürlüğe girmesi.
[*]14 Ocak 1929: Tahttan çekilme.
[*]26 Nisan 1960: Zürih'te ölüm.
[/liste]

Emanullah Han ziyareti: Ankara'nın ilk "model ülke" sınavı

Bu ziyarette bizi en çok düşündüren şey, beş yaşındaki Cumhuriyet'in bir başka ülke tarafından açıkça örnek alınmasıdır. Avrupa'nın büyük başkentlerini gezen bir hükümdarın, gezisinin en önemli antlaşmalarından birini Ankara'da imzalaması ve İstanbul'da en çok okullarla ilgilenmesi, Türkiye'nin o yıllarda dışarıdan nasıl göründüğünü anlatıyor.

Antlaşmanın asıl yükü öğretmen, subay, hukukçu ve bilim insanı göndermekti. Henüz kendi öğretmen açığını kapatmaya çalışan bir ülkenin bu yükü üstlenmesi kolay değildi. Bizce bu karar, Ankara'nın dış politikayı yalnızca sınırlar ve antlaşmalar üzerinden değil, insan yetiştirme üzerinden de kurmak istediğini gösteriyor.

Ziyaretin acı yanı da var. Emanullah Han'ın reformları ülkesinde aynı hızda karşılık bulmadı ve kral bir yıl dolmadan tahtını kaybetti. Bu sonuç, bir modelin kopyalanmasının yetmediğini, reformların toplumun kendi içinden destek bulması gerektiğini hatırlatıyor. Yine de Türkiye ile Afganistan arasındaki eğitim bağı kralın düşüşünden sonra da sürdü; ziyaretin en sağlam mirası bu oldu.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap