IV. Mehmed, halk arasında av tutkusu yüzünden Avcı Mehmed diye anılan, 1648–1687 yılları arasında hüküm süren on dokuzuncu Osmanlı padişahıdır. Babası Sultan İbrahim'in tahttan indirilmesiyle altı yaşında tahta çıktı ve otuz dokuz yılı aşan saltanatıyla Kanuni'den sonra en uzun süre tahtta kalan padişahlardan biri oldu. Onun dönemi, iki zıt tabloyu bir arada barındırır: bir yanda Köprülülerin düzen getiren sadaretleri, Girit'in fethi ve Osmanlı topraklarının Avrupa'da en geniş sınırlarına ulaşması; öbür yanda 1683Viyana bozgunu ve ardından gelen büyük kayıplar. 1657 tarihli bir eserde IV. Mehmed'in tasviriGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Claes Rålamb. Dosya sayfası
Çocuk padişah ve iki valide
Mehmed2 Ocak 1642'de Topkapı Sarayı'nda doğdu. Annesi Turhan Sultan, babaannesi ise üç padişah dönemini görmüş olan Kösem Sultan'dı. 8 Ağustos 1648'de tahta çıktığında devlet fiilen Kösem Sultan'ın, yeniçeri ağalarının ve saray çevrelerinin elindeydi. Sonraki üç yıl, iki valide arasındaki rekabetle geçti. Kösem Sultan'ın, torununu tahttan indirip yerine başka bir şehzadeyi geçirmeyi planladığı yönündeki söylentiler üzerine Eylül 1651'de Turhan Sultan'a yakın saray görevlileri tarafından öldürülmesiyle güç, genç padişahın annesine geçti.
Bu yıllar, devletin mali bakımdan en sıkışık dönemlerinden biriydi. Sadrazamlar birbiri ardına değişti; 1652'de mali düzeni sağlamak için getirilen Tarhuncu Ahmed Paşa bir bütçe hazırlayıp masrafları kısmaya çalıştıysa da kısa sürede idam edildi. 1656 baharında İstanbul'da maaşların değeri düşük sikkeyle ödenmesine tepki olarak çıkan ve Çınar Vakası diye bilinen ayaklanma, başkentteki düzenin ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi. Aynı yaz Venedik donanması Çanakkale önünde Osmanlı filosunu ağır bir yenilgiye uğrattı ve Bozcaada ile Limni'yi aldı.
Köprülü dönemi
Bu bunalım içinde Turhan Sultan, Eylül 1656'da yaşlı ve tecrübeli Köprülü Mehmed Paşa'yı geniş yetkilerle sadarete getirdi. Bu karar, IV. Mehmed'in saltanatının yönünü değiştirdi. Köprülü Mehmed Paşa beş yıl boyunca isyanları sert biçimde bastırdı, donanmayı yeniden kurdu ve Çanakkale ablukasını kırdı. 1661'de ölümünden sonra yerine oğlu Fazıl Ahmed Paşa geçti; on beş yıl süren sadareti boyunca Uyvar'ı aldı, Vasvar barışını imzaladı, 1669'da Kandiye'yi teslim alarak Girit Savaşı'nı bitirdi.
Padişah bu yıllarda devlet işlerini büyük ölçüde sadrazamlarına bıraktı. Ancak bu, tamamen pasif olduğu anlamına gelmez. 1672'de Fazıl Ahmed Paşa ile birlikte bizzat Lehistan seferine çıktı. Kamaniçe kalesi alındı ve ardından imzalanan Bucaş Antlaşması'yla Podolya Osmanlı'ya bağlandı. Bu seferle Osmanlı Devleti, Avrupa'da tarihindeki en geniş topraklara ulaşmış oldu. IV. Mehmed'i gösteren Osmanlı minyatürüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Ek bilgi
Edirne'yi seven padişah: IV. Mehmed, saltanatının büyük kısmını İstanbul yerine Edirne'de ve av yerlerinde geçirdi. Edirne Sarayı onun döneminde yeniden canlandı; devletin önemli kararları çoğu zaman burada alındı. Uzun av gezileri için çevre köylerden yüzlerce, bazen binlerce sürücü toplandığı, bu yüzden halkın zaman zaman şikâyet ettiği kaynaklarda anlatılır. Padişahın 1675'te Edirne'de şehzadeleri için düzenlettiği büyük sünnet düğünü, haftalarca süren şenlikleriyle dönemin en görkemli olaylarından biri oldu ve bir surnâmede ayrıntılı biçimde anlatıldı.
Merzifonlu ve Viyana
1676'da Fazıl Ahmed Paşa ölünce sadarete, Köprülü ailesinin damadı Merzifonlu Kara Mustafa Paşa geçti. Onun döneminde Rusya ile Ukrayna üzerinde savaşıldı; 1678'de Çehrin kalesi alındı ve 1681'de Rusya ile barış yapıldı. Ardından Merzifonlu, Habsburglara karşı büyük bir sefer planladı. Padişah ordu ile birlikte Belgrad'a kadar gitti ve sancak-ı şerifi orada sadrazamına teslim etti. Ordunun 1683 yazında Viyana'yı kuşatması ve 12 Eylül 1683'teki bozgun, saltanatın kırılma noktası oldu. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Aralık 1683'te Belgrad'da padişahın emriyle idam edildi.
Viyana'dan sonra Avusturya, Lehistan, Venedik ve ardından Rusya'nın katıldığı Kutsal İttifak, Osmanlı'ya karşı her cephede saldırıya geçti. 1686'da Budin düştü, 1687'de Mohaç yakınlarında Osmanlı ordusu yeniden yenildi. Cephedeki ordu isyan ederek İstanbul'a yürüdü. 8 Kasım 1687'de IV. Mehmed tahttan indirildi ve yerine kardeşi II. Süleyman geçirildi.
Dikkat: yanlış bilinen
"Avcı" lakabının gölgesi: IV. Mehmed'in av tutkusu, onun devlet işlerine ilgisiz bir padişah olduğu imajını güçlendirmiştir. Bu imaj kısmen doğrudur, ama tek başına yeterli değildir. Bazı çağdaş araştırmalar, IV. Mehmed döneminde sarayın dinî bir yenilenme hareketini desteklediğini, padişahın Vânî Mehmed Efendi gibi vaizlerin etkisinde kaldığını ve seferlerin bir gaza ideolojisiyle sunulduğunu vurgular. Yani av, padişahın yalnızca bir eğlencesi değil, aynı zamanda gücünü ve sağlığını halka gösterdiği bir sahneydi.
Son yılları
Tahttan indirildikten sonra IV. Mehmed, oğulları ile birlikte önce İstanbul'da, ardından çok sevdiği Edirne Sarayı'nda gözetim altında yaşadı. Ocak 1693'te Edirne'de öldü ve İstanbul'da annesi Turhan Sultan'ın tamamlattığı Yeni Cami külliyesindeki türbeye gömüldü. Oğulları II. Mustafa ve III. Ahmed daha sonra padişah oldular.
Yabancı gözlemcilerin aynasında
IV. Mehmed dönemi, Avrupalı gözlemcilerin İstanbul'u en ayrıntılı biçimde anlattığı dönemlerden biridir. İngiliz diplomat Paul Rycaut, uzun yıllar İzmir'de konsolosluk yaptıktan sonra Osmanlı devlet düzenini anlatan ve Avrupa'da çok okunan bir eser yazdı. Fransız şarkiyatçı Antoine Galland, 1670'lerin başında Fransız elçisinin maiyetinde İstanbul'da bulunduğu yılları gün gün kaydettiği bir günlük tuttu; bu günlük padişahın alayları, saray törenleri ve şehrin gündelik hayatı hakkında eşsiz bilgiler içerir. Venedik balyoslarının raporları ve Habsburg elçilerinin Viyana'ya gönderdiği yazışmalar da saray içindeki güç dengelerini izlemek için vazgeçilmezdir. Habsburg tarafının belgeleri bugün Viyana'daki Haus-, Hof- und Staatsarchiv'de, Lehistan'la yapılan antlaşmaların Osmanlıca metinleri ise büyük ölçüde Varşova'daki Archiwum Główne Akt Dawnych'te korunur. 1675'te İngiltere ile yenilenen kapitülasyonların metni ise İngiliz tüccarlarının Osmanlı'daki haklarını yüz yılı aşkın bir süre belirleyecekti. IV. Mehmed'i gösteren XVII. yüzyıl Alman gravürüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Koppmayer, Jacob (1640-1701). Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 2 Ocak 1642: Mehmed doğar. 8 Ağustos 1648: Altı yaşında tahta çıkar. Eylül 1651: Kösem Sultan öldürülür. Eylül 1656: Köprülü Mehmed Paşa sadrazam olur. 1669: Kandiye alınır, Girit Savaşı biter. 1672: Kamaniçe seferi ve Bucaş Antlaşması. 1678: Çehrin alınır. 12 Eylül 1683: Viyana bozgunu. 8 Kasım 1687: Tahttan indirilir. Ocak 1693: Edirne'de ölür.
Uzun saltanatın iki yüzü
IV. Mehmed'in saltanatını değerlendirirken, başarıların ve felaketlerin büyük kısmının sadrazamların eseri olduğu sıkça söylenir. Bu doğrudur; ama bu sadrazamları seçen, onlara geniş yetki veren ve uzun süre görevde tutan da saraydı. Köprülü düzeni, padişahın ve annesinin desteği olmadan bu kadar uzun süremezdi. Öte yandan Viyana seferi gibi büyük bir riskin önü de aynı yapı içinde açıldı. Bize göre IV. Mehmed dönemi, Osmanlı Devleti'nin sadrazamlar eliyle yönetilen bir imparatorluğa dönüştüğü, padişahın ise devletin sembolü ve son karar mercii olarak geri plana çekildiği bir geçiş dönemidir. Bu geçişin bedeli ve kazancı, saltanatın son dört yılında açıkça görüldü.