İçeriğe geç
Giriş yap
0

Birinci Sırp Ayaklanması (1804–1813): dayılara karşı başlayan hareketin özerklik mücadelesine dönüşü

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Birinci Sırp Ayaklanması, 1804'te Osmanlı Devleti'ne bağlı Belgrad Paşalığı'nda başlayan ve 1813'te Osmanlı ordusunun bölgeyi yeniden denetim altına almasıyla sona eren silahlı harekettir. Ayaklanma, başlangıçta padişahın otoritesini tanımayan ve bölgede baskı kuran yeniçeri ağaları, yani dayılara karşı başladı. Hareketin önderi, eski bir hayvan tüccarı olan Karađorđe (Türk kaynaklarında Kara Yorgi) idi. Dayıların ortadan kaldırılmasından sonra ayaklanma, Sırpların özerklik ve giderek bağımsızlık talep ettikleri uzun bir savaşa dönüştü. 1813'te bastırılan hareket, 1815'te başlayan ve Sırbistan Prensliği'nin özerkliğiyle sonuçlanan İkinci Sırp Ayaklanması'nın zeminini hazırladı.
Birinci Sırp Ayaklanması'nın önderlerini bir arada gösteren tablo
Birinci Sırp Ayaklanması'nın önderlerini bir arada gösteren tabloGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Dayıların yönetimi

XVIII. yüzyılın sonunda Belgrad Paşalığı, Osmanlı-Habsburg sınırında stratejik bir bölgeydi. III. Selim döneminde Belgrad valisi olan Hacı Mustafa Paşa, bölgedeki Hristiyan reayayla iyi ilişkiler kurmuş, yerel Sırp önderlerine, yani knezlere geniş yetkiler tanımıştı. Belgrad'dan uzaklaştırılmış olan yeniçerilerin bir kısmı, Vidin ayanı Pazvandoğlu Osman Paşa'nın desteğiyle bölgeye geri döndü. 1801'de bu yeniçeriler Hacı Mustafa Paşa'yı öldürdü ve paşalığın yönetimini fiilen ele geçirdi. Dört yeniçeri ağası, yani dayılar, bölgeyi kendi aralarında paylaştı ve hem Müslüman hem Hristiyan halk üzerinde ağır bir baskı kurdu.

Knezlerin öldürülmesi ve isyanın başlaması

Ocak 1804'te dayılar, kendilerine karşı bir ayaklanma hazırlandığı şüphesiyle çok sayıda Sırp knezini öldürdü. Sırp tarih yazımında "knezlerin kesilmesi" olarak anılan bu olay, ayaklanmanın doğrudan nedeni oldu. 14 Şubat 1804'te (bazı kaynaklarda 15 Şubat) Orašac köyünde toplanan Sırp önderleri Karađorđe'yi lider seçti. İsyancılar ilk aşamada padişaha bağlılıklarını vurguladılar ve yalnızca dayılara karşı savaştıklarını ilan ettiler. Osmanlı yönetimi de dayıları cezalandırmak için Bosna valisi Bekir Paşa'yı bölgeye gönderdi. Ağustos 1804'te dayılar yakalanarak öldürüldü.
Ek bilgi
Bir isyanın değişen hedefi: Dayıların ortadan kalkmasından sonra Sırp önderleri silahlarını bırakmadı. Rusya'dan destek istediler ve Osmanlı'dan geniş bir özerklik talep ettiler. 1805'te İstanbul, isyancıların silahsızlandırılmasını istedi ve Niş valisi Hafız Paşa'yı bölgeye gönderdi. Ağustos 1805'te İvankovac'ta yapılan çatışmada Osmanlı kuvvetleri geri çekildi. Bu olay, hareketin artık doğrudan Osmanlı yönetimine karşı bir savaşa dönüştüğünün göstergesi oldu.

1806: Mişar, Deligrad ve Belgrad

1806 yaz ve sonbaharında isyancılar önemli başarılar kazandı. Ağustos 1806'da Mişar'da Bosna'dan gelen Osmanlı kuvvetleri yenildi; Deligrad'da ise Niş yönünden gelen ordu durduruldu. Aynı yıl Osmanlı yönetimi, Sırp temsilcisi Petar İçko aracılığıyla bir uzlaşma metni üzerinde anlaştı; ancak isyancılar bu metni yeterli görmedi. Aralık 1806'da Belgrad şehri, Ocak 1807'de kalesi isyancıların eline geçti. Bu sırada Osmanlı Devleti ile Rusya arasında yeni bir savaş başlamıştı; Sırp önderleri Rusya ile ittifak yaptı.
1806 Mişar çatışmasını gösteren tablo
1806 Mişar çatışmasını gösteren tabloGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Afanasij Scheloumoff. Dosya sayfası

Yönetim kurma denemeleri

İsyancılar, kontrol ettikleri bölgede bir yönetim örgütlemeye çalıştı. 1805'te kurulan ve Praviteljstvujušči Sovjet adıyla bilinen bir yönetim konseyi, yargı ve yönetim işlerini yürütmeye başladı. Belgrad'da okullar açıldı; 1808'de kurulan yüksek okul, bugünkü Belgrad Üniversitesi'nin öncülerinden sayılır. Karađorđe ile diğer önderler arasında yetki paylaşımı konusunda sürekli bir gerilim vardı. 1808'de Karađorđe "en yüksek önder" olarak tanındı ve yetkileri genişletildi.

Çegar ve sonrası

1809'da Osmanlı ordusu yeniden taarruza geçti. Mayıs 1809'da Niş yakınlarındaki Çegar tepesinde yapılan çatışmada Sırp birlikleri yenildi; komutanlardan Stevan Sinđelić çatışma sırasında barut deposunu ateşleyerek kendisiyle birlikte çevresindekilerin ölümüne yol açtı. Sırp hafızasında önemli bir yer tutan bu olay, Sırbistan'da bir anma yeri olarak korunan yapılarla hatırlanır. Rusya'nın 1810–1811'de Sırp birliklerine verdiği destek savaşın sürmesini sağladı.
Dikkat: yanlış bilinen
İki hafıza: Sırp tarih yazımında 1804, modern Sırp devletinin doğuşu olarak anılır ve her yıl Şubat ayında kutlanır. Osmanlı kaynaklarında ise ayaklanma, başlangıçta dayıların zulmüne karşı bir tepki olarak, daha sonra ise Rusya'nın desteklediği bir isyan olarak ele alınır. Avusturya arşivlerindeki sınır raporları, olayları sınırın öte yakasından ve göçmenlerin anlatımlarından izleyen üçüncü bir bakış sunar. Biz bu konuyu yazarken hiçbir tarafı yüceltmeden ya da aşağılamadan, belgelenmiş olgulara dayanmaya özen gösterdik.

Bükreş Antlaşması ve 1813

1812'de Napolyon'un Rusya'ya saldırması üzerine Rusya, Osmanlı ile 28 Mayıs 1812'de Bükreş Antlaşması'nı imzaladı. Antlaşmanın sekizinci maddesi Sırplara af ve iç işlerinde bazı haklar tanıyor, ancak Osmanlı garnizonlarının kalelere geri dönmesini öngörüyordu. Sırp önderleri bu şartları kabul etmedi. 1813'te Osmanlı ordusu üç yönden bölgeye girdi; Ekim 1813'te Belgrad yeniden Osmanlı'nın eline geçti. Karađorđe Avusturya'ya geçti; pek çok isyancı da sınırın öte yakasına kaçtı.

İkinci ayaklanma ve özerklik

Ayaklanmanın bastırılmasından iki yıl sonra, 1815'te Miloš Obrenović önderliğinde İkinci Sırp Ayaklanması başladı. Bu kez Obrenović, Osmanlı yönetimiyle müzakereyi ön plana çıkardı ve sınırlı bir özerklik elde etti. 1817'de Karađorđe Sırbistan'a geri döndüğünde öldürüldü; olay, Karađorđević ve Obrenović aileleri arasında bir asır sürecek bir rekabetin başlangıcı oldu. 1830'da padişahın hatt-ı şerifleriyle Sırbistan özerk bir prenslik olarak tanındı.
1806 sonunda Belgrad'ın ele geçirilmesini gösteren XIX. yüzyıl tablosu
1806 sonunda Belgrad'ın ele geçirilmesini gösteren XIX. yüzyıl tablosuGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: (Life time: 1811–1882). Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji:
1801: Dayılar Hacı Mustafa Paşa'yı öldürür.
Ocak 1804: Knezlerin öldürülmesi.
14 Şubat 1804: Orašac toplantısı; Karađorđe önder seçilir.
Ağustos 1804: Dayılar öldürülür.
Ağustos 1805: İvankovac çatışması.
Ağustos 1806: Mişar çatışması.
Aralık 1806–Ocak 1807: Belgrad isyancıların eline geçer.
Mayıs 1809: Çegar çatışması.
28 Mayıs 1812: Bükreş Antlaşması.
Ekim 1813: Belgrad yeniden Osmanlı'ya geçer.
1815: İkinci Sırp Ayaklanması.
1830: Sırbistan özerk prenslik olarak tanınır.

Merkezin zayıfladığı yerde doğan hareket

Birinci Sırp Ayaklanması'nı incelerken bizi en çok düşündüren nokta, hareketin bir "merkez boşluğu" içinde doğmasıdır. İsyanın ilk hedefi padişah değil, padişahın emirlerini tanımayan yeniçeri ağalarıydı. İstanbul da başlangıçta isyancılarla aynı tarafta durdu. Ancak dayıların ortadan kaldırılmasından sonra ortaya çıkan güç boşluğunu Osmanlı merkezi dolduramadı; Sırp önderleri ise kazandıkları silahlı gücü bırakmak istemedi. Rusya ile süren savaş da bu süreci hızlandırdı.

Bu açıdan ayaklanma, III. Selim döneminin taşrada yaşadığı derin otorite krizinin bir parçasıdır. Vidin'de Pazvandoğlu, Belgrad'da dayılar, Rumeli'nin başka köşelerinde güçlü ayanlar, merkezin emirlerini kendi çıkarlarına göre yorumluyordu. Sırp hareketi, bu krizin içinden doğan ve sonunda milliyetçi bir hareketin çekirdeğine dönüşen ilk büyük Balkan ayaklanmasıdır. Yüzyılın geri kalanında Yunan, Bulgar ve diğer hareketler, farklı koşullarda da olsa benzer bir yol izleyecekti.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap