İçeriğe geç
Giriş yap
0

Hamidiye'nin torpidolanması (21 Kasım 1912): Drazki saldırısı ve kruvazörün limana dönüşü

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Karadeniz'de bir gece

21 Kasım 1912 gecesi, Karadeniz'de Varna açıklarında, Birinci Balkan Savaşı'nın en dikkat çekici deniz olaylarından biri yaşandı. Bulgar donanmasının dört küçük torpido botu, Osmanlı donanmasının en tanınmış gemilerinden biri olan Hamidiye kruvazörüne saldırdı. Drazki adlı torpido botunun attığı bir torpido, Hamidiye'nin pruvasına isabet etti. Kruvazör ağır hasar aldı; ama batmadı ve kendi makineleriyle İstanbul'a dönmeyi başardı.

Bu olay, Bulgaristan'da bugün de ulusal bir gurur olarak hatırlanır. Türk deniz tarihinde ise Hamidiye'nin hikâyesinin bir bölümüdür: kruvazör, bu hasardan kısa süre sonra onarılarak Rauf Bey (Orbay) komutasında Akdeniz'e çıkacak ve Balkan Savaşı'nın en ünlü deniz akınını yapacaktı.
Drazki sınıfı Bulgar torpido botu, 1908
Drazki sınıfı Bulgar torpido botu, 1908Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Staff. Dosya sayfası

Karadeniz'deki durum

Balkan Savaşı başladığında Bulgaristan'ın donanması çok küçüktü. Birkaç torpido botu ve bir yardımcı gemiden oluşuyordu. Osmanlı donanması ise Karadeniz'de açık bir üstünlüğe sahipti ve Bulgar kıyılarını abluka altına almıştı. Hamidiye kruvazörü, Bulgar limanlarını bombalayarak ve Karadeniz'deki ulaşımı kontrol ederek Trakya'daki kara savaşına destek veriyordu.

Bulgar donanmasının elindeki en etkili silah, torpido botlarıydı. Bunlar küçük, hızlı ve geceleri saldırmaya uygun gemilerdi. Fransa'da yapılmış Drazki, Letyaşti, Smeli ve Strogi adlı dört bot, Varna limanında bekliyordu.
Tarih notu
18 Ekim 1912: Osmanlı Devleti ile Bulgaristan arasında savaş başlar
Ekim-Kasım 1912: Hamidiye ve diğer Osmanlı gemileri Bulgar kıyılarını abluka altında tutar
21 Kasım 1912: Varna açıklarında Bulgar torpido botlarının saldırısı
Kasım-Aralık 1912: Hamidiye İstanbul'da onarılır
Ocak 1913: Hamidiye, Rauf Bey komutasında Akdeniz'e açılır

Torpido botu nedir?

Yirminci yüzyılın başında torpido botları, deniz harbinin en çok konuşulan silahlarından biriydi. Birkaç yüz tonluk bu küçük gemiler, binlerce tonluk zırhlı ve kruvazörleri tek bir isabetle batırabilecek torpidolar taşıyordu. Yüksek hızları ve küçük boyutları, onları özellikle gece saldırıları için uygun kılıyordu. Büyük gemiler de buna karşı hızlı ateşli küçük toplar ve projektörlerle donatılmıştı. Bir torpido botunun başarısı, hedefe fark edilmeden ne kadar yaklaşabildiğine bağlıydı.

Drazki ve kardeş gemileri, 1900'lerin sonunda Fransa'da yapılmış ve Bulgaristan'a parça hâlinde getirilip Varna'da birleştirilmişti. Yaklaşık 100 tonluk bu botların her biri birkaç torpido kovanı ve küçük toplar taşıyordu. Mürettebatları birkaç düzine kişiden oluşuyordu. 21 Kasım gecesi bu küçük gemilerin karşısındaki Hamidiye, 3.800 tonu aşan, hızlı ve iyi silahlanmış bir kruvazördü; kâğıt üzerinde rakiplerinin onlarca katı güçteydi.

Saldırının başarısı, torpido botu taktiğinin bu üstünlüğü nasıl dengeleyebildiğini gösterdi. Ama aynı zamanda büyük bir geminin iyi bölmelenmiş gövdesinin ve eğitimli bir mürettebatın bir isabeti nasıl atlatabildiğini de gösterdi. Hamidiye'nin limana dönmesi, Birinci Dünya Savaşı'ndan önce deniz mühendisliğindeki gelişmelerin de bir örneğiydi.

Saldırı

21 Kasım gecesi dört Bulgar torpido botu, Varna'dan yaklaşık otuz mil açıkta seyreden Hamidiye'ye yaklaştı. Karanlıkta kruvazörün nöbetçileri botları geç fark etti. Hamidiye ateş açtığında botlar artık çok yakındı. İlk üç bot torpidolarını attı ama isabet ettiremedi. Son olarak saldıran Drazki, Hamidiye'ye yaklaşık yüz metre mesafeden torpido attı. Torpido, kruvazörün pruvasına isabet etti.

İsabet büyük bir delik açtı ve geminin ön kısmı su aldı. Hamidiye'nin mürettebatından birkaç kişi hayatını kaybetti, pek çoğu yaralandı. Ancak gemi su geçirmez bölmeleri sayesinde batmadı. Mürettebat suyun yayılmasını önlemeye çalışırken kruvazör, kendi makineleriyle yavaş yavaş Boğaz'a doğru yol aldı ve İstanbul'a ulaştı.
Ek bilgi
Drazki, Bulgaristan'da bugün de korunuyor. Torpido botu Varna'daki Deniz Müzesi'nin bahçesinde sergileniyor. Bulgar donanması 21 Kasım'ı uzun yıllar boyunca deniz kuvvetleri günü olarak kutladı. Olay, küçük bir donanmanın büyük bir rakibe karşı kazandığı bir başarı olarak anlatılır. Türk tarafında ise olay, Hamidiye'nin dayanıklılığının ve mürettebatın gemiyi kurtarma çabasının bir örneği olarak hatırlanır.
Varna'da müze gemisi olarak korunan Drazki torpido botu
Varna'da müze gemisi olarak korunan Drazki torpido botuGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Kosi Gramatikoff en:User:Kosigrim. Dosya sayfası

Onarım ve Akdeniz akını

Hamidiye İstanbul'da hızla onarıldı. Aralık 1912'de kruvazörün komutasına, Trablusgarp Savaşı sırasında da adı duyulan Rauf Bey (Orbay) getirildi. Ocak 1913'te Hamidiye, Yunan donanmasının abluka hattını aşarak Çanakkale Boğazı'ndan Akdeniz'e çıktı. Sonraki aylarda Ege'de, Doğu Akdeniz'de ve Kızıldeniz girişinde Yunan gemilerine ve limanlarına saldırılar düzenledi. Bu akın, Balkan Savaşı'nın en ünlü Osmanlı deniz harekâtı oldu ve Rauf Bey'i halkın gözünde bir kahramana dönüştürdü.

Hamidiye'nin bu akını, Varna açıklarındaki torpido isabetinden yalnızca birkaç hafta sonra başladı. Kruvazörün bu kadar kısa sürede yeniden hizmete girebilmesi, onarımın hızını ve mürettebatın kararlılığını gösteriyordu.

Rauf Orbay ve Milli Mücadele

Hamidiye'nin komutanı Rauf Bey, sonraki yıllarda Türk tarihinde önemli roller üstlendi. Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda Bahriye Nazırı olarak Mondros Mütarekesi'ni imzaladı. 1919'da Mustafa Kemal'le birlikte Amasya Genelgesi'nin imzacıları arasında yer aldı. Daha sonra Malta'ya sürgün edildi ve dönüşünde Bakanlar Kurulu Başkanı oldu. Hamidiye'nin hikâyesi, böylece Milli Mücadele'nin önde gelen isimlerinden birinin hikâyesine bağlanıyor.

Hamidiye kruvazörü de uzun bir hizmet hayatı sürdü. Cumhuriyet döneminde eğitim gemisi olarak kullanıldı ve 1940'lara kadar Türk donanmasında görev yaptı.
Dikkat: yanlış bilinen
1. Saat ve mesafe: Saldırının saat ve mesafesine dair rakamlar farklı yayınlarda küçük farklılıklarla verilir. Torpidonun yüz metre civarında atıldığı ve pruvaya isabet ettiği genel olarak kabul edilir.
2. Kayıplar: Hamidiye'nin kayıpları birkaç ölü ve birkaç düzine yaralı olarak aktarılır.
3. Tarih: 21 Kasım 1912 yeni takvime göredir. Bulgar kaynakları bazen eski takvimle 8 Kasım tarihini verir.

Bir gecenin iki hafızası

21 Kasım 1912 gecesi, iki ülkenin deniz tarihinde farklı biçimlerde hatırlanıyor. Bulgaristan için bu gece, küçük bir donanmanın cesaretini gösteren bir zaferdir. Türkiye için ise bir kruvazörün ağır yaradan sonra limana dönmesi ve birkaç hafta sonra en parlak akınına çıkmasıdır. Her iki anlatı da kendi açısından doğru: Drazki'nin mürettebatı cesur bir saldırı yaptı, Hamidiye'nin mürettebatı ise gemiyi kurtardı.

Bize kalırsa bu olay, Balkan Savaşı'nın deniz cephesinin ne kadar ilginç ve az bilinen olaylarla dolu olduğunu gösteriyor. Hamidiye'nin hikâyesi, Varna açıklarındaki o geceyle başlayan bir dirilişin hikâyesidir. Bu diriliş, Rauf Bey'in komutasında Akdeniz'de Osmanlı bayrağının yeniden dalgalanmasıyla sonuçlandı. Kayıplarla dolu bir savaşta halka umut veren az sayıdaki olaydan biri, böylece bir torpido isabetinden sonra doğmuş oldu.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap