Neden bu konu?
Balkan Savaşı Osmanlı için yenilgilerle hatırlanır. İngilizce Wikipedia, bu savaşta öne çıkan tek Osmanlı gemisinin Hamidiye olduğunu yazar. Kruvazörün komutanı Hüseyin Rauf Bey (Orbay), yıllar sonra Amasya Genelgesi'nde Mustafa Kemal'le birlikte imzası bulunan, Milli Mücadele'nin ve Cumhuriyet'in ilk yıllarının önde gelen isimlerinden biri olacaktı. Bu konu, Türkçe Vikipedi'deki Hamidiye (kruvazör), İngilizce Wikipedia'daki Ottoman cruiser Hamidiye ve Rauf Orbay maddelerine dayanır.
Abdülhamid'den Hamidiye'ye
İngilizce maddeye göre gemi, Osmanlı donanmasınca 1900'de İngiliz Armstrong Whitworth şirketine ısmarlandı; Newcastle'daki Elswick tezgâhında Nisan 1902'de kızağa kondu, 25 Eylül 1903'te suya indirildi, deneme seyirlerine 17 Aralık 1903'te başladı ve Nisan 1904'te hizmete girdi. İlk adı Sultan II. Abdülhamid'e izafeten "Abdül Hamid"di; 1908 devriminden sonra Hamidiye oldu.Teknik bilgiler yine İngilizce maddeye göredir: 3.904 ton, 112 metre boy, 14,5 metre en, 4,8 metre su çekimi; iki adet 150 mm ve sekiz adet 120 mm seri ateşli top, iki torpido kovanı; en yüksek hız 22,2 deniz mili. Mürettebatı 1904'te 400 kişiydi. Türkçe madde gemi kömür kapasitesini en çok 700 ton olarak verir; bu sayı akın sırasında her limanda verilen mücadeleyi anlamak için önemlidir.
Karadeniz'de bir yara
Balkan Savaşı başlayınca Hamidiye, Rauf Bey komutasında Karadeniz'de görevlendirildi ve Bulgar kıyılarını bombaladı. Bu sırada Bulgar torpidobotu Draçki'nin (Drazki) torpidosuyla vuruldu.Dikkat: yanlış bilinen
Draçki saldırısının tarihi iki maddede farklıdır. Türkçe madde Hamidiye'nin Aralık 1912'de Varna'yı bombaladığını ve 20-21 Aralık 1912 gecesi vurulduğunu yazar. İngilizce madde ise saldırıyı Kasım 1912'deki Kaliakra Muharebesi'ne bağlar. İngilizce madde ayrıca Rauf Bey'in iki torpidobotu daha batırdığını ileri sürdüğünü, ama bunun yalnızca onun iddiası olduğunu belirtir.
13-14 Ocak 1913: Ablukadan sızmak
Türkçe maddeye göre Hamidiye'ye verilen görev, Yunan donanmasının Ege'de üs kurmasını önlemek ve Yunan donanmasını bölerek Osmanlı donanması üzerindeki baskıyı hafifletmekti. Plan, Rauf Bey'in koşullara göre kendi kararlarıyla saldırmasını, sonra İzmir'e dönmesini; bu olmazsa İskenderiye, Brindisi gibi tarafsız limanlara sığınarak ikmal yapmasını öngörüyordu.Türkçe madde geminin 13 Ocak 1913'te harekât emrini aldıktan sonra fark edilmeden Çanakkale'den Ege'ye çıktığını yazar. İngilizce madde bu çıkışı 14 Ocak 1913 gecesi, Yunan donanmasının Çanakkale ablukasından gecenin karanlığında sıyrılmak olarak anlatır.
Sire ve fessiz tayfalar
Türkçe maddeye göre Hamidiye iki gün sonra Orta Ege'deki Sire (Siros) Adası'na vardı ve 2.800 metreden ateş açarak adadaki Yunan askerî üssünü, fabrikayı ve barut depolarını vurdu; limandaki Yunan donanmasına bağlı Makedonya adlı gemiyi batırdı. Rauf Bey Ege'deki harekât boyunca tayfaya fes giydirmedi; amaç, tarafsız ülke gemilerinin Hamidiye'yi Osmanlı gemisi olarak tanımamasıydı.Sire'den sonra İzmir Körfezi'ne girerken Yunan donanmasıyla karşılaşmamak için Akdeniz'e çıkmaya karar verdi. Önce doğuya giderek Anadolu'nun güneyine yöneliyormuş izlenimi verdi, hava kararınca güneye dönüp fark edilmeden Akdeniz'e açıldı.

Süveyş, Malta, Hayfa: Kömür peşinde
Türkçe maddeye göre Hamidiye 19 Ocak 1913'te tarafsız Mısır'a geldi ve Hidiv'in izniyle Süveyş Kanalı'ndan geçti. İngiliz yönetiminin itirazına rağmen 29 Ocak'ta Mısır karasuları dışında özel teknelerle getirilen kömürü aldı. Ardından Yunanistan'ın Adriyatik ve İyon kıyılarındaki limanlarına saldırmaya karar verdi.14 Şubat 1913'te Malta'nın Valletta Limanı'na demirledi. Türkçe madde, uluslararası kurallara göre burada ancak 24 saat kalabileceği için makine arızası gerekçe gösterilerek üç gün daha kalındığını ve gemiye 450 ton kömür alındığını yazar. Madde, bunda Rauf Bey'in çok iyi İngilizcesi ve diplomasi yeteneğinin payını vurgular. Hamidiye'nin Adriyatik'e saldırmasından korkan Yunan donanması, Ege'den üç muhrip ve bir zırhlıyı bölgeye kaydırdı; akının amaçlarından biri de buydu.
Gemi 17 Şubat'ta Malta'dan ayrıldı, 22 Şubat'ta Gazze'ye, ertesi gün Hayfa'ya gitti ve 395 ton kömür daha aldı. Türkçe maddeye göre bu limanlarda ikmale Piyade Binbaşı Ömer Fevzi (Mardin) Bey yardım etti.
Arnavutluk'a cephane ve Şingin Limanı
2 Mart 1913'te Arvad Adası'nda, Arnavutluk'ta kuşatılmış Garp Ordusu'na ulaştırılmak üzere 50 ton cephane ve 10.000 altın teslim alındı. Hamidiye 8 Mart'ta Silifke'den ayrıldı, 11 Mart'ta Adriyatik'e girdi. Türkçe maddeye göre 12 Mart'ta Leros adlı Yunan ticaret gemisinin 21 tayfasını esir aldı ve gemiyi mahmuzlayarak batırdı. Yunan kaptandan, Yunan ticaret gemilerinin Şingin Limanı'nda (San Giovanni di Medua) Sırp birliklerine asker ve cephane boşalttığını öğrendi.Semeni Irmağı deltasında Garp Ordusu'nun malzemesini boşaltırken bir Yunan muhribinin 4.500 metreye kadar yaklaştığını gören Rauf Bey, her şeyi kaybetmemek için doğrudan Şingin'e yöneldi. Türkçe maddeye göre teslim çağrısına tepelerdeki mevzilerden ve gemilerden ateşle cevap verildi; Hamidiye kara mevzilerini ve gemileri vurdu, altı Yunan ticaret gemisini batırdı, bir gemi de infilak ederek battı.
Dikkat: yanlış bilinen
Şingin baskınının sonuçları iki maddede farklı tonla anlatılır. Türkçe madde altı geminin batırıldığını ve karadaki hedeflerin imha edildiğini yazar. İngilizce madde ise 13 Yunan ticaret gemisine saldırıldığını, altısının batırıldığını ya da ağır hasar gördüğünü, tarafsız bir Avusturya gemisinin de zarar gördüğünü; bir Sırp dağ topu çifti karşılık verince, yakında onarım limanı olmadığından Rauf Bey'in mesafeyi açtığını, Osmanlı topçusunun isabetsizliği ve az mermi stokunun da müttefikleri daha büyük zarardan kurtardığını belirtir.
İskenderiye'den İzmir'e
Elindeki 250 ton kömürle ancak İskenderiye'ye gidebileceğini hesaplayan Rauf Bey, İtalyan karasularına yakın seyrederek Yunan gemilerine yakalanmadan 16 Mart 1913'te İskenderiye'ye ulaştı. İngilizce maddeye göre Şingin olayı Sırpların, kiraladıkları nakliye gemilerini korumadığı için Yunan donanmasına sert bir şikâyette bulunmasına, Yunanların da sonraki konvoylara Psara zırhlısını eşlikçi vermesine yol açtı. Girit'in güneyinde bir Yunan ticaret gemisi daha ele geçirildi; kazanları hasarlı Hamidiye sonunda Kızıldeniz'e çekildi. Türkçe maddeye göre gemi 26 Ağustos 1913'te onarım için İzmir'e döndü ve 8 Eylül 1913'te bakım için Haliç'e girdi.
Tarih notu
Kronoloji (Türkçe maddeye göre):
- 13-14 Ocak 1913: Çanakkale'den Ege'ye çıkış
- 16 Ocak dolayları: Sire baskını
- 19 Ocak: Süveyş Kanalı; 29 Ocak: Mısır açıklarında kömür
- 14-17 Şubat: Malta, 450 ton kömür
- 22-23 Şubat: Gazze ve Hayfa
- 2 Mart: Arvad'da Garp Ordusu'na cephane ve altın
- 12 Mart: Leros'un batırılması ve Şingin Limanı baskını
- 16 Mart: İskenderiye
- 26 Ağustos: İzmir; 8 Eylül 1913: Haliç
Rauf Bey ve sonrası
Hamidiye'nin akını, yenilgilerle sarsılmış Osmanlı kamuoyunda büyük bir moral kaynağı oldu; İngilizce madde bunu açıkça belirtir. Hamidiye Birinci Dünya Savaşı'nda Karadeniz'de Yavuz ve Midilli ile birlikte görev yaptı; Sevr Antlaşması onu İngiltere'ye savaş tazminatı olarak verilecek gemiler arasında saymıştı, ama antlaşma uygulanmadı. Rauf Bey ise 1918'de Mondros Mütarekesi'ni imzalayan heyetin başında bulunacak, 1919'da Mustafa Kemal'e Anadolu'da katılacak ve Amasya Genelgesi'nin imzacıları arasında yer alacaktı. Bu forumda Rauf Orbay'ın Milli Mücadele'deki rolü ayrı konularda işlenmektedir.Kaynaklar
- Vikipedi, Hamidiye (kruvazör) maddesi (tr.wikipedia.org)
- İngilizce Wikipedia, Ottoman cruiser Hamidiye maddesi (en.wikipedia.org)
- Vikipedi, Rauf Orbay maddesi (tr.wikipedia.org)