İçeriğe geç
Giriş yap
0

Yirmisekiz Mehmed Çelebi (ö. 1732): Paris elçiliği ve Fransa'yı anlatan sefaretname

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1
Yirmisekiz Mehmed Çelebi, 1720–1721 yıllarında Osmanlı Devleti'nin Fransa'ya gönderdiği elçidir. Paris'teki görevi sırasında gördüklerini anlattığı Sefâretnâme, Osmanlı'da Avrupa'yı tanıtan en etkili eserlerden biri kabul edilir. "Yirmisekiz" lakabını, yeniçeri ocağının yirmi sekizinci ortasında görev yapmasından aldı. Pasarofça görüşmelerine katılan deneyimli bir devlet adamı olan Mehmed Çelebi, Lale Devri'nin Avrupa'ya açılan yüzünün en tanınmış temsilcisi oldu. Paris'teki elçiliği, hem Fransa'da hem de Osmanlı'da büyük ilgi uyandırdı ve iki ülke arasındaki kültürel etkileşimde bir dönüm noktası oldu.
Osmanlı elçisi Mehmed Efendi'nin 21 Mart 1721'de Tuileries'e gelişi
Osmanlı elçisi Mehmed Efendi'nin 21 Mart 1721'de Tuileries'e gelişiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Charles Parrocel. Dosya sayfası

Ocaktan diplomasiye

Mehmed Çelebi, XVII. yüzyılın ikinci yarısında doğdu. Gençliğinde yeniçeri ocağına katıldı ve yirmi sekizinci ortada görev yaptı; bu ortanın adı, sonraki hayatında da ona lakap oldu. Sonra devlet hizmetinde çeşitli görevlerde bulundu; maliye bürolarında ve defterdarlıkta çalıştı. 1718'de Pasarofça barış görüşmelerine Osmanlı heyetinin üyesi olarak katıldı. Bu görüşmelerde Avrupa diplomasisini yakından tanıdı. Bu deneyimi, onu Paris elçiliği için uygun bir aday yaptı.

Paris'e yolculuk

Sadrazam Nevşehirli İbrahim Paşa, Fransa ile ilişkileri geliştirmek ve Avrupa'yı daha yakından tanımak amacıyla 1720'de Paris'e bir elçi göndermeye karar verdi. Mehmed Çelebi'ye verilen talimatta, Fransa'nın kalelerini, fabrikalarını ve eğitim kurumlarını incelemesi ve uygun olanlar hakkında rapor vermesi isteniyordu. Elçi, Ekim 1720'de İstanbul'dan deniz yoluyla yola çıktı. Fransa'ya Toulon'dan girdi; karantina sürecinin ardından Güney Fransa'yı geçerek Paris'e ulaştı. Yolculuk sırasında Bordeaux'yu, Languedoc kanalını ve diğer önemli yerleri gördü.
Yirmisekiz Mehmed Çelebi'nin 1724 tarihli portresi
Yirmisekiz Mehmed Çelebi'nin 1724 tarihli portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Pierre Gobert. Dosya sayfası

Paris'te bir Osmanlı elçisi

Mehmed Çelebi, Mart 1721'de görkemli bir törenle Paris'e girdi. Kısa süre sonra on bir yaşındaki Kral XV. Louis tarafından Tuileries Sarayı'nda kabul edildi. Elçinin gelişi, Paris'te büyük bir ilgi uyandırdı; halk, Osmanlı elçisini görmek için sokaklara döküldü. Mehmed Çelebi, Paris'te bulunduğu dört ay boyunca Versay'ı, Marly'yi ve Fontainebleau'yu, Gobelins halı atölyelerini, Rasathane'yi, Bitkiler Bahçesi'ni ve hastaneleri ziyaret etti; opera ve tiyatro gösterilerini izledi. Fransız bilginlerle, devlet adamlarıyla ve saray mensuplarıyla görüştü. Ağustos 1721'de Paris'ten ayrılarak İstanbul'a döndü.
Ek bilgi
Sefaretname: Mehmed Çelebi'nin dönüşünde yazdığı Sefâretnâme, Fransa'daki gözlemlerini ayrıntılı bir şekilde anlatır. Eserde Fransız bahçeleri, saraylar, kanallar, rasathane, tiyatro ve opera, saray törenleri ve toplumsal hayat anlatılır. Elçi özellikle Fransız bahçelerinden ve su mühendisliğinden çok etkilenmişti. Eser, Osmanlı'da elden ele dolaştı ve birçok kopyası yapıldı. 1757'de Paris'te Fransızcaya çevrilerek yayımlandı. Eserin el yazması nüshaları, bugün İstanbul'daki kütüphanelerde ve Paris'teki Fransa Ulusal Kütüphanesi'nde korunur.

Paris'in Mehmed Efendi'ye bakışı

Elçinin Paris'teki varlığı, Fransız sanatında ve edebiyatında da iz bıraktı. Kralın elçiyi kabul töreni, ressamlar tarafından resmedildi; bu resimlerden biri, Versay Sarayı'ndaki koleksiyonda korunur. Elçinin Paris'e girişi ve Tuileries'den çıkışı, Gobelins atölyelerinde dokunan halılarda da tasvir edildi. Fransız gazeteleri, elçinin her hareketini haber yaptı. Elçinin portresi de bu dönemde yapıldı. Fransa'da "Türk modası", bu ziyaretten sonra daha da yaygınlaştı.

Oğlu Said Mehmed ve matbaa

Mehmed Çelebi, Paris'e oğlu Said Mehmed Efendi ile birlikte gitti. Said Efendi, Paris'te Fransızca öğrendi ve Fransız kültürünü yakından tanıdı. İstanbul'a döndükten sonra İbrahim Müteferrika ile birlikte ilk Türkçe matbaanın kurulmasında rol oynadı. 1727'de verilen izinle Müteferrika ve Said Efendi, matbaayı birlikte kurdular. Said Efendi, sonraki yıllarda kendisi de elçi olarak İsveç'e ve Fransa'ya gitti ve devletin yüksek makamlarına, sadrazamlığa kadar yükseldi.
Dikkat: yanlış bilinen
Etki meselesi: Bazı yazarlar, Mehmed Çelebi'nin Sefaretname'sinin Lale Devri'ndeki Avrupa etkisinin, özellikle Sadabad'ın ve İstanbul'daki bahçelerin doğrudan kaynağı olduğunu ileri sürer. Ancak bu doğrudan etkinin ne ölçüde gerçekleştiği tartışmalıdır. Sadabad'ın yapımında Fransız bahçelerinden ilham alındığı sıkça söylense de, yapının yerel bahçe geleneğiyle ilişkisi de bir o kadar güçlüdür. Elçinin anlatımları, bir merakın ve ilginin göstergesidir; ancak dönemin her yeniliğini bu esere bağlamak doğru olmaz.

Elçiliğin siyasi amaçları

Mehmed Çelebi'nin elçiliği yalnızca bir kültür gezisi değildi; arkasında somut siyasi hedefler de vardı. Osmanlı yönetimi, Pasarofça'dan sonra Habsburglara karşı Fransa'nın desteğini korumak ve Avrupa'daki güç dengelerini daha yakından izlemek istiyordu. Elçinin resmî gerekçelerinden biri, Kudüs'teki kutsal yerlere dair Fransa'nın taleplerinin görüşülmesiydi. Fransa ise Osmanlı ile ticari ilişkilerini güçlendirmek ve Levant ticaretindeki ayrıcalıklarını korumak amacındaydı. Elçinin Paris'te Kral naibi Orléans Dükü ve devlet adamlarıyla yaptığı görüşmeler, bu konuların yanı sıra Avrupa'daki genel siyasi durumu da kapsadı. Ancak elçiliğin kalıcı etkisi, siyasi sonuçlarından çok kültürel izlerinde görüldü.

Dönüşten sonraki yıllar

Mehmed Çelebi, İstanbul'a döndükten sonra devlet hizmetinde çeşitli görevlerde bulundu. Patrona Halil İsyanı'ndan sonra Lale Devri'nin önemli isimlerinin çoğu gibi o da gözden düştü ve Kıbrıs'a gönderildi. 1732'de Kıbrıs'ta öldü. Onun ardından oğlu Said Mehmed Efendi, babasının açtığı yolda ilerleyerek Osmanlı diplomasisinde ve kültür hayatında önemli bir yer edindi.

Paris arşivlerindeki izler

Mehmed Çelebi'nin elçiliğine dair belgeler, Paris'teki Dışişleri Arşivi'nde ve Fransa Ulusal Arşivleri'nde korunur. Bu belgeler arasında elçinin karşılanmasına dair talimatlar, törenlerin protokol kayıtları, elçinin ziyaret ettiği yerlerin listeleri ve masraflarına dair hesaplar bulunur. Fransız saray görevlilerinin raporları, elçinin Fransız sarayı tarafından nasıl karşılandığını ve onun Fransızlar üzerindeki izlenimini gösterir. Paris'teki Fransa Ulusal Kütüphanesi'nde ise Sefaretname'nin el yazması nüshaları ve Fransızca çevirisi yer alır.
Mehmed Efendi'nin çocuk yaştaki XV. Louis ile görüşmesini gösteren resim
Mehmed Efendi'nin çocuk yaştaki XV. Louis ile görüşmesini gösteren resimGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Almanach pour l'an 1722. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji:
1718: Pasarofça görüşmelerine katılır.
Ekim 1720: Paris'e gitmek üzere İstanbul'dan ayrılır.
Mart 1721: Paris'e girer; XV. Louis tarafından kabul edilir.
Ağustos 1721: Paris'ten ayrılır.
1721–1722: Sefaretname'yi sunar.
1727: Oğlu Said Mehmed, Müteferrika ile matbaayı kurar.
1732: Kıbrıs'ta ölür.
1757: Sefaretname Paris'te Fransızca yayımlanır.

Merakın diplomatı

Yirmisekiz Mehmed Çelebi'nin elçiliği, Osmanlı'nın Avrupa'ya bakışında bir değişimin işaretidir. Daha önceki elçiler de Avrupa'ya gitmiş ve gördüklerini yazmıştı; ancak Mehmed Çelebi'nin eseri, ilk kez Avrupa'yı incelenecek, öğrenilecek ve bazı yönleriyle örnek alınacak bir yer olarak sundu. Bize göre bu eserin değeri, Fransa'yı ne kadar doğru anlattığından çok, Osmanlı okurlarında uyandırdığı meraktadır. Elçinin Paris'teki gözlemleri, oğlu Said Efendi aracılığıyla matbaanın kurulmasına kadar uzanan bir değişim zincirinin ilk halkası oldu.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap