İçeriğe geç
Giriş yap
0

Seydi Ali Reis ve Hint Donanması (1554): Basra'dan Gucerat'a, oradan karayoluyla İstanbul'a

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt13 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Seydi Ali Reis (Kâtib-i Rûmî, Galatalı), Kanuni döneminin denizci, astronom ve şairidir. 1554'te Basra'da kalan Osmanlı Hint donanmasını Süveyş'e getirmekle görevlendirildi. Hürmüz Boğazı'ndan sonra Portekiz filosuyla iki kez çarpıştı, fırtınalar yüzünden Hindistan'ın Gucerat kıyısına düştü ve gemilerini kaybedince karayoluyla, Hindistan, Orta asyaAsya ve İran üzerinden, üç yılı aşkın bir yolculukla İstanbul'a döndü. Bu yolculuğu Mir'âtü'l-memâlik adlı eserinde anlattı.
Seydi Ali Reis'in yolculuğuyla ilgili tasvir
Seydi Ali Reis'in yolculuğuyla ilgili tasvirGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Lisuarte de Abreu. Dosya sayfası

Kökeni ve Akdeniz'deki hizmeti

Seydi Ali Reis, denizci bir ailenin çocuğu olarak İstanbul Galata'da doğdu. Dedesi Fatih döneminde Tersâne-i Âmire'de kethüdalık yapmış, babası Hüseyin de aynı mesleğe girmişti. Bilinen ilk görevi azebler kâtipliğiydi ve şiirlerinde kullandığı "Kâtibî" mahlası bu görevden gelir. Genç yaşta 1522 Rodos Seferi'ne katıldı, Barbaros Hayreddin Paşa'nın maiyetinde Akdeniz'i iyice öğrendi, 1538 Preveze Deniz Muharebesi'nde görev aldı ve Kaptan-ı derya Sinan Paşa ile 1551 Trablusgarp seferine çıktı.
Dikkat: yanlış bilinen
Kaynaklar bazı ayrıntılarda ayrışır. Türk ve Batı literatürü ailenin Sinoplu olduğunu yazar; Türk literatürü ise bu bilginin kesin olmadığını belirtir. Preveze'de Seydi Ali Reis donanmanın sağ kolunda görev yaptı; Türk ve Batı literatürü ise onun sol kanadı yönettiğini yazar. Ölüm tarihi Türk literatüründe 28 Aralık 1562 (2 Cemâziyelevvel 970), Türk literatüründe 1562, Batı literatüründe 1563 olarak geçer; hicrî tarihin miladî karşılığı Aralık 1562'dir. Doğum yılı olarak verilen 1498 Türk literatüründe geçmez.

Hint kaptanlığı

Pîrî Reis'in Basra'da bırakmak zorunda kaldığı Hint donanmasını Süveyş'e getirme görevi Seydi Ali Reis'e verildi; 2 Aralık 1553 tarihli tayin kaydına göre Mısır kaptanlığına getirildi ve ulûfesi 80 akçeye yükseldi. Önce Kanuni'nin Nahcıvan seferi hazırlıkları çerçevesinde Halep'e gitti, 7 Aralık 1553'te Halep'ten ayrılarak Birecik, Urfa, Musul ve Bağdat üzerinden nehir yoluyla 3 Şubat 1554'te Basra'ya ulaştı. Beylerbeyi Mustafa Paşa'dan on beş gemilik donanmayı teslim aldı, ancak deniz mevsimi olmadığı için beş ay beklemek zorunda kaldı. Bu sürede Mustafa Paşa'nın Huveyze kuşatmasını beş kadırgayla denizden destekledi.

Araştırmamız, Seydi Ali Reis'in Hint Okyanusu filosu komutanlığına Kanuni'nin Halep'teki kışlağında 1552 sonlarına doğru atandığını yazar ve öncülleri arasında Pîrî Reis ile Koca Murad Reis'i sayıyor. Araştırmamız da onun, Portekiz donanmasıyla savaşı kaybeden Murad Reis'in yerine atandığını gösteriyor.

Portekizlilerle iki çarpışma

Kılavuz Şerif'in keşif raporunda körfezde dört Portekiz gemisinden başka gemi olmadığı öğrenilince donanma 2 Temmuz 1554'te Basra'dan çıktı. Katîf, Bahreyn, Kays ve Keşim adalarına uğrayarak Hürmüz Boğazı'nı geçti. Umman kıyısında Hurfakan yakınlarında 10 Ağustos 1554'te, Hindistan genel valisi Alfonso de Noronha'nın oğlu Fernando komutasındaki yirmi beş gemilik Portekiz donanmasıyla karşılaşıldı. Ak, çeyrek asırdır Hint Okyanusu'nda rekabet hâlindeki iki imparatorluk donanması arasındaki bu ilk ciddi çarpışmanın Portekizlilerin çekilmesiyle sonuçlandığını ve ilk safhanın galibinin Seydi Ali Reis olduğunu yazar.

25 Ağustos'ta Maskat ile Kalhat yakınlarında otuz dört gemilik Portekiz filosuyla ikinci kez karşılaşıldı. Seydi Ali Reis, tamamı kalyonlardan oluşan Portekiz filosunun rüzgârdan yararlanıp manevra yapmasını önlemek için kendi gemilerini denize dik inen kayalarla Portekiz gemileri arasına dizdi; birbirine rampa eden iki filodan her iki taraf da altışar gemi kaybetti.
Dikkat: yanlış bilinen
Çarpışmaların ayrıntıları kaynaklarda farklıdır. İlk çarpışmanın tarihi Türk literatüründe 10 Ağustos, Türk literatüründe 9 Ağustos 1554'tür. Maskat çarpışmasındaki kayıpları Türk literatürü her iki taraf için altışar gemi olarak verirken Türk literatürü Portekiz donanmasının yedi, Osmanlı donanmasının beş gemisinin battığını yazar. Bu sayılar, Seydi Ali Reis'in kendi anlatısı Mir'âtü'l-memâlik ile Portekiz kaynakları arasındaki farklardan da etkilenebilir; okur rakamları kesin değil, yaklaşık olarak almalıdır.
Seydi Ali Reis'in 1554 tarihli el-Muhît eserinden bir sayfa
Seydi Ali Reis'in 1554 tarihli el-Muhît eserinden bir sayfaGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: George Philip & Son. Dosya sayfası

Fil tûfanı ve Gucerat

Gemilerini Kirman kıyısındaki Gevâdir limanında, hâkimi Melik Celâleddin'in yardımıyla onaran Seydi Ali Reis, Yemen yönünde yeniden yola çıktı. Güney Arabistan kıyısındaki Zufâr ve Şihr'e gelmişken mevsimlik "fil tûfanı" fırtınasına yakalandı ve on günlük bir mücadeleden sonra ters yöndeki Gucerat kıyısına sürüklendi. Portekizlilerin önemli üssü Diu önlerinden yelken açmadan geçti ve Demen (Daman) kalesi önünde demir attı; üç gemi daha karaya vurdu. Kalan altı gemiyle 28 Eylül 1554'te Sûret (Surat) limanına gidildi. Yedi kalyon ve seksen gemiden oluşan bir Portekiz donanması burayı da gözetim altına aldı; Seydi Ali Reis iki ay kadar kıyıda siperlenerek direndi. Gemiler onarılamaz hâle gelmiş, mürettebatın büyük bölümü Gucerat Sultanlığı'nın hizmetine girmişti. Seydi Ali Reis gemileri, bedelleri İstanbul'a gönderilmek üzere Sûret valisine teslim etti ve elli kadar adamıyla 26 Kasım 1554'te Ahmedâbâd'a yöneldi.
Tarih notu
Kronoloji:
2 Aralık 1553: Mısır kaptanlığına tayin.
3 Şubat 1554: Basra'ya varış.
2 Temmuz 1554: Donanma Basra'dan çıkar.
10 ve 25 Ağustos 1554: Hurfakan ve Maskat çarpışmaları.
28 Eylül 1554: Sûret limanı.
Ekim 1555: Delhi'de Hümâyun Şah'ın yanında.
5 Şubat 1557: Kazvin'den Bağdat'a hareket.
8 Haziran 1557: Diyarbekir tımar defterdarlığı.
28 Aralık 1562: Vefatı.

Karayoluyla dönüş

Gucerat sultanı Ahmed'in verdiği Bruc vilayeti idaresini kabul etmeyen Seydi Ali Reis, Ocak 1555'te Ahmedâbâd'dan ayrıldı. Sind'de hükümdar Hüseyin Şah Argun'a bir mücadelesinde yardım etmek zorunda kaldı; Mültan ve Lahor'dan sonra izin almak için Ekim 1555'te Delhi'ye, Bâbürlü hükümdarı Hümâyun Şah'ın yanına geçti. Hümâyun'un 28 Ocak 1556'daki ölümünden sonra yerine geçen Ekber Şah'tan izin aldı ve Kâbil, Semerkant, Buhara ve Hârizm'e ulaştı. Meşhed'de Safevîlerle mücadele hâlindeki bir hana yardıma gönderildiğinden şüphelenilerek tutuklandı, sonra Şah I. Tahmasb'a gönderildi ve 5 Şubat 1557'de Kazvin'den Bağdat'a hareket etti. Basra'dan çıkışından üç yıl yedi ay sonra Osmanlı topraklarına dönmüş oldu.

İstanbul'a vardıktan sonra Edirne'de padişaha, yol boyunca görüştüğü hükümdarlardan getirdiği on sekiz nâmeyi sundu. Hindistan'da öldüğü haberi geldiği için Mısır kaptanlığı başkasına verilmişti; Seydi Ali Reis 8 Haziran 1557'de Diyarbekir tımar defterdarlığına getirildi. Ak, Osmanlı divanında onun başarısız değil "talihsiz" görüldüğünü ve macerasının "Başına Seydi Ali halleri geldi" şeklinde deyimleştiğini belirtir. Buna karşılık tarihçi Âlî Mustafa Efendi, dikkatli davransa donanmayı geri getirebileceğini ve dönüşte kılık değiştirerek devletin şerefine halel getirdiğini yazarak onu eleştirmiştir.
Ek bilgi
Eserleri: Seydi Ali Reis'in önemli eserleri arasında Ali Kuşçu'nun astronomi risalesine dayanan ve 1548'de Kanuni'ye sunulan "Hulâsatü'l-hey'e", Delhi'de Hümâyun Şah'ın isteğiyle yazdığı usturlap ve tutulma hesaplarına dair "Mir'ât-ı Kâinât", dönüş yolculuğunu anlatan "Mir'âtü'l-memâlik" ve Batı literatürünün Hint Okyanusu'ndaki seyir, yön bulma, zaman hesabı, pusula kullanımı, rüzgâr ve akıntılar ile limanlar hakkında bilgi verdiğini belirttiği "Kitâbü'l-Muhît" bulunur. Batı literatürü, eserlerinin İngilizce, Fransızca, Almanca, Rusça, Urduca ve Bengalce gibi birçok dile çevrildiğini yazar.

Değerlendirme

Seydi Ali Reis'in görevi askerî açıdan başarısız oldu: Hint donanması Süveyş'e ulaşamadı ve gemiler kaybedildi. Ancak bu yolculuk, Osmanlıların Hint Okyanusu'ndaki Portekiz üstünlüğüne karşı verdiği mücadeleyi, mevsim rüzgârlarının belirleyici rolünü ve Gucerat'tan Bâbürlülere, Orta asyaAsya'dan Safevîlere uzanan diplomatik ilişkileri belgeleyen eşsiz bir anlatı bıraktı. Bu nedenle onun adı bugün bir yenilgiden çok bir seyahatname ve bilim insanı olarak anılır.

Seydi Ali Reis'in yolculuğu hakkında düşündüklerimiz

Seydi Ali Reis'in hikâyesi, kaybedilen bir donanmanın ardından bir denizcinin karayoluyla vatanına dönüşünü anlatır ve bu yolculuktan değerli bir seyahatname doğmuştur. Bize göre onun eserleri, askerî başarısızlıktan çok bilgi birikimiyle hatırlanmayı hak ediyor: Hint Okyanusu'na dair denizcilik bilgisi ve Orta asyaAsya'dan geçen dönüş yolculuğunun gözlemleri, dönemin dünyasına açılan eşsiz pencerelerdir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap