İçeriğe geç
Giriş yap
0

"İş Bankası Hint Müslümanlarının parasıyla kuruldu" iddiası: Rakamlar ne söylüyor?

SohbeX Editör 1 başlattı0 Yanıt6 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 1Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Türkiye İş Bankası'nın kuruluş sermayesi, Atatürk'le ilgili en uzun soluklu tartışmalardan birinin konusudur. Bir görüşe göre banka, Hindistan Müslümanlarının Kurtuluş Savaşı ve hilafet için gönderdiği paralarla kurulmuştur ve bu paralar sonradan bir siyasi partiye geçmiştir. Karşı görüşe göre ise Hindistan'dan gelen yardımın büyük bölümü savaşta harcanmış, bankaya giren kısım ise savaştan artan sınırlı bir tutardır. Bu yazı iddiayı, kuruluş belgelerinde ve dönemin tanıklıklarında yer alan rakamlarla karşılaştırıyor.
Ankara Ulus'taki Türkiye İş Bankası Müzesi
Ankara Ulus'taki Türkiye İş Bankası MüzesiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 4.0, yazar: Homakes. Dosya sayfası

a) İddianın ilk göründüğü yer

Hindistan'dan gelen yardımın bir kısmının İş Bankası'nda kullanıldığı bilgisi yeni değildir; bankanın kurucusu Celal Bayar'ın hatıralarında ve Cumhuriyet dönemi iktisat tarihi çalışmalarında yer alır. İddianın "banka hilafet parasıyla kuruldu" biçimi ise özellikle 2000'li ve 2010'lu yıllarda bazı gazetelerde ve televizyon programlarında öne çıktı. Bu yayınlarda konuşan eski CHP milletvekili Savcı Sayan, bankanın "Hindistan, Pakistan ve Afganistan'dan Hilafeti koruyun diye gönderilen paralarla kurulduğunu" söyledi. Tartışma, Atatürk'ün vasiyetiyle CHP'ye bıraktığı banka hisseleri nedeniyle siyasi bir boyut da kazandı.

b) Zaman çizelgesi

Celal Bayar
Celal BayarGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SEKA KAĞIT MÜZESİ ARŞİVİ. Dosya sayfası

c) Rakamlar: Ne kadar para geldi?

Hindistan'dan gelen yardımın tutarı farklı çalışmalarda farklı verilir. Mustafa Keskin'in "Hindistan Müslümanlarının Milli Mücadele'de Türkiye'ye Yardımları" adlı çalışmasına göre Mustafa Kemal Paşa'ya ulaşan paralar 26 Aralık 1921 ile 9 Ağustos 1923 arasında 17 parti hâlinde gelmiş ve toplam 781.570 Türk lirasına (122.000 İngiliz lirası) ulaşmıştır. En büyük iki parti, 26 Aralık 1921'deki 144.400 Türk lirası (26.000 İngiliz lirası) ve 28 Mart 1922'deki 131.500 Türk lirasıdır (20.000 İngiliz lirası). Paraların büyük bölümü, Büyük Taarruz'dan önceki aylarda, yani Aralık 1921 ile Ağustos 1922 arasında gelmiştir.

Atatürk araştırmacısı Ahmet Gürel ise Bombay merkezli Hilafet Komitesi'nin (Indian Committee of the Caliphate) topladığı yardımın 125.000 İngiliz lirasına ulaştığını ve Mustafa Kemal Paşa'ya gönderilen paradan artanın Osmanlı Bankası'na yatırıldığını yazar.

d) Bankaya giren tutar

Bankanın kuruluş sermayesi 1.000.000 liradır. Gazi Mustafa Kemal, bankanın 250.000 liralık hisse senedini peşin ödeyerek satın aldı ve 26 Ağustos 1924'te bankadaki 2 numaralı hesabına ayrıca 207.400 lira yatırdı; böylece bankaya toplam katkısı 457.400 lira oldu. 250.000 liralık hisse, Hindistan Müslümanlarının gönderdiği ve harcanmayan kısımdan ödenmiştir.

Celal Bayar, kuruluş günlerini anlatırken Latife Hanım'ın babası Muammer Bey'in (Uşakizade) kendisine gelerek şunu söylediğini aktarır:
Atatürk'ün elinde biraz para vardır. Bu paranın tamamı 250 bin liradır. Bunu işletmek istiyoruz.
Bayar'ın anlatımına göre Muammer Bey bir ithalat-ihracat şirketi kurmayı düşünüyordu; Bayar ise Atatürk'ün adının karışacağı bir kurumun kamu yararı taşıması gerektiğini, kredi işinin de bir kamu yararı olduğunu söyleyerek parayı bir bankaya yönlendirdi. Bankanın kalan sermayesi, ülkenin farklı şehirlerinden kurucu üyelerin taahhütleriyle oluşturuldu.
1920'de Hindistan'da Hilafet Hareketi döneminden bir görüntü
1920'de Hindistan'da Hilafet Hareketi döneminden bir görüntüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: (Mela Ram & Sons). Dosya sayfası

e) Sosyal medyadan örnekler

Konu sosyal medyada iki karşıt biçimde paylaşılır. Bir kullanıcı "İş Bankası hilafet parasıyla kuruldu" başlıklı haberleri paylaşarak paraların amacından saptırıldığını savunur. Başka bir kullanıcı ise Erdoğan'ın 31 Ağustos 2022'deki konuşmasından, Hindistan'dan gelen altınların "Büyük Taarruz için gereken ekonomik kaynağın nüvesini" oluşturduğu cümlesini paylaşarak paranın savaşta kullanıldığını vurgular.
Tarih notu
Erdoğan, Büyük Zafer'in 100. yılı etkinlikleri kapsamında 31 Ağustos 2022'de Kütahya'da yaptığı konuşmada şöyle dedi: "Hindistan Müslümanlarının ciddi fedakârlıklarıyla toplayarak gizlice Ankara'ya gönderdiği 600 bin altın, Büyük Taarruz için gereken ekonomik kaynağın nüvesini teşkil etmiştir."
Ek bilgi
Atatürk, vasiyetnamesinde İş Bankası'ndaki hisselerini Cumhuriyet Halk Partisi'ne bıraktı; bu hisselerin temettü geliri Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu'na ayrıldı. Hisseler 1953'te 6195 sayılı kanunla hazineye devredildi, 1963'te Anayasa Mahkemesi kararıyla CHP'ye geri döndü; 1981'de partilerin kapatılmasıyla yeniden hazineye geçti ve 1992'de CHP'nin yeniden kurulmasının ardından partiye döndü.
Dikkat: yanlış bilinen
1. Tutar farkı: Toplam yardım Mustafa Keskin'in çalışmasında 781.570 Türk lirası (122.000 İngiliz lirası), Ahmet Gürel'in yazısında 125.000 İngiliz lirası olarak verilir. Erdoğan'ın konuşmasında ise "600 bin altın" ifadesi geçer. Rakamlar farklı para birimleri ve hesaplama yöntemleriyle verildiği için birebir karşılaştırılmamalıdır.
2. Katkının oranı: 250.000 liralık hisse, 1.000.000 liralık sermayenin dörtte biridir. Atatürk'ün 207.400 liralık ek mevduatıyla birlikte toplam katkı 457.400 liradır; ancak bu ek tutarın kaynağı ile ilgili belgeler 250.000 lira kadar açık değildir.
3. Farklı yorumlar: Bir görüş, yardımın amacının hilafeti korumak olduğunu ve bankaya aktarılmasının bu amaca aykırı olduğunu savunur. Diğer görüş, paraların Milli Mücadele için gönderildiğini, büyük bölümünün savaşta harcandığını ve artan kısmın ulusal bir kurumda değerlendirildiğini savunur.

Karşı kanıtlar ve değerlendirme

Belgeler iki şeyi birlikte gösterir. Birincisi, Hindistan Müslümanlarının yardımından artan 250.000 lira İş Bankası'nın kuruluşunda kullanılmıştır; bu bilgi Celal Bayar'ın tanıklığında açıkça yer alır. İkincisi, bu tutar bankanın 1.000.000 liralık sermayesinin dörtte biridir ve gelen yardımın büyük bölümü 1921–1922'de, yani Büyük Taarruz öncesinde ordu için harcanmıştır. Bu nedenle "İş Bankası tamamen Hint Müslümanlarının parasıyla kuruldu" ifadesi yanlıştır; "Hindistan'dan gelen yardımdan artan bir kısım İş Bankası'nın kuruluş sermayesinde kullanıldı" ifadesi ise belgelerle uyumludur.

İş Bankası iddiası, doğru bir bilginin abartılarak yanlış bir genellemeye dönüştürülmesinin tipik bir örneği. Hindistan Müslümanlarından gelen yardımın bir kısmının bankanın kuruluşunda kullanılması belgeli bir gerçek ve bu dayanışmanın önemini küçümsemek gerekmez. Ama "tamamen" kelimesi, rakamların gösterdiği tabloyu çarpıtıyor. Bizce bu konuda en doğru yaklaşım, oranı ve zamanlamayı birlikte vermek: Yardımın büyük kısmı savaş için harcanmış, artan bir bölümü bankaya aktarılmış. Bu dayanışma Türk ve Hint Müslümanları arasındaki tarihî bağın güzel bir parçası olarak anılmayı hak ediyor; abartıya ihtiyacı yok.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap