Astrahan Seferi, Osmanlı kaynaklarında "Ejderhan Seferi" olarak da geçer ve 1569'da Rusya'nın elindeki Astrahan'ı geri almak amacıyla Kırım Tatarlarıyla birlikte düzenlendi. Araştırmamız bu savaşı, 1568–1570 Rus-Türk Savaşı olarak adlandırır ve Birinci Dünya Savaşı'na kadar süren on iki Rus-Türk savaşının ilki olarak tanımlıyor. Sefer, Don-Volga Kanal Projesi ile eş zamanlı yürütüldü ve başarısızlıkla sonuçlandı. Astrahan Kremlini'nin bugünkü görünümüGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Alexxx1979. Dosya sayfası
Astrahan'ın Rus eline geçişi
Astrahan Hanlığı, Altın Orda hükümdarlarından Küçük Muhammed Han'ın torunu Kasım Han tarafından, merkezi Hazar Denizi'nin kuzey kıyısındaki Astrahan (Astırhan, Ejderhan) şehri olmak üzere kuruldu ve 1466–1556 arasında hüküm sürdü. Kırım hanı Mengli Giray'ın 1502'de Saray şehrini tahribinden sonra Astrahan yaklaşık yirmi yıl Kırım nüfuzu altına girdi.
Rus Çarı IV. İvan1552'de Kazan Hanlığı'nı yıktıktan sonra, kendisine sığınmış olan Şeyh Haydar Han'ın oğlu Derviş Han'ı Astrahan hükümdarı yaptı, sonra da hanlığı işgal etti. IV. İvan 1556'da Astrahan'ı ele geçirdikten sonra Volga'ya bakan dik bir tepe üzerinde yeni bir kale yaptırdı ve Rusya Kuzey Kafkasya'ya doğru genişledi. Osmanlılar ve özellikle vassalları Kırım Hanlığı bu bölgeyi kendi nüfuz alanları sayıyordu.
Dikkat: yanlış bilinen
Savaşın nedeni hakkında araştırmacılar farklı vurgular yapar. Saray, Rusların Orta asyaAsya Müslümanlarının hac yolunu kesmesini ve bölge halkının İstanbul'dan yardım istemesini öne çıkarır. Janet Martin savaşın nedenini Rusların Osmanlı ticaretine karışması ve Mekke'ye hac yolunu engellemesi olarak açıklar. Vitaly Penskoi ve Stanford Shaw ise asıl amacın Astrahan'ı ele geçirmek olduğunu, şehrin Safevîlere karşı kuzey üssü ya da bir savunma sisteminin merkezi olabileceğini savunur; Murat Yaşar da hedefin Astrahan olduğunu belirtir. Bu görüşler birbirini dışlamaz: hac ve ticaret yolu ile stratejik üs hedefi aynı seferde birleşmiştir.
Seferin planı
1568'de II. Selim döneminde devlet yönetiminin asıl gücü olan Veziriazam Sokullu Mehmed Paşa, Osmanlı Devleti ile geleceğin kuzeydeki büyük rakibi Rusya arasındaki ilk karşılaşmayı başlattı. Volga ile Don'u kanalla birleştirme planı İstanbul'da ayrıntılandırıldı. Plan, donanmanın Volga'ya geçip orduyla birlikte Astrahan üzerine yürümesiydi; bütün malzeme Azak Kalesi'nde toplandı ve Azak seferin çıkış noktası oldu.
Sokullu, Çerkez Kasım Bey'i beylerbeyi yaparak hem Astrahan kalesini almakla hem de kanal çalışmalarını başlatmakla görevlendirdi. Saray ise görevli kişiyi "Kefe Beyi Kasım Bey" olarak anar; Türk ve Tatar kuvvetleri ile teknisyenler 1569 ilkbaharında Don-Volga yöresine gitti.
Dikkat: yanlış bilinen
Kuvvetlerin büyüklüğü ve komuta hakkında kaynaklar farklıdır. Araştırmamız, Astrahan'ı kuşatmak üzere Mustafa Paşa komutasında 20.000 Türk ve 50.000 Tatardan oluşan bir kuvvetin gönderildiğini gösteriyor. Türk kaynakları seferin komutanı olarak Kasım'ı gösterir; Türk literatüründe Kaptan Mustafa Paşa yalnızca Nisan 1569'da üç bin yeniçeriyi taşıyan donanmanın komutanıdır ve kanal kazısı için 30.000 Nogay Tatarının tutulduğunu belirtir. Rakamların kaynakları birbirinden farklı olduğundan kesin bir sayı vermek mümkün değildir.
Kuşatma ve Rus karşı hamlesi
Osmanlı donanmasıAzak'ı kuşatırken, Astrahan'ın Rus askerî valisi Knyaz Serebryanıy-Obolenski komutasındaki garnizonun çıkışı kuşatanları geri püskürttü. 30.000 kişilik bir Rus yardım ordusu da işçileri ve onları korumak için gönderilen Tatar kuvvetini dağıttı. Rusya'nın saldırıları, Kırım Hanı'nın projeye karşı tutumu ve kışın yaklaşması kazıyı yavaşlattı; sonunda kirimKırım Hanı, Kasım Paşa'nın kanal işini bırakıp doğrudan Astrahan üzerine yürümesi için II. Selim'i ikna etti, ama Astrahan seferi de Kasım Paşa'nın geri çekilme emriyle sonuçsuz kaldı. Rus Çarı IV. İvan'ın 19. yüzyıl portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Hans Weigel der Ältere (1520—1577). Dosya sayfası
Geri çekilme felaketi
Sonbahar başında Osmanlı ve Tatar ordularına geri çekilme emri verildi. Ordu, kısmen kurak ve çorak, kısmen bataklık olan Astrahan bozkırından çekildi; en büyük kayıplar dönüş yolunda susuzluk ve açlık yüzünden verildi. Kırım Hanı Devlet Giray'ın tavsiyesiyle ordu Kabartay ve Beştav üzerinden Taman'a ve Kefe'ye doğru Kuzey Kafkasya'dan çekildi; Kabartay bölgesindeki Çerkez kabileleri çekilen askerlere her fırsatta saldırdı. Aynı anlatım, dönüş yolunda kalan askerlerin ve işçilerin yüzde 70'e kadarının bozkırda donarak ya da Çerkez saldırılarıyla öldüğünü ve Osmanlı donanmasının bir fırtınada yok olduğunu yazar.
Osmanlı-Kırım ordusu çekilme sırasında çöllerde ve bataklıklarda büyük kayıp verdi. Mühimmat ve erzakın depolandığı Azak Kalesi'ndeki barut deposunun patlaması kalenin büyük ölçüde yıkılmasına yol açtı; Türkçe madde bunu isyancı yeniçerilere bağlar. IV. İvan ise Volga'nın ortasındaki bir adada Astrahan'ın yeni kalesini kurdu.
Tarih notu
Kronoloji: 1552: IV. İvan Kazan'ı alır. 1556: Astrahan Rus eline geçer. 1568: Sokullu seferi ve kanal planını başlatır. İlkbahar 1569: Kuvvetler Azak'ta toplanır. Ağustos 1569: Kanal kazısı başlar. Sonbahar 1569: Geri çekilme emri ve bozkırda ağır kayıplar. 1570: Osmanlı dikkati Kıbrıs seferine yönelir.
Sonuçlar
Rusya ile Osmanlı Devleti arasındaki bu ilk çatışma, Osmanlılar için askerî bir yenilgiyle sonuçlandı. Bununla birlikte Osmanlılar Orta asyaAsya'dan gelen Müslüman hacılar ve tüccarlar için güvenli geçiş hakkı elde etti. İki yıl sonra Kırım akınları sonucunda Ruslar, Livonya'daki uzun savaş ve yeni bir Osmanlı seferinden korkmaları yüzünden Terek nehri üzerindeki kalenin büyük bölümünü yıkmak zorunda kaldı.
Türk literatürünün "Sokullu Mehmed Paşa" bahsi, Sokullu'nun Don-Volga projesini hayata geçiremediğini ve Astrahan seferine memur edilen Kasım Paşa'nın başarılı olamadığını kaydeder; hemen ardından Sokullu'nun rakiplerinin onun muhalefetine rağmen Kıbrıs seferini kabul ettirdiğini, imparatorluğun dikkat ve enerjisinin Akdeniz'e yöneldiğini belirtir. III. Murad döneminde Rus çarı nezdinde yapılan girişimler de sonuç vermedi. Astrahan Seferi, Osmanlı-Rus rekabetinin başlangıç noktası olarak tarih yazımında özel bir yere sahiptir.
Geriye dönüp bakınca Astrahan Seferi
Astrahan seferi, Osmanlı ile Rusya arasındaki ilk doğrudan silahlı karşılaşmadır. Bozkırın uzaklığı, kış ve ikmal sorunları seferin sonucunu belirledi. Kanımızca bu başarısızlık, iki büyük güç arasındaki rekabetin başlangıcı olarak anılmalıdır; ancak sonraki iki yüzyıl boyunca ilişkiler ağırlıklı olarak diplomasi ve Kırım Hanlığı üzerinden yürüdü.