İçeriğe geç
Giriş yap
0

"Kendin yapıp kendin dikeceksin": Trakya Seyahati'nde Edirne'de söylenenler (21-25 Aralık 1930)

Mavi Mürekkep başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

Mavi MürekkepKonu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
19 Aralık 1930'da İstanbul'dan çıkan Trakya Seyahati, ekonomik buhranın ve Serbest Cumhuriyet Fırkası deneyiminin hemen ardından yapıldı. Gezinin en uzun durağı Edirne oldu: Gazi şehirde dört gece kaldı. Bu sürede bir köylünün paltosuna, öğretmen adaylarına ve belediye başkanına birer söz söyledi. Gezi, Menemen haberiyle 25 Aralık'ta yarıda kaldı.
Atatürk Edirne Erkek Muallim Mektebinde, 24 Aralık 1930
Atatürk Edirne Erkek Muallim Mektebinde, 24 Aralık 1930Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Youngnwise. Dosya sayfası

Alpullu defteri

Sirkeci'den "Yaşa Gazi!" sesleriyle ayrılan tren Çatalca ve Muratlı'dan geçip 20 Aralık sabahı 6.00'da Alpullu'ya vardı. Gazi, Cumhuriyetin ilk şeker fabrikasını gezdi ve ziyaretçi defterine şunu yazdı:

[alinti]Alpullu şeker fabrikasını gezdim. Gördüğüm vaziyetten çok memnun kaldım. Müessesenin daha tevessü etmesini ve şimdiye kadar olduğundan fazla muvaffak olmasını dilerim. Memleketimizin her müsait mıntıkasında şeker fabrikalarının çoğalması ve bu suretle memleketin şeker ihtiyacının temini mühim hedeflerimiz arasında tanınmalıdır.[/alinti]

Aynı gün öğleden sonra Kırklareli'de belediye temsilcileriyle Kırklareli, Vize, Üsküp ve Pınarhisar'da seçimlerin neden kaybedildiğini konuştu. Halk Fırkası binasında aydınlar, çiftçiler ve zanaatkârlarla buhranın yerel etkilerini dinledi.

Hasköy'de bir palto

21 Aralık saat 15.30'da kara yoluyla Edirne'ye hareket edildi. İl sınırındaki Hasköy'ün Dörtyol mevkiinde, bayrak, yeşillik ve kasımpatılarla süslenmiş bir tak kurulmuştu: "Hasköy'e Hoş Geldin Ulu Gazi". Kötü havaya karşın bekleyen köylüler 16.30'da heyeti karşıladı. Gazi el sıktı, dilekçeleri aldı, çocuklarla konuştu. Köylü Hasan (Karasakal) Efendi'nin paltosunu beğendi. Hasan Efendi paltonun kendi koyunlarının yününden, eşi tarafından dokunduğunu ve Kırklareli'nde diktirildiğini söyledi. Gazi'nin cevabı kısaydı:

[alinti]İşte böyle olacaksın, kendin yapıp kendin dikeceksin.[/alinti]
Ek bilgi
Buhran yılında yerli üretim: 1930, dünya ekonomik buhranının Türkiye'de hissedildiği yıldı. Bir gün önce Alpullu defterine yazılan "şeker ihtiyacının temini" ile Hasköy'deki palto cümlesi aynı düşüncenin iki ölçeğidir: devlet fabrikası ve köylünün kendi yünü.

"Edirne bana yabancı değil"

Söğütlüdere'de de otomobilden inip köylülerle konuşan Gazi, 17.45'te Edirne'nin girişindeki Hacılarezanı takına geldi. Belediye Başkanı Ekrem Bey "Edirne'ye hoş geldiniz, Büyük Gazi" diye karşıladı. Gazi, Edirne'nin kendisi için yabancı bir şehir olmadığını söyledi. Bu sözün bir geçmişi vardı. 1913'te Bolayır kuvvetleriyle şehre giren Kurmay Binbaşı Mustafa Kemal Edirne'de 20 gün kalmıştı. 1916'da ise 16. Kolordu Komutanı olarak 43 gün kaldı ve askerî görüşlerini anlatan "Taktik Meselesinin Çözümü ve Emirlerin Yazılmasına İlişkin Öğütler" broşürünü Edirne Sanayi Mektebinde bastırdı. Yedi sayfalık bu eserin aslı ATASE arşivindedir.

1913'te Kaleiçi'nde İstiklal İlkokulu yanındaki bir pansiyonda kalmış, akşamları Selanik'teki beyaz kulelere benzettiği Karaağaç istasyon lokantasında dostlarıyla buluşmuştu. 1916'da şehre girerken taklarda "Yaşasın Arıburnu ve Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal Bey" yazılı levhalar asılmıştı. O günlerde Selimiye'de Çanakkale şehitleri için okutulan mevlide katılmış, Dr. Rifat Osman'ın kütüphanesinden Türkçe ve Fransızca tarih kitapları alıp okumuştu.

Karşılamanın 1930'daki havasını Edirne Postası'nın 21 Aralık manşetleri verir: "Hoş Geldin Büyük Gazi" ve "Ak saçlı ihtiyarından beşikteki çocuklara kadar büyük kurtarıcısının hasreti ile yanıp tutuşan Trakya halkı bugün onu aralarında görmekten mütevellit coşkun bir sürur içinde en şerefli bir gün yaşıyor". Heyette kız kardeşi Makbule Hanım, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Ordu Müfettişi Ali Sait Paşa, Kılıç Ali, Salih Bozok ve Recep (Peker) de vardı.

Gazi belediyede kendisine ayrılan odada kaldı. Dört gece kaldığı bu oda 1978'de "Atatürk Odası" olarak düzenlendi.
Atatürk Edirne'de bir kadının derdini dinlerken, 25 Aralık 1930
Atatürk Edirne'de bir kadının derdini dinlerken, 25 Aralık 1930Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

22 Aralık: dört buçuk saat ve bir mektup

Halk Fırkasında ilçe, bucak ve merkez ocaklarının temsilcileriyle dört buçuk saat, ardından müteşebbis heyetle bir buçuk saat görüştü. Parti binasını küçük buldu. İttihat ve Terakki Kulübü olarak yapılmış binanın onarılıp parti merkezinin oraya taşınmasını ve onarım için 3500 lira ayrılmasını istedi. Bu bina sonradan Edirne Halkevi oldu. Aynı gün Başvekil İsmet Paşa'ya dört maddelik bir istek listesi gönderdi:

[liste][*]Kredi ihtiyacı için Emlak ve Eytam Bankasının Edirne'de şube açması
[*]Keşan-İbrice yolunun düzeltilmesi ve İbrice'ye iskele yapılması
[*]Köylülerin zahire ve saman satışı için Edeköy ile Sofulu arasında gümrük kapısı
[*]Ergene'nin temizlenmesi ve kanal çalışmalarının sürdürülmesi[/liste]

Temmuz 1930 kasırgasının yıktığı binalar için dilekçeler de verildi. Gazi, yıkılan minarelerin onarılması için Evkaf Müdürlüğüne telgraf çekti.

24 Aralık: "En iyi fert"

23 Aralık'ta Kemalköy'de Meriç kıyısındaki çeltik tarlalarını gezen Gazi, ertesi gün Edirne okullarını dolaştı. Erkek Öğretmen Okulunda bir sınıfta ilk toplulukların korkuya dayalı ahlak sisteminden söz etti. Sonra eşitliğe dayalı toplumlarda bireyin nasıl yetiştirilmesi gerektiğini anlattı. Sözlerinin gazetelere yansıyan özeti şuydu:

[alinti]Heyeti içtimaiyeyi en büyük kuvvet menbaı ve menşei telakki eden bir sistemde ferdin cemiyete karşı vazifesi her şeyden evvel onun istiklal, huzur ve refahını temine çalışmak... en iyi fert kendinden ziyade mensup olduğu heyeti içtimaiyeyi düşünen, onun muhafaza-i mevcudiyetine ve saadetine vakfı nefseden insandır.[/alinti]

Öğle yemeğini öğrencilerle yedi. Gazi Kız Mektebini, Karaağaç yatılı okullarını ve Sanayi Mektebinin atölyelerini gezdi. Ayrılmadan önce konserve fabrikasına, Jandarma Mektebine ve 1916'da kaldığı eve uğradı.
Ek bilgi
Kulağa fısıldanan haber: 25 Aralık sabahı 10.00 sularında Türk Ocağına gelen Gazi'yi, o gün orada bulunan öğrencilerden Osman (Oyman) çok neşeli gördüğünü anlatır. Gazi konuşmaya hazırlanırken Özel Şifre Müdürü Suat Bey yanına gelip kulağına bir şey söyledi. Bu, İsmet Paşa'nın Menemen olayı ve Kubilay'ın şehit edilmesine dair mesajıydı. Gazi Trakya Seyahatini yarıda kesti.
Edirne Belediye binası
Edirne Belediye binasıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Dosseman. Dosya sayfası

Hacılarezanı'nda veda

Halk belediyeden şehir çıkışına kadar yolu doldurdu. Hacılarezanı'nda otomobilden inen Gazi'ye Ekrem Bey, Edirnelilerin minnetini sundu ve sık sık gelmesi için söz istedi. Gazi şöyle karşılık verdi:

[alinti]Edirne şehri halkının hakkımda göstermiş olduğu hüsnü kabul ve tezahürattan cidden memnun ve mütehassıs oldum. Fırsat düştükçe bu güzel şehri ziyaret edeceğimi vadediyorum. Selam ve muhabbetlerimin muhterem ve sevimli Edirne halkına iblağını rica ederim.[/alinti]

Babaeski'den trene binen Gazi 17.30'da İstanbul'a hareket etti. Dönüşte Havsa'ya ve Kuleli'ye de uğradı.
Doğrusu
Tarihleri karıştırmamak: Edirne'de Gazi'nin gelişi olarak anılan gün 21 Aralık 1930'dur. Ancak bu, Mustafa Kemal'in şehre ilk gelişi değildir. 1913'te Kurmay Binbaşı olarak, 1916'da 16. Kolordu Komutanı olarak Edirne'de bulunmuştu. 12 Şubat 1929 tarihli Edirne Postası da "Edirneliler daha Çanakkale muzafferiyeti dönüşünden Büyük Gazi'yi tanımakla bahtiyardırlar" diye yazmıştı.

Edirne sözlerinin değeri

Edirne'de söylenenler bir sistem halinde okunabilir: Alpullu'daki fabrika notu üretimi, Hasköy'deki palto kendine yetmeyi, öğretmen okulundaki cümle bireyin topluma karşı görevini, İsmet Paşa'ya yazılan liste devletin yapacaklarını anlatır. Dört günlük bir şehir ziyaretinde ekonomi, eğitim ve parti örgütü konularının hepsi konuşulmuştur. Menemen haberiyle kesilen program, gezinin bundan sonraki Ege ayağının havasını da belirledi.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap