İçeriğe geç
Giriş yap
0

Vilâyât-ı Şarkiyye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti (1918-1919): Erzurum şubesinin kongresi

Eski Harita başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

Eski HaritaKonu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1
Erzurum Kongresi'ni toplayan örgütün adı uzundu: Vilâyât-ı Şarkiyye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti, yani Doğu İllerinin Millî Haklarını Savunma Cemiyeti. Merkezi Erzurum'da değil İstanbul'daydı ve kurucuları doğulu aydınlar, eski valiler ve mebuslardı. Cemiyetin Erzurum şubesi ise 1919 baharında İstanbul'daki merkezden daha etkili hâle geldi; Mustafa Kemal Paşa'ya Faal Heyet başkanlığını teklif eden, iki delegesini istifa ettirerek onu kongreye sokan ve sonunda İstanbul'la bütün bağlarını kesen bu şubeydi.
Kaynaklar
Belge: Vilâyât-ı Şarkiyye Müdâfaa-i Hukûk-ı Milliye Cemiyeti — Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı (Atatürk Ansiklopedisi), Atatürk Ansiklopedisi maddesi — yazar: Sinever Esin Derinsu Dayı. Tarih: 3 Mart 2021.
Cemiyetin Erzurum şubesi başkanı Hoca Raif (Dinç) Efendi
Cemiyetin Erzurum şubesi başkanı Hoca Raif (Dinç) EfendiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Mütarekenin 24. maddesine karşı

30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Mütarekesi'nin 7. maddesi, İtilaf devletlerine güvenliklerini tehdit eden bir durumda herhangi bir stratejik noktayı işgal hakkı veriyordu. 24. madde ise daha da kaygı vericiydi: "Vilâyât-ı Sitte", yani Erzurum, Van, Diyarbakır, Sivas, Bitlis ve Mamuretülaziz'de (Elazığ) karışıklık çıkarsa, İtilaf devletleri bu illerin herhangi bir bölümünü işgal hakkını saklı tutuyordu. Mütarekenin İngilizce metninde bu iller "Altı Ermeni Vilayeti" olarak geçiyordu.

Bu maddelere dayanarak Doğu Anadolu'da bir Ermenistan kurma fikirlerine ve işgal tehdidine karşı, Wilson İlkeleri'nin Türklerin yaşadığı bölgelerin egemenliğini öngören 12. maddesine dayanan bir cemiyet 2 Aralık 1918'de İstanbul'da kuruldu.
Ek bilgi
Kurucu kadro: Başkan eski Bitlis Valisi Harputlu Nedim Bey'di. Üyeler arasında Diyarbakırlı Süleyman Nazif, Ziya Gökalp'in dayısının oğlu Diyarbakır Mebusu Pirinççizade Feyzi, eski Beyrut Valisi İsmail Hakkı, Sivas Mebusu Rasim, sonradan Malatya mebusu olan yedek subay Abdülmuttalip (Öker), sonradan Yüksek Murakabe Heyeti başkanı olan yedek subay Cavit (Eğin), eski Erzurum mebusu Raif Hoca (Dinç) ve Erzurumlu öğretmen Cevat (Dursunoğlu) vardı.
Cemiyet fikirlerini iki gazeteyle yaydı: Abdülmuttalip'in sorumluluğunda Fransızca yayımlanan Le Pays ve Süleyman Nazif'in Türkçe Hadisat'ı. Doğu illerinin Türklüğünü ve Ermenilerin bölgede hiçbir zaman çoğunluk olmadığını savundu; hiçbir kavmî ayrılık gütmediği için, iş birliğine yanaşmayıp bölücü faaliyet yürüten Kürdistan Teali Cemiyeti'ne karşı da mücadele etti.

Erzurum şubesinin kuruluşu

Genel merkez, Erzurum'da şube açmak için Cevat Bey'i görevlendirdi. İlk toplantı 6 Mart 1919'da Âsâr-ı Terakki Mektebi'nde yapıldı. Başkanlığa Hacı Fehmi Efendi, muhasipliğe Süleyman Bey, kâtipliğe Cevat Bey seçildi. Birkaç gün içinde geçici heyetten ayrılmalar oldu ve Hacı Fehmi Efendi başkanlığı daha tecrübeli Hoca Raif Efendi'ye bıraktı. Şube 10 Mart 1919'da resmen açıldı.

Şubenin yönetiminde emekli binbaşılar, avukatlar, eski evrak müdürü ve Albayrak gazetesinin sahibi Süleyman Necati (Güneri) vardı. Albayrak, cemiyetin yayın organı olarak Doğu Anadolu'da Türk ile Kürt'ün ayrı olmadığını, gelecek felaketin iki kardeşi birlikte yok edeceğini yazıyor ve millî birlik çağrısı yapıyordu. Şubeyi ulema, asker, aydın, memur ve şehrin ileri gelenleri destekliyordu.

Karabekir'in gelişi ve Vilayet Kongresi

15. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir Paşa'nın 3 Mayıs 1919'da Erzurum'a gelişi şubeyi güçlendirdi ve ordunun desteğini sağladı. 17-21 Haziran 1919'da Erzurum vilayetinin sancak ve kazalarından yirmi bir temsilcinin katıldığı Vilayet Kongresi toplandı. Raif Hoca'nın başkanlığındaki kongre şu kararları aldı:

[liste]
[*]Fikirde ve işte birlik sağlamak, Osmanlı camiasından asla ayrılmamak.
[*]Ermeni saldırısını şiddetle karşılamak ve millî varlığı son ferdine kadar savunmak.
[*]Millî varlığı silmemek için asla göç etmemek.
[*]Bunları başarmak için orduya güvenmek ve halkı silahlandırmak.
[/liste]
Cemiyetin kurucularından Süleyman Nazif
Cemiyetin kurucularından Süleyman NazifGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Ek bilgi
Trabzon ile aynı gün: Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti ile bu cemiyetin Erzurum şubesi, birbirinden habersiz olarak 30 Mayıs 1919 civarında doğu vilayetlerini kapsayan bir kongre yapma kararı aldı. İki cemiyet, güvenlik bakımından daha uygun olan Erzurum'da buluşmaya karar verdi.

Mustafa Kemal Paşa'ya teklif ve iki delegenin istifası

3. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa 3 Temmuz 1919'da Erzurum'a geldi ve ertesi gün cemiyetle temasa geçti; kongrede görüşülecek konular birlikte tespit edildi. Kongre önce 10 Temmuz'a planlanmışsa da delegelerin yetişememesi yüzünden 23 Temmuz'a ertelendi. Bu arada Mustafa Kemal Paşa 8-9 Temmuz gecesi askerlikten ayrılarak mücadeleye "bir millet ferdi" olarak devam etme kararı aldı.

10 Temmuz'da Raif Hoca imzalı bir yazıyla cemiyetin Faal Heyeti'nin başkanlığı Mustafa Kemal Paşa'ya, ikinci başkanlığı Rauf Bey'e teklif edildi; ikisi de kabul etti. Kongreye delege olarak girebilmeleri için 20 Temmuz'da Cevat Bey ile Kazanasmazlardan Küçük Kâzım (Yurdalan) Bey delegeliklerinden istifa etti. Böylece Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey kongreye Erzurum delegesi olarak katıldı. Aynı gün Raif Hoca, İstanbul'daki genel merkezden Mustafa Kemal Paşa'nın merkez adına da oy ve görüş bildirmesi için yetki istedi ve bu yetki verildi.

Engellenen delegeler

Diyarbakır ve Mamuretülaziz valileri, bölgelerindeki şubelerin seçtiği delegelerin Erzurum'a gitmesine engel oldu. Erzurum Kongresi bu iki vilayet dışında, Erzurum, Van, Bitlis ve Sivas şubeleri ile Trabzon, Rize, Gümüşhane ve Ordu'daki cemiyetlerin delegeleriyle toplandı. 23 Temmuz-7 Ağustos 1919 arasında Mustafa Kemal Paşa'nın başkanlığında yapılan kongre, bölgesel bir amaçla toplanmış olsa da 30 Ekim 1918 sınırlarını millî sınır kabul edip manda ve himayeyi reddettiği için ilk millî kongre niteliği kazandı.
Erzurum Kongresi'nin toplandığı binanın penceresi
Erzurum Kongresi'nin toplandığı binanın penceresiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Zeynel Cebeci. Dosya sayfası
Doğrusu
Adın değişmesi: Kongrenin 9. maddesiyle millî amaçla kurulan cemiyetler, bu cemiyet ve Trabzon cemiyeti dahil, "Şarkî Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adı altında birleştirildi; 10. maddeyle Mustafa Kemal Paşa başkanlığında bir Heyet-i Temsiliye kuruldu. Erzurum şubesi böylece İstanbul'daki merkezle bağlarını kesti. İstanbul'daki merkez ise faaliyetini sürdürdü ve Sivas Kongresi'ndeki büyük birleşmeye katıldı.
Kongreden sonra cemiyetin Erzurum heyeti, 25 Temmuz 1919'da Mustafa Kemal Paşa'ya Erzurum hemşehriliği teklif etti; Paşa kabul etti ve 27 Ağustos 1919'da Erzurum nüfusuna kaydedildi. Mustafa Kemal Paşa, cemiyetin topladığı kongreyi, "hassas ve necip bir ruh ve salabetli bir iman ile" vatanın kurtuluşuna ait esaslı kararlar alan ve "bilhassa bütün cihana karşı milletimizin mevcudiyetini ve birliğini" gösteren bir toplantı olarak değerlendirdi.

Değerlendirmenin son cümlesi şuydu: "Tarih bu kongremizi şüphesiz ender ve büyük bir eser olarak kaydedecektir." Kongrede seçilen Heyet-i Temsiliye, 4-11 Eylül 1919'daki Sivas Kongresi'ne de katıldı. Sivas'ta Anadolu ve Trakya'daki bütün cemiyetler "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adı altında birleştirildi ve Heyet-i Temsiliye'nin üye sayısı on altıya çıkarıldı. Böylece Vilâyât-ı Şarkiyye Cemiyeti'nin Erzurum'daki kolu, Şarkî Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti üzerinden ülke çapındaki büyük örgütün içinde eridi. Heyet-i Temsiliye ise TBMM'nin açılışına kadar bütün cemiyetlerin temsilcisi olarak çalıştı.

Üç gazete, üç hedef kitle

İstanbul'daki merkezin Fransızca bir gazete çıkarması, cemiyetin önceliğini gösterir. Le Pays, işgal İstanbul'undaki İtilaf temsilcilerine, yabancı gazetecilere ve Paris'teki konferansı izleyen çevrelere hitap ediyordu; Doğu illerinin nüfus yapısı, tarihî hakları ve Ermeni iddialarına karşı tezler doğrudan onların dilinde anlatılıyordu. Hadisat ise İstanbul'un Türkçe okuruna sesleniyordu. Erzurum'daki Albayrak ise yerel halka yönelikti ve birlik çağrısını Türk-Kürt kardeşliği üzerinden kuruyordu. Aynı cemiyetin üç gazetesi, Millî Mücadele'nin ilk aylarında diplomasi, kamuoyu ve yerel seferberliğin aynı anda yürütüldüğünü gösteriyordu.

Merkezle şubenin yer değiştirmesi

Vilâyât-ı Şarkiyye Cemiyeti'nin hikâyesi, bir İstanbul derneğinin taşradaki şubesinin kendi merkezini aşmasının hikâyesidir. İstanbul'daki kurucular gazeteler ve belgelerle Paris'e seslenirken, Erzurum şubesi kongre topladı, halkı silahlandırma kararı aldı ve Millî Mücadele'nin önderine kurumsal bir kimlik verdi. Mustafa Kemal Paşa'nın askerlikten ayrıldıktan sonra kongreye girebilmesi bu şubenin iki delegesinin fedakârlığına bağlıydı.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap