İçeriğe geç
Giriş yap
0

Türkiye-Çekoslovakya ilişkileri (1924-1939): Masaryk'in ülkesiyle dostluk, şeker ve silah

Arda Yamaçlı başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

Arda YamaçlıKonu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
28 Ekim 1918'de Prag'da Çekoslovakya Cumhuriyeti ilan edildiğinde sokaklarda imparatorluk armaları sökülüyor, yüzyıllık bağımlılığın sonu coşkuyla kutlanıyordu. İki gün sonra, 30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi imzalandı. Biri bağımsızlığına kavuşan, öteki işgalin eşiğine gelen iki millet, savaş sonrası düzende ayrı saflarda yer aldı: Çekoslovaklar kazananlar, Türkler kaybedenler arasındaydı. Yine de iki ülke, Atatürk döneminin sonunda statükoyu korumak isteyen küçük devletler cephesinde yan yana duracaktı.
Çekoslovakya Cumhurbaşkanı Tomáš Garrigue Masaryk, 1925
Çekoslovakya Cumhurbaşkanı Tomáš Garrigue Masaryk, 1925Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Prag, İstanbul ve Ankara arasında

Çekoslovak bağımsızlık hareketinin önderi ve ilk cumhurbaşkanı Tomáš Garrigue Masaryk, savaş sonrası Avrupa'yı "geniş bir mezarlığın üzerine kurulmuş bir laboratuvar"a benzetiyordu. Almanya, Avusturya-Macaristan ve Rusya'nın yerinde artık sekiz yeni ya da yeniden kurulmuş devlet vardı.

Çekoslovak dışişlerinin bu yıllardaki öncelikli hedefi, İstanbul'daki Çekoslovak kolonisinin yerinde kalmasını ve Avusturya-Macaristan'a tanınmış kapitülasyon haklarının devralınmasını sağlamaktı. Prag bekle-gör tutumunu seçti ve önce Şark Meselesi'nin kesin bir çözüme kavuşmasını istedi. 23 Nisan 1920'den sonra Türkiye'de iki ayrı yönetim merkezi bulunduğu için bu dönemde iki yönlü bir ilişkiden söz etmek gerekir: Prag-İstanbul ve Prag-Ankara.

Ankara ile ilk temas bir mektupla kuruldu. 1920 sonbaharında İstanbul konsolosu olarak atanan Rudolf Světlík, Mustafa Kemal Paşa'ya yazarak İstanbul'daki Çekoslovak temsilciliğinin direniş hareketini desteklediğini bildirdi; Kemalistlerin kontrolündeki topraklarda Çekoslovaklara iyi davranılmasını umduğunu da ekledi. Ankara'dan doğrudan bir cevap gelmedi, ama mektup Çekoslovakya'nın Ankara ile kurduğu ilk iletişim olarak kayda geçti.
Ek bilgi
İlk yüz yüze görüşme: 1922'de İzmir'de konsolos yardımcısı olan Zdeněk Vrbka, şehrin Türk kontrolüne geçmesinden sonra Mustafa Kemal Paşa ile görüştü. Mustafa Kemal Paşa, Çekoslovakya Konsolosluğu'nun korunacağı güvencesini verdi. Vrbka böylece Mustafa Kemal Paşa ile birebir görüşen ilk Çekoslovak temsilci oldu.

Lozan'dan 11 Ekim 1924 Dostluk Antlaşması'na

Dostluk antlaşması önerisi ilk olarak Lozan Konferansı sırasında Prag'dan geldi. Çekoslovakya'nın Bern'deki temsilcisi İsmet Paşa ile görüşerek antlaşmanın Lozan'da imzalanmasını önerdi. İsmet Paşa konuyu Ankara'ya danıştı. Ankara Hükûmeti ilişki kurulmasına taraftardı, fakat müzakerelerin Ankara ya da İstanbul'da yapılmasını ve antlaşmaya ticaret ile konsolosluk düzenlemelerinin de eklenmesini istiyordu. Konu bir süre ertelendi.

Lozan'dan sonra Prag bu kez Türkiye'nin Bern'deki temsilciliğine başvurdu. Türkiye de bu sırada ekonomik ilişkilerini canlandırmak için ABD, Hollanda, Çekoslovakya, Fransa, Avusturya ve İtalya gibi ülkelerde konsolosluk açmayı düşünüyordu. Sonunda 11 Ekim 1924'te Dostluk Antlaşması imzalandı.

Antlaşmayı Çekoslovakya 7 Şubat 1925'te onayladı. Türk tarafında metin 18 Ocak'ta Meclis'e sunuldu ve 12 Nisan 1925'te onaylandı. Karşılıklı temsilci gönderilmesine dair iki nota 6 Temmuz 1925'te onaylandı. Prag'a ilk Türk elçisi olarak Vasıf (Çınar) Bey atandı; birkaç ay sonra Ankara'nın ilk Çekoslovak elçisi Miloš Kobr güven mektubunu Mustafa Kemal Paşa'ya sundu.
Milliyet gazetesinde Vecihi Hürkuş ve Vecihi XIV uçağı, 1930
Milliyet gazetesinde Vecihi Hürkuş ve Vecihi XIV uçağı, 1930Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Milliyet Gazetesi. Dosya sayfası

Tütüne karşılık mensucat ve şeker

Dostluk antlaşmasının hemen ardından bir ticaret antlaşması yapılmak istendi. Bir yanda Avusturya-Macaristan sanayisinin büyük kısmını devralmış Çekoslovakya, öbür yanda bir tarım ülkesi mirası devralmış Türkiye vardı; iki ekonomi birbirini tamamlıyordu. Buna rağmen uzun süreli bir ticaret antlaşması bir türlü yapılamadı ve Türkiye'nin aldığı çeşitli ekonomik kararlar başka ülkelere avantaj sağlarken Çekoslovak sanayicileri şikâyet etmeye başladı.

Rakamlar ve şikâyetler, Türkiye'nin Çekoslovak sanayi mallarının önemli müşterilerinden biri olduğunu gösteriyordu. Türkiye 1930'ların ortasındaki sanayi atılımına kadar Çekoslovakya'dan özellikle mensucat ve şeker aldı. Çekoslovakya ise Türk tütününün en önemli alıcıları arasındaydı; tütünü üzüm, incir ve fındık izliyordu.

Gelişmiş Çekoslovak askerî sanayisi de ilişkilerin belirleyicilerinden biriydi. Özellikle 1930'lardaki silahlanma yarışı ve ordusunu modernize etmek isteyen Türkiye'nin ihtiyaçları, Türkiye'yi Çekoslovak harp sanayisinin önemli müşterilerinden biri yaptı. Sipariş edilen mühimmatı denetlemek için Türk görevliler zaman zaman Çekoslovakya'ya giderek yerinde inceleme yaptı.
Ek bilgi
Uşak'taki Çek imzası: Uşak Şeker Fabrikası'nın inşasını Škoda firması ve bazı Çekoslovak uzmanlar gerçekleştirdi; fabrika açıldıktan sonra işçileri bir süre yine onlar eğitti. 1920'lerde Prag'da konsolos yardımcısı olan Bedri Tahir (Şarman) Bey de Çekoslovakya ekonomisi üzerine iki kitap yazdı.

Bir model olarak Çekoslovakya

Yeni Cumhuriyet, kurumlarını yeniden düzenlerken Avrupa'daki sistemleri inceliyordu ve Çekoslovakya bu ülkelerden biriydi. 1927'de Avrupa eğitim sistemlerini incelemek için yola çıkan Maarif Vekili Mustafa Necati'nin ilk durağı, sekiz gün kaldığı Prag oldu. 1933'te kurulması düşünülen Millî Temsil Akademisi için tiyatro incelemesi yapmak üzere Avrupa'ya gönderilen Münir Hayri Egeli'nin güzergâhında da Çekoslovakya vardı.

Sergiler ve fuarlar da bir köprüydü. Çekoslovakya, 1924'teki Adana Beynelmilel Ziraat Sergisi gibi etkinliklerde yer aldı; Türk tarafı ise bu görünürlüğün İzmir Fuarı'nda olduğu gibi daha da artmasını umuyordu. Akademik alanda 1935'te İstanbul'da toplanan Uluslararası Kadınlar Birliği Kongresi'ne Çekoslovakya'dan kalabalık bir kadın heyeti katıldı; 1937'deki İkinci Türk Tarih Kongresi'nde Çekoslovakya'yı ünlü oryantalist Jan Rypka temsil etti.

Teknik seyahatlerin en ilginci Vecihi Hürkuş'unkiydi. 1930'da yaptığı Vecihi XIV uçağının uçuş izinlerini Türkiye'de yeterli teknik kurum olmadığı için alamayan Vecihi Bey, Şubat 1931'de uçağın parçalarını trenle Prag'a gönderdi ve ardından kendisi gitti. İki ay kadar deneme uçuşları yaptı; Çek havacılık heyeti hiçbir masraf istemeden izin belgesini bir törenle verdi. Vecihi Bey 25 Nisan 1931'de Prag'dan havalanıp uçağıyla Türkiye'ye döndü.

Karlsbad, Mucha ve Prag'daki öğrenciler

Çek kaplıcaları da bu hikâyenin parçasıdır. Mustafa Kemal Paşa 1918'de Karlsbad'da (Karlovy Vary) kalmıştı. Atatürk döneminde benzer bir yolculuk yapan önemli isimlerden biri Halide Edip Adıvar'dı. 1925'te eşi Adnan (Adıvar) Bey ile yurt dışına çıkan Halide Edip, Viyana'daki tedaviden sonuç alamayınca Karlsbad'a geçti. İyileştikten sonra Paris yolunda Zbiroh kasabasında birkaç gün kalan çift, Charles Crane aracılığıyla Çek ressam Alfons Mucha ile tanıştı; Mucha bir fotoğrafından yola çıkarak Halide Edip'in önce karakalem, sonra yağlı boya bir portresini yaptı.

Çekoslovakya'da yaşayan Türklerin çoğu devlet bursuyla okuyan öğrencilerdi. Aralarında Türk Beşlisi'nden besteci Necil Kâzım Akses ile müzikolog ve eğitimci Halil Bedi Yönetken de vardı. Halil Bedi, 1929'da Prag Radyosu'nda bir Türk gecesi düzenlenmesine yardım etti. Türkiye'deki Çekoslovaklar ise çoğu İstanbul'da yaşayan, imparatorluğun dağılmasıyla yeni vatandaşlık kazanmış küçük bir topluluktu; bir kısmı 1929 buhranından sonra ülkeyi terk etti.
Ek bilgi
Sokol ve Halkevleri: Selim Sırrı Tarcan ve Vildan Aşir Savaşır, 1920'lerin ortasından itibaren Çeklerin millî bilinç ve beden eğitimi teşkilatı Sokol'u inceledi. Selim Sırrı Çekoslovakya'da "Çekoslovak dostu" olarak anıldı. Halkevleri için ilham alınan pek çok kurumdan biri olan Sokol'un etkisi en çok beden eğitimi alanında görüldü.
Masaryk ve Beneš imzalı 1925 tarihli bir belge
Masaryk ve Beneš imzalı 1925 tarihli bir belgeGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Küçük Antant ile Balkan Antantı arasında

Siyasi ilişkiler iki savaş arasında pek yakın değildi; iki ülke çoğunlukla maslahatgüzar düzeyinde diplomat atadı. Ancak statükoyu koruma isteği iki ülkeyi aynı çizgiye getirdi. 1920'lerin başında Fransa'nın desteğiyle Çekoslovakya, Yugoslavya ve Romanya Küçük Antant'ı kurmuştu; 1934'te Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya'nın Balkan Antantı bunu izledi. Yugoslavya ve Romanya her iki oluşumda da yer alıyordu. Macaristan'ın Küçük Antant'ın, Bulgaristan'ın Balkan Antantı'nın dışında kalarak revizyonist bir çizgi izlemesi, Almanya tehdidi ve İtalya'nın tahrikleri iki antantı benzer kaygılarla birbirine yaklaştırdı. Birleşme söylentileri hiçbir zaman gerçekleşmedi.

İki ülke 14 ay arayla kurucu liderlerini kaybetti: Masaryk 14 Eylül 1937'de, Atatürk 10 Kasım 1938'de öldü. Türk basınında Masaryk için, Çekoslovak basınında Atatürk için övgü dolu yazılar yayımlandı.

Münih'ten 15 Mart 1939'a: Ne değişti?

1936-1939 arasında Prag elçisi olan Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Çekoslovakya'nın parçalanışına bizzat tanık oldu. Münih Antlaşması ile Südetler Almanya'ya bırakıldı ve 15 Mart 1939'da Çekoslovakya Nazi Almanyası tarafından işgal edildi. Yakup Kadri, Macaristan ve Polonya'yı avın ölmesini bekleyen akbabalara benzetiyordu.

Bu işgal, Türkiye'nin Almanya'ya bakışında bir kırılma noktası oldu. Ankara o güne kadar Almanya'nın taleplerine karşı tarafsız kalmış, yer yer bu taleplere hak bile vermişti. Çekoslovakya'nın işgalinden sonra Hitler'in yalnız "hakkı olanı" istemekle yetinmediği düşüncesi Türk yönetiminde ağırlık kazandı. Atatürk döneminde dostluk antlaşması, tütün ve şeker ticareti, silah siparişleri, eğitim gezileri ve öğrencilerle örülen ilişki, Çekoslovakya'nın haritadan silinmesiyle sona ererken Türkiye'ye de kendi güvenliğini yeniden düşünmesi gerektiğini hatırlatmış oldu.
Kaynaklar
Belge: Atatürk Dönemi Türkiye - Çekoslovakya İlişkileri — Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı (Atatürk Ansiklopedisi), Atatürk Ansiklopedisi maddesi — yazar: Göktuğ İPEK. Tarih: 2 Mayıs 2024.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap