İçeriğe geç
Giriş yap
0

Türk-Macar dostluk antlaşması (Aralık 1923): Trianon'un yaralı ülkesiyle ilk dostluk

Gece Kâtibi başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

Gece KâtibiKonu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Yenilgiden çıkan iki eski müttefik

Türkiye ile Macaristan, Birinci Dünya Savaşı'nda aynı safta, İttifak Devletleri'nin yanında savaşmıştı. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile Osmanlı Devleti, savaş boyunca Balkanlarda, Galiçya'da ve Kafkasya'da birbirine destek vermişti. Savaşın sonunda her iki imparatorluk da dağıldı. Macaristan, 4 Haziran 1920'de imzalanan Trianon Antlaşması'yla topraklarının yaklaşık üçte ikisini kaybetti. Milyonlarca Macar, yeni kurulan komşu devletlerin sınırları içinde kaldı. Bu ağır kayıp, Macar toplumunda derin bir yara açtı ve iki savaş arası dönemin Macar dış politikasını belirledi.
Kaynaklar
Belge: Türkiye Cumhuriyeti ile Macaristan Kraliyeti arasında İstanbul'da münakit 18 Kânunuevvel 1339 (1923) tarihli Muhadenat Muahedenamesi hakkında Kanun — kabul edilen metin — TBMM Kanunlar Dergisi, Kanun No. 440 · Kanunlar Dergisi Cilt 2. Tarih: 13 Mart 1924.
Osmanlı Devleti ise Sevr Antlaşması'yla benzer bir parçalanmayla karşı karşıya kalmıştı. Ancak Anadolu'daki Millî Mücadele, Sevr'i yürürlükten kaldırmış ve Lozan'da yeni bir barış elde edilmişti. Macar kamuoyu, Türklerin bu başarısını büyük bir hayranlıkla izledi. Trianon'u kabul etmek zorunda kalan Macarlar için Mustafa Kemal'in liderliğindeki direniş, haksız bir barışın nasıl reddedilebileceğinin canlı bir örneğiydi.
Budapeşte'de Balıkçı Tabyası
Budapeşte'de Balıkçı TabyasıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: FOTO:Fortepan — ID 354: Adományozó/Donor: Fortepan. archive copy at the Wayback Machine. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 1914-1918 Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı ve Avusturya-Macaristan ittifakı; kasım 1918 Avusturya-Macaristan'ın dağılması; 4 Haziran 1920 Trianon Antlaşması; 10 Ağustos 1920 Sevr Antlaşması; 24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması; 29 Ekim 1923 Cumhuriyet'in ilanı; aralık 1923 Türk-Macar dostluk antlaşmasının imzası; 1920'ler ve 1930'lar iki ülke arasında kültürel ilişkilerin gelişmesi.

Macar kamuoyunda Millî Mücadele

Macar basını, Millî Mücadele yıllarında Anadolu'daki gelişmeleri yakından takip etti. Sakarya ve Büyük Taarruz zaferleri, Budapeşte gazetelerinde geniş yer buldu. Macar aydınları arasında Turancılık olarak bilinen ve Macarlarla Türklerin ortak bir kökene sahip olduğunu savunan düşünce akımı da bu dönemde güç kazandı. Bu akım, Macar kültür hayatında Türklere yönelik özel bir sempati doğurdu. Macar Turan Cemiyeti, Türkiye'yle kültürel bağların güçlendirilmesi için çalıştı.

Bu sempati, yalnızca kültürel değil, siyasi bir boyut da taşıyordu. Trianon'un yükü altındaki Macaristan, uluslararası arenada yalnızdı. Komşularının çoğu, Macaristan'dan toprak almış ve Küçük Antant adı verilen bir ittifak kurmuştu. Bu ittifak, Çekoslovakya, Romanya ve Yugoslavya'dan oluşuyordu ve Macaristan'ın toprak taleplerine karşı birbirlerini destekliyordu. Macaristan, bu kuşatılmışlık içinde dostlar arıyordu. Yeni Türkiye, bu arayışın doğal adreslerinden biriydi.

Antlaşmanın imzalanması

Cumhuriyet'in ilanından kısa süre sonra, Aralık 1923'te, Türkiye ile Macaristan arasında bir dostluk antlaşması imzalandı. Antlaşma, Cumhuriyet döneminde imzalanan ilk ikili antlaşmalar arasında yer alıyordu. İki ülke arasında barış ve dostluğun sürdürülmesini, diplomatik ilişkilerin kurulmasını ve ilişkilerin geliştirilmesini öngören kısa bir metindi. Antlaşmanın asıl önemi, içeriğinden çok, imzalandığı zamandı: Cumhuriyet'in uluslararası tanınma sürecinin ilk adımları atılırken, eski bir müttefik yeni rejimle resmî ilişki kurmuştu.

Antlaşmanın ardından iki ülke, karşılıklı olarak elçilikler açtı. Ankara'daki Macar elçiliği, yeni başkentte temsilcilik açan ilk yabancı misyonlar arasındaydı. Macar diplomatlar, Ankara'nın zorlu koşullarında çalışmayı kabul etti ve yeni Türk devletiyle yakın ilişkiler kurdu.
Gellért Tepesi'nden Budapeşte panoraması
Gellért Tepesi'nden Budapeşte panoramasıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Mgimelfarb. Dosya sayfası
Ek bilgi
Macaristan, 1920'lerde ve 1930'larda Türkiye'ye çok sayıda akademisyen, mimar ve uzman gönderdi. Ankara'daki Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde Hungaroloji bölümü kuruldu ve Macar dili ile kültürü üzerine çalışmalar başladı. Bu kültürel işbirliği, iki ülke arasındaki dostluğun en kalıcı mirası oldu.

Kültürel ve bilimsel işbirliği

Türk-Macar dostluğunun en verimli alanı kültür ve bilimdi. Macar Türkologları, Türk dili ve tarihi üzerine yaptıkları çalışmalarla uluslararası alanda tanınmıştı. Bu bilim insanlarının bir kısmı, Cumhuriyet'in ilk yıllarında Türkiye'ye gelerek Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu'nun çalışmalarına katkıda bulundu. Atatürk'ün tarih ve dil çalışmalarına verdiği önem, Macar bilim insanlarıyla işbirliğini kolaylaştırdı.

Macar mimarlar ve mühendisler de Ankara'nın imarında rol oynadı. Ankara'nın ilk dönem yapılarında çalışan yabancı uzmanlar arasında Macarlar da bulunuyordu. Tarım alanında da işbirliği yapıldı; Macar tarım uzmanları, Türk çiftliklerinde ve tarım okullarında çalıştı. Bu işbirliği, Macaristan'ın tarım alanındaki deneyimini Türkiye'ye taşıdı.

Turancılık ve resmî politika arasındaki mesafe

Macar kamuoyundaki Turancı sempati, Türk resmî politikasında aynı yoğunlukta karşılık bulmadı. Atatürk, Türkiye'nin dış politikasını ölçülü bir çizgide tutmaya özen gösterdi. Irk ya da köken birliğine dayalı ittifaklar yerine, ülkelerin somut çıkarlarına dayanan ilişkileri tercih etti. Türkiye, Macaristan'ın Trianon'u değiştirme hedefini desteklemedi; çünkü bu destek, Türkiye'nin iyi ilişkiler kurmaya çalıştığı Romanya ve Yugoslavya ile arasını açabilirdi. Bu nedenle Türk-Macar dostluğu, siyasi bir ittifaka dönüşmedi; kültürel ve ekonomik ilişkilerle sınırlı kaldı.

Bu denge, 1930'larda Balkan Antantı'nın kurulmasıyla daha da belirgin hale geldi. Türkiye, Romanya ve Yugoslavya'yla birlikte Balkan Paktı'nın kurucu üyesi oldu. Macaristan ise bu ülkelerle toprak anlaşmazlıkları içindeydi. Türkiye, her iki tarafla da iyi ilişkiler sürdürmeye çalıştı. Bu tutum, Atatürk döneminin dış politikasındaki dikkatli dengecilik anlayışının bir örneğiydi.
Doğrusu
Türk-Macar dostluğu bazen bir askerî ittifak gibi anlatılır. Oysa 1923 antlaşması bir dostluk antlaşmasıdır; askerî yükümlülük içermez. İki ülke arasındaki yakınlık, kültürel ve ekonomik alanlarda gelişmiş, Türkiye Macaristan'ın toprak taleplerini desteklemekten kaçınmıştır.

Ekonomik ilişkiler

1920'lerin sonu ve 1930'larda Türkiye ile Macaristan arasında ticaret antlaşmaları imzalandı. Macaristan, Türkiye'ye makine, tarım aletleri ve sanayi ürünleri satarken, Türkiye'den tütün, pamuk ve tarım ürünleri alıyordu. Dünya ekonomik bunalımının ardından takas usulü ticaret, iki ülke arasında da yaygınlaştı. Bu ticaret, büyük hacimlere ulaşmasa da iki ülke arasındaki ilişkilerin sürekliliğini sağladı.

Macar şirketleri, Cumhuriyet'in ilk sanayileşme döneminde bazı fabrikaların kurulmasında da yer aldı. Şeker fabrikaları, un değirmenleri ve tekstil tesisleri için Macar makineleri ve uzmanları getirildi. Bu katkılar, Türkiye'nin sanayileşme sürecinde Avrupa ülkeleriyle kurduğu çok yönlü ilişkilerin bir parçasıydı.

Macar kamuoyunda Atatürk'ün vefatı

Atatürk'ün 10 Kasım 1938'de vefatı, Macaristan'da da büyük bir üzüntüyle karşılandı. Macar gazeteleri, Atatürk'ün hayatını ve başarılarını anlatan uzun yazılar yayımladı. Budapeşte'de anma törenleri düzenlendi. Macar aydınları, Atatürk'ü haksız bir barışa karşı direnmenin ve ülkesini yeniden kurmanın sembolü olarak andı. Bu yazılar, Macar kamuoyundaki Türk sempatisinin ne kadar derin olduğunu bir kez daha gösterdi.

Yaralı iki milletin kültür köprüsü: değerlendirme

Aralık 1923'te imzalanan Türk-Macar dostluk antlaşması, Cumhuriyet'in ilk ikili antlaşmalarından biri olarak tarihteki yerini almıştır. Birinci Dünya Savaşı'nın yenilen iki müttefiki, savaş sonrasının ağır koşullarında birbirine yakınlaştı. Bu yakınlık, siyasi bir ittifaka dönüşmedi; ancak kültürel, bilimsel ve ekonomik alanlarda verimli bir işbirliğinin zeminini hazırladı. Atatürk'ün dengeci dış politikası, Macaristan'la dostluğu sürdürürken Balkan komşularıyla da iyi ilişkiler kurmayı başardı. Türk-Macar dostluğu, bugün de iki ülke arasındaki kültürel ilişkilerin sağlam zemini olmaya devam etmektedir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap