15 Ağustos 1888'de Sultan II. Abdülhamid döneminde kurulan Ziraat Bankası, Osmanlı Devleti'nin çiftçiye kredi vermek amacıyla kurduğu ilk büyük devlet bankasıdır. Bankanın kökleri, yirmi beş yıl önce Mithat Paşa'nın Nişvaliliği sırasında kurduğu memleket sandıklarına uzanır. Bu yerel kredi kurumları, zamanla menafi sandıklarına ve sonunda Ziraat Bankası'na dönüştü. Banka, Cumhuriyet döneminde de varlığını sürdürdü ve bugün Türkiye'nin en büyük bankalarından biri olarak faaliyet göstermektedir. Bu yazıda bankanın kuruluş sürecini, ilk yıllarını ve Osmanlı ekonomisindeki yerini anlatıyoruz. Ankara'daki Ziraat Bankası Müzesi binasıGörsel: Wikimedia Commons, CC0, yazar: Gizem Karakoca. Dosya sayfası
Çiftçinin sorunu: tefeci ve faiz
On dokuzuncu yüzyılda Osmanlı nüfusunun büyük çoğunluğu tarımla geçiniyordu. Çiftçiler, tohum almak, hayvan beslemek, vergi ödemek ve kıtlık yıllarında geçinmek için sık sık borçlanmak zorunda kalıyordu. Kırsal bölgelerde düzenli bir kredi kurumu yoktu. Bu yüzden çiftçiler, yüksek faizle borç veren tefecilere ve tüccarlara başvuruyordu.
Tefeci faizleri, bazen yıllık yüzde elliyi ya da daha fazlasını bulabiliyordu. Kötü bir hasat yılı, borcunu ödeyemeyen bir çiftçinin toprağını ya da hayvanlarını kaybetmesine yol açabiliyordu. Bu durum, tarımsal üretimi de olumsuz etkiliyordu; çünkü borç yükü altındaki çiftçiler, üretimlerini artırmak için yatırım yapamıyordu.
Mithat Paşa ve memleket sandıkları
1863'te Nişvalisi olan MithatPaşa, bu soruna yerel bir çözüm buldu. Pirot kazasında, köylülerin ortak katkılarıyla bir sandık kuruldu. Her çiftçi, ürününün bir kısmını ya da belirli bir miktar parayı bu sandığa yatırıyor, ihtiyaç duyan çiftçiler de buradan düşük faizle borç alabiliyordu. Bu uygulamaya memleket sandığı adı verildi.
Uygulamanın başarılı olması üzerine Mithat Paşa, sandıkları TunaVilayeti'nin diğer kazalarına da yaydı. 1867'de çıkarılan Memleket Sandıkları Nizamnamesi ile bu kurumlar devletin bütün vilayetlerinde kurulmaya başlandı. Sandıklar, yerel meclislerin denetiminde çalışıyor ve kredileri çoğunlukla kısa vadeli olarak veriyordu.
Ek bilgi
Mithat Paşa, Tuna Vilayeti'nde yalnızca memleket sandıklarını değil, yollar, köprüler, okullar ve ıslahhaneler gibi birçok kurumu da hayata geçirdi. Tuna Vilayeti, 1864Vilayet Nizamnamesi'nin ilk uygulandığı yerdi ve Mithat Paşa'nın yönetimi, Tanzimat'ın taşradaki en başarılı örneklerinden biri olarak görülür.
Sandıkların sorunları
Memleket sandıkları, zamanla birçok sorunla karşılaştı. Sandıkların yönetimi her yerde aynı titizlikle yürütülmedi. Bazı yerlerde sandık paraları amaç dışı harcamalarda kullanıldı ya da kredi, ihtiyaç sahibi çiftçiler yerine yerel nüfuzlu kişilere verildi. Muhasebe kayıtları düzensizdi ve merkezden etkili bir denetim yapılamıyordu.
Bu sorunlar üzerine 1883'te sandıklar yeniden düzenlendi ve menafi sandıkları adını aldı. Bu yeni düzende sandıkların gelirleri, aşar vergisine eklenen küçük bir pay ile sağlanacaktı. Ayrıca gelirlerin bir kısmı, kredi dışında yol yapımı ve tarımsal kalkınma gibi kamu hizmetlerine ayrılacaktı. Ancak bu düzenleme de beklenen sonucu tam olarak vermedi. Konya'daki tarihî Ziraat Bankası binasıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Dosseman. Dosya sayfası
1888: Ziraat Bankası'nın kuruluşu
1888'de çıkarılan nizamname ile menafi sandıkları, merkezi İstanbul'da bulunan tek bir kurum altında birleştirildi ve Ziraat Bankası kuruldu. Bankanın sermayesi, sandıkların birikmiş varlıklarından ve aşar vergisinden alınan paydan oluşuyordu. Böylece banka, çiftçilerin kendi katkılarıyla kurulmuş bir kurum olma niteliğini korudu; ancak artık merkezî bir yönetime bağlanmıştı.
Banka, vilayet ve sancak merkezlerinde şubeler açtı. Bu şubeler, çiftçilere tohumluk, hayvan ve alet alımı için kredi veriyor, ayrıca mevduat kabul ediyordu. Bankanın yönetimi, Ticaret ve Ziraat Nezareti ile Maliye Nezareti'nin ortak denetimindeydi.
Ek bilgi
DOĞRUSU
Bankanın kuruluş tarihi kaynaklarda çoğunlukla 15 Ağustos 1888 olarak verilir; bu tarih, bugün bankanın resmî kuruluş günü olarak kabul edilmektedir. Ancak nizamnamenin hazırlanması ve yürürlüğe girmesi farklı aşamalarda gerçekleştiği için bazı eserlerde ay ve gün farklı gösterilebilir. MithatPaşa'nın memleket sandıklarını kurduğu yılın 1863 ya da 1864 olarak verilmesi de benzer bir farktan kaynaklanır.
İlk yıllar ve Osmanlı ekonomisindeki yeri
Ziraat Bankası'nın ilk yıllarında verdiği krediler, çiftçilerin ihtiyacının ancak küçük bir kısmını karşılayabildi. Bankanın sermayesi sınırlıydı ve kırsal bölgelerin büyük kısmına ulaşmak zordu. Yine de banka, düşük faizli kredinin varlığını göstererek tefecilere karşı bir denge oluşturdu.
Banka, Osmanlı Devleti'nin mali sıkıntılarından da etkilendi. Hükümet, zaman zaman bankanın kaynaklarını bütçe açıklarını kapatmak için kullandı. Bu durum, bankanın çiftçilere kredi verme gücünü azalttı. Ayrıca 1881'de kurulan Düyun-ı Umumiye İdaresi'nin bazı vergiler üzerinde kontrol kurması, devletin mali bağımsızlığını kısıtlıyordu.
Bankanın kredileri neye harcandı?
Ziraat Bankası'nın verdiği kredilerin önemli bir kısmı, tohumluk ve çift hayvanı alımına gidiyordu. Bazı bölgelerde banka, pulluk ve harman makinesi gibi yeni tarım aletlerinin yaygınlaşmasına da katkıda bulundu. Banka, ayrıca kıtlık ve kuraklık yıllarında köylülere yardım dağıtılmasında aracılık etti. Bankanın sandıklardan devraldığı gelirlerin bir kısmı, okul ve yol yapımı gibi işlere de aktarıldı; ancak bu kullanım, bankanın kredi kaynaklarını daraltıyordu.
Kredilerin dağılımı bölgeden bölgeye büyük farklılık gösteriyordu. Rumeli ve Batı Anadolu'nun ticari tarım yapılan bölgelerinde banka daha etkiliydi. Doğu vilayetlerinde ise şube sayısının azlığı ve ulaşım güçlükleri nedeniyle çiftçilerin bankaya ulaşması zordu.
Cumhuriyet dönemi
Cumhuriyet'in ilanından sonra Ziraat Bankası, yeni devletin ekonomik kalkınma politikalarının önemli araçlarından biri oldu. Bankanın genel müdürlüğü, 1926'da Ankara'ya taşındı. Ankara'nın Ulus semtinde, mimar Giulio Mongeri'nin tasarladığı genel müdürlük binası inşa edildi. Bu bina bugün Ziraat Bankası Müzesi olarak hizmet vermektedir. Banka, çeşitli şehirlerde de dönemin mimari anlayışını yansıtan şube binaları yaptırdı. Tan gazetesinde yayımlanmış 1938 tarihli bir Ziraat Bankası ilanıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: kolektif. Dosya sayfası
Ziraat Bankası'nın hikâyesi, Osmanlı Devleti'nin son döneminde kırsal ekonomiyi düzene sokma çabasının hikâyesidir. MithatPaşa'nın Pirot'ta kurduğu küçük sandık, çiftçinin tefeciye bağımlılığını azaltmayı amaçlayan yerel bir girişimdi. Bu girişim, çeyrek yüzyıl içinde devletin bütün topraklarına yayılan bir bankaya dönüştü.
Bu dönüşüm, Tanzimat'ın taşrada ürettiği kurumların nasıl merkezîleştiğini de gösterir. Memleket sandıkları yerel meclislerin denetimindeydi; Ziraat Bankası ise İstanbul'daki bir genel müdürlüğe bağlıydı. Merkezîleşme, denetimi kolaylaştırdı; ama aynı zamanda bankayı hükümetin mali ihtiyaçlarına daha açık hâle getirdi.
Banka, kuruluşundan bu yana pek çok değişiklik geçirdi; ancak çiftçiye kredi verme amacını hiç bırakmadı. Bugün Ziraat Bankası'nın kuruluş hikâyesi, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e aktarılan kurumların sürekliliğini gösteren en açık örneklerden biridir. Pirot'taki ilk sandıktan Ulus'taki müze binasına uzanan yol, bir fikrin yerel bir deneyden ulusal bir kuruma nasıl dönüşebileceğini anlatır. Bu yolun her aşamasında karşılaşılan sorunlar, yani denetim eksikliği, kaynakların başka amaçlara harcanması ve sınırlı sermaye, bugün de kamu kredi kurumlarını tartışırken akılda tutulması gereken derslerdir. Çiftçinin ürününden ayrılan küçük paylarla kurulmuş bir bankanın uzun ömrü ise, sağlam bir fikrin zor koşullarda bile kalıcı olabileceğini gösterir.