İçeriğe geç
Giriş yap
0

Sarıkamış Harekâtı (Aralık 1914–Ocak 1915): Allahuekber dağları, kış ve Üçüncü Ordu

SohbeX Editör 2 başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 2Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
22 Aralık 1914'te Osmanlı Üçüncü Ordusu, Kafkas cephesinde Rus ordusuna karşı büyük bir kuşatma harekâtı başlattı. Harekâtın amacı, Sarıkamış'taki Rus kuvvetlerini kuşatıp yok etmek ve ardından Kars'a ilerlemekti. Ancak harekât, şiddetli kış koşullarında, karla kaplı dağlarda yürütüldü. Birkaç hafta sonra Üçüncü Ordu, büyük kayıplar vererek geri çekildi. Sarıkamış, Türk tarihinin en acı yenilgilerinden biri olarak hafızalarda yer etti.

Sarıkamış hakkında Türkiye'de pek çok anlatı dolaşır. Bu anlatıların bir kısmı belgelere dayanırken bir kısmı efsaneleşmiştir. Bu yazıda harekâtın planını, seyrini, kayıpların boyutu üzerindeki tartışmaları ve harekâtın hafızadaki yerini Osmanlı askerî kayıtları ile Rus kaynaklarına dayanarak anlatıyoruz.
Sarıkamış Harekâtı'nın harekât planını gösteren harita
Sarıkamış Harekâtı'nın harekât planını gösteren haritaGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Kafkas cephesinin açılması

Osmanlı, Ekim 1914'ün sonunda Birinci Dünya Savaşı'na girdi. Kafkas cephesinde ilk çatışmalar Kasım 1914'te yapıldı. Rus ordusu sınırı geçerek Köprüköy'e kadar ilerledi; Osmanlı Üçüncü Ordusu, Hasan İzzet Paşa'nın komutasında bu saldırıyı durdurdu. Bu ilk başarı, İstanbul'da daha büyük bir taarruz düşüncesini güçlendirdi.

Başkomutan vekili ve Harbiye Nazırı Enver Paşa, Kafkas cephesinde büyük bir kuşatma harekâtı yapılmasını istiyordu. Hasan İzzet Paşa, kış koşullarında böyle bir harekâtın zorluklarına dikkat çekti ve görevinden ayrıldı. Bunun üzerine Enver Paşa, Üçüncü Ordu'nun komutasını bizzat üstlendi ve Aralık ortasında cepheye geldi.
Ek bilgi
Enver Paşa'nın planı, 1870'te Prusya ordusunun Fransızları kuşattığı Sedan Muharebesi'ne benzetilir. Plana göre X. Kolordu kuzeyden, IX. Kolordu ortadan dağları aşarak Sarıkamış'ın arkasına geçecek, XI. Kolordu ise cepheden Rus kuvvetlerini oyalayacaktı. Plan kâğıt üzerinde cesur ve etkileyiciydi, ancak dağlık arazi, yol eksikliği ve kış koşulları dikkate alındığında son derece riskliydi.

Allahuekber dağlarında yürüyüş

Harekât, 22 Aralık'ta başladı. IX. ve X. Kolordular, Allahuekber dağlarını aşmak için yola çıktı. Askerlerin pek çoğu kış koşullarına uygun giysilerden yoksundu. Yollar karla kaplıydı ve sıcaklık sıfırın çok altına düşüyordu. Kolordular, birbirleriyle haberleşmekte ve ikmal almakta büyük güçlük çekti.

X. Kolordu, Allahuekber dağlarını aşarken çok sayıda askerini soğuktan ve yorgunluktan kaybetti. Hayatta kalanlar, birkaç gün süren zorlu bir yürüyüşün ardından Sarıkamış'ın kuzeyine ulaştı. Ancak bu sırada kolordunun gücü büyük ölçüde azalmıştı.
Sarıkamış cephesinde kış koşullarında askerler
Sarıkamış cephesinde kış koşullarında askerlerGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: It is government property, which original photographer may not be listed. Original photographer unknown. Dosya sayfası

Sarıkamış önlerinde savaş

26 Aralık 1914'ten itibaren Osmanlı birlikleri Sarıkamış'a saldırdı. Sarıkamış'taki Rus garnizonu başlangıçta zayıftı ve Rus komutanlığı şehrin düşebileceğinden endişe ediyordu. Ancak Rus ordusu hızla takviye birlikleri getirdi. Kurmay subay Nikolay Yudeniç, savunmanın örgütlenmesinde önemli bir rol oynadı.

Şehir için yapılan çatışmalar birkaç gün sürdü. Bazı Osmanlı birlikleri şehrin içine kadar girdi, ancak tutunamadı. Rus kuvvetleri karşı saldırıya geçerek Osmanlı birliklerini kuşatmaya başladı. 4 Ocak 1915'te IX. Kolordu komutanı İhsan Paşa ve karargâhı, Rus kuvvetlerine esir düştü. Bu olay, harekâtın fiilen sona erdiğini gösteriyordu.

Geri çekilme

Ocak ortasına kadar Üçüncü Ordu'nun kalan birlikleri geri çekildi. Geri çekilme de son derece zor koşullarda yapıldı. Pek çok asker soğuktan, açlıktan ve salgın hastalıklardan öldü. Özellikle tifüs, sonraki aylarda Üçüncü Ordu'da ve Erzurum'da büyük kayıplara yol açtı. Enver Paşa, Ocak 1915'te İstanbul'a döndü ve ordunun komutasını Hafız Hakkı Paşa'ya bıraktı; Hafız Hakkı Paşa da kısa süre sonra tifüsten öldü.
Dikkat: yanlış bilinen
Sarıkamış'taki kayıpların sayısı, en çok tartışılan konulardan biridir. Kaynaklarda harekâta katılan asker sayısı ve kayıplar için çok farklı rakamlar verilir. Yaygın anlatımlarda "90 bin şehit" rakamı sıkça tekrarlanır; ancak askerî tarihçilerin bir kısmı bu rakamın harekâta katılan toplam asker sayısıyla karıştırıldığını, ölü, yaralı, esir ve kaybın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtir. Askerlerin büyük kısmının hiç çatışmaya girmeden donarak öldüğü yönündeki anlatım da tartışmalıdır; askerî kayıtlar ağır çatışmaların yaşandığını gösterir. Kesin rakamlar bilinmemektedir.
Sarıkamış'ı konu alan bir 1915 Rus propaganda resmi
Sarıkamış'ı konu alan bir 1915 Rus propaganda resmiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Sivil halk ve cephe gerisi

Sarıkamış Harekâtı'nın etkileri yalnızca ordu ile sınırlı kalmadı. Cephe gerisindeki köylerde yaşayan sivil halk da savaşın ağır sonuçlarıyla karşılaştı. Geri çekilen askerlerin getirdiği tifüs salgını, Erzurum ve çevresindeki şehirlere yayıldı. Hastaneler ve camiler hastalarla doldu; sağlık personeli de salgından ağır kayıplar verdi. Bu salgın, 1915 yılı boyunca bölgede binlerce kişinin ölümüne yol açtı.

Rus tarafındaki tablo

Rus kaynakları, harekâtın ilk günlerinde Rus komutanlığının da büyük bir panik yaşadığını gösterir. Kafkas Ordusu'nun bazı komutanları, Sarıkamış'ın düşeceğini düşünerek geri çekilme emri vermeye hazırlanmıştı. Kafkasya genel valisi Vorontsov-Daşkov Tiflis'teydi; cephedeki komuta General Mışlayevski ve kurmayı Yudeniç arasında karışıklık yaşandı. Yudeniç'in savunmada ısrar etmesi, Rus ordusunun toparlanmasını sağladı. Bu başarı, Yudeniç'in kısa süre sonra Kafkas Ordusu'nun komutanlığına getirilmesine yol açtı. Rus ordusu da kış koşullarından ve çatışmalardan önemli kayıplar verdi.

Harekâtın sonuçları

Sarıkamış yenilgisi, Kafkas cephesindeki dengeleri değiştirdi. Üçüncü Ordu uzun süre büyük bir saldırı yapacak güçte olmadı. Rus ordusu, 1916'da Erzurum'u, Trabzon'u ve Erzincan'ı ele geçirdi. Kafkas cephesi, ancak 1917'deki Rus Devrimi'nden sonra Rus ordusunun dağılmasıyla Osmanlı lehine döndü.

Harekâtın stratejik sonuçları da önemliydi. Sarıkamış yenilgisinden kısa süre sonra İngiltere ve Fransa, Çanakkale'ye saldırmaya karar verdi. Rusya'nın Kafkasya'daki baskıyı hafifletmek için müttefiklerinden yardım istemesi, bu kararın nedenlerinden biri olarak gösterilir.

Hafızadaki Sarıkamış

Sarıkamış, Türkiye'de kolektif hafızada önemli bir yer tutar. Her yıl Ocak ayında Sarıkamış'ta yapılan anma yürüyüşleri, binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşir. Allahuekber Dağları, bugün milli park olarak korunmaktadır. Harekât, roman, şiir ve türkülere de konu olmuştur. Ancak hafızadaki Sarıkamış ile belgelerdeki Sarıkamış arasında bazı farklar vardır; bu farkları anlamak, harekâtın gerçek boyutlarını kavramak için önemlidir.
Tarih notu
Kronoloji
Kasım 1914: Köprüköy çatışmaları
Aralık 1914: Enver Paşa'nın Üçüncü Ordu komutasını üstlenmesi
22 Aralık 1914: Harekâtın başlaması
26 Aralık 1914: Sarıkamış'a ilk saldırılar
4 Ocak 1915: İhsan Paşa ve IX. Kolordu karargâhının esir düşmesi
Ocak 1915 ortası: Geri çekilmenin tamamlanması
1915: Üçüncü Ordu'da tifüs salgını
Şubat 1916: Erzurum'un Rus ordusu tarafından alınması

Kâğıt üzerindeki plan ile karlı dağlar arasındaki uçurum

Sarıkamış Harekâtı, iyi tasarlanmış bir planın arazi ve iklim koşulları dikkate alınmadan uygulanmasının nasıl bir felakete yol açabileceğini gösteren bir örnek olarak askerî tarihlerde yer alır. Enver Paşa'nın kuşatma planı, Avrupa'daki savaş deneyimlerinden esinleniyordu; ancak Kafkas dağlarının kış koşulları, bu planı uygulanamaz hale getirdi.

Harekâtın en acı yanı, askerlerin yaşadığı insani trajedidir. Yetersiz giysiler, ikmal eksikliği ve salgın hastalıklar, binlerce askerin hayatını kaybetmesine yol açtı. Bu askerlerin büyük kısmı Anadolu'nun farklı bölgelerinden gelen genç insanlardı. Onların hikâyeleri, köylerde anlatılan hatıralarda ve türkülerde yaşamaya devam ediyor.

Bugün Sarıkamış'ı anlamak için hem hafızaya hem de belgelere saygı göstermek gerekir. Anma törenleri ve yürüyüşler, kaybedilen askerlerin hatırasını yaşatır. Askerî kayıtlar ve araştırmalar ise kayıpların gerçek boyutunu ve nedenlerini ortaya koyar. Bu iki yaklaşım birbirini tamamladığında, Sarıkamış hem bir yas hem de bir ders olarak doğru biçimde hatırlanabilir. Allahuekber'in karlı yamaçları, bu iki hatırlama biçiminin buluştuğu sessiz bir tanık olarak bugün de orada duruyor ve her kış yeniden ziyaret ediliyor.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap