Sarıkamış, Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı ordusunun yaşadığı en ağır felaketlerden biri olarak hafızalarda yer etti. Mustafa Kemal bu harekâtta bulunmadı; o sırada Sofya'da askerî ataşeydi, birkaç hafta sonra da Tekirdağ'da 19. Tümen'i kurmaya başlayacaktı. Yine de Sarıkamış, Atatürk'ün 1916'da Doğu cephesinde üstleneceği görevlerin arka planını oluşturduğu için bu bölümde ele alınması gereken bir konu. Kafkas cephesinin 1916'daki durumu, Sarıkamış'ta yaşananlar bilinmeden tam anlaşılamaz.
Harekâttan önce: Köprüköy ve ilk kar fırtınası
Kafkas cephesindeki çarpışmalar 1 Kasım 1914'te Rus kuvvetlerinin sınırı geçmesiyle başladı. Hasankale'deki 11. Kolordu'ya bağlı 18. ve 34. tümenler sınıra en yakın Osmanlı birlikleriydi. 7-9 Kasım'daki Birinci Köprüköy Muharebesi'nde Osmanlı birlikleri Rus kuvvetlerini cephe taarruzlarıyla geri attı. Bu, Osmanlı ordusunun Birinci Dünya Savaşı'nda girdiği ilk muharebe olarak askerlere büyük moral verdi.
Ancak 3. Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa 21 Kasım'a kadar yalnız kısmi taarruzlarla yetindi ve 21 Kasım gecesi çıkan kar fırtınası altında geri çekilme emri verdi. Bu çekiliş ağır kayıplara yol açtı. Doğu Anadolu'ya kış erken geldiği için iki taraf da donma vakaları ve tifüs salgınıyla boğuşmaya başlamıştı.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: It is government property, which original photographer may not be listed. Original photographer unknown. Dosya sayfası
Plan: Kuşatma ve dağ yolları
Hasan İzzet Paşa'nın ardından ordunun yönetimini Başkomutan Vekili ve Harbiye Nazırı Enver Paşa üstlendi. Plan, Rus kuvvetlerini cepheden oyalarken 9. ve 10. kolorduların dağ yollarından dolaşıp Sarıkamış'ı arkadan kuşatmasına dayanıyordu. Kâğıt üzerinde cesur bir kuşatma planıydı; arazide ise kış ortasında, yolu olmayan sarp dağlardan geçmek demekti.
En çok eleştirilen kararlardan biri 10. Kolordu'nun izlediği güzergâhtır. Türkçe Vikipedi'nin aktardığı değerlendirmeye göre kolordu komutanı Hafız Hakkı Bey, zafer kazanma isteğiyle yolu yaklaşık 75 kilometre uzattı ve birlikler Allahuekber Dağları'nı aşmak zorunda kaldı. Fırtınaya ve tipiye yakalanan birlikler çok büyük kayıp verdi ve Sarıkamış'a zamanında inemedi. Sahra topları da ancak bu dağ yolları üzerinden taşınabiliyordu.
Çöküş
Kuşatma tamamlanamadı. Ruslar takviye aldı ve karşı taarruza geçti. 4-22 Ocak arasındaki Rus karşı taarruzunda 10. ve 11. kolordular çok ağır kayıp verdi. 9. Kolordu fiilen ortadan kalktı. Türkçe kaynaklardaki dökümlere göre 22 Ocak'ta 11. Kolordu'nun mevcudu 4.000 er (bunun 2.000'i tüfekli), 10. Kolordu'nun ise 2.400 tüfeğe inmişti. Ocak ayında 30 bini aşkın firari erin yalnızca 12.000 kadarı toplanabildi. 12 sahra ve 50 dağ topu kaybedildi; bunların önemli bir kısmı soğuk yüzünden bozulmuştu.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: It is government property, which original photographer may not be listed. Original photographer unknown. Dosya sayfası
Komuta ve sorumluluk tartışması
Sarıkamış'ın sorumluluğu yıllarca tartışıldı. Eleştirilerin büyük kısmı, kış koşullarını hesaba katmayan plana, yetersiz kışlık donanıma, ikmal yollarının yokluğuna ve kolordu komutanlarının birbirinden kopuk hareketine yöneldi. Harekâta katılan subayların hatıraları (Şerif İlden, Ziya Yergök, Arif Baytın) bu yüzden önemli kaynaklardır; askerlerin karla kaplı dağlarda nasıl ilerlediğini, köylerde nasıl barınmaya çalıştığını birinci elden anlatırlar.
Yarbay Guse ve Fevzi Çakmak gibi isimlerin verdiği rakamların birbirinden bu kadar farklı olması da tesadüf değildir. Harekât sırasında birlik kayıtları tutulamamış, firarlar ve hastalık ölümleri ayrı ayrı sayılamamıştır. Kimin "kayıp", kimin "firari", kimin "esir" sayılacağı bile kaynağa göre değişir.
Atatürk ile bağlantısı
Mustafa Kemal'in Kafkas cephesine gelişi 1916'dadır. 16. Kolordu Komutanı olarak Diyarbakır'a atandı, Muş ve Bitlis'in geri alınmasında görev aldı ve bu dönemde mirlivalığa (tuğgenerallik) yükseldi. Bu görevler forumdaki ayrı konularda anlatıldı. Sarıkamış'tan sonra 3. Ordu'nun ne kadar zayıfladığını bilmek, 1916'daki çarpışmaların hangi koşullarda yapıldığını anlamak için önemlidir. Ordunun 1915 ilkbaharında birkaç bin tüfeğe inmiş olması, sonraki yılın savunma yükünü ağırlaştırdı.
Sarıkamış, cesur ama kış koşullarını ve ikmal sorununu hesaba katmayan bir harekâtın sonucunu gösterir. Aynı zamanda tarih yazımında bir rakamın nasıl kalıplaştığını da gösterir: bir yabancı yazarın yanlış varsayıma dayanan tahmini, yıllar içinde Türkçe kaynaklarda "donarak ölen 90 bin asker" diye tekrarlanmıştır. Bu konuyu okurken bu yüzden rakamları tek bir sayı olarak değil, kaynaklarda verilen aralık olarak düşünmek gerekir.
Harekâttan önce: Köprüköy ve ilk kar fırtınası
Kafkas cephesindeki çarpışmalar 1 Kasım 1914'te Rus kuvvetlerinin sınırı geçmesiyle başladı. Hasankale'deki 11. Kolordu'ya bağlı 18. ve 34. tümenler sınıra en yakın Osmanlı birlikleriydi. 7-9 Kasım'daki Birinci Köprüköy Muharebesi'nde Osmanlı birlikleri Rus kuvvetlerini cephe taarruzlarıyla geri attı. Bu, Osmanlı ordusunun Birinci Dünya Savaşı'nda girdiği ilk muharebe olarak askerlere büyük moral verdi.
Ancak 3. Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa 21 Kasım'a kadar yalnız kısmi taarruzlarla yetindi ve 21 Kasım gecesi çıkan kar fırtınası altında geri çekilme emri verdi. Bu çekiliş ağır kayıplara yol açtı. Doğu Anadolu'ya kış erken geldiği için iki taraf da donma vakaları ve tifüs salgınıyla boğuşmaya başlamıştı.
Tarih notu
Kısa kronoloji:
- 1 Kasım 1914: Rus kuvvetleri sınırı geçer.
- 7-9 Kasım: Birinci Köprüköy Muharebesi.
- 21 Kasım gecesi: Kar fırtınası ve geri çekilme.
- 22 Aralık 1914: Sarıkamış Harekâtı başlar.
- 23 Aralık: Oltu Osmanlı birliklerinin eline geçer.
- 6 Ocak 1915: Harekât sona erer (Türkçe Vikipedi'deki tarih aralığı).
- 13 Ocak: Oltu yeniden Rusların eline geçer.
- 22 Ocak: Rus taarruzu durur, cephede Nisan'a kadar sükûnet olur.
- 1 Kasım 1914: Rus kuvvetleri sınırı geçer.
- 7-9 Kasım: Birinci Köprüköy Muharebesi.
- 21 Kasım gecesi: Kar fırtınası ve geri çekilme.
- 22 Aralık 1914: Sarıkamış Harekâtı başlar.
- 23 Aralık: Oltu Osmanlı birliklerinin eline geçer.
- 6 Ocak 1915: Harekât sona erer (Türkçe Vikipedi'deki tarih aralığı).
- 13 Ocak: Oltu yeniden Rusların eline geçer.
- 22 Ocak: Rus taarruzu durur, cephede Nisan'a kadar sükûnet olur.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: It is government property, which original photographer may not be listed. Original photographer unknown. Dosya sayfası
Plan: Kuşatma ve dağ yolları
Hasan İzzet Paşa'nın ardından ordunun yönetimini Başkomutan Vekili ve Harbiye Nazırı Enver Paşa üstlendi. Plan, Rus kuvvetlerini cepheden oyalarken 9. ve 10. kolorduların dağ yollarından dolaşıp Sarıkamış'ı arkadan kuşatmasına dayanıyordu. Kâğıt üzerinde cesur bir kuşatma planıydı; arazide ise kış ortasında, yolu olmayan sarp dağlardan geçmek demekti.
En çok eleştirilen kararlardan biri 10. Kolordu'nun izlediği güzergâhtır. Türkçe Vikipedi'nin aktardığı değerlendirmeye göre kolordu komutanı Hafız Hakkı Bey, zafer kazanma isteğiyle yolu yaklaşık 75 kilometre uzattı ve birlikler Allahuekber Dağları'nı aşmak zorunda kaldı. Fırtınaya ve tipiye yakalanan birlikler çok büyük kayıp verdi ve Sarıkamış'a zamanında inemedi. Sahra topları da ancak bu dağ yolları üzerinden taşınabiliyordu.
Çöküş
Kuşatma tamamlanamadı. Ruslar takviye aldı ve karşı taarruza geçti. 4-22 Ocak arasındaki Rus karşı taarruzunda 10. ve 11. kolordular çok ağır kayıp verdi. 9. Kolordu fiilen ortadan kalktı. Türkçe kaynaklardaki dökümlere göre 22 Ocak'ta 11. Kolordu'nun mevcudu 4.000 er (bunun 2.000'i tüfekli), 10. Kolordu'nun ise 2.400 tüfeğe inmişti. Ocak ayında 30 bini aşkın firari erin yalnızca 12.000 kadarı toplanabildi. 12 sahra ve 50 dağ topu kaybedildi; bunların önemli bir kısmı soğuk yüzünden bozulmuştu.
Dikkat: yanlış bilinen
"Sarıkamış'ta 90 bin asker donarak öldü" cümlesi çok yaygındır ama kaynaklar bunu desteklemez. Türkçe Vikipedi'nin aktardığına göre bu rakam Fransız yazar Commandant Larcher'in tahminine dayanır; Larcher Osmanlı ordusunun mevcudunu yanlış biçimde 150 bin kabul etmiş ve Rus kaynaklarındaki abartılı rakamlardan yola çıkmıştır. Mareşal Fevzi Çakmak kaybı yaklaşık 60.000 olarak verir (33.000 ölü, 10.000 hastanede ölen, 7.000 esir, 10.000 yaralı). 3. Ordu kurmay başkan yardımcısı Yarbay Guse iki ayrı rakam verir (30.000 ölü ve 27.000 esir; 11.000 ölü ve 3.500 esir) ve ikincisini daha doğru bulur. Hafız Hakkı Paşa ise 30.000 er öldüğünü yazar. Donarak ölenlerin sayısı için kesin bir rakam yoktur; göz tanığı komutanların hatıralarında ölenlerin yaklaşık yarısının donmadan öldüğü anlatılır. Rus tarafı kendi kaybını 16 bin ölü ve yaralı, 12 bin hasta olarak verir.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: It is government property, which original photographer may not be listed. Original photographer unknown. Dosya sayfası
Komuta ve sorumluluk tartışması
Sarıkamış'ın sorumluluğu yıllarca tartışıldı. Eleştirilerin büyük kısmı, kış koşullarını hesaba katmayan plana, yetersiz kışlık donanıma, ikmal yollarının yokluğuna ve kolordu komutanlarının birbirinden kopuk hareketine yöneldi. Harekâta katılan subayların hatıraları (Şerif İlden, Ziya Yergök, Arif Baytın) bu yüzden önemli kaynaklardır; askerlerin karla kaplı dağlarda nasıl ilerlediğini, köylerde nasıl barınmaya çalıştığını birinci elden anlatırlar.
Yarbay Guse ve Fevzi Çakmak gibi isimlerin verdiği rakamların birbirinden bu kadar farklı olması da tesadüf değildir. Harekât sırasında birlik kayıtları tutulamamış, firarlar ve hastalık ölümleri ayrı ayrı sayılamamıştır. Kimin "kayıp", kimin "firari", kimin "esir" sayılacağı bile kaynağa göre değişir.
Atatürk ile bağlantısı
Mustafa Kemal'in Kafkas cephesine gelişi 1916'dadır. 16. Kolordu Komutanı olarak Diyarbakır'a atandı, Muş ve Bitlis'in geri alınmasında görev aldı ve bu dönemde mirlivalığa (tuğgenerallik) yükseldi. Bu görevler forumdaki ayrı konularda anlatıldı. Sarıkamış'tan sonra 3. Ordu'nun ne kadar zayıfladığını bilmek, 1916'daki çarpışmaların hangi koşullarda yapıldığını anlamak için önemlidir. Ordunun 1915 ilkbaharında birkaç bin tüfeğe inmiş olması, sonraki yılın savunma yükünü ağırlaştırdı.
Ek bilgi
SonuçSarıkamış bugün her yıl Ocak ayında yapılan anma yürüyüşleriyle anılır. Sarıkamış'ta bir Atatürk anıtı da bulunur. Anma törenlerinde söylenen rakamlarda yukarıdaki çelişkiyi hatırlamakta yarar var: ölenlerin sayısı onbinlerle ifade edilir ve kesin bir rakam bilinmez.
Sarıkamış, cesur ama kış koşullarını ve ikmal sorununu hesaba katmayan bir harekâtın sonucunu gösterir. Aynı zamanda tarih yazımında bir rakamın nasıl kalıplaştığını da gösterir: bir yabancı yazarın yanlış varsayıma dayanan tahmini, yıllar içinde Türkçe kaynaklarda "donarak ölen 90 bin asker" diye tekrarlanmıştır. Bu konuyu okurken bu yüzden rakamları tek bir sayı olarak değil, kaynaklarda verilen aralık olarak düşünmek gerekir.
Kaynaklar
- Vikipedi, Sarıkamış Harekâtı maddesi (tr.wikipedia.org)
- Wikipedia (İngilizce), Battle of Sarikamish maddesi (en.wikipedia.org)