Bir felaket, yanlış yere konan bir isim
Sarıkamış Harekâtı, Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı ordusunun yaşadığı en ağır felaketlerden biridir. 22 Aralık 1914 ile Ocak 1915'in ilk haftası arasında Kafkas Cephesi'nde, Allahuekber Dağları'nda ve Sarıkamış çevresinde yaşanan muharebelerde 3. Ordu, dondurucu kış koşulları, yetersiz donanım, salgın hastalıklar ve Rus kuvvetlerinin direnişi karşısında on binlerce askerini kaybetti. Bu acı, Türk toplumunun hafızasında derin bir iz bıraktı ve her yıl Ocak ayında düzenlenen anma yürüyüşleriyle hatırlanıyor.Bu felaketin konuşulduğu tartışmalarda bazen Mustafa Kemal'in adı da geçer. Kimi anlatımlarda onun Sarıkamış'ta bulunduğu, harekâta katıldığı ya da harekâtın planlanmasında yer aldığı söylenir. Kimi anlatımlarda ise tam tersine, harekâtın komutanı Enver Paşa'nın onu bilerek bu cepheden uzak tuttuğu, ya da Mustafa Kemal'in Sarıkamış'tan sonra cepheye gelip durumu kurtardığı ileri sürülür. Tarihî kayıtlar bu anlatımların hiçbirini doğrulamaz. Mustafa Kemal, Sarıkamış Harekâtı sırasında Kafkas Cephesi'nde değil, Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da askerî ataşe olarak görev yapıyordu.

Sofya'da bir askerî ataşe
Balkan Savaşları'nın ardından Mustafa Kemal, 27 Ekim 1913'te Sofya askerî ataşeliğine atandı ve 20 Kasım 1913'te Sofya'ya ulaştı. Aynı dönemde yakın arkadaşı Ali Fethi Bey (Okyar) de Sofya elçisiydi. 1 Mart 1914'te yarbaylığa yükselen Mustafa Kemal, Sofya'da Bulgaristan'ın ordusunu, siyasetini ve toplumunu yakından izledi. Bulgar Meclisi'nin oturumlarını takip etti, ordu manevralarını gözlemledi ve İstanbul'a ayrıntılı raporlar gönderdi.Sofya yılları, Mustafa Kemal'in Avrupa toplum hayatını gözlemlediği bir dönem olarak da bilinir. Bu dönemde katıldığı bir kostümlü baloda yeniçeri kıyafetiyle çektirdiği fotoğraf, onun Sofya yıllarından kalan en tanınmış görüntülerden biridir. Ancak ataşelik görevi onun için tatmin edici değildi. Ağustos 1914'te Avrupa'da büyük savaş patlak verince ve Osmanlı Devleti seferberlik ilan edince, Mustafa Kemal cephede görev almak için İstanbul'a defalarca başvurdu.
Tarih notu
27 Ekim 1913: Sofya askerî ataşeliğine atanma.
2 Ağustos 1914: Osmanlı seferberliği.
11 Kasım 1914: Osmanlı Devleti'nin savaşa resmen girmesi.
22 Aralık 1914: Sarıkamış Harekâtı'nın başlaması.
Ocak 1915: Mustafa Kemal'in 19. Tümen komutanlığına atanması.
1916: Mustafa Kemal'in 16. Kolordu ile Doğu Cephesi'ne gelmesi.
2 Ağustos 1914: Osmanlı seferberliği.
11 Kasım 1914: Osmanlı Devleti'nin savaşa resmen girmesi.
22 Aralık 1914: Sarıkamış Harekâtı'nın başlaması.
Ocak 1915: Mustafa Kemal'in 19. Tümen komutanlığına atanması.
1916: Mustafa Kemal'in 16. Kolordu ile Doğu Cephesi'ne gelmesi.
Sarıkamış Harekâtı nasıl gelişti?
Osmanlı Devleti Kasım 1914'te savaşa girdi. Kafkas Cephesi'ndeki ilk muharebeler Kasım ayında Köprüköy çevresinde yaşandı. Harbiye Nazırı ve Başkomutan Vekili Enver Paşa, Aralık 1914'te bizzat Erzurum'a gelerek 3. Ordu'nun komutasını üstlendi. Planı, Rus kuvvetlerini cepheden oyalarken iki kolorduyu dağlık arazi üzerinden dolaştırarak Sarıkamış'ı arkadan ele geçirmek ve Rus ordusunu kuşatmaktı.Harekât 22 Aralık 1914'te başladı. Ancak plan, Doğu Anadolu kışının gerçekleriyle bağdaşmıyordu. Askerlerin önemli bir bölümünün kışlık giysisi yoktu, erzak ve cephane yetersizdi. Kolordular karlı ve yolsuz dağlarda ağır yürüyüşler yaptı. Tifüs salgını orduyu kırdı. Allahuekber Dağları'nı aşan birlikler büyük kayıplarla Sarıkamış önlerine ulaştı, ama yorgun ve eksik birlikler Rus savunmasını kıramadı. Ocak 1915'in ilk günlerinde harekât başarısızlıkla sonuçlandı. Harekâtın kayıplarına dair rakamlar kaynaktan kaynağa değişse de, 3. Ordu'nun büyük bölümünü yitirdiği konusunda tarihçiler hemfikirdir.

1915 başı: Mustafa Kemal Gelibolu'ya gidiyor
Mustafa Kemal'in cephe görevi isteği, Sarıkamış felaketinin hemen ardından karşılık buldu. Ocak 1915'te kendisine 19. Tümen'i kurma ve komuta etme görevi verildi. Mustafa Kemal Sofya'dan ayrıldı ve tümenini Gelibolu Yarımadası'nda örgütledi. Bu tümen, 25 Nisan 1915'te İtilaf kuvvetlerinin Arıburnu'na çıkarma yapmasıyla birlikte tarihe geçecek muharebelerin merkezinde yer aldı. Mustafa Kemal'in askerî ününü kazandığı yer, Sarıkamış değil, Çanakkale oldu.Dolayısıyla Sarıkamış Harekâtı ile Mustafa Kemal arasında doğrudan bir bağ yoktur. Harekâtın planlanmasında, yürütülmesinde ya da geri çekilmede bir görev üstlenmemiştir. Harekât sürerken o, Osmanlı ordusunun cephe dışındaki bir görevinde, Sofya'daydı.
Ek bilgi
Mustafa Kemal'in Doğu Anadolu ile asıl bağı 1916'da kurulur. Çanakkale'den sonra 16. Kolordu komutanlığına atanan Mustafa Kemal, Diyarbakır'a gönderildi. 1 Nisan 1916'da tuğgeneral rütbesine yükseldi ve Ağustos 1916'da birlikleri Rus kuvvetlerinden Muş ve Bitlis'i geri aldı.
Doğu Cephesi'nde Mustafa Kemal: 1916
Mustafa Kemal'in Kafkas ve Doğu Cephesi'ndeki görevi, Sarıkamış'tan yaklaşık bir buçuk yıl sonra başladı. 1916'nın başında Rus ordusu Erzurum'u ele geçirmiş, ardından Bitlis ve Muş'a kadar ilerlemişti. Mustafa Kemal, 16. Kolordu ile bu cepheye gönderildi. Ağustos 1916'da iki tümeniyle yaptığı karşı taarruz sonucunda birkaç gün içinde önce Bitlis, ardından Muş geri alındı. Bu başarı, büyük yenilgilerle geçen bir cephede moral açısından önemli bir kazanım oldu. Ancak Rus kuvvetlerinin yeniden ilerlemesi üzerine Muş daha sonra tekrar boşaltılmak zorunda kalındı.Mustafa Kemal 7 Mart 1917'de 2. Ordu komutanlığına getirildi. Doğu'daki bu görev, Sarıkamış ile karıştırılmasının bir nedeni olabilir. Her iki olay da Doğu Anadolu'da, Ruslara karşı ve ağır kış koşullarında geçmiştir. Ancak aralarında hem zaman hem de mekân bakımından belirgin farklar vardır.
Kurtuluş Savaşı'nda Sarıkamış: 1920
Sarıkamış adının Mustafa Kemal döneminde geçtiği bir başka tarih de 1920'dir. Kurtuluş Savaşı sırasında Doğu Cephesi Komutanı Kâzım Karabekir Paşa'nın birlikleri, 29 Eylül 1920'de Sarıkamış'ı Ermeni kuvvetlerinden geri aldı. Bu harekât, Büyük Millet Meclisi Hükûmeti'nin emriyle yürütülen ve Kars'ın alınmasıyla sonuçlanan Doğu harekâtının bir parçasıydı. Mustafa Kemal Paşa bu harekâtı Ankara'dan Meclis Başkanı olarak yönetti, ama cephede bulunmadı. Sarıkamış'ın kurtuluş yıldönümünde yapılan paylaşımlarda adı bu nedenle anılır.Dikkat: yanlış bilinen
Doğru bilgi şudur: Sarıkamış Harekâtı (22 Aralık 1914 - Ocak 1915) sırasında Mustafa Kemal Sofya'da askerî ataşeydi. Ocak 1915'te 19. Tümen komutanlığına atanarak Gelibolu'ya gitti. Doğu Cephesi'ne ancak 1916'da 16. Kolordu Komutanı olarak geldi.

İddianın izi: kim, nerede, nasıl söyledi?
Sarıkamış ile Mustafa Kemal arasında kurulan yanlış bağ, çoğu zaman Enver Paşa ile Mustafa Kemal'i karşılaştıran tartışmalarda ortaya çıkıyor. 10 Ekim 2026'da X'te bir kullanıcı, Enver Paşa'yı öven bir paylaşıma verdiği yanıtta Sarıkamış kayıplarını hatırlatarak "Atatürk bile hiç yanına yaklaştırmamış" diye yazdı. 12 Ekim 2026'da başka bir kullanıcı da aynı tartışmada Atatürk'ün Enver Paşa'yı "kuvva kırılmasın diye" yanına yaklaştırmadığını öne sürdü. Bu tartışmalar, iki komutan arasındaki gerçek mesafeyi Sarıkamış'a bağlayan, ama 1914 kışında Mustafa Kemal'in Sofya'da olduğu bilgisini atlayan anlatımlardır.Karışıklığın öteki yüzü ise 29 Eylül yıldönümlerinde görülüyor. 29 Eylül 2026'da bir kullanıcının art arda yaptığı paylaşımlarda, Sarıkamış'ın 1920'deki kurtuluşu Kâzım Karabekir komutasındaki Doğu Cephesi birliklerine doğru biçimde bağlanıyor ve Mustafa Kemal Atatürk saygıyla anılıyordu. Bu doğru anma, 1914 felaketiyle 1920 kurtuluşunun aynı yerin iki farklı tarihi olduğunu hatırlatıyor.
Tarih yerine konunca ne görünüyor?
Sarıkamış'ı Mustafa Kemal'den ayrı düşünmek, o felaketin sorumluluğunu ve acısını doğru yere koymak demektir. Harekât, savaşın ilk aylarında büyük bir başarı umuduyla, kış koşulları ve lojistik gerçekler yeterince hesaba katılmadan girişilmiş bir harekâttı. Ölen askerlerin hatırası, onları başka bir komutanın hikâyesine eklemlemeden anılmayı hak ediyor. Mustafa Kemal'i Sarıkamış'a yerleştiren anlatımlar ise ister övgü ister eleştiri amacıyla yapılsın, hem onun gerçek askerî geçmişini hem de 3. Ordu'nun trajedisini bulanıklaştırıyor.Mustafa Kemal'in Birinci Dünya Savaşı'ndaki yolu Sofya'dan Gelibolu'ya, oradan Diyarbakır, Bitlis ve Muş'a, ardından Suriye ve Filistin'e uzanır. Bu yolun her durağı belgelidir. Sarıkamış ise bu yolun üzerinde yer almaz. Bu ayrımı yapmak, ne Enver Paşa'yı ne de Mustafa Kemal'i yargılamak için değil, tarihin hangi yerde kimin elinde yazıldığını bilmek için gereklidir. Sarıkamış şehitlerini anarken de Mustafa Kemal'in Doğu'daki 1916 mücadelesini konuşurken de doğru tarih, anmayı daha anlamlı hâle getirir.