24 Ağustos 1516'da, Halep'in kuzeyindeki Mercidabık ovasında yapılan bir savaş, Orta Doğu'nun haritasını dört yüz yıl için değiştirdi. Bu savaşta Yavuz Sultan Selim komutasındaki Osmanlı ordusu, Memlük sultanı Kansu Gavri'nin ordusunu yendi. Savaşta yaşlı sultan öldü, Memlük ordusu dağıldı ve Suriye kısa sürede Osmanlı yönetimine geçti. Birkaç ay sonra Mısır da Osmanlı'nın eline geçecekti. Bu savaşın en çarpıcı tasvirlerinden biri, bugün Kudüs'teki İsrail Milli Kütüphanesi'nde korunan bir Selimname nüshasının minyatüründe bulunur. Bu yazıda Mercidabık Savaşı'nın arka planını, savaşın seyrini, Hayır Bey'in rolünü ve savaşı anlatan kaynakları ele alıyoruz. Şükri-i Bitlisi'nin Selimname'sinde Mercidabık Savaşı'nı gösteren minyatürGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: 1524. Dosya sayfası
Osmanlı ve Memlükler
Memlük Devleti, 13. yüzyılın ortasından beri Mısır ve Suriye'yi yönetiyordu. Memlükler, Moğolları ve Haçlıları durdurmuş, Mekke ve Medine'nin koruyucusu olmuş ve Kahire'de Abbasi halifelerini barındırmıştı. Osmanlılar ile Memlükler arasındaki ilişkiler, 15. yüzyılda dostluktan rekabete dönüştü. İki devlet, Güneydoğu Anadolu'daki Dulkadiroğulları ve Ramazanoğulları beylikleri üzerinde nüfuz mücadelesine girdi. II. Bayezid döneminde, 1485–1491 yılları arasında iki devlet arasında bir savaş yaşanmış, bu savaşta Osmanlılar başarı sağlayamamıştı.
Safevi meselesi
Yavuz Sultan Selim, 1514'te Çaldıran'da Safevi hükümdarı Şah İsmail'i yenmişti. Ardından Safevilere karşı yeni bir sefer hazırlığına başladı. Ancak Memlük sultanı Kansu Gavri'nin Safevilerle yakınlaştığı ve Osmanlı'ya karşı bir ittifak kurabileceği endişesi, Selim'in yönünü güneye çevirmesine yol açtı. 1516 yazında Osmanlı ordusu, Safevilere karşı sefer gibi görünen bir hazırlıkla yola çıktı; ancak kısa süre sonra Memlüklere yöneldi.
Savaş alanı ve ordular
Kansu Gavri, ordusuyla Halep'e gelerek Osmanlı ordusunu karşılamak için kuzeye ilerledi. İki ordu, Halep'in kuzeyindeki Dabık kasabası yakınındaki ovada, yani Mercidabık'ta karşılaştı. Osmanlı ordusu, yeniçerilerin ateşli silahları ve sahra toplarıyla donatılmıştı. Memlük ordusu ise, büyük ölçüde atlı savaşçılardan oluşuyordu ve ateşli silahları savaş alanında kullanmaya fazla önem vermiyordu.
Memlük ordusunda, sultanın kendi kölelerinden oluşan genç Memlükler ile eski sultanlardan kalan yaşlı Memlükler arasında derin bir rekabet vardı. Ayrıca ordunun sol kanadını, HalepvalisiHayır Bey komuta ediyordu. Hayır Bey'in, savaştan önce Osmanlılarla gizli bir anlaşma yaptığı ileri sürülür.
Ek bilgi
Osmanlı ordusunun Mercidabık'taki üstünlüğünde, sahra topları ve tüfekli yeniçeriler önemli rol oynadı. Topların arabalarla zincirlenerek bir savunma hattı oluşturması, Çaldıran'da da kullanılan bir taktikti.
Mercidabık Savaşı'nda ordu düzenini gösteren şemaGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Original: T.C. Genelkurmay Başkanlığı, ATASE Başkanlığı Derivative work: باسم. Dosya sayfası
Savaşın seyri
Savaş, 24 Ağustos 1516'da başladı. Memlük atlıları, ilk saldırılarında Osmanlı ordusunun kanatlarına ağır kayıplar verdi. Ancak savaşın kritik anında, Hayır Bey komutasındaki sol kanat savaş alanından çekildi. Bu çekilme, Memlük ordusunun dengesini bozdu. Osmanlı topları ve tüfekleri, Memlük atlılarına ağır kayıplar verdirdi. Memlük ordusu dağılmaya başladı.
Savaşın sonunda, yaşlı Kansu Gavri atından düşerek öldü. Ölümü, büyük ihtimalle bir felç ya da kalp krizi sonucu gerçekleşti. Sultanın cesedinin akıbeti konusunda da kaynaklarda farklı anlatımlar vardır. Sultanın ölümüyle Memlük ordusu tamamen dağıldı.
Savaştan sonra
Mercidabık zaferinden sonra Yavuz Sultan Selim, Halep'e girdi. Halep, Şam ve diğer Suriye şehirleri kısa sürede Osmanlı yönetimine geçti. Memlükler, Kahire'de Kansu Gavri'nin yerine Tomanbay'ı sultan seçti. Yavuz, Sina Çölü'nü geçerek Mısır'a yürüdü ve 22 Ocak 1517'de Kahire yakınındaki Ridaniye'de Memlük ordusunu yendi. Tomanbay, bir süre direndikten sonra yakalandı ve Kahire'deki Zuveyle Kapısı'nda idam edildi. Hayır Bey ise, Osmanlı'ya hizmetinin karşılığı olarak Mısır valiliğine getirildi.
Dikkat: yanlış bilinen
Yavuz Sultan Selim'in Mısır'ı aldıktan sonra Kahire'deki son Abbasi halifesinden halifeliği devraldığı yaygın olarak anlatılır. Ancak bu devir töreninin yapıldığına dair çağdaş kaynaklarda açık bir kayıt yoktur. Halifeliğin devredildiği anlatısı, daha çok 18. yüzyıldan itibaren öne çıkmıştır.
Kudüs'teki Selimname
Mercidabık Savaşı'nı anlatan Osmanlı kaynaklarından biri, Şükri-i Bitlisi'nin yazdığı Farsça manzum Selimname'dir. Bu eserin 1520'lerde hazırlanan minyatürlü bir nüshası, bugün Kudüs'teki İsrail Milli Kütüphanesi'nde korunmaktadır. Nüshadaki minyatürlerden biri, Mercidabık Savaşı'nı gösterir. Minyatürde Osmanlı ve Memlük askerleri, kendi kıyafetleri ve silahlarıyla ayırt edilecek şekilde çizilmiştir. Özellikle Memlük askerlerinin başlarındaki uzun külahlar, minyatürün dikkat çekici ayrıntılarındandır. Bu nüsha, Osmanlı minyatür sanatının erken dönem tarih resimlerinin önemli örnekleri arasında yer alır.
Memlûk ordusunun yapısı
Memlûk ordusu, Mısır ve Suriye'yi yaklaşık iki buçuk yüzyıldır yöneten askerî bir sınıfın ordusuydu. Memlûkler, köle olarak satın alınan ve askerî eğitimden geçirilen savaşçılardı. Atlı savaşta son derece usta olan Memlûk süvarileri, ok ve kılıçla savaşma geleneğine bağlıydı. Ancak Memlûkler, ateşli silahları kullanmaya oldukça isteksizdi. Ateşli silahların, atlı savaşçının onurunu ve becerisini değersizleştirdiği düşünülüyordu. Bu tutum, Mercidabık'ta Osmanlı topçusu ve tüfekli yeniçeriler karşısında Memlûkler için büyük bir dezavantaj oldu.
Kansu Gavri'nin cesedi
Memlûk Sultanı Kansu Gavri, Mercidabık'ta savaş sırasında hayatını kaybetti. Ölümünün nasıl gerçekleştiği konusunda farklı anlatılar vardır; bazı anlatılarda felç geçirerek atından düştüğü, bazılarında ise savaşta öldürüldüğü aktarılır. Cesedinin savaş alanında ele geçmediği de anlatılır. Bu belirsizlik, Memlûk tarihçisi İbn İyas'ın kroniğinde de yansıtılır. İbn İyas'ın eseri, Mercidabık ve sonrasında Kahire'de yaşananlar için en önemli Arapça kaynaktır.
Halep'in teslimi
Mercidabık'tan sonra Yavuz Sultan Selim, savaş görmeden Halep'e girdi. Şehrin halkı ve ileri gelenleri, Osmanlı ordusunu karşıladı. Selim, Halep'te Cuma namazı kıldı ve hutbe onun adına okundu. Ardından Şam'a ilerleyen Osmanlı ordusu, bu şehri de savaşmadan teslim aldı. Yavuz Sultan Selim'i gösteren bir Avrupa gravürüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Claude du Bosc. Dosya sayfası
Memlük kaynakları
Mercidabık Savaşı, Memlük tarafından da anlatılmıştır. Kahireli tarihçi İbn İyas, savaşı ve Memlük Devleti'nin çöküşünü günlük ayrıntılarla anlattı. İbn İyas, Kansu Gavri'nin ölümünü, Hayır Bey'in ihanetini ve Osmanlıların Kahire'ye girişini acı bir dille kaleme aldı. Onun eseri, Osmanlı kaynaklarıyla karşılaştırıldığında savaşın iki tarafın gözünden nasıl göründüğünü anlamamızı sağlar.
Bize göre Mercidabık, bir öğleden sonra yaşanan bir savaşın, yüzyıllar sürecek bir düzeni nasıl değiştirebileceğini gösterir. Ateşli silahları benimseyen Osmanlı ordusu ile atlı savaş geleneğine bağlı Memlük ordusu arasındaki fark, savaşın sonucunu belirleyen etkenlerden biri oldu. Hayır Bey'in safı değiştirmesi ise, imparatorlukların yalnızca savaş alanında değil, iç çekişmelerle de çöktüğünü hatırlatır.
Mercidabık'ın sonuçları, savaşın kendisinden çok daha geniş bir alana yayıldı. Bu zaferle Suriye, ardından Mısır ve Hicaz Osmanlı yönetimine girdi; imparatorluk, Arap dünyasının ve kutsal şehirlerin hâkimi hâline geldi. Bu durum Osmanlı padişahlarınınİslam dünyasındaki konumunu da değiştirdi. Savaşın kısa sürmesi, iki ordu arasındaki teknoloji ve örgütlenme farkının ne kadar belirleyici olduğunu gösterir; ancak Memlük ordusundaki iç bölünmeler de en az bu fark kadar etkiliydi. Hayır Bey'in safı değiştirmesinin ardından Mısır'ın ilk Osmanlı valisi olması, Osmanlı'nın fethettiği yerlerdeki yerel güçleri yönetime katma politikasının bir örneğidir. Mercidabık, Ortadoğu'da dört yüz yıl sürecek bir düzenin kurulduğu gün olarak tarihe geçti. Bu yüzden savaş, bölge tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri sayılır.