İçeriğe geç
Giriş yap
0

Ahmet Emin Yalman (1888-1972): hocanın oğlu, Vatan'ın kapanışı ve Tan'la dönüş

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1

Selanik'ten Columbia'ya bir gazeteci

Ahmet Emin Yalman, Türk basın tarihinin en uzun soluklu ve en çok tartışılan gazetecilerinden biridir. Osmanlı'nın son döneminden 1970'lere kadar yarım asrı aşkın bir süre gazetecilik yaptı; gazeteleri kapatıldı, kendisi sürgüne gönderildi, yargılandı, bir suikast girişiminden kurtuldu. Atatürk'le bağı ise çocukluğuna uzanır: babası Osman Tevfik Bey, Selanik Askerî Rüştiyesi'nde genç Mustafa'nın yazı ve tarih hocalarındandı.

Ahmet Emin, 14 Mayıs 1888'de Selanik'te doğdu. 1897'de babasının ders verdiği Selanik Askerî Rüştiyesi'ne yazıldı; ancak diplomasını almasına iki ay kala okuldan ayrılıp Selanik'teki Alman okuluna geçti. Ailesiyle İstanbul'a göç ettikten sonra 1903'ten itibaren İstanbul Alman Lisesi'nde okudu. 1907'de bu okulu bitirdi ve aynı yıl Sabah gazetesinde İngilizce çevirmen olarak işe başladı.
Ahmet Emin Yalman
Ahmet Emin YalmanGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Yeni Gazete'den Amerika'ya

İkinci Meşrutiyet'in ilanından sonra İstanbul Hukuk Mektebi'ne girdi ve Yeni Gazete'nin yazı kuruluna katıldı. Gazeteye çeviri için girmesine karşın bir yıl içinde her gün başyazı yazmaya başladı. Aynı dönemde Viyana'da çıkan Neue Freie Presse'nin yardımcı muhabirliğini yaptı.

1911 Şubat'ında, yüz seksen kişinin katıldığı bir sınavı kazanarak Amerika'ya giden ilk Türk öğrenci grubunun içinde yer aldı ve New York'taki Columbia Üniversitesi'nde sosyoloji okudu. 1912'de Türk basını üzerine yazdığı tezle yüksek lisansını tamamladı. 1914'te "The Development of Modern Turkey as Measured by Its Press" (Basınıyla Ölçülen Modern Türkiye'nin Gelişimi) başlıklı teziyle doktora derecesini aldı. Tez, Columbia Üniversitesi'nin yayınları arasında kitap olarak basıldı.
Tarih notu
14 Mayıs 1888: Selanik'te doğumu.
1911-1914: Columbia Üniversitesi'nde öğrenim.
22 Ekim 1917: Vakit gazetesinin ilk sayısı.
26 Mart 1920: Malta'ya sürgün.
Kasım 1921: Ankara'ya gidişi.
26 Mart 1923: Vatan gazetesinin kuruluşu.
12 Ağustos 1925: Vatan'ın kapatılması.
1 Ağustos 1936: Tan gazetesinin yeniden çıkışı.
19 Aralık 1972: İstanbul'da ölümü.

Savaş muhabiri ve Vakit

1914 Ağustos'unda İstanbul'a dönen Ahmet Emin, Darülfünun'da Ziya Gökalp'in sosyoloji asistanlığını, Mülkiye'de Hasan Saka'nın istatistik asistanlığını yaptı. 1915 baharında, Almanya'nın ısrarı ve Enver Paşa'nın kararıyla Alman cephelerine giden tek Türk savaş muhabiri oldu. Beş ay boyunca batı ve doğu cephelerini dolaştı. 1916 yazında Galiçya'ya gönderilen Türk kolordusunun yanında yeniden muhabirlik yaptı.

22 Ekim 1917'de Gördesli Mehmet Asım ile birlikte Vakit gazetesini çıkardı. Mondros Mütarekesi'nden sonra Amerika ile iş birliği fikrini savundu. Mart 1919'da tutuklandı ve üç ay Kütahya'ya sürgün edildi. İstanbul'un işgalinden sonra İngilizlere teslim oldu ve 26 Mart 1920'de Malta'ya gönderildi. Bir buçuk yıl Malta'da kaldı.

Ankara'ya yolculuk

Kasım 1921'de Malta'dan dönen Ahmet Emin, İstanbul'da iki üç günden fazla kalmadan Ankara'ya gitti. Ankara hükûmeti ona Matbuat Umum Müdürlüğü görevini teklif etti; ancak o serbest gazeteci olarak kalmayı ve Millî Mücadele'nin durumunu İstanbul okuruna aktarmayı tercih etti. Mustafa Kemal Paşa ve Ankara hükûmetinin önde gelen isimleriyle görüştü, cepheleri dolaştı ve İstanbul'a döndü. Vakit gazetesi, Anadolu'daki mücadeleyi İstanbul'a duyuran yayın organlarından biri oldu.
Resimli Gazete'de Ahmet Emin, 17 Kasım 1923
Resimli Gazete'de Ahmet Emin, 17 Kasım 1923Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Resimli Gazete. Dosya sayfası
Ek bilgi
Ahmet Emin'in babası Osman Tevfik Bey, Selanik Askerî Rüştiyesi'nde yazı ve tarih dersi veriyordu. Mustafa Kemal'in bu okuldaki hocaları arasında sayılması, Yalman ailesiyle Atatürk arasında çocukluk yıllarına uzanan bir tanışıklık bağı kurar.

Vatan gazetesi ve kapanış

26 Mart 1923'te Vakit'teki hissesini satarak Vatan gazetesini kurdu. Halk Fırkası'nın kuruluşunu ve Mustafa Kemal Paşa'nın parti başkanlığını eleştirdi; 1924'te kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'na katılma teklifini reddetmekle birlikte yazılarıyla bu partiyi destekledi. Bu tutum, Vatan'ın Ankara'daki hükûmet çevrelerinin tepkisini çekmesine yol açtı.

Şubat 1925'te başlayan Şeyh Said isyanından sonra çıkarılan Takrir-i Sükûn Kanunu ile kurulan İstiklal Mahkemesi, Temmuz 1925'te birçok İstanbul gazetesini kapattı. Vatan beş aydan uzun bir süre ayakta kalan tek bağımsız gazete oldu ve satışı yedi binden on beş bine çıktı. Ancak 12 Ağustos 1925'te Vatan da süresiz kapatıldı. Ahmet Emin, o sırada Elazığ'da bulunan İstiklal Mahkemesi'ne tutuklu olarak gönderildi. Mahkeme onu beraat ettirdi; buna rağmen gazetenin yeniden açılmasına izin verilmedi.
Dikkat: yanlış bilinen
Takrir-i Sükûn döneminde kapatılan gazeteler ve yargılanan gazeteciler, Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki basın tarihinin en tartışmalı konularındandır. Ahmet Emin'in beraat etmesine karşın gazetesinin açılmasına izin verilmemesi, dönemin olağanüstü hâl uygulamalarının basına etkisini gösterir.

Ticaret yılları ve 1936 dönüşü

Gazetesi kapatılan Ahmet Emin, on bir yıl gazetecilikten uzak kaldı. Çeviriler yaptı, Carnegie Barış Vakfı'nın dizisi için "Turkey in the World War" (Dünya Savaşı'nda Türkiye) adlı kitabı yazdı. Amerikan şirketlerinin Türkiye temsilciliğini üstlendi; 1929'da Curtiss-Wright şirketinin temsilcisi olarak Türk Hava Kuvvetleri'nin uçak alımlarına aracılık etti. Serbest Cumhuriyet Fırkası'ndan gelen milletvekili adaylığı teklifini de reddetti.

1936'da Atatürk'ün izniyle gazeteciliğe döndü. Zekeriya Sertel ve Halil Lütfü Dördüncü ile birlikte Tan gazetesini İş Bankası'ndan satın aldı ve 1 Ağustos 1936'dan itibaren yeniden yayımladı. Atatürk'ün, gazetecilikten uzak geçen yıllarına karşılık Tan tesislerinin Ahmet Emin'e geçmesini istediği aktarılır.
Tan gazetesi
Tan gazetesiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Tan Newspaper (1934 - 1945). Dosya sayfası

Vatan'ın ikinci hayatı

1940'ta Ahmet Emin Yalman, Vatan gazetesini yeniden çıkardı. 1947'de Liberal Enternasyonal'in, 1950'de Uluslararası Basın Enstitüsü'nün kurucuları arasında yer aldı. 1952'de Malatya'da bir öğrencinin silahlı saldırısına uğradı ancak kurtuldu; saldırgan yirmi yıl hapis cezasına çarptırıldı. 1950'lerin sonunda Menderes hükûmetiyle ters düştü ve bir yılı aşan hapis cezasına çarptırıldı; 27 Mayıs 1960'tan sonra serbest bırakıldı. 19 Aralık 1972'de İstanbul'da öldü.

Gazetecilik anlayışı

Yalman, Columbia'da edindiği Amerikan gazetecilik anlayışını Türk basınına taşımaya çalışan ilk kuşağın temsilcisiydi. Haberin yorumdan ayrılması, muhabirliğin sahaya dayanması ve gazetenin okura karşı sorumluluğu, yazılarında sık sık vurguladığı ilkelerdi. Birinci Dünya Savaşı'nda cepheleri bizzat dolaşması, 1921'de Ankara'ya gidip Millî Mücadele'yi yerinde izlemesi, bu anlayışın uygulamadaki örnekleriydi. Vatan'ı kurarken de gazeteyi bir fikir organı olmaktan çok, haber ağırlıklı bir yayın olarak tasarladı.

Hocanın oğlu, muhalif gazeteci

Ahmet Emin Yalman'ın Atatürk'le ilişkisi, Cumhuriyet'in ilk yıllarında basın ile iktidar arasındaki ilişkinin karmaşık doğasını yansıtır. 1921'de Ankara'ya gidip Millî Mücadele'yi İstanbul'a anlatan gazeteci, 1923'ten sonra Halk Fırkası'nın tek parti olarak örgütlenmesine karşı çıktı. Takrir-i Sükûn döneminde gazetesi kapatıldı ve on bir yıl kalem tutamadı. Ancak 1936'da yine Atatürk'ün izniyle gazeteciliğe döndü ve Tan'ın başına geçti.

Bu iniş çıkışlar, Yalman'ı ne bütünüyle bir rejim muhalifi ne de bütünüyle bir rejim gazetecisi olarak tanımlamaya izin verir. O, kendi kafasındaki liberal ilkelerle hareket eden, bu yüzden farklı dönemlerde farklı iktidarlarla çatışan bir gazeteciydi. Hayatı boyunca hem Tek Parti döneminde hem de Menderes yıllarında yargılanması, onun ilkelerinden çok, siyasi rüzgârın yön değiştirmesinden etkilendiğini gösterir. Columbia'da yazdığı Türk basını tezi ile yarım asırlık gazetecilik hayatı, Türk basın tarihinin canlı bir belgesi gibidir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap