İçeriğe geç
Giriş yap
0

Mercidâbık Muharebesi (24 Ağustos 1516): Suriye'nin kapısı açılıyor

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt13 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Kısaca

Mercidâbık Muharebesi, 24 Ağustos 1516'da Halep'in kuzeyindeki Dâbık ovasında, I. Selim (Yavuz) komutasındaki Osmanlı ordusu ile Memlük Sultanı Kansu Gavri komutasındaki Memlük ordusu arasında yapıldı. Batı literatürü savaş alanını Halep'in 44 km kuzeyindeki Dâbık kasabası yakınında gösterir ve muharebeyi Orta Doğu tarihinin belirleyici çarpışmalarından biri olarak niteler. Osmanlı zaferi Suriye'nin tamamını Selim'in ordularına açtı ve Mısır'ın fethinin yolunu hazırladı. Muharebede Sultan Kansu Gavri hayatını kaybetti.

Araştırmamız, Memlük Sultanlığı'nın kuruluşundan beri böyle bir meydan muharebesi kaybetmediğini ve hiçbir hükümdarını savaş meydanında bırakmadığını öne çıkarıyor. Bu yenilgiden sonra Suriye, Lübnan ve Filistin, ardından Hicaz Osmanlı egemenliğine girdi.
Fransa Millî Kütüphanesi Supplément turc 524 yazmasında Mercidâbık Muharebesi minyatürü
Fransa Millî Kütüphanesi Supplément turc 524 yazmasında Mercidâbık Muharebesi minyatürüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Hoca Sadeddin Efendi (Yaşam süresi: 1536 - 1599). Dosya sayfası

Çaldıran'dan Suriye'ye

1514 Çaldıran zaferinden ve 1515'te Dulkadiroğulları Beyliği'nin ortadan kaldırılmasından sonra Osmanlı ile Memlük sınırı doğrudan temas hâline geldi. İki devlet II. Mehmed döneminden beri rakipti; II. Bayezid döneminde 1485–1491 arasında da savaşmışlardı. 1516'da doğu cephesinde serdar olan Bıyıklı Mehmed Paşa'ya yardım için Sadrazam Hadım Sinan Paşa 28 Nisan'da, I. Selim ise 5 Haziran'da İstanbul'dan ayrıldı. Selim hedefinin İran olduğunu bildirmesine rağmen Malatya'ya ulaşan sadrazam, Memlüklerden geçiş izni alamadı ve Memlük kuvvetlerinin sınırda dolaştığını öğrendi. Osmanlı ordusunun Safevî ve Memlük orduları arasında sıkışma ihtimali doğdu.

Kansu Gavri 1515 kışı ve 1516 baharında ordu hazırladı ve 18 Mayıs 1516'da kalabalık bir kuvvetle Kahire'den çıktı. Kahire'yi Tomanbay'a bırakan sultanın yanında on beş "bin emiri", 5.000 kişilik kendi has memlükleri, Suriyeli ve Bedevî birlikler, ayrıca Abbasî halifesi III. Mütevekkil, şeyhler, hekimler ve musikişinaslar vardı. Aynı anlatım, Memlük ordusunun her yönüyle iyi donatıldığını, ancak topçudan yoksun olduğunu belirtir. Sultan 9 Haziran'da Şam'a girdi; halı döşenmiş yollarda ilerledi. Yanında, Osmanlı tahtının eski hak iddiacılarından Şehzade Ahmed'in oğlu (Türkçe kaynaklarda Şehzade Kasım) da vardı; amaç Osmanlı ordusundaki taraftarlarını kendi safına çekmekti.

Malatya'daki karar

Elçilere yapılan muameleler ve Memlük ordusundaki savaş havası, siyasi krizi kaçınılmaz bir savaşa çevirdi. Ordu 30 Temmuz'da Malatya ovasında konakladığında toplanan büyük harp meclisinde sefer güzergâhı güneye çevrildi. Ertesi gün Memlük ordusunun Halep'i geçip kuzeye ilerlediği öğrenildi. 3 Ağustos'ta Bıyıklı Mehmed ve Hüsrev paşaların katılmasıyla Osmanlı ordusu Antep üzerinden güneye yürüdü. Araştırmamız, yaşlı ve temkinli Kansu Gavri'nin barıştan yana olduğunu, ancak emirlerinin baskısına karşı koyamadığını gösteriyor.
Tarih notu
Kronoloji: 18 Mayıs 1516 Kansu Gavri Kahire'den çıkıyor; 5 Haziran I. Selim İstanbul'dan ayrılıyor; 9 Haziran Kansu Gavri Şam'da; 30 Temmuz Malatya harp meclisi, sefer yönünün güneye çevrilmesi; 3 Ağustos Osmanlı ordusu Antep üzerinden güneye; 20 Ağustos Memlük ordusu Dâbık ovasında karargâh kuruyor; 24 Ağustos 1516 Pazar Mercidâbık Muharebesi; 28 Ağustos Selim Halep'e giriyor; 15 Eylül ordunun Halep'ten hareketi.

Diziliş

Osmanlı ordusu klasik düzende üç kola ayrıldı. Merkezde Yavuz Sultan Selim, Sadrazam Sinan Paşa ve Yunus Paşa kapıkulu askerleriyle bulunuyordu. Sağ kanatta Anadolu Beylerbeyi Zeynel Paşa, Karaman Beylerbeyi Hüsrev Paşa, Dulkadirli Şehsüvaroğlu Ali Bey ve Ramazanoğlu Mahmud Bey; sol kanatta Rumeli Beylerbeyi Küçük Sinan Paşa ve Diyarbakır Beylerbeyi Bıyıklı Mehmed Paşa yer alıyordu. İhtiyatta Kırım hanzadesi Saadet Giray vardı. Merkezin önünde arabalarla siper yapılmıştı ve burada 150 kadar seyyar sahra topu bulunuyordu.

Memlük ordusu da üç kola ayrılmıştı. Merkezde Kansu Gavri, Halife III. Mütevekkil ve Şehzade Kasım ile birlikteydi. Sol kanatta Halep Valisi Hayır Bey ile Canberdi Gazâlî, sağ kanatta Şam Valisi Emir Sibay bulunuyordu. Araştırmamız, Memlük ordusunun 20 Ağustos'ta Dâbık ovasında karargâh kurduğunu ve dizilişi İbn İyâs'ın Mısır tarihine dayanarak aynı biçimde gösteriyor.
Paolo Giovio koleksiyonundan Memlük Sultanı Kansu Gavri portresi
Paolo Giovio koleksiyonundan Memlük Sultanı Kansu Gavri portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Paolo Giovio. Dosya sayfası

Muharebe

Muharebe yaklaşık sekiz saat sürdü. Memlükler hızlı süvari hücumlarıyla Osmanlı ordusunu dağıtabileceğini düşünüyor, topların etkisini kırmak için kanatları bozmaya çalışıyordu. Sabah saatlerinde Memlük kanatları taarruza geçti. İlk saldırıyı mareşal Sûdûn Acemî ve deneyimli memlüklerin başındaki Sibay yaptı; ilk saatlerde Osmanlı kanadına ağır kayıp verdirip birkaç topu ele geçirdiler. Aynı anlatım bu aşamada Selim'in geri çekilmeyi ya da ateşkes istemeyi düşündüğünü yazar.

Sonra muharebe Memlükler aleyhine döndü. Sultanın yeni askerlere yerlerinde durup çatışmayı kıdemli askerlere bırakmalarını emrettiği söylentisi yayıldı. Sûdûn Acemî ile Sibay'ın ölümü sağ kanatta paniğe yol açtı. Sol kanattaki Hayır Bey geri çekilme emri verdi. Düzenli ateş gücüne ve topçu desteğine sahip Osmanlı ordusu ikindiye doğru karşı taarruza kalktı ve yorgun Memlük ordusunu dağıttı.
Dikkat: yanlış bilinen
Hayır Bey'in rolü kaynaklarda farklı yorumlanır. Batı literatürü, kuvvetlerinin meydanı ilk terk eden birlik olmasının onun ihanetinin kanıtı sayıldığını yazar; Hayır Bey daha sonra Osmanlı hizmetine girip Mısır beylerbeyi olmuştur. Türk literatürü ise geri çekilmeyi, sağ kanadın dağılması üzerine kıskaca alınmamak için yapılmış bir hareket olarak anlatır. Hayır Bey'in savaştan önce Osmanlılarla anlaştığı görüşü yaygındır, ancak muharebe sırasındaki çekilişin önceden planlanmış bir ihanet mi, yoksa askerî bir zorunluluk mu olduğu tartışmalıdır.

Kansu Gavri'nin ölümü

Sultan Kansu Gavri muharebenin sonunda ölü bulundu. Araştırmamız, ölümü hakkında birçok rivayet bulunduğunu, ancak hiçbirinin kesin olmadığını gösteriyor. Araştırmamız, İbn İyâs'ın anlatımına dayanarak sultanın sancağının altında askerlerine savaşmaları için seslendiğini, kimsenin onu dinlemediğini ve sıcak, tozlu bir günde içini yakan bir ateş hissettiğini gösteriyor. Türk literatürü, tarihçi Jane Hathaway'e dayanarak sultanın cesedinin hiç ele geçmediğini, kısa süre sonra onun cinler tarafından kaçırıldığına dair söylentiler yayıldığını da not eder.
Dikkat: yanlış bilinen
Türk literatürünün aynı bölümünde, bir yerde Kansu Gavri'nin "meydanda ölü bulunduğu", başka bir yerde ise Hathaway'e dayanarak "cesedinin hiç ele geçmediği" yazılıdır; ayrıca öldürülen Memlük ileri gelenlerine, Kansu Gavri başta olmak üzere, rütbelerine uygun cenaze töreni yapıldığı belirtilir. Bu ifadeler birbiriyle çelişir. Sultanın felç ya da kalp krizi sonucu attan düştüğü, öldürüldüğü veya cesedinin kaybolduğu gibi farklı rivayetler kaynaklarda yan yana bulunur; hangisinin doğru olduğu kesin değildir.

Sonrası: Halep, Şam ve Mısır yolu

Esir düşüp itaat etmeyen yaklaşık 2.000 Memlük askeri idam edildi. Kansu Gavri'nin çadırında 100 kantar altın ve 200 kantar gümüş bulundu; Memlük hazinesinin büyük bölümü Osmanlıların eline geçti. Halep halkı bir karşılama töreni düzenledi, şehrin ileri gelenleri anahtarları padişaha teslim etti ve Yavuz Sultan Selim 28 Ağustos'ta çatışmasız biçimde Halep'e girdi. Halep valiliğine Karaca Paşa atandı. Ordu iki haftadan fazla Halep'te kaldıktan sonra 15 Eylül'de yeniden yola çıktı; Hama, Humus ve Şam teslim oldu. Mısır'a kadar Gazze yakınındaki çarpışma dışında önemli bir savaş yaşanmadı.

Memlük tahtına Kahire'de Tomanbay geçti. Selim'in barış teklifini reddetmesi, seferin Mısır'a uzanmasına ve 22 Ocak 1517'deki Ridâniye Muharebesi'ne yol açtı.
John Henry Haynes fotoğrafında Halep Kalesi kapısı
John Henry Haynes fotoğrafında Halep Kalesi kapısıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: John Henry Haynes. Dosya sayfası
Ek bilgi
Muharebede Memlük ordusunun yanında bulunan Abbasî halifesi III. Mütevekkil Osmanlıların eline geçti ve daha sonra İstanbul'a götürüldü. Halifeliğin bu sırada Osmanlı sultanına "devredildiği" anlatısı ve bu anlatının ne zaman ortaya çıktığı, bu bölümdeki "Osmanlı halifeliği" başlığında ayrıca ele alınmıştır.

Mercidâbık: büyük resimde yeri

Mercidâbık'ta sonucu belirleyen etkenler yalnız ateşli silahlar değildi; Memlük ordusundaki bölünmeler ve bazı valilerin taraf değiştirmesi de en az onlar kadar önemliydi. Sultan Kansu Gavri'nin savaş alanında ölmesi, devletin merkezini bir anda başsız bıraktı. Kanımızca bu savaş, Suriye'nin neredeyse direnişsiz Osmanlı'ya geçmesini sağlayan bir kırılma noktasıdır ve Mısır seferini kaçınılmaz hâle getirmiştir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap