İçeriğe geç
Giriş yap
0

Matrakçı Nasuh ve Beyân-ı Menâzil: Irakeyn seferinin konaklarını çizen matematikçi ve silahşor

SohbeX Editör 1 başlattı0 Yanıt6 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 1Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
16. yüzyıl Osmanlı kültürünün en çok yönlü isimlerinden biri, Matrakçı Nasuhdur. Nasuh, hem bir silahşor ve matrak oyununun ustası, hem matematik kitapları yazan bir hesap âlimi, hem bir tarihçi, hem de Osmanlı minyatür sanatında benzeri olmayan bir ressamdı. Onun en ünlü eseri, Kanuni Sultan Süleyman'ın 1533–1536 yıllarındaki Irakeyn seferinin konaklama yerlerini resimleyen Beyân-ı Menâzildir. Bu eserde İstanbul'dan Bağdat'a, Tebriz'den Sultaniye'ye kadar onlarca şehir ve kasaba, kuşbakışı görünümlerle resmedilmiştir. Bu yazıda Matrakçı Nasuh'un hayatını, çok yönlü eserlerini, Beyân-ı Menâzil'in içeriğini ve bu eserin hem sanat hem de şehir tarihi için önemini ele alıyoruz.
Matrakçı Nasuh'un Beyân-ı Menâzil'deki İstanbul ve Galata tasviri
Matrakçı Nasuh'un Beyân-ı Menâzil'deki İstanbul ve Galata tasviriGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Matrakçı Nasuh. Dosya sayfası

Bosnalı bir devşirme

Matrakçı Nasuh'un tam adı, Nasuh bin Karagöz bin Abdullah el-Visokavî el-Bosnavî'dir. Bu addan, Bosna'nın Visoko kasabasından geldiği anlaşılır. Devşirme yoluyla saraya alındığı ve Enderun'da yetiştiği kabul edilir. II. Bayezid, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman dönemlerinde yaşadı ve 1564 civarında öldü. Enderun'daki eğitimi sırasında silah kullanma, matematik, tarih ve resim alanlarında kendini geliştirdi.

Matrak oyunu ve silahşorluk

Nasuh'a "Matrakçı" lakabını kazandıran, matrak adlı bir oyundur. Matrak, kalkan ve sopayla oynanan, savaş hazırlığı amacı taşıyan bir oyundu. Kaynaklar, bu oyunun Nasuh tarafından geliştirildiğini veya yaygınlaştırıldığını anlatır. Nasuh ayrıca kılıç, mızrak ve ok kullanımında ustaydı. Silahşorluk üzerine "Tuhfetü'l-guzât" adlı bir eser yazdı. Kanuni Sultan Süleyman'ın şehzadelerinin sünnet düğününde, 1530'da yapılan şenliklerde, Nasuh'un matrak gösterisi yaptığı ve bu nedenle ödüllendirildiği bilinir.

Matematikçi Nasuh

Nasuh, aynı zamanda bir matematikçiydi. "Cemâlü'l-küttâb ve kemâlü'l-hüssâb" ve "Umdetü'l-hisâb" adlı eserleri, devlet kâtiplerinin ve hesap memurlarının kullanacağı aritmetik ve geometri bilgilerini içerir. Bu eserler, Osmanlı maliye bürokrasisinin ihtiyaç duyduğu pratik hesap yöntemlerini öğretiyordu. Nasuh, bu kitaplarında kesirleri, oranları ve alan hesaplamalarını örneklerle anlatır.

Tarihçi Nasuh

Nasuh, tarih alanında da eserler verdi. Taberî'nin tarihini Türkçeye çevirdi ve bu çeviriye Osmanlı tarihini ekleyerek "Mecmau't-tevârîh" adlı geniş bir tarih eseri oluşturdu. Bu eserin Osmanlı bölümleri, Kanuni döneminin seferlerini ayrıntılı olarak anlatır. Nasuh, bu seferlerin bir kısmına bizzat katılmış ve tanık olduğu olayları yazmıştır.
Ek bilgi
Matrakçı Nasuh'un eserleri, Osmanlı kültüründe "bilge kişi" idealinin bir örneğidir. Aynı kişinin hem silah kullanması, hem matematik kitabı yazması, hem tarih anlatması, hem de resim yapması, 16. yüzyıl Osmanlı sarayında olağanüstü sayılmayan bir çok yönlülüğü gösterir.

Beyân-ı Menâzil

Nasuh'un en ünlü eseri, tam adıyla "Beyân-ı Menâzil-i Sefer-i Irakeyn-i Sultan Süleyman Han" adlı eserdir. Bu eser, Kanuni'nin 1533'te başlayıp 1536'da sona eren Irak seferini, yani Irakeyn seferini konu alır. Eserde ordunun İstanbul'dan çıkıp Anadolu'yu geçerek Tebriz'e, oradan Sultaniye ve Hemedan üzerinden Bağdat'a, sonra da dönüş yolunda Halep üzerinden İstanbul'a uzanan güzergâhı anlatılır. Her konaklama yeri, yani menzil, bir minyatürle resmedilmiştir. Eser 1537 civarında tamamlanmıştır.

Beyân-ı Menâzil'deki minyatürlerin en dikkat çekici özelliği, insan figürü içermemesidir. Nasuh, şehirleri ve kasabaları kuşbakışı olarak, yapıları, surları, nehirleri, köprüleri, bahçeleri ve dağları ile birlikte resmetmiştir. Bu üslup, Osmanlı minyatür sanatında topografik resim geleneğinin başlangıcı olarak kabul edilir.
Matrakçı Nasuh'un Sultaniye şehri tasviri
Matrakçı Nasuh'un Sultaniye şehri tasviriGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Matrakçı Nasuh (1480–1564), circa 1550. Dosya sayfası

İstanbul, Tebriz ve Sultaniye

Eserin en ünlü minyatürü, iki sayfaya yayılan İstanbul tasviridir. Bu minyatürde Haliç'in iki yakası, yani İstanbul ve Galata, ayrıntılı olarak resmedilmiştir. Ayasofya, Fatih Camii, Bayezid Camii, Topkapı Sarayı, Eski Saray, Galata Kulesi ve surlar tanınabilir şekilde çizilmiştir. Bu minyatür, Mimar Sinan'ın büyük eserlerini inşa etmesinden önceki İstanbul'u gösteren en değerli görsel belgelerden biridir.

Tebriz ve Sultaniye minyatürleri de büyük önem taşır. Sultaniye, İlhanlılar döneminin başkentiydi ve Olcaytu'nun devasa türbesi buradaydı. Nasuh'un minyatürü, bu şehrin 16. yüzyıldaki görünümünü gösteren nadir belgelerdendir. Bugün Sultaniye'de türbe dışında yapıların çoğu ortadan kalkmıştır; bu yüzden Nasuh'un çizimi arkeologlar için de değerlidir.
Dikkat: yanlış bilinen
Matrakçı Nasuh'un minyatürleri, haritacılık açısından ölçekli ve kesin çizimler değildir. Nasuh, önemli yapıları büyüterek ve şehirlerin karakteristik özelliklerini vurgulayarak resmetmiştir. Bu yüzden minyatürler, şehirlerin "gerçek planı" olarak değil, dönemin şehir algısını yansıtan görsel anlatımlar olarak okunmalıdır.

Diğer resimli eserler

Nasuh, Beyân-ı Menâzil'den sonra da benzer üslupta eserler hazırladı. Bunlardan biri, Kanuni'nin 1543'teki Macaristan seferini ve aynı yıl Barbaros Hayreddin Paşa'nın Fransa ile birlikte yaptığı Akdeniz seferini anlatan eserdir. Bu eserde Macaristan'daki Şikloş, Estergon ve İstolni Belgrad kalelerinin yanı sıra, Fransız limanları Nice ve Toulon da resmedilmiştir. Toulon minyatürü, Osmanlı donanmasının 1543–1544 kışını bu limanda geçirdiğini gösteren önemli bir görsel belgedir. Bu eser, Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi'nde korunmaktadır.

Matrakçı'nın diğer şehir resimleri

Matrakçı Nasuh'un şehir resimleri, yalnızca Beyân-ı Menâzil ile sınırlı değildir. Onun adıyla anılan başka eserlerde, Kanuni'nin 1543 seferine ait Akdeniz kıyısındaki liman şehirleri de resmedilmiştir. Bu eserlerde Nice, Toulon, Marsilya ve Cenova gibi şehirlerin resimleri yer alır. Barbaros Hayreddin Paşa'nın donanmasının Toulon'da kışladığı dönem, bu resimlerde görsel olarak kayda geçmiştir. Matrakçı'nın Akdeniz liman resimleri, Pîrî Reis'in Kitab-ı Bahriye'sindeki haritalarla birlikte, Osmanlı'nın Akdeniz'e bakışının değerli belgeleridir.

Matrakçı'nın çok yönlülüğü

Matrakçı Nasuh, yalnızca bir ressam değil, aynı zamanda matematikçi, tarihçi, hattat ve silahşordu. "Matrak" adı verilen bir dövüş oyununun mucidi olduğu kabul edilir; lakabı da buradan gelir. Matematik alanında yazdığı "Cemalü'l-Küttab" ve "Umdetü'l-Hisab" gibi eserler, Osmanlı medreselerinde ve kalemlerinde kullanılan hesap kitapları arasındaydı. Bu çok yönlülük, Rönesans Avrupası'nın çok yönlü insanlarıyla karşılaştırılmasına yol açar.
Matrakçı Nasuh'un Tebriz tasviri
Matrakçı Nasuh'un Tebriz tasviriGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Matrakçı Nasuh. Dosya sayfası

Eserin bugünkü yeri ve yayınları

Beyân-ı Menâzil'in tek nüshası, bugün İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi'nde korunmaktadır. Eser, 1976'da tarihçi Hüseyin G. Yurdaydın tarafından tıpkıbasım olarak yayımlandı. Bu yayın, eserin dünya çapında tanınmasına katkıda bulundu. Bugün Matrakçı Nasuh'un minyatürleri, Osmanlı sanatına dair kitapların, sergilerin ve kültür etkinliklerinin en sık kullanılan görselleri arasındadır.
Tarih notu
Kronoloji
15. yüzyıl sonu: Nasuh'un Bosna'da doğumu
1530: Şehzadelerin sünnet düğününde matrak gösterisi
1533–1536: Kanuni'nin Irakeyn seferi
1537 civarı: Beyân-ı Menâzil'in tamamlanması
1543: Macaristan ve Akdeniz seferlerinin resmedilmesi
1564 civarı: Matrakçı Nasuh'un ölümü
1976: Beyân-ı Menâzil'in tıpkıbasımı

Kılıç, pergel ve fırçanın aynı elde buluşması

Bize göre Matrakçı Nasuh, Osmanlı kültürünün çok yönlülüğünü tek başına temsil eden nadir isimlerdendir. Bir Bosna köyünden gelen bu devşirme, kılıçtan kaleme, hesaptan fırçaya kadar pek çok alanda iz bıraktı. Beyân-ı Menâzil, bir askerî seferin günlüğünü şehir manzaralarına dönüştürerek Osmanlı minyatür sanatında yeni bir yol açtı. Bugün İstanbul'un 16. yüzyıldaki hâlini görmek isteyen herkes, ilk önce Nasuh'un çizdiği bu iki sayfaya bakar.

Matrakçı Nasuh'un çok yönlülüğü, Osmanlı sarayının yetenekli bireylere farklı alanlarda kendini gösterme imkânı tanıdığını ortaya koyar. Aynı kişinin hem bir silahşorluk oyununa adını vermesi hem matematik üzerine eser yazması hem de tarih kaleme alması, bilgi alanları arasındaki sınırların bugünkü kadar keskin olmadığı bir dünyayı yansıtır. Beyân-ı Menâzil'deki şehir resimleri, insan figürü içermeyen, yukarıdan ve yandan bakışı birleştiren özgün bir anlatım dili geliştirdi. Bu resimler topografik açıdan bire bir doğru olmasa da, seferin geçtiği konakları ve şehirlerin önemli yapılarını tanınabilir biçimde gösterir. Nasuh'un çalışmaları, sonraki kuşak nakkaşların topografik resme ilgisini de besledi. Onun mirası, sanat ile belgeleme arasındaki ilişkiyi düşünmek isteyen herkes için zengin bir örnek sunar.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap