İçeriğe geç
Giriş yap
0

Ernst Egli (1927-1938): Cumhuriyet Ankara'sının okullarını çizen Viyanalı mimar

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Yeni başkente yeni yapılar

Ankara, 13 Ekim 1923'te başkent ilan edildiğinde birkaç bin evden oluşan bir Anadolu kasabasıydı. Yeni devletin bakanlıklara, okullara, hastanelere ve konutlara ihtiyacı vardı. Bu yapıların tasarlanması için Cumhuriyet yönetimi, Türk mimarların yanında Avrupa'dan da mimarlar davet etti. Bu mimarların en verimlilerinden biri, Viyanalı Ernst Arnold Egli'ydi. Egli, 1927'den 1938'e kadar Türkiye'de çalıştı ve özellikle Ankara'da onlarca eğitim yapısının tasarımına imza attı.

Bugün Ankara'da yürüyen biri, farkında olmadan Egli'nin binalarının önünden geçer. Eski Sayıştay binası, Ankara Ticaret Lisesi, İsmet Paşa Kız Enstitüsü, Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Türk Hava Kurumu binası bunlardan yalnızca birkaçıdır.
Ernst Egli'nin tasarladığı Musiki Muallim Mektebi binası, 1930'lar
Ernst Egli'nin tasarladığı Musiki Muallim Mektebi binası, 1930'larGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 4.0, yazar: Gargarapalvin. Dosya sayfası

Viyana'dan Ankara'ya

Ernst Egli, 17 Ocak 1893'te Viyana'da doğdu. Babası, İsviçreli bir mühendis olan Johann Jakob Egli'ydi. Viyana'da büyüyen Egli, 1912-1918 yılları arasında Viyana Teknik Üniversitesi'nde mimarlık eğitimi aldı. Ardından Viyana Akademisi'nde profesör olan ünlü mimar Clemens Holzmeister'in asistanlığını yaptı.

Holzmeister, Cumhuriyet Ankara'sının en önemli yabancı mimarlarından biri olacaktı. Bakanlıklar bölgesindeki pek çok yapı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bugünkü binası onun tasarımıydı. Egli, 1927'de Holzmeister'in tavsiyesiyle Türkiye'ye geldi. Otuz dört yaşındaydı ve önünde on bir yıl sürecek yoğun bir çalışma dönemi vardı.
Tarih notu
17 Ocak 1893: Ernst Egli'nin Viyana'da doğumu.
1927: Türkiye'ye gelişi ve Maarif Vekâleti için çalışmaya başlaması.
1927-1929: Musiki Muallim Mektebi binası.
1928-1930: Ankara Ticaret Lisesi ve eski Sayıştay binası.
1935-1936: Mülkiye Mektebi'nin Ankara binası.
1938: Türkiye'den ayrılışı.
20 Ekim 1974: İsviçre'nin Meilen kasabasında ölümü.

Maarif Vekâleti'nin mimarı

Egli, Türkiye'de öncelikle Maarif Vekâleti'nin mimarı olarak çalıştı. Cumhuriyet'in eğitim seferberliği, yeni okul binalarına büyük bir ihtiyaç doğurmuştu. Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitim birleştirilmiş, yeni okul türleri açılmaya başlanmıştı. Bu okulların çağdaş eğitim anlayışına uygun binalara kavuşması gerekiyordu.

Egli, bu ihtiyaca cevap veren binalar tasarladı. Aydınlık sınıflar, geniş koridorlar, spor salonları ve bahçeler, onun okul binalarının ortak özellikleriydi. Süslemeden arındırılmış, işlevi ön plana çıkaran sade bir mimari dili benimsedi. Bu dil, Avrupa'da 1920'lerde gelişen modern mimarlık akımının Türkiye'deki ilk örnekleri arasında yer aldı.
Atatürk Bulvarı ve Egli'nin tasarladığı İsmet Paşa Kız Enstitüsü, 1940'lar
Atatürk Bulvarı ve Egli'nin tasarladığı İsmet Paşa Kız Enstitüsü, 1940'larGörsel: Wikimedia Commons, No restrictions, yazar: Directorate General of Press and Information. Dosya sayfası

Musiki Muallim Mektebi

Egli'nin Ankara'daki ilk büyük eserlerinden biri, 1927-1929 yılları arasında yapılan Musiki Muallim Mektebi binasıdır. Bu okul, Türkiye'nin ilk müzik öğretmeni yetiştiren kurumuydu. Binası, daha sonra Ankara Devlet Konservatuvarı olarak kullanıldı. Günümüzde ise Mamak Kültür Merkezi olarak hizmet veriyor.

Bina, Atatürk'ün müzik eğitimine verdiği önemin mimari bir ifadesidir. Cumhuriyet, çok sesli müziği yaygınlaştırmak ve bu alanda öğretmen yetiştirmek için özel bir okul kurmuştu. Egli'nin tasarladığı bina, bu okulun ihtiyaçlarına göre düzenlendi ve yıllarca Türk müzik eğitiminin merkezlerinden biri oldu. Türkiye'nin pek çok tanınmış müzisyeni, bu binanın sınıflarında yetişti.
Ek bilgi
Egli'nin Ankara'daki eserleri arasında Musiki Muallim Mektebi (1927-1929), Ankara Ticaret Lisesi (1928-1930), eski Sayıştay binası (1928-1930), Ziraat Fakültesi (1928-1933), İsmet Paşa Kız Lisesi (1930-1934), Ankara Kız Lisesi (1930-1931), Türk Hava Kurumu binası (1934-1937), Mülkiye Mektebi binası (1935-1936), Gazi Lisesi (1936), İsviçre ve Irak büyükelçilikleri (1936-1938) bulunur.

Kız okulları

Egli'nin tasarladığı okullar arasında kız okullarının ayrı bir yeri vardır. Ankara Kız Lisesi (1930-1931) ve İsmet Paşa Kız Lisesi (1930-1934), Cumhuriyet'in kız çocuklarının eğitimine verdiği önemi gösteren yapılardır. Osmanlı'nın son döneminde kız çocuklarının eğitimi sınırlıydı. Cumhuriyet, kızların da ortaöğretim ve yükseköğretim görmesini hedefledi ve bu amaçla yeni okullar açtı.

İsmet Paşa Kız Enstitüsü, kız çocuklarına meslek kazandırmayı amaçlayan bir okuldu. Ankara'nın ana caddesi olan Atatürk Bulvarı üzerindeki binası, başkentin en tanınmış eğitim yapılarından biri oldu. Okulun öğrencileri, Cumhuriyet törenlerinde ve sergilerde sık sık yer aldı. Egli'nin bu okullar için tasarladığı aydınlık ve ferah binalar, kız öğrencilerin çağdaş koşullarda eğitim görmesini sağladı.

Okullardan elçiliklere

Egli'nin Türkiye'deki eserleri yalnızca okullarla sınırlı değildir. Atatürk Orman Çiftliği'nde Marmara Köşkü, Türk Hamamı, Bira Fabrikası ve işçi konutları onun tasarımıdır. Etimesgut'taki uçuş okulu ve yatılı mektep, Ulus'taki Koç Han ve bazı özel konutlar da Egli'nin eserleri arasındadır. İsviçre ve Irak büyükelçilikleri ise yeni başkentte diplomatik temsilciliklerin oluşmasına katkıda bulunmuştur.

Mülkiye Mektebi'nin Ankara'ya taşınması da Egli'nin bir eseriyle gerçekleşti. 1859'da İstanbul'da kurulan bu köklü okul, 1936'da Ankara'ya taşındı ve Egli'nin Cebeci'de tasarladığı binaya yerleşti. Okul, bugün Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi olarak eğitim vermeye devam ediyor ve bina hâlâ bu fakülteye ev sahipliği yapıyor.
Musiki Muallim Mektebi'nin bir başka görünümü
Musiki Muallim Mektebi'nin bir başka görünümüGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 4.0, yazar: Gargarapalvin. Dosya sayfası

Mimarlık eğitimine katkı

Egli, Türkiye'de yalnızca bina tasarlamadı, mimar da yetiştirdi. İstanbul'daki Güzel Sanatlar Akademisi'nde mimarlık bölümünde ders verdi ve eğitim programının çağdaşlaşmasına katkıda bulundu. Onun öğrencileri arasından, sonraki yıllarda Türk mimarlığına yön verecek isimler çıktı. Böylece Egli'nin etkisi, kendi binalarının çok ötesine uzandı.

Cumhuriyet'in ilk yıllarında yabancı mimarlarla çalışmanın amaçlarından biri de buydu: Yalnızca yapı üretmek değil, aynı zamanda Türk mimarların yetişmesini sağlamak. 1930'ların sonlarına doğru Türk mimarlar giderek daha çok sorumluluk üstlenmeye başladı. Egli'nin 1938'de Türkiye'den ayrılması da bu sürecin bir parçasıydı.

Sonraki yılları

Egli, Türkiye'den ayrıldıktan sonra İsviçre'ye yerleşti. Zürih Federal Teknoloji Enstitüsü'nde akademik çalışmalar yaptı ve 1947'de şehir planlama alanında onursal profesör unvanını aldı. Şehir planlama üzerine pek çok yayın yaptı. 1953'te Birleşmiş Milletler adına çalışmak üzere yeniden Ankara'ya döndü ve 1955'e kadar burada kaldı. Türkiye ile bağını hayatı boyunca korudu. 20 Ekim 1974'te İsviçre'nin Meilen kasabasında öldü.

Eğitim seferberliğinin mimari yüzü

Ernst Egli'nin Türkiye'deki çalışmaları, Cumhuriyet'in eğitim devrimiyle doğrudan bağlantılıdır. Onun tasarladığı binaların büyük çoğunluğu okuldur. Bu durum tesadüf değildir. Cumhuriyet, eğitimi toplumsal dönüşümün en önemli aracı olarak görüyordu ve yeni okulların çağdaş binalarda eğitim vermesini istiyordu. Egli'nin aydınlık, işlevsel ve sade binaları, bu anlayışın mimariye yansımış hâliydi.

Egli'nin eserleri, Ankara'nın bir Anadolu kasabasından çağdaş bir başkente dönüşümünün de tanıklarıdır. Bakanlıklar, okullar ve fakülteler, yeni başkentin dokusunu oluşturdu. Bu binaların önemli bir kısmının bugün de aynı amaçla kullanılması, ne kadar sağlam ve işlevsel tasarlandıklarını gösterir. Egli'nin Güzel Sanatlar Akademisi'ndeki öğretmenliği ise, yabancı mimarlarla çalışmanın uzun vadeli bir yatırım olarak görüldüğünü ortaya koyar. Onun yetiştirdiği Türk mimarlar, sonraki on yıllarda Türkiye'nin dört bir yanında yeni yapılar tasarlayacaktı.
Dikkat: yanlış bilinen
Ernst Egli, Ankara'nın imar planını hazırlayan Hermann Jansen ile karıştırılmamalıdır. Jansen, 1928'deki yarışmayı kazanarak Ankara'nın imar planını hazırlamış bir şehir plancısıdır. Egli ise daha çok tek tek yapıların, özellikle okul binalarının mimarıdır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap