Osmanlı padişahları, 1517'den sonra "Hâdimü'l-Haremeyn", yani Mekke ve Medine'nin hizmetkârı unvanını taşıdı. Bu unvanın her yıl tekrarlanan en görkemli ifadesi, surre alayıydı. Surre, padişahın Mekke ve Medine halkına, oradaki fakirlere, âlimlere, şeriflere ve kutsal mekânların görevlilerine gönderdiği para ve hediyelerin genel adıydı. Bu para ve hediyeler, keseler içinde mühürlenerek büyük bir törenle İstanbul'dan yola çıkarılırdı. Bu yazıda surrenin nasıl hazırlandığını, alayın İstanbul'daki törenini, Şam üzerinden Hicaz'a uzanan yolculuğunu, surre defterlerini ve surreyi resmeden Avrupalı sanatçıları ele alıyoruz. İtalyan ressam Stefano Ussi'nin surre alayını konu alan tablosuGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Stefano Ussi (1822-1901). Dosya sayfası
Surre ne demekti?
"Surre" kelimesi Arapçada kese, para kesesi anlamına gelir. Osmanlı'dan önce Abbasi, Eyyubi ve Memlûk sultanları da Haremeyn'e düzenli yardım gönderiyordu. Osmanlı padişahlarınınHicaz'a para göndermesi, Mısır'ın fethinden önce de görülür; I. Mehmed ve II. Murad dönemlerinde Mekke ve Medine'ye bağış gönderildiği bilinir. Ancak 1517'de Yavuz Sultan Selim'in Mısır'ı fethetmesiyle Hicaz Osmanlı'nın himayesine girdi ve surre, düzenli ve resmî bir devlet geleneğine dönüştü.
Surrenin kaynağı, padişahın kendi hazinesinin yanı sıra Haremeyn için kurulmuş vakıfların gelirleriydi. Anadolu, Rumeli ve Mısır'daki pek çok köyün geliri, Haremeyn vakıflarına bağlanmıştı. Bu gelirlerin bir kısmı nakit olarak, bir kısmı da buğday gibi erzak olarak Hicaz'a gönderilirdi.
Surre emini ve İstanbul'daki tören
Surrenin sorumlusu, padişah tarafından atanan surre eminiydi. Surre emini, keseleri teslim alır, yolculuk boyunca korur ve Mekke ile Medine'de defterde yazılı kişilere tek tek dağıtırdı. Surre alayı, genellikle Recep ayında İstanbul'dan yola çıkardı. Tören, Topkapı Sarayı'nda başlar, keseler ve hediyeler süslü katırlara yüklenirdi. Alayın başında, Kâbe için gönderilen hediyeleri taşıyan süslü develer yürürdü. Şehir halkı yollara dökülür, alay Üsküdar'a geçerek Anadolu yoluna çıkardı.
Alay, Anadolu'yu boydan boya geçerek Şam'a ulaşırdı. Burada Şam valisinin başkanlığındaki büyük hac kervanına katılırdı. Şam valisi, bu kervanın emiri, yani emirü'l-hac olarak hacıların güvenliğinden sorumluydu. Kervan, çölde Bedevi saldırılarına karşı korunarak Medine'ye ve oradan Mekke'ye ulaşırdı.
Ek bilgi
Kahire'den de her yıl ayrı bir hac kervanı yola çıkar, bu kervanla birlikte mahmil adı verilen süslü bir taht ve Kâbe örtüsü gönderilirdi. Surre alayı ile mahmil alayı birbirine benzese de ayrı geleneklerdi; Kahire'deki mahmil alayı, Memlûk döneminden kalma bir törendi.
Surre defterleri
Surreyle gönderilen her kuruş, ayrıntılı defterlere kaydedilirdi. Surre defterleri, kimlere ne kadar para verileceğini isim isim gösterir. Bu defterlerde Mekke ve Medine'nin şerifleri, kadıları, imamları, hatipleri, müezzinleri, fakirleri ve hatta Hint, Buhara ve Afrika'dan gelip oraya yerleşmiş mücavirler yer alır. Bu yüzden surre defterleri, Haremeyn'in nüfus yapısı ve sosyal hayatı için eşsiz bir kaynaktır. Defterlerin büyük kısmı bugün İstanbul'daki Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi'nde bulunur.
Surre eminleri, dağıtımı yaptıktan sonra aldıkları makbuzları İstanbul'a getirirdi. Bu makbuzlar da arşivde saklanmaktadır. Böylece devlet, gönderilen paranın gerçekten hak sahiplerine ulaşıp ulaşmadığını denetleyebiliyordu. Illustrated London News'te 1861'de yayımlanan, Kahire'den Mekke'ye mahmilin gönderilişini gösteren gravürGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Yolun tehlikeleri
Hac yolu, her zaman güvenli değildi. Çölde su kuyularının azlığı, salgın hastalıklar ve Bedevi kabilelerinin saldırıları, kervanları tehdit ediyordu. Osmanlı devleti, yol boyunca kaleler ve su sarnıçları inşa etti, bazı kabilelere kervanların güvenliği karşılığında para ödedi. Buna rağmen 1757'de Şam hac kervanı Bedevi saldırısına uğradı ve büyük kayıplar verdi. Bu olay, Osmanlı yönetiminde ciddi bir krize yol açtı.
19. yüzyılın sonunda, kervan yolunun yerini alması için Hicaz Demiryolu inşa edildi. Ancak surre geleneği, demiryolu açıldıktan sonra da sürdü; bazı yıllarda surre deniz yoluyla, Süveyş Kanalı üzerinden de gönderildi.
Dikkat: yanlış bilinen
Surreyle gönderilen paraların toplam miktarı hakkında popüler anlatılarda çok büyük rakamlar dolaşır. Oysa miktarlar yıldan yıla değişiyordu ve her dönem için ilgili surre defterine bakmak gerekir. Tek bir yılın rakamını tüm Osmanlı dönemine genellemek yanıltıcı olur.
Avrupalı sanatçıların gözünden surre
19. yüzyılda surre alayı, İstanbul'a gelen Avrupalı ressam ve gazetecilerin ilgisini çekti. İtalyan ressam Stefano Ussi, surre alayını konu alan bir tablo yaptı. İngiliz dergisi Illustrated London News, Kahire'deki mahmil alayının resimlerini yayımladı. Bu görseller, Avrupa'da Doğu'ya duyulan merakın bir parçasıydı, ancak bugün Osmanlı törenlerinin görsel belgeleri olarak da değerlidir. Londra'daki Khalili Koleksiyonu gibi koleksiyonlarda ise mahmil örtüleri ve Kâbe örtüsü parçaları korunmaktadır.
Surre emini
Surre alayının başında, padişah tarafından atanan bir surre emini bulunurdu. Surre emini, keselerin güvenli bir şekilde Mekke ve Medine'ye ulaştırılmasından ve deftere uygun şekilde dağıtılmasından sorumluydu. Bu görev, büyük bir onur sayılırdı; ancak aynı zamanda ağır bir sorumluluk taşıyordu. Yolda bedevi kabilelerin saldırıları, su sıkıntısı ve salgın hastalıklar, alayı tehdit eden başlıca tehlikelerdi. Bu nedenle devlet, yol üzerindeki kabilelere düzenli olarak ödemeler yapardı. Bu ödemeler de surre defterlerinde kayıtlıdır.
Surre defterlerinin içeriği
Surre defterleri, Mekke ve Medine'de yaşayan kişilerin adlarını, görevlerini ve onlara verilecek miktarları içerir. Bu defterlerde, Haremeyn'deki müezzinlerden, imamlardan, hocalardan ve fakirlerden söz edilir. Defterler, Hicaz'ın toplumsal yapısını anlamak için eşsiz bir kaynaktır. Bazı defterlerde, Osmanlı topraklarının farklı bölgelerinden gelip Mekke ve Medine'ye yerleşmiş kişilerin kökenleri de belirtilir. Bu sayede, Hicaz'daki Hint, Cava, Afrikalı ve Orta Asyalı toplulukların izleri de defterlerde görülebilir. Khalili Koleksiyonu'nda bulunan bir mahmil örtüsüGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0 igo, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Son surre
Surre alayı, Birinci Dünya Savaşı yıllarına kadar devam etti. 1916'da Mekke Şerifi Hüseyin'in Osmanlı'ya karşı isyan etmesiyle Hicaz'daki Osmanlı yönetimi sarsıldı. Medine'yi savunan Fahreddin Paşa, 1919'un başına kadar şehri teslim etmedi. Bu yıllarda surre gönderilmesi fiilen imkânsız hâle geldi ve dört yüz yıllık gelenek sona erdi.
Tarih notu
Kronoloji
15. yüzyıl başı: Osmanlı'dan Haremeyn'e bağışlar 1517: Mısır'ın fethi, surrenin düzenli bir geleneğe dönüşmesi
16.–19. yüzyıllar: Her yıl Recep ayında İstanbul'dan surre alayı 1757: Şam hac kervanına Bedevi saldırısı 1861: Illustrated London News'te mahmil gravürü 1908: Hicaz Demiryolu'nun Medine'ye ulaşması 1916: Şerif Hüseyin'in isyanı 1919: Medine'nin teslimi
Altın keselerin taşıdığı meşruiyet
Bize göre surre alayı, Osmanlı padişahlarının meşruiyetini sadece savaşlarla değil, hizmet ve cömertlikle de kurduğunu gösteren bir gelenektir. Her yıl İstanbul'dan çıkan bu alay, imparatorluğun dört bir yanını Mekke ve Medine'ye bağlayan bir bağ işlevi görüyordu. Surre defterleri ise bu bağın en somut kanıtıdır: Hicaz'da yaşayan binlerce insanın adını, unvanını ve aldığı payı bugüne taşırlar.
Surre alayı, Osmanlı padişahının 'Hâdimü'l-Haremeyn', yani iki kutsal şehrin hizmetkârı unvanını her yıl yeniden görünür kılan bir törendi. İstanbul sokaklarından geçen alay, halka padişahın dindarlığını ve cömertliğini gösterirken, Hicaz'da dağıtılan paylar da yerel halkın ve ulemanın bağlılığını pekiştiriyordu. Bu yönüyle surre, bir hayır işi olduğu kadar bir yönetim aracıydı. Yolculuğun tehlikeleri, bedevi kabilelere ödenen paralar ve kervanın korunması için alınan önlemler, imparatorluğun çölde otoritesini sürdürmenin ne kadar zahmetli olduğunu da gösterir. Avrupalı ressamların alayı resmetmesi ise törenin yabancı gözlemciler için bile etkileyici bir gösteri olduğunu kanıtlar. Surre defterleri, bugün Hicaz'ın sosyal tarihini yazmak isteyenler için eşsiz bir isim ve aile listesi sunar.